KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/794 Esas
- Karar no
- 2024/725
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 28/11/2023
Karar Metni
1.343 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ...'ın uzun yıllardır servis taşımacılığı sektöründe bulunan dikkatli, özenli ve kurallara uyan örnek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, davacı ve davalı firma arasında servis taşımacılığı sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasında km cinsinden söz konusu faaliyetin güzergahı, günlük ve aylık ücretlendirilmesi,
başta olmak üzere birçok hususun kararlaştırıldığını, işbu davadaki her iki tarafın da birbiri ile ticari faaliyet içerisinde olduğunu, davacının 2023 Ağustos ayında yapılan akide uygun bir şekilde servis taşımacılığı faaliyetini eksiksiz ve özenli bir şekilde yaparak davalıya Ağustos ayında gösterdiği faaliyetin ve emeğinin karşılığı 54.450,00.-TL'lik hak edişine karşılık 31.08.2023 tarihinde bir fatura kestiğini, aynı şekilde bu faturaya davalı tarafından herhangi bir iade faturası veya sözlü ve yazılı itiraz yapılmadığını, davacının bu somut olaylar karşısında mağduriyet yaşadığını, buna bağlı olarak ....
İcra Dairesinde ...
E. sayılı dosya ile taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine hukuka uygun olmayan birçok gerekçe sunarak itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde her ne kadar ödeme emri ekinde borcun dayanağı olan evraklara itiraz edilmiş ise de söz konusu hizmet karşılığı düzenlenen faturaların davalı firma tarafından ödenmediğinin aşikar olduğunu, sadece icra takibini durdurmak maksadıyla itiraz edildiğini, kanunun vermiş olduğu hakkı kötü niyetle kullandıklarını, ayrıca davacının iyi niyet göstergesi olarak bu uyuşmazlığın sulh ile çözülmesi için arabulucuya başvurduğunu, fakat davalı tarafın uzlaşma niyeti göstermediğini,
borçlunun itiraz konusu yaptığı hiçbir gerekçeyi kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesi ve haksız itirazı sonucu davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı yan tarafından davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacının bu kez de itirazın iptali talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak davacının iddialarının hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, davacı yanın başlatmış olduğu icra takibinden sonra itirazın iptali olarak işbu davayı açtığını, ancak sayın mahkemenin davaya bakma konusunda görevli olmadığını, söz konusu davaya bakma konusunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu,
bu nedenlerle görev yönünden davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının söz konusu alacak iddialarının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının alacak iddialarının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu iddiaların soyut ve kötü niyetli iddialar olduğunu, davacı yanın 2023 ağustos ayında yapılan akide uygun bir şekilde servis taşımacılığı faaliyeti Ağustos ayında gösterdiği faaliyetin ve emeğinin karşılığı olarak 31.08.2023 tarihli 54.450,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini,
anılı faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine niyetli itiraz edildiğini belirterek huzurdaki dava ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, ancak davacı yanın işbu iddiaları gerçek dışı olup davalı şirketin davacı yana karşı bir borcu bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar davalı şirket ile servis taşımacılığı sözleşmesi bulunduğunu iddia etmişse de söz konusu iddianın gerçek dışı olduğunu, davalı şirketin davacı ile yapmış olduğu bir taşımacılık sözleşmesi bulunmadığını,
bu nedenle davacı tarafından dosyaya sunulan ve alacağa dayanak gösterilen sözleşmenin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davalı ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, bu sebeple de davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla;
davacı tarafından takibe dayanak gösterilen belgelerden servis taşımacılığı faaliyetinin davalı şirkete yapıldığını gösteren bu hususu tevsik eden bir belge bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça davalı şirkete servis hizmeti verildiği iddia edilerek ödeme talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından alacağa dayanak yapılan faturanın üsüle, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, davacı ile davalı şirket arasında iddia edilen borcu doğuran bir hizmet görüm veya herhangi bir surette borç doğuran ve davalı şirketi borçlu kılan bir ilişki bulunmadığını,
her ne kadar davalı şirketin kendisine 54.450,00 TL borcu olduğunu iddia etmişse de tek başına gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen fatura iddia olunan borcun varlığına delalet etmediğini, fatura kesilmiş olmasının başlı başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı gibi, fatura konusu hizmetin davalı şirkete verildiğini de ispatlamaya yeterli olmadığını, fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı yanca yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, servis taşımacılık hizmet sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 54.450,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 30/07/2024 tarihli raporunda özetle;
"-Davacı şirketin 2023 yılı işletme defterinde işbu davaya konu icra takip talebindeki davacı şirket tarafından ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi numaralı mükellefi davalı ...Hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen 31.08.2023 tarih ve ... no.lu ve Personel Taşıma Bedeli açıklaması ile 54.450,00 TL bedelli e-faturanın kayıtlı olduğu,
-Davacı şirketin 2023 yılında işletme defteri ile ticari belgelerini kayıt altına aldığından cari hesap sistemi olmadığı, bu nedenle davacının defterlerinden davalı ile olan borç/alacak tespitinin yapılamadığı,
İcra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, istenilen faiz türünün açıklandığı ancak faiz oranı belirtilmediği,
Dava esas değerinin 54.450,00 TL olup icra takibi ile istenilen ana para alacağı ile eşleştiği,
-Davacı tarafından davalı şirkete faturanın nasıl ibraz edildiğinin belirlenemediği," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafça davalının hizmet alımından kaynaklı cari hesap borcunun ödenmediğinin iddia edildiği ve bu sebeple davalı aleyhine takip yapıldığı, takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemi ile işbu davanın açılmış olduğu, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davacı ile arada ticari ilişki bulunmadığı ve davacıya borç bulunmadığı savunması ile davanın reddi talep edilmiştir. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu ve kayıtlara göre, davacının davalıdan takip miktarı olan 54.450,00 TL asıl alacağının olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce HMK.'un 222 maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların mahkememiz duruşma salonunda hazır edilmesine, inceleme günü ve saatinde defterlerin ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının sonuçlarına göre değerlendirme yapılacağı hususunun davalı tarafa ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemiş olduğu, davalı tarafça davaya konu borcun ödendiğini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu dolayısı ile lehine delil olma vasfına haiz olduğu gözetildiğinde, HMK 222. vd maddeleri uyarınca davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması ve borçlunun itirazında haksız olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 10.890,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 3.719,48-TL karar ve ilam harcından 929,87-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 2.789,61-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.238,12-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 5.050,00-TL masraf olmak üzere toplam 6.288,12-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/794, K. 2024/725, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama