KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/887 Esas
- Karar no
- 2024/591
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 29/12/2022
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan davacı şirket ... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının/ tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame edildiğini, ... tarafından ödenen işçilik alacaklarında / tazminatlarında davalı tarafın sorumluluğunda olan miktarlar kıdem tazminatı bordrolarında görülmekte olup,
rücuen müvekkil şirkete ödenmesi lazım gelen miktarlar gösterildiği, davalı bünyesinde çalışan personele toplam ödenen tutarın 48.061,94 TL olduğunu,davacı ..., sermayesinin tamamı doğrudan ve dolaylı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olan ortaklıklardan olup, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun bu kanuna dayanarak yürürlüğe koyduğu mevzuata tabi olarak, İstanbul genelinde doğalgaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini, Kamu İhale Kurumu'nun talimat ve uygulamaları doğrultusunda (doğrudan Kurum tarafından) düzenlendiğinden,
bu durum ...’ın ihale makamı olması sonucunu doğurmakta, bir başka anlatımla, davacı şirketi hizmet alımı yaptığı firmalar bakımından asıl işveren statüsüne sokmadığını, sözleşmenin ilgili maddeleri ve Yargıtay Kararları incelendiğinde, işçilik alacaklarından ihaleyi alan yüklenici firmanın (davalı tarafın) sorumlu olduğu açıkça anlaşılmakta olup, davacı şirketin yapmış olduğu işçilik ödemeleri kapsamında davalı şirkete rücu etme hakkı bulunduğunu, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL'nin,
... tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiliyle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava, Taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davacının dava dışı işçilere ödediği işçilik tazminatlarının davalı sorumluluğunda olan kısmının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 23/01/2024 tarihli raporunda özetle; davacının dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatı tutarları bakımından, davalıdan toplam 47.704,42 TL kıdem tazminatı tutarı rücu edebileceği hesaplandığı, faiz ve sair taleplerin mahkemenin takdirinde olmakla birlikte ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edilebileceği kabul edildiği takdirde, davacının davalıdan 47.704,42 TL kıdem tazminatı ve 2.565,41 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olmak üzere toplam 50.269,83 TL rücu edebileceği hesaplandığını bildirmiştir.
Davacı vekili 13/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; toplam 47.704,42-TL nin ödeme tarihinden itibarin işlemeye başlatılacak faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Dava, işçilik alacaklarının rücuen davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, davalı CD sunmamış, rapor davalıya tebliğ edilmiş ve rapora itiraz dilekçesi de sunulmamış, davacı vekili rapora beyan dilekçesi adı altında raporun denetime açık olduğunu beyanla aynı dilekçede ıslah talebinde bulunmuş, davacı vekilinin rapora beyan dilekçesi ile sunduğu ıslah dilekçesi davalıya 35'e göre tebliğ edilmiş, davalı taraf ıslaha karşı da herhangi bir cevap sunmamıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, taraflar arasında akdedilen ...
İhale kayıt numaralı Hizmet Alımlarına ait Sözleşmesine göre, 9. maddesinde sözleşmenin süresinin 02.03.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 305 gün olduğu, 22.maddesinde personele ilişkin sorumlulukların düzenlendiği, dava dışı işçilerin davalı şirket nezdinde 01.03.2010 - 31.12.2010 tarihlerinde çalıştıkları ve çalışma sürelerine tekabül eden kıdem tazminatı tutarını taraflar arasındaki sözleşme, mevzuat ve içtihatlar kapsamında rücu edebileceği anlaşılmakla, yapılan hesaplama neticesinde, davacının dava dışı işçilere ödediği bedelin 47.704,42-TL tutarındaki kısmının rücuen tahsilini talep edebileceği belirlenmiş,
ayrıca raporda ödeme tarihlerinden itibaren dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının hesaplaması da yapılmışsa da davacı vekili ıslah dilekçesinde talebini 47.704,42-TL'ye çıkararak 47.704,42-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, yapılan incelemede,
davacının raporda belirlendiği üzere davalıdan talep edebileceği rücu alacağı tutarının 47.704,42-TL olduğu belirlenmişse de dava dilekçesi ekinde yer alan ve davacı tarafça sunulan tüm belgeler incelemesinde davacının dava dışı işçilere ödeme yaptıktan sonra ödemenin rücuen tahsili için davalıya başvuruda bulunduğuna dair ihtar veya benzeri herhangi bir belge sunulmadığından rücu alacağı yönünden davalının temerrütünün davanın açılmasıyla gerçekleştiği ve bu nedenle davacının ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden 47.704,42-TL rücu alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi
ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/887, K. 2024/591, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama