KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/278 Esas
- Karar no
- 2025/16
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/04/2022
Karar Metni
2.079 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... İnşaat Nakliye Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ''...yolu arası toprak işleri sanat yapıları BSK'lı üst yapı işleri" projesini üstlenmiştir. Söz konusu proje "İnşaat All Risks Sigortası" ve "İşveren Mali Mesuliyet Sigortası" kapsamında davalı ... A.Ş (eski adı ile ...
Sigorta A.Ş) tarafından sigortalandığını, davacı şirketin üstlenmiş olduğu projenin yürütülmesi sırasında, 12.03.2021 tarihinde yüklenici firmaya ait olan trafoda hırsızlık olayı meydana geldiğini, Şantiye sahasında bekçi olarak görev yapan ... kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunmuş ve hırsızlık olayı tutanak altına alındığını,davacı şirketin yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle uğradığı maddi zararın davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, 12.03.2021 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,
1.000,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraflar, mahkeme dosyasına sunduğu delil ve belgeleri tarafımıza tebliğe çıkartmadığından, anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz hakları saklı olduğunu, işbu haksız ve hukuka aykırı davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, işbu haksız ve hukuka aykırı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafça ileri sürüllen iddialara dayanak olarak her ne kadar 18.06.2021 tanzim ve başlangıç tarihli zeyilname gösterilmişse de,
işbu zeyilnamenin dava konusu hırsızlık hadisesinden daha sonra düzenlendiği ve somut olay açısından uygulama alanı bulmayacağı izahtan vareste olduğunu, asla kabul olmamak üzere ceza yargılaması bekletici mesele yapılması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenler ile.
Öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddin, mahkemece işin esasına girilmesi halinde konu olay poliçe teminat kapsamı dışında kaldığından haksız ve hukuka davanın reddini, aksi halde dosyanın sigorta hukuku bilirkişisine tevdi edilmesini, hasara ilişkin tüm belgelerin toplanmasını, olay mahallinde keşif yaptırılmasını, aleyhe hüküm kurulacak olunması halinde teminat limiti ve muafiyet tenzilinin gözetilmesini, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamızı, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 11/12/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafça üstlenildiği beyan edilen “...'lı Üst Yapı İşleri Projesi” kapsamında davacı şirkete ait olan trafoda 12.03.2021 günü gece saatlerinde hırsızlık olayının meydana geldiği, Dava dışı sigortalı .... ... tarafından yapılan inşaatın ... no.lu İnşaat ...Risk Sigorta Poliçesi ile davalı ... A.Ş. tarafından sigortalandığı, .... ...'nün sigorta poliçesinde sigortalı olarak yer aldığı, Davacı .... İnş.
Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ... no.lu İnşaat ...
Risk Sigorta Poliçesinde sigorta ettiren olarak yer aldığı, Sigorta poliçesinin 12. sayfasında “5) İşveren ile sigorta konusu işleri deruhte eden Müteahhit firmalar ve tali müteahhitler arasında akt edilecek iş sözleşmeleri ve teknik şartnameler bu poliçenin ayrılmaz bir parçası kabul edilecek ve bu poliçe teminatı ilgili sözleşmeler ve teknik şartlar gereklerine uygunluk kaydı ile geçerli olacaktır.” klozunun bulunduğu, davacı ....İnş. Nak.Gıda San. ve Tic.
Ltd.Şti'nin hırsızlık olayından zarar gören sıfatı ile tazminat talebinde bulunduğu, ancak sigortalı .... ... ile davacı Şirket arasındaki ilişkiyi ortaya koyacak herhangi bir belgenin (taşeronluk sözleşmesi, alt yüklenicilik sözleşmesi, hakediş dosyası, vb.) dava dosyasında görülemediği, Olay tarihi itibarı ile tarafımızca da yapılan piyasa rayiç araştırmasında, Fiyat Analizindeki fiyat tespitlerinin piyasa rayicine uygun olduğu, 148.603,30 TL tutarın kadri maruf olduğu, Sigorta poliçesinin 12. sayfasında “4) Şantiye sahası tel çitle çevrili olmalı ve 24 saat bekçi ve/veya özel güvenlik bulundurulmalıdır.” özel şartının mevcut olduğu,
dava konusu hırsızlık olayının yaşandığı süreçte olay mahallinde güvenlik/bekçi bulunduğu, güvenlik/bekçinin yağmur nedeniyle içinde bulunduğu araçtan çıkamadığını beyan ettiği, olay yerinde şüpheli araç görülmesine rağmen yaklaşık 10,5 saatlik süre boyunca trafonun kontrol edilmediği, bu durumda güvenlik tedbirlerinin yeterli olmadığı, güvenlik zafiyetinin oluştuğu, sigorta poliçesinde özel şart olarak getirilen güvenlik tedbirinin tam olarak tesis edilmediği, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesinde “Diğer Doğal Afetler, Bakım, Yangın, Hırsızlık hasarlarında hasarın %10'u Min 10.000 Euro” muafiyet uygulanacağının belirtildiği,
hırsızlık olayının meydana geldiği 12.03.2021 tarihli T.C. Merkez Bankası Euro döviz satış kurunun 9,0489 TL olduğu, bu durumda TL cinsinden asgari muafiyet tutarının 10.000 Euro x 9,0489 =90.489 TL olduğu, Dava tarihi olan 22.04.2022 tarihi itibariyle T.C.
Merkez Bankası Euro döviz satış kurunun 15,9304 TL olduğu, bu durumda TL cinsinden asgari muafiyet tutarının 10.000 Euro x 15,9304= 159.304 TL olduğu, Davaya konu 12.03.2021 tarihli hırsızlık olayının poliçede belirlenmiş olan “bakım devresi içinde” meydana geldiği, Genel Şartlara ve poliçe klozuna göre; bakım devresinde meydana gelen hirsizlik ve hırsızlığa teşebbüs halleri sebebiyle meydana gelen zararlardan sigortacının sorumlu olmayacağının açıkça düzenlendiği, bu nedenle dava konusu olay yönünden davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme sorumluluğunun bulunmadığı,
18.06.2021 tarihinde tanzim edilen 3 no.lu zeyilname ile poliçe, bakım devresi ve inşaat all risk tarihlerinde güncelleme yapıldığı, ancak bu güncellemenin davaya konu 12.03.2021 tarihli hırsızlık olayı sonrasında yapıldığı, bu nedenle 3 no.lu zeyilname ile yapılan güncellemelerin dava konusu hırsızlık olayı hakkında uygulanamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 08/09/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafça dosyaya kök rapor sonrasında sunulan 15.01.2018 tarihli Sözleşme ve eklerinin incelenmesinden; dava dışı .... ... ile davacı ... İnş. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 39.212.000,00 TL bedel üzerinden ...
Yolu Km:15+000-52+126,16 Arası Toprak İşi, Sanat Yapıları ve BSK'lı Üstyapı İşleri Yapım İşi Sözleşmesinin tanzim edildiği, Dava dışı sigortalı .... ... tarafından yaptırılan inşaatın ... no.lu İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile davalı ... A.Ş. tarafından sigortalandığı, .... ...'nün sigorta poliçesinde sigortalı olarak yer aldığı, davacı .... İnş. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti'nin ... no.lu İnşaat ...Risk Sigorta Poliçesinde sigorta ettiren olarak yer aldığı, dosyaya sonradan sunulan sözleme ve eklerinden sigortalı .... ... ile davacı Şirket arasında dava konusu olay yönünden irtibat bulunduğu, Davacı tarafça kök rapor sonrasında dosyaya sunulan 2 no.lu zeyilname içeriğine göre, hırsızlık tarihi olan 12.03.2021 tarihi itibariyle sigorta teminatının mevcut olduğu, hırsızlık olayının bakım devresinde değil İnşaat All Risk Sigortası yürürlük süresi içinde meydana geldiği, bu nedenle de hırsızlık olayı sonucu meydana gelen zararların sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu,
Hırsızlık olayının meydana geldiği 12.03.2021 tarihi itibariyle, 10.000 Euro'ya tekabül eden 90.489,00 TL'lik muafiyet indirilmesi sonrasında (148.603,30 — 90.489,00) 58.114,30 TL'nin davacı tarafça davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği, Dava tarihi olan 24.04.2022 tarihi itibariyle, 10.000 Euro'ya tekabül eden 159.304,00 TL'lik muafiyet indirimi sonrasında herhangi bir tazminat ödenemeyeceği, esas alınacak tarihin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Güvenlik tedbirleri yönünden kök raporda ulaşılan kanaatlerin aynen muhafaza edildiği,
davacı tarafın aksi yöndeki beyan ve itirazlarının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 30.10.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik değerlendirmeler sonucu alınan bilirkişi raporuna karşı itirazları yinelediklerini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise davacı için talep etmiş oldukları 1.000,00 TL maddi tazminat talebini 58.114,30 TL'ye arttırmış bulunduğunu, bu sebeple dosya kapsamında öncelikle itirazlarının kabulünü ve itirazları doğrultusunda ek bilirkişi raporu düzenlenmesini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise davanın işbu bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,
58.114,30 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememize açılan iş bu dava sigorta hukukundan kaynaklanan tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık; davacının ... bölgesinde şantiyesinde meydana gelen hırsızlıktan kaynaklanan zararının davacı ile davalı sigorta şirketler arasında imza edilen sigorta sözleşmesi gereğince inşaat tüm riskler poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı kalıyor ise zararın ne oranda olduğu davacı şirketin zararın artmasında kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların bildirdiği ve davada ileri sürülen vakaların ispatı için delil olarak gösterilen İnşaat All Risk sigorta poliçesi ile zeyilnamelerin davacı şirket ile idare arasında akdedilen eser sösleşemesinin ve hasar dosyasının, yaşanan hırsızlık olayına ilişkin başlatılan soruşturma gereğince tutulan kolluk tutanaklarının, davacının davalı şirkete başvuru evraklarının celp edildiği görüldü
Taraflar arasındaki İnşaat All Risk sigorta poliçesi ile zeyilnameleri kapsamında davacının şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile davalı sigorta şirketinin, poliçedeki klozlar ile istisna ve muafiyetler kapsamında sorumluluğunun doğup doğmadığının, davalının sorumluluğu bulunuyor ise davacı tarafın talep edebileceği tazminat tutarının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin dosyaya sunduğu ek raporun denetime el verişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde. Davacı şirket, ... ile yapmış olduğu sözleşeme gereğince üstlendiği işin ifası için, ... ... mevkiinde şantiye kurduğu ve söz konusu şantiyede hırsızlık olayının meydana geldiği uyuşmazlık dışıdır.
Uyuşmazlığın esasını davacının şantiyesinde gerçekleşmesi muhtemel risklere karşı davalı sigorta şirketi ile İnşaat All Risk sigorta sözleşmesinin hangi dönemleri kapsadığı, hırsızlık olayının bakım devresinde meydana gelip gelmediği, poliçesinde hırsızlık klozunun geçerli olması için davacıya yüklenen edimleri davacının yerine getirip getirmediği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu kök raporda, Sigorta poliçesinin 12. sayfasında “ İşveren ile sigorta konusu işleri deruhte eden Müteahhit firmalar ve tali müteahhitler arasında akdedilecek iş sözleşmeleri ve teknik şartnameler bu poliçenin ayrılmaz bir parçası kabul edilecek ve bu poliçe teminatı ilgili sözleşmeler ve teknik şartlar gereklerine uygunluk kaydı ile geçerli olacaktır.” klozunun
bulunduğu, davacı ....İnş. Nak.Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti’nin hırsızlık olayından zarar gören sıfatı ile tazminat talebinde bulunduğu, ancak sigortalı .... ... ile davacı arasındaki ilişkiyi ortaya
koyacak herhangi bir belgenin (taşeronluk sözleşmesi, alt yüklenicilik sözleşmesi, hakediş dosyası, vb.) dava dosyasında görülemediği, 18.06.2021 tarihinde tanzim edilen 3 no.lu zeyilname ile poliçe, bakım devresi ve inşaat all risk tarihlerinde güncelleme yapıldığı, ancak bu güncellemenin davaya konu 12.03.2021 tarihli hırsızlık olayı sonrasında yapıldığı,
bu nedenle 3 no.lu zeyilname ile yapılan güncellemelerin dava konusu hırsızlık olayı hakkında uygulanamayacağı tespitlerinde bulunmuşlar ise de , rapora yönelik itirazlarla birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan Karayolları Genel Müdürlüğü ile kurulan sözleşme örneği ve davalı sigorta şirketi ile kurulan sigorta sözleşmelerine ait zeyilnamelerle birlikte bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, alınan ek raporda 12.06.2019 tanzim tarihli zeyilname ile sigorta sözleşmesi kurulduğu geçerlilik tarihinin 14.01.2021-15.05.2021 arası olduğu hırsızlık tarihi olan 12.03.2021 tarihi itibariyle sigorta teminatının mevcut olduğu,
bakım süresinin 4.01.2022-15.05.2022 tarihleri arasını kapsadığı, hırsızlık olayının bakım devresinde değil İnşaat ...Risk Sigortası yürürlük süresi içinde meydana geldiği, bu nedenle de hırsızlık olayının ve bu nedenle oluşan zararların sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Davacının trafosunda meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile meydana gelen hasara ilişkin tutulan hasar tutanağında yer alan malzeme ve cihaz listesi incelendiğinde, çalınan malzemelerin değerinin KDV dahil toplam 148.603,30 TL olarak hesaplandığı bilirkişi heyetinin de çalınan malzemeye ilişkin hesaplama bedelinin kadri maruf bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında geçerli olan poliçede hasar bedelinin %10' nu oranında, en az tutar olarak ta 10.000 EURO tutardan davalı sigorta şirketinin muafiyetinin bulunduğu hırsızlık tarihi itibari ile EURO kuru olan 9,0489 TL üzerinden yapılan hesaplamada TL cinsinden asgari muafiyet tutarı 10.000 Euro x 9,0489 =
90.489 TL olarak hesaplandığı, davalının muafiyet miktarı düşüldüğündü davacının davalı sigorta şirketinden isteyebileceği bedelin 58.114,30-TL olabileceği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti gerek kök raporunda gerekse ek raporunda bekçi ile ilgili gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı yönünde tespitte bulunmuş ise de, davacının inşaat alanının poliçe kapsamında tel örgü ile çevirdiği, güvenlik görevlisi tuttuğu bu hali ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği kuşkusuz olup, güvenliğin ihmali davranışının davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracağına ilişkin poliçe de bir muafiyetin bulunmadığı,
kaldı ki dosyaya yansıyan kolluk ifadelerinde güvenliğin asgari yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşılmakla bilirkişi raporundaki tespitlere bu yönü ile itibar edilmeyerek davalı şirktin sorumluğunun doğduğuna kanaat getirilmiş, sigorta şirketine baş vuru dilekçesi ile ara buluculuk başvuru süreside eklendiğinde davacının davalı sigorta şirketine zaman aşımı süresinde davasını yöneltiği görüldüğünden zaman aşımı itirazına itibar edilmemiş, davacının,
davalı sigorta şirketini temerrüte düşürdüğü ihtar tarihi sonrasındaki yasal süre eklendiğinde davalı şirketinin 13/08/2021 tarihi itibari ile temerrüte düştüğü anlaşıldığından davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacının davasının kabulü ile, 58.114,30-TL'nin temerrüt tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/278, K. 2025/16, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama