KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/145 Esas
- Karar no
- 2024/843
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/03/2024
Karar Metni
2.311 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkili ile davalı arasında akdedilen 08.05.2023 tarihli Franchise Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin Amasya şubesi olarak faaliyete başlandığını, sözleşme mucibince davacı müvekkilinin, davalı şirkete | adet 06.05.2023 tanzim tarihli, 100.000,00 TL (Yüzbin Türk Lirası) tutarında vade tarihi yazılmamış teminat senedi düzenlediğini, Davalının sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi konusunda kusurları arasında.
Öğrencilere teslim edilmek üzere müvekkili şirkete gönderilmesi gereken kaynak kitapların süresinde gönderilmemiş olması,“Yayınların gönderilmesi konusundaki müvekkili şirket bildirimlerinin karşılanmaması, Gönderildiğinde, bildirilen miktardan az gönderim yapılması ve bu durumun öğrenci kayıt iptallerine neden olması, “Yapılan deneme sınavlarının müfredat ile uyumlu olmaması ve bu durumun öğrencilerin başarısızlığına neden olması ve öğrenci kayıtlarında iptale neden olunması, Ara sınıflar düzeyindeki denemelerin sayısının olması gerekenden az olması, Yayınlarda miktar ve fiyat istikrarının olmaması,
Davacı şirket ile haberleşmede aracı olarak görevlendirilen kişilerin herhangi bir eğitim öğretim kurumunun ihtiyaçlarını anlama ve eksikliklerini giderme konusunda niteliksiz kişiler olması, Yaşanılan aksaklıkların iletiminde ve halledilmesinde davacı şirketin devamlı sorunlar yaşaması, Bu bağlamda yetkili ve görevli kişi olduğu davacı müvekkile belirtilmiş olan Genel Müdür vasfındaki kişinin Eylül 2023 itibariyle görevine son verilmiş olmasına rağmen davacı müvekkili şirkete veya bu kişinin kendisine bilgi dahi verilmemiş olması -2 ay boyunca bu kişi üzerinden yapılan haberleşmeler ve iletilen taleplerin akamete uğraması,
"Kunduz” öğrenci otomasyon sisteminde görevli davalı personelinin davacı müvekkili şirket taleplerini karşılamaması, Kayıt iptali yapan öğrencilerin kayıtlarının silinmemesi, Yeni kayıtların zamanında ve düzenli eklenmemesi, Benzeri konularda yaşanılan aksaklıklar, Davalı kurum tarafından uyulması gereken hüküm ve koşulların yerine getirilmemesi ve daha bir çok başka kusurları sayılabileceğini, Sözleşmeye uygun olarak; davacı müvekkilinin İl Milli Eğitim M 'ne sözleşmenin sona erdiğine dair yazı gönderilmiş ve resmi bildirimde bulunulduğu gibi davalı şirketin tabela ve reklamlarını da kaldırıldığı,
buna ilişkin görseller ile müvekkili şirket tarafından “...” adı ve markası ile ilgili olarak açılan ve kullanılan her türlü sosyal medya hesaplarına ait kullanıcı adı ve şifreleri de davalı şirketin infofdogrucevap.com.tr mail hesabına gönderildiğini müvekkilinin, sözleşmenin 8.5 maddesi gereğince hesaplanan lisans kullanım, genel merkez destek hizmetleri ve reklam tanıtım bedelinin bu öğretim yılının yarısına tekabül eden yarısını ve sözleşmenin 8.8 maddesi gereğince otomasyon programı kullanım bedelini de EFT ile davalı şirket hesabına ödediğini,
Müvekkilinin haklı sebep ve gerekçelerle Franchise sözleşmesini iptal ettiğine dair Amasya 4.Noterliğinin 15.01.2024 tarihinde 824 yevmiye nolu fesih ihbarında bulunduğu ve ihbarname ile teminat senedinin iadesi de talep ettiğini, Davalının ise ....
Noterliği aracılığıyla gönderdiği 22.01.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile taleplerini reddettiklerini... ifade ederek, Davanın kabulü ile Müvekkili şirket ile karşı taraf arasında akdedilmiş olan 08.05.2023 tarihli sözleşme nedeniyle müvekkili şirketçe, davalı tarafa ödemesi gereken bir borç olmadığının menfi tespitine, Sözleşme nedeniyle karşı tarafa verilmiş olan 100.000,00 TL bedelli ve 06.05.2023 düzenleme tarihli teminat senedi (bono) karşılığında müvekkili şirketçe, davalı tarafa ödemesi gereken bir borç olmadığının menfi tespitine, 50.000,00 TL bedelli ve 17.06.2023 düzenleme tarihli bono karşılığında müvekkili şirketçe,
davalı tarafa ödemesi gereken bir borç olmadığının menfi tespitine, Sözleşme nedeniyle karşı tarafa verilmiş olan 100.000,00 TL bedelli ve 06.05.2023 düzenleme tarihli teminat senedinin (bono) ve ayrıca müvekkili şirket tarafından ödendiği halde henüz davacı müvekkil şirkete teslim edilmemiş olan 50.000,00 TL bedelli ve 17.06.2023 düzenleme tarihli bononun müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada uyuşmazlık konusunun, takibe konu senedin bir teminat senedi mi yoksa bir borç senedi mi olduğunun tespitinden ibaret olduğu, Bir senedin teminat senedi olabilmesi için üzerine yazılan “teminattır” ibaresi tek başına yeterli olmayacağı, Yargıtay'ın yerleşik ve süreklilik arzeden içtihatlarına göre, neyin teminatı olduğu senet üzerinde açıklanmalı veya ayrı bir belge ile senedin teminat senedi olduğu belirlenmesi gerektiği Aksi durumda senedin, teminat senedi vasfını taşımadığı kabul edildiğinden Bu kararlara göre, bir kambiyo senedinin teminat senedi kabul edilmesi için,
senet üzerinde hangi ilişkiye ya da sözleşmeye teminat olarak alındığının belirtilmesi gerektiği, İddiaları kabul etmemekle birlikte. Senet İlletten Mücerrettir.
Bu ilke bağlamında böyle bir borcun varlığı olup olmadığı noktasında inceleme yapmaktan ziyade Borcun ödendiğine dair evrakın Mahkemeye sunulup sunulmadığı hususunun önemli olduğunu, Borçlunun Senet üzerindeki imzayı ikrar ettiğini, Borçlu, dosyaya Borca dair ödendiğini gösterir Belge de ibraz etmediğini Davanın Reddi gerektiğini, Davacının, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden dava konusu senedin verildiğini iddia ettiğini, Ancak, taraflar 08.05.2023 tarihinde franchise sözleşmesi ile Dava konusu senetdin 06.05.2023 tarihinde daha franchise sözleşmesi imzalanmadan düzenlendiğini,
Yine aynı sözleşmenin 6.2.28 maddesinde " iş bu sözleşme kapsamında Kurs İşletmecisi ... a 100.000 TL tutarında teminat senedi verecektir. " denildiği, Tarafların sözleşmeden sonra teminat senedi verilmesine karar vermiş olup, huzurdaki dava konusu senet sözleşme imzalanmadan önce düzenlendiği ve dava konusu senedin sözleşmenin teminatı olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. Maddesinde "temerrüt ve fesih" halleri açıkça düzenlendiği, Davacı tarafından iddia edilen fesih sebeplerinin hiç biri anılan fesih hallerine uymadığı,
davacının sözleşme gereğince sair kitapların usulünce ve gerekli miktarda gönderilmediği iddia ettiği ancak Müvekkili şirket tarafından, çeşitli sınıflara ait kitap ve setler tarafınıza eğitim ve öğretim başlamadan sevkiyat yapılmış ve tarafınıza teslim edildiğinden davacının kitap temin edilmediği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Yine davacı tarafından, eğitim materyallerinin eksik yada hiç teslim edilmediği iddia edildiği,
müvekkili tarafından 01.09.2023 tarihi itibari ile tarafınıza kitap ve setler teslim edilmeye başlandığı ve davacı tarafınızdan talep geldikçe yine kitap ve muhtelif setler müvekkili tarafından teslim edildiğini, Bu konuda, davacının hiçbir zaman müvekkili şirkete resmi kanal ile şikayeti yada talebi olmadığını, Davacı tarafından, kitap ve setlerin teslim edilmediği iddia edilerek bunun sonucunda öğrenci kayıt iptali olduğu iddia edildiği ve bu iptallerin ne kadar sayı ve ne şekilde olduğu açıklanmadığını, ayrıca müvekkili tarafından sağlanan kitap ve denemelerin yetersiz olduğu,
Müvekkilinin, yıllardır eğitim sektöründe yer almakta olup, yayınlarını düzenli olarak müfredata uygun olarak yenilendiğini, ayrıca davacının hiçbir zaman kitapların hangi konu ve testlerde yetersiz olduğunu müvekkili şirkete bildirmediğini, Davacı tarafından gerek sözleşmede yer alan gerekse TTK da yer alan rekabet yasağı hükümlerine uyulmayarak, müvekkili şirket ile sözleşmesini tek taraflı ve haksız olarak feshetmesinin ardından başka bir marka adı altında kurs işletmesine devam ettiğini, Davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; taraflar arasında akdedilen 08/05/2023 tarihli Franchise Sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla, sözleşme kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve yine sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiği iddia edilen 06/05/2023 düzenleme tarihli 100.000,00-TL bedelli ve 17/06/2023 düzenleme tarihli 50.000,00-TL bedelli iki adet bononun davacıya iadesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, taraflar arasında akdedilen 08/05/2023 tarihli Franchise Sözleşmesi, ile davacının ve davalının ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler kapsamında taraflar” arasındaki sözleşmenin davacı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, sözleşme kapsamında davacının davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise veya borçlu değilse buna ilişkin tutarın ve sözleşme kapsamında verildiği iddia edilen ve eldeki davada iadesi istenen iki adet bononun teminat senedi niteliğinde olup olmadığı ve iade koşullarının oluşup oluşmadığı ile tarafların defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 24/09/2024 tarihli raporlarında özetle.
Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak sona erdirildiği ve dava dilekçesi ekinde yer alan mesaj kayıtları irdelendiğinde davacı şirkete gönderilmesi gereken kaynak kitapların süresinde veya hiç gönderilmemiş olduğuna dair muhtelif mesajlara rastlanılmakla birlikte bu mesaj kayıtlarının davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeleri tam anlamıyla tevsik etmediği, eksik kitapların gecikmeli de olsa ilerleyen süreçte tamamlandığı ve davalının taleplerinin davacı tarafından cevaplandırıldığının müşahede edildiği,
Hâl böyle olunca Mahkemece davalının temini geciktirmesi veya hiç yerine getirmediği, bu yönü ile sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağının ifade edilebileceği, Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin mümkün olmayacağı,
Dosyaya mübrez belgelerden davacı tarafından 100.000,00 TL bedelli ve 06.05.2023 düzenleme tarihli teminat senedinin (bono) 50.000,00 TL bedelli ve 17.06.2023 düzenleme tarihli bononun davalıya teslim edildiğinin müşahede edildiği,
bu noktada davacının bahse konu bonoları taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin teminatı amacı ile verildiğini iddia ettiği, Teminat senedinde alacak veyahut verecek olan tacirler senedin üzerine hangi ilişkiye dayanılarak verildiğinin ve şartlarını açık bir şekilde yazmalı veya taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme söz konusu ise bu durumda sözleşmede senedin vasıf ve unsurları yazılarak açıkça atıf yapılması gerektiği,
Davacı tarafından düzenlenen 100.000 TL bedelli senet üzerinde teminat amacıyla verildiğine dair ibare bulunmamakta ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2.28.maddesinde “İş bu sözleşme kapsamında Kurs İşletmecisi ...'a 100.000 TL tutarında Teminat Senedi verecektir. (...)” ifadelerine yer verildiğinin müşahede edildiği;
bu yönü ile her ne kadar bono üzerinde teminat amacı ile verildiğine dair bir ibare bulunmamakta ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 26.2.28 madde hükmünün kıymetli evrakın soyutluk ilkesini bertaraf edecek nitelikte olduğunu ve bu sayede bononun sözleşme ilişkisine istinaden teminat olarak verildiğini tevsik ettiğinin Öte yandan davacı tarafından düzenlenmiş 50.000,00 TL bedelli ve 17.06.2023 düzenleme tarihli bononun ise hangi amaçla verildiğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmamakta ise de dosyaya mübrez mesaj kayıtlarından davalı yetkilisi tarafından gönderildiği ileri sürülen 21.11.2023 tarihli mesajda “Kadir bey merhabalar
nasılsınız. 25.11.2023 tarihli senet ödemeniz (50.000 TL) ... ... hesabına yapılacaktır. Bilgilerinize. Sonrasında dekontu benimle paylaşırsanız sevinirim.
İyi çalışmalar dileriz.” ifadelerine yer verildiği, 50.000 TL'lik bono yönünden ise her ne kadar gerek üzerinde teminat amacıyla verildiğine dair bir ibare gerekse de sözleşmede bir atıf bulunmasa da taraflar arasındaki hukuki ilişkinin franchise ilişkisine dayalı olduğu ve başkada bir hukuki işlemin söz konusu olmadığı nazara alındığında 50.000 TL'lik bononun da teminat amacıyla verilip verilmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Bu açıklamalardan sonuçla Mahkemece kambiyo senetleri borç ilişkisinden soyut olduğu, dava konusu senedin davacı tarafça düzenlendiği ve teminat amacıyla verilmediği,
taraflar arasındaki para alışverişinden soyut olduğu kanaatinde olunması halinde davacının iki adet senede dayanan borçtan sorumlu olacağının ifade edilebileceği, Buna karşın Mahkemece kambiyo senetleri borç ilişkisinden soyut olsa da bonoların dava konusu yönünden teminat amacıyla verildiği ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ile bağlantılı olduğu,
öyle ki 100.000 TL'lik bono yönünden sözleşmede hüküm dahi bulunduğu kanaatinde olunması halinde davacının bonoya dayanan borçtan sorumlu olmayacağı ve bonoların iadesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, Mahkemece her ne kadar 100.000 TL'lik bono yönünden hüküm bulunsa da 50.000 TL'lik bono yönünden mücerretliğin devam ettiği zira bu senedin teminat amacıyla verildiğini tevsik eden bir belgenin bulunmadığı kanaatinde olunması durumunda davacının yalnızca 50.000 TL'lik senede dayanan borçtan sorumlu olacağının ifade edilebileceği,
mali bilirkişi tarafından defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının davalıdan 8.640,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup; davalı tarafından herhangi bir mali evrak sunulmadığı inceleme yapılmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında akdedilen 08/05/2023 tarihli Franchise Sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğinden bahisle, sözleşme kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve yine sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiği iddia edilen 06/05/2023 düzenleme tarihli 100.000,00-TL bedelli ve 17/06/2023 düzenleme tarihli 50.000,00-TL bedelli iki adet bononun davacıya iadesi taleplerine ilişkin olup,
dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça yapılan feshin haklı olup olmadığı ve verilen senetlerin teminat enedi olup olmadığı hususlarında tespitler yapılarak takdiri Mahkememize bırakılmış olup, yapılan incelemede taraflar arasında sözleşme yapıldıktan sonra raporun 9. Sayfasında sıralanan ve sözleşme sürecinde davalının davranışları nedeniyle sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin davacıdan beklenemeyeceği kanaatine varıldığından sözleşmenin davacı tarafça feshinin haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Yine raporda davacı kayıtları incelenmiş, davalı ise herhangi bir belge sunmamış olup davacının incelenen kayıtlarına göre taralar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda davacının menfi tespit istemi de yerinde görülmüş ve davacının dava konusu ettiği 2 adet bononun iadesi talebi yönünden yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 08/05/2023 tarihinde akdedildiği, 100.000,00-TL bedelli bononun 06/05/2023 tarihinde düzenlendiği ve taraflar arasındaki sözleşmede 26.2.28.
Maddesinde teminat senedine atıf yapıldığı görülmekle davacının kayıtlarına göre davalıya borcu olmadığı aksine alacaklı durumda olduğu belirlendiğinden, bono üzerinde de teminat senedi olduğuna dair bir ifade bulunduğundan ve sözleşmede atıf yapılan madde ve taraflar arasında akdedilen sözleşme haricinde taraflar arasında başkaca bir ilişki bulunmadığının belirlenmesi karşısında 100.000,00-TL bedelli bononun tarihi de dikkate alındığında anılan bu bononun sözleşme uyarınca verilen teminat senedi niteliğinde olduğu değerlendirilmiş, 17/06/2023 tarihli 50.000,00-TL bedelli bono ise sözleşme akdedildikten sonra düzenlendiğinden,
senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ifade bulunmadığı gibi sözleşme hükümlerinde bu bononun teminat senedi olarak değerlendirilmesini gerektirir herhangi bir ifade bulunmadığından anılan 50.000,00-TL bedelli bononun teminat senedi niteliğinde olmadığı değerlendirilmiş, zira dava dilekçesi incelendiğinde davacının bu senet yönünden teminat senedi olduğu iddiasının da bulunmadığı,
bu senet için borçlu olmadığının tespiti ve senedin iadesini talep ettiği görülmüş, incelenen kayıtlara göre davacının davalıya borçlu olmadığı aksine davalıdan 8.640,00-TL tutarında alacaklı olduğu belirlendiğinden 100.000,00-TL bedelli teminat senedi niteliğinde olduğu değerlendirilen bono yönünden ve her ne kadar teminat senedi olmadığı belirlenmişse de kayıtlara göre alacaklı olduğu belirlenen davacının 50.000,00-TL tutarındaki bono yönünden de davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve anılan senetlerin davacıya iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/145, K. 2024/843, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama