KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/334 Esas
- Karar no
- 2024/419 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/05/2022
Karar Metni
1.051 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; “ Müvekkil Şirket ile Davalı borçludan taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayalı cari hesap alacağından kaynaklanan alacağından dolayı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun haksız şekilde takibe, takip konusu borca ve ferilerine itiraz etmiştir.
Müvekkilin mezkur ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini eksiksiz yerine getirdiği, buna istinaden faturaların düzenlendiği, ancak davalı borçlu işbu fatura bedellerine konu borcu müvekkile ödemediği, Sayın Mahkemece yapılacak inceleme sonucunda da bu hususların sabit olacağı, sonuçta borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf vekili tarafından Mahkemeye sunulan 05.07.2022 tarihli dilekçede özetle: “Dava dilekçesi ve delil listesinin HMK nın emredici hükümlerine uygun olmadığı, yasaların emredici hükmü gereğince davacının dava dilekçesinde iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğu, delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delilin sunulmadığı, davacı şirketin, müvekkil şirketin mağazalarında satılan ürünlerin tedarik edildiği firmalardan olduğu,
müvekkil şirketin sat-öde, konsinye, ...toplu satış şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğu, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında davacının özgür iradesiyle benimsediği satılan malın bedelinin satıştan sonra vadeli ödenmesi esasına dayalı sat-öde yöntemi seçilerek sözleşmenin imzalandığı, sözleşmeye göre taraflar arasında çalışma ve ödeme şeklinin, satıştan ödemeli, 30 gün içinde ödeneceği şeklinde olacağı, satıldığı veya ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten 30 gün sonra sadece satılan malın ödemesinin yapıldığı, satılmayan malların bedelinin davacıya ödenmesinin söz konusu olmadığı,
taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili daha önce Yargıtay 19 H.D. benzer nitelikte kararlarının olduğu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.2 ve 4.4 maddeleri gereğince davalı yanın satılamayan ve az satılan ürünlerin davacıya iadesine dair hakkını kullandığı halde davacı tarafından ürünlerin teslim alınmaması sonucunda mülkiyetlerinin davalıya geçtiği ve böylece davacının davalıdan bir alacağının olmadığı şeklinde kararların verildiği, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ...-Tedarikçi satınalma sözleşmesi uyarınca tanzim edilen fatura alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 468.967,94-TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 17/03/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı ... Ltd. Şti. ile Davalı ... A.Ş. arasında 01.01.2018 tarihinde yapılan Tedarikçi Satın Alma Esas Sözleşmesi kapsamında uzun süreli ticaretin devam ettiği, Sözleşmede ödemenin süresinde yapılmaması halinde faiz, zam uygulanacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, Davacı... Ltd. Şti.nin defter kayıtlarına göre 16.02.2022 tarihi itibariyle ... A.Ş.den 468.967,94 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, Davalı ... A.Ş. tarafından defter ve belge sunulmadığından Davalı nezdinde incelemenin yapılamadığı görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişilerin düzenlediği 22/11/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle;Davacı ve Davalı defterlerinin tasdik işlemlerinin süresinde yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, muhasebe ilke ve standartlarına uygun olarak işlendiği ve her iki tarafın defterlerinin delil değeri taşıdığı, her iki tarafın defterlerindeki cari hesap dökümlerinin birbirini teyit ettiği, Kök raporumuzda ve ek raporumuzda yapılan tespitler ve değerlendirmeler sonucu Davacı ...Ltd. Şti. nin Davalı ... Yatırımları Tic. A.Ş. den 468.967,94 TL alacaklı olduğu, icra İnkar tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu, görüş ve kanaatinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacı ve davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, dolayısıyla davacının bu faturaya ilişkin işin yapıldığının kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, taraf defterleri arasındaki borç farkının 225,30 TL olduğu,
incelemeye sunulan defterlerden davacı şirketin davalı şirketten toplam 468.967,94-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme de esas alınmıştır. Taraflar arasında sat-öde prensibi üzerine kurulu ticari ilişki mevcuttur.
Taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacı davalının sipariş ettiği ürünleri, sözleşmedeki fiyat ve ödeme koşulları ile tedarik etmeyi, davalı da ayıpsız olarak teslim edilen ürünlere karşılık tanzim edilen faturaya istinaden davacıya yine sözleşmedeki koşullarla ödeme yapmayı taahhüt etmiştir. Taraflar arasındaki ilişki açık hesap şeklinde yürümektedir.
Davalı tarafından müşterilere satılamayıp elde kalan malların cins, miktar ve hangi mağazada bulunduğunu kanıtlaması gerektiğinden davacının davalıya satıp henüz parasını almadığı mal bedelinin davacıya ödenmesi gerekir.
Davalının satılamayan veya az satılan malların iade alınmaması halinde mülkiyetin davalıya geçmesini temin edecek nitelikte ve içerikte sözleşme hükmüne dayandığı ancak bu yönde davalı tarafı bildirilen hiçbir belge veya delil sunulmadığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiş (Aynı yönde Yargıtay 19.HD'nin 2017/2375 Esas, 2018/4424 Karar sayılı, 24.09.2018 tarihli ilamı), davacının defter kaydı itibariyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, kısmen yapılan ödemenin icra dosyasından açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/334, K. 2024/419, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama