KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/794
- Karar No
- 2024/721
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
Karar Metni
1.676 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/794 Esas
KARAR NO:2024/721
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/11/2023
KARAR TARİHİ:10/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili -----adına ---- tarihinde ----bedel ile Davalı ---- yaptığı ve Davalı Şirket----satıcılığını yaptığı ---- saşi numaralı, ------ plakalı aracı satın aldığını, müvekkillerinden -----yetkilisi ve şirket sahibi ------ticari kullanım amacıyla şirket adına satıcı şirketten üretime çıktığı ---- yılında satın almış olduğu ---------- plakalı ilk sahibi olduğu araç ile kaza geçirdiğini, bu kazada araçta bulunan gizli ayıplar nedeniyle yanan araçtan canını zor kurtardığını, aracın çok kısa sürede neredeyse tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, kaza yerine gelen itfaiye ekiplerinin yangını söndürdüğünü,
ardından da trafik ekiplerinin geldiğini, -------- tarafından düzenlenen Yangın Raporunda; aracın kısa süre içerisinde tamamen yanması nedeniyle yangına sebep olacak bir unsura kaza bakımından rastlanmamasından ötürü yangın çıkış sebebinin bilirkişi tarafından belirlenmesinin uygun görüldüğünü, 28.01.2020 tarihinde taraflarınca talep edilen akabinde 30.01.2020 tarihinde ------------ tarafından karara bağlanan delil tespit konulu davanın kararında belirtilen ve atanan bilirkişini, söz konusu aracı incelediğini, 07.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda; araç yangınlarının meydana gelme şekli olan;
elektriksel, yakıt kaçağı ve kundaklama yönünden yapılan incelemelerde; aracın elektrik aksamındaki tesisat kablolarında kısa devre oluşması sebebiyle başladığı ve büyüyerek devam ettiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin güvenlik taahhütlerinden dolayı aynı sektördeki rakip otomotiv firmalarının yerine ------ tercih ettiğini, sıfır olarak satın alınan aracın 6. kullanım yılında elektrik aksamındaki kablolarda yaşanan ve yangına sebebiyet veren hatanın firmanın taahhüt ettiği yeterli güvenlik önlemlerini alması konusunda kusursuz araç teslimi yükümlülüğüne uymadığını,
firma tarafından taahhüt edilen Euro --------çarpışma testinde 5 üzerinden 5 yıldız aldığı için de satın alınan aracın bu denli küçük bir kazada yalnızca 6 yıldır kullanılan aracın tamamen yanarak pert olması hayatın olağan akışında beklenmeyen bir sonucu olduğunu, üretim hatası, teknik hata veya güvenlik zaafı şeklinde bulunan bir ayıpla ilgili olarak da satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle de ---- araçlarının üreticisi olan ----- adresinde yer alan --------- adresine dahi ihtarnamenin iletildiğini,
bu bağlamda mahkemenin atamış olduğu bilirkişi raporu ve olayın detayları üretici şirket ve bağlı/ilgili olduğu tüm kurum ve kuruluşlar söz konusu durumdan haberdar edildiğini, kendilerine yollanan ihtarnamenin ardından olayla ilgili üretici ve satıcıdan mağduriyeti giderecek herhangi bir cevap alınamadığını, olayın sürüncemede kaldığını, aracın yaklaşık 16 aydır herhangi bir ikamesi müvekkiline verilmediğini, açıklanan nedenlerle;
müvekkiline ait pert olan ve kullanıcı hatasından kaynaklanmayan, araçtaki gizli ayıptan kaynaklanan yangın ve ilgili yangının sebep olduğu manevi zarar için 100.000.-TL'nin gizli ayıpları olan aracın müvekkiline satışının yapıldığı 25.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine; maddi zarar için.
TTK ve TBK'nın ilgili maddeleri uyarıncagizli ayıp nedeniyle öncelikle sözleşmeden dönme hakkı uyarınca sözleşmeden döndüklerini ve kazanın olduğu tarih uyarınca en değerli araçlardan birisi olan müvekkilimin yanan aracı yerine bugünkü ikamesinin müvekkilime 0 (sıfır) araç olarak iadesine; mahkemenizce 0 (sıfır) misli ile değiştirilmesi hususu kabul görülmez ise yanan araç bedelinin (173.600 TL) fatura tarihi olan 25.12.2013 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz ile davalılardan alınarak davacıya ödetilmesine;
dava masrafları ve vekalet ücretinin, arabuluculuk ücretinin davalılar tarafından ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin dava konusu aracın ithalatçısı olduğu, satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibari ile bedel iadesi ve tazminat gibi mali yükümlülükleri bulunan taleplerin müvekkili şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, bu bağlamda husumet itirazları doğrultusunda esasa girilmeden davanın reddi gerektiğini, (husumet itirazlarının saklı kalması kaydıyla) davanın davacı --------- açısından aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, somut olay açısından da derdest dava zamanaşımı süresi sona erdikten sonra,
aracın teslim alındığı tarihten itibaren 11 yıl sonra ikame edildiğini, davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ihbar süresi aracın teslim alındığı 2013 yılında başlamakta olup taraflarına süresi içeresinde usulüne uygun bir ihbarda bulunulmadığını, davacı tarafın taleplerinin terditli olduğunu, seçimlik haklardan birinin belirlenmesi gerektiğini, (usule ilişkin itirazlarının saklı kalması ve ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla) 6 yıldır sorunsuz bir şekilde kullanıldığı beyan edilen aracın ayıplı olduğunu iddia etmesi gerçeğe ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
yangının kullanım hatası ve/veya dış etken kaynaklı olarak meydana gelmiş olma ihtimali değerlendirilmesi gerektiğini, davacının dayanak olarak gösterdiği raporun müvekkili şirkete tebligat yapılmadan gıyapta yapıldığını, taraflarınca itiraz edildiğini, bilirkişi raporunun hiçbir teknik ve bilimsel inceleme içermediğini, manevi tazminatın şartlarının bu olayda oluşmadığını, somut olayda ne davacının kişilik haklarına ne de vücut bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı olmadığını, açıklanan nedenlerle;
davanın davacı mustafa buğra yerliyurt açısından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, zamanaşımı süresi geçmiş olmakla davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----------vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin davaya konu aracı satmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda aracın ayıpsız bir misliyle değişiminin mümkün olmadığını, müvekkiline teslimi mümkün olmayan araca dair bedel iadesinin de mümkün olmayacağını, bu kapsamda davanın davacı bakımından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte, ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacı tarafın ayıp bildirimine ilişkin hak düşürücü sürelere uymadığını, davaya konu ihtilafa ilişkin dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın, seçimlik haklardan birini talep etmek zorunda olduğunu,
davaya konu ----- marka aracın ----distribütörü -----olduğu, müvekkili şirketin, ------- tarafından ithal edilen bu araçların yetkili satıcısı ve servisi konumunda olduğu, müvekkili şirketin davaya konu aracın satışı aşamasında ve akabinde ise servis hizmetleri noktasında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu ve müvekkilinin bu aracı satmış olmasının da ağır kusur kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmadığı,
müvekkili şirketin 2013 yılında davaya konu aracı sorunsuz ve ayıpsız bir şekilde davacıya sattığını, yangın tarihine dek 6 yıl boyunca aracın sorunsuz şekilde kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda aracın satış aşamasında herhangi bir ayıba veya soruna sahip olmadığının açık olduğu, somut olay bakımından manevi tazminatın şartları oluşmadığı,
bununla birlikte davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın 2019 yılındaki yangının akabinde 2020 yılının başında delil tespiti yaptırıldığını, bu kapsamda araçtaki yangının üretim hatası/gizli ayıptan kaynaklandığını öğrendiklerini iddia ettikleri, zamanaşımı bakımından 2 yıllık sürenin 2022 yılında dolduğunun, d ava konusu olayda, müvekkili şirkete izafe edilebilecek bir kusur olmadığı ve müvekkili şirketin herhangi bir fiili nedeniyle de davacının zarar görmesinin söz konusu olamayacağının, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarını fahiş olduğu, açıklanan nedenlerle;
davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmemesi nedeniyle usulden reddine, davanın esasına girişilmesi durumunda esas yönünden haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satış sözlemesi ile satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişim olmadığı takdirde bedel iadesi ve manevi tazminat istemlerine ilşkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----------- sayılı takip dosyasının ----- üzerinden celp edildiği,
tarafların ticari sicil kayıtlarının öncelikle internet ortamından alınarak dosya arasına alındığı, ----dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin --- tarihinde davalı------ yaptığı ve davalı ----satıcılığını yaptığı ----- plakalı aracı satın aldığı, ---- tarihinde aracın davacı --------- kullanımındayken tek taraflı kaza sonrası yandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı,
ayıplı ise ayıbın niteliği, davalıların ağır kusurlu olup olmadıkları, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davalı ---------pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, dava konusu aracın 3. Kişiye satılması nedeniyle davacı şirketin ayıpsız misli ile değişim veya bedel iadesi talebinde bulunup bulunamayacağı, davacı--- -----kazadan sonra oluşan yangın nedeniyle manevi zararının doğup doğmadığı,
doğmuş ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davalı---- pasif husumet itirazında bulunmuştur.Davalı ------firma olup, ithalatçı firmanın ayıplı araçtan ötürü sorumlu olması için araca ait garanti belgesinde garantör sıfatının bulunması gerekir. Aracın satışına ilişkin faturada ------ ithalatçı firma olarak unvanı yer almaktadır.
Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davalılardan ---- de garanti sözleşmesinden dolayı davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Cevap dilekçesi ile her iki davalı da zaman aşımı itirazında bulunmuştur.TBK 231. Maddesi gereğince satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.Aracın satış ve teslim tarihi 2013'tür. Zaman aşımı süresinin sonu 2015'tir.
Dava konusu edilen ayıp zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2019 yılında ortaya çıkmış olup, davalı satıcının ağır kusurlu olduğu da davacı tarafça ispat edilememiştir. Bu durumda davalıların, satılanın ayıbından doğan sorumluluğuna dayalı talep zamanaşımına uğramış olduğundan bu talep yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Yine manevi tazminat yönünden zaman aşımı incelendiğinde. Zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu’nun 72.maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre, “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.Eldeki dosyada, kaza 21/11/2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Davacı ise delil tespitine 28/01/2020 tarihinde başvurmuş, rapor 07/03/2020 tarihinde düzenlenmiştir. Bu hali ile davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü bilirkişi raporu ile öğrendiğinin kabulü halinde dahi, dava tarihi olan 01/11/2023 tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Açıklanan nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/794, K. 2024/721, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama