KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/263 Esas
- Karar no
- 2024/342
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil
- Dava tarihi
- 17/04/2023
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve ... ile davalı ...'nın, müvekkili şirketin ortakları ve aynı zamanda kardeş olduğunu, şirketin 3 ortağının da münferit imza yetkisine sahip olduğunu, davalının imza yetkisini kötüye kullanarak bilgileri dava dilekçesinde yazılı dava konusu taşınmazların tapusunu 16/03/2023 tarihinde kendi üzerine,
birini de muhasebecisi ...'a devrettiğini, böylece şirketin üzerine kayıtlı bir mal varlığı kalmadığını, devir işleminden şirketin diğer yetkilileri ve ortakları olan davacıların bilgisi ve onayı olmadığını, taşımazların gerçek değerinden çok düşük bir miktara satıldığını, şirket muhasebecisine yaptığı satışta tapuda gösterilen değerin şirket hesaplarına ödendiğini ancak, bu bedelin de işlemin hemen akabinde şirket hesaplarından çekildiğini ve şirketin hesaplarının tamamen boş olduğunu,
şirket yöneticisinin şirket adına olan yetkisini kötüye kullanarak şirket malının bedelsiz olarak kendi adına geçirdiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle İstanbul ili, Şişli İlçesi, ... mah. 1973 ada, 13 parselde kayıtlı 2, 3, 4 nolu dükkanlar ve 13 nolu mesken nitelikli taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ortağı olduğu davacı şirketin tüm sermayesinin müvekkili tarafından ödendiğini, şirketin tüm iş ve işlemleriyle müvekkilinin yürüttüğünü, şirket kar payının kardeşi olan davacılara ödendiğini, bu durumun bu şekilde devam etmesinin verdiği rahatsızlık üzerine ortakların bir araya gelerek şirketin tasfiyesi için karar alındığını, alınan kararla paylaşımın belirtilmesi rağmen kötüniyetli olarak eldeki davanın açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki devir işlenin kanunda sayılan tüm geçerlilik şartlarını taşıdığını, muvazaalı olarak gerçekleşmediğini, davacı taraf iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; davacı şirket adına kayıtlı iken satış suretiyle şirket ortağı ve yönetici olan davalı adına tescil edilen dava konusu 4 adet taşınmazın tapu kaydının dilekçede ileri sürülen nedenlerle iptalleri ile davacı şirket adına tescili istemine ilişkindir.
Getirtilip incelenen tapu kayıtları ile resmi senet içeriğinden; dükkan ve mesken nitelikli 4 adet bağımsız bölüm taşınmazın, davacı şirket adına kayıtlı iken, şirketi temsilen yetkilisi davalı ... ...'ın, ...'a verdiği vekaletname ile ve 16/03/2023 tarihli ... yevmiye nolu işlemle davacı şirketin ortağı ve münferit yetkilisi olan davalı ... ...'a satış suretiyle temlik edildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK"nın 644/1-b maddesinde aynı yasanın 395. maddesine atıf yapılmadığından, limited şirkete ortak olan müdürlerinin şirketle işlem yapması açıkça yasaklamamış ise de. TTK'nın 626.maddesi gereğince şirket müdür ve yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü bulunmaktadır.
Öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 643.maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 538/2 maddesi uyarınca limited şirketin fesih ve tasfiyesine yol açabilecek ölçüde mal varlığının devri genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır.
Şirketin özvarlığının yitirilmesine, başka bir anlatımda fesih ve tasfiyesine sebebiyet verebilecek nitelikteki tasarruflar, genel kurulda TTK'nın 421. maddesinde öngörülen ve ortakların kullanacakları nitelikli oy oranıyla alacakları kararla mümkün olup, aksi yöndeki işlem ve tasarruflar geçersizdir.
Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, dava konusu taşınmazların TTK 538/2.maddesi kapsamında önemli miktarda davacı şirketin aktiflerini oluşturup oluşturmadığının, oluşturuyor ise, bu konuda ortaklar kurulu kararı alınıp alınmadığını, taşınmazların davalıya devrine ilişkin satış bedellerinin şirkete ödenip ödenmediğinin, dava konusu taşınmazların davalıya devir ve temlik tarihlerindeki rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş, bu yönden dosya konusunda uzman bilirkişiler Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... ve SMMM ...'ya tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 08/03/2024 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; davacı şirketin 2023 yılına ait bilançosunda 2 nolu bağımsız bölümün kayıtlı değerinin 50.250,00 TL, 3 nolu bağımsız bölümün değerinin 25.100,00 TL, 4 nolu bağımsız bölümün değerinin 25.150,00 TL, 13 nolu bağımsız bölümün değerinin 80.250,00 TL olduğu, bu kayıtlı değerlerin şirketin aktif toplamı olan 9.835.832,98 TL içerisinde %1.84 oranını oluşturduğu, taşınmazların güncel değerler üzerinden yapılan hesaplamalara göre Bağımsız bölüm güncel değerlemelerinin 22.512.250,00 TL olduğu ve toplam kayıtlı bilanço aktif değerinin (9.835.832,98 TL / 22.512.250,00 TL=) %228,87 oranını oluşturduğu, bu anlamda rayiç değerlere göre dava konusu bağımsız bölümlerin davacı şirketin aktiflerini önemli miktarda oluşturduğu,
Davacı şirketin incelenen .... Noterliğince 14 Ekim 2002 tarihli ... yevmiye numaralı tasdikli Karar defterine göre, 2, 3, 4 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin satışı ile olarak ortaklar kurulu kararı alınmadığı,
Taşınmazların satışına ait bedellerin ödemeleri ile ilgili olarak davalı ... tarafından 22.03.2023 tarihinde davacı şirketin ... hesaplarına 905.000,00 TL ve 398.000 TL olmak üzere toplam 1.303.000 TL yatırıldığı, yatırılan bu ödemenin aynı tarihte davalı tarafından şirket hesaplarından çekildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yukarıda özetlendiği şekilde gerçekleşen ve davacı şirketin mülkiyetinde olan ve elden çıkartılmaları durumunda şirketin özvarlığının kaybedilmesine sebebiyet verebilecek nitelikteki dava konusu taşınmazların, aynı zamanda davacı şirketin ortağı ve müdürü olan davalıya satış suretiyle devrine ilişkin hukuki işlemlerin; şirket ortaklar kurulu alınmaksızın gerçekleştirilmiş olması ve yöneticinin/müdürün şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğünü ihlal eder nitelikte işlemler olması nedeniyle geçersiz oldukları ve bu nedenle iptal edilmeleri gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olduğundan, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/263, K. 2024/342, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama