KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/400 Esas
- Karar no
- 2026/348
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/06/2024
Karar Metni
2.629 kelime·13 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle.
Davalı ile müvekkil arasında Hastane'nin Üroloji ve Böbrek Nakli Merkezinde,01.11.2025 tarihinde Tıbbi Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşmedeki tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında hastanede hizmet veren Dr. ... ... ile 01/11/2025 ile 31/01/2024 tarihleri arasında üroloji ve organ nakli hizmeti verdiğini, davalıya müvekkil şirket tarafından kesilen ilk hizmet faturalarının belirtildiği,
01/02/2024 tarihinde hizmet veren hastane binası davalı tarafından kapatıldığını, personellerin, hizmet veren şirketlerin ve hastaların mağdur olduğunu, müvekkile bu gelişmelerin bildirilmediğini, müvekkil şirketin sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalı hastanenin müvekkil şirketin talep ettiği cezai şartı, tazminatı, ve müvekkil şirket tarafından davalıya verilen hizmetin bakiye alacak kısmını ödemediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın arabuluculuğa taşındığını ve arabuluculuk sürecinde anlaşmanın sağlanılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 01/11/2023 tarihinde yenilendiğini,
davalı tarafın sözleşme yenilenmiş olmasına rağmen feshi için 2 aylık ihbar süresine uymamış olduğunu, davalının sözleşmeye uymaması nedeniyle 1.235,415-TL tutarındaki cezai şartı ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödemesini talep ettiğini, davalı tarafın müvekkilin yapmış olduğu hizmet faturalarını bildiğini ancak ödemesini yapmadığını, müvekkil şirketin müspet zararının tazmini için şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesini,
müvekkilin davalıya 31.01.2024 tarihinden önce vermiş olduğu hizmetleriyle ilgili 1.000,00-TL' lik alacaklarının en yüksek banka faizi ile ve KDV si ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında 2 yıl zaman aşımı süresinin olduğunu, davacının olayı 15.08.2022 tarihinde öğrendiğini, bundan dolayı davacının taleplerinin 15.08.2024 tarihinde zamanaşımına uğradığını, müvekkil hastanenin Haziran 2024'te ...
Belediyesi tarafından yıkıldığını ve hastane faaliyetini sonlandırdığını, hastalarını taburcu ve sevk ederek tüm personelleri ile yollarını ayırmak zorunda kaldığını, 28.12.2023 tarihli ve E-...-...-... sayılı yazı ile hastane binasının kaçak olduğundan bahisle 17.01.2024 tarihinde hastanenin yıkımının gerçekleştiğini, müvekkil hastanenin hastane faaliyetini yapamayacağını ve özel hastane ruhsatının alındığını, müvekkilin gerekli tüm tedbirleri aldığını, müvekkilin tarafı olduğu sözleşmeleri feshettiğini ve faaliyetini sonlandırdığını, davacıya ...
Grup bünyesinde başka hastanelerde faaliyetine devam ettirme imkanı sunulduğunu, kariyerine kendi muayenesini açmak isteyen Dr. ... ... tarafından anlaşmanın sağlanılmadığını, müvekkil hastanenin kendisinden beklenen gerekli özen ve yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu hususun tanık beyanlarıyla da ortaya çıkacağını, davanın tüm talepler yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki tıbbi hizmet alım sözleşmesinin haksız feshedilmesi sebebiyle cezai şart, müspet zarar ve bakiye alacak bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği 13/02/2025 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; İşbu davada uyuşmazlığın sözleşmeden doğduğu, TBK. 146 hükmündeki 10 yıllık
zamanaşımına tabi olduğu, bu sebeple TBK. m. 72’deki 2 yıllık kısa zamanaşımı süresi
uygulanarak davacı taleplerinin 15.08.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı iddiası
yerinde olmadığı,
Davalının mücbir sebep savunmasının kabul edilemeyeceği,
Davacının sözleşmeyi feshetmesinin 01.11.2015 tarihli Sözleşme m. 8.6 hükmüne
uygun olduğu ve Davacı Şirketin, davalı ile aralarındaki 01.11.2015 tarihli aynı Sözleşme m.
8.7 uyarınca kararlaştırılan cezai şartı isteyebileceği, bu cezai şartı indirme koşullarının
bulunmadığı,
Taraflar arasındaki 01.11.2015 tarihli “Tıbbi Hizmet Alım Sözleşmesi” m. 8.5 hükmünde
Hatane’ye tanınan cezai şartla birlikte diğer zararların tazminini isteme hakkının Davacı
Şirket için de uygulanması, böylece cezai şartla birlikte müspet zararının da tazmini isteminde
bulunulabileceğinin kabulü gerektiği, Davalı taraf adresinde yapılan yerinde inceleme toplantısında davacının ödenmemiş
alacak tutarının tespiti için sistem incelenmek istenmiş, davalı tarafça hazırlanan belge
incelenmiş, tarafların mutabık olduğu görülmüş ve davacının davalı taraftan 229.947,63 TL
ödenmemiş alacağı olduğu;
Taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşmenin Feshi Ve Cezai Şartları”
başlıklı 8. Maddesinin 8.7. alt maddesine göre davacının sözleşmenin feshinden önceki son 12
aydaki KDV hariç toplam satış miktarı 3.369.314,93TL olup (3. 369.314,93/ 12 ay X 4 ay=)
1.123.104,98TL cezai şart hesaplandığı,
Davacı şirketin ticari defter kayıtları ile uyumlu 2023 yılı kurumlar vergi beyannamesi
eki gelir tablosuna göre 3.263.897,92TL net satış üzerinden 1.354.443,14TL faaliyet kârı elde
etmiş olmakla 1.354.443,14 / 3.263.897,92= 0,4150 faaliyet kârı oranı esas alınarak davacının
1.684.657,47TL mahrum kaldığı hasılatı üzerinden %41,50 oranında 699.132,85TL müspet
zarar/kâr mahrumiyeti hesaplandığı,
Davacı davadan önce dava konusu alacak ve tazminat kalemlerini Beyoğlu 59.
Noterliğinin 05.02.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talep etmiş olup,
İhtarname davalıya 05.0.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla ihtarnamede davalıya verilen 7
günlük sürenin hitama erdiği 12.02.2024 tarihinde temerrüt oluştuğu, buna göre 12.02.2024
temerrüt tarihinden 14.06.2024 dava tarihine kadar olan 123 günlük süre için 229.947,63TL
cari hesap alacağına 37.785,44TL işlemiş avans faizi 1.123.104,98TL cezai şarta
184.550,76TL işlemiş avans faizi ve 699.132,85TL müspet zarar/kâr mahrumiyetine
114.882,85TL işlemiş avans faizi hesaplandığı,
Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden,
14.06.2024 dava tarihi itibari ile avans faizi oranının %51,75 olduğu anlaşıldığından
davacının belirlenen asıl alacağına 14.06.2024 dava tarihinden itibaren %51,75 ve değişen
oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,
3095 sayılı Kanun m. 2/f.1 gereğince aynı Kanun m. 1’de öngörülen oranın, burada davacının alacakları için temerrüt faizi oranı bakımından da uygulanması gerektiğini öngören yukarıdaki görüşümüz kabul edildiğinde; 12.02.2024 temerrüt tarihinden 14.06.2024 dava tarihine kadar olan 123 günlük süre için 229.947,63TL cari hesap alacağına 8.202,52TL işlemiş yasal faiz 1.123.104,98TL cezai şarta 40.062,54TL işlemiş yasal faiz ve 699.132,85TL müspet zarar/kâr mahrumiyetine 24.938,93TL işlemiş yasal faiz hesaplandığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 11/03/2025 tarihli celsede;
-Davacı tanığı ... beyanında; "Ben davalı tarafın yanında banko ekip lideri olarak çalışıyordum, Sgk'lı olarak çalışıyordum, hastane tarafından kıdem ve ihbar tazminatımızın tamamı verildi, tüm hastane kapatıldı, sgklı çalışan herkese tazminat ödemesi yapıldı, şahitlik ücreti istemiyorum'' dedi.
-Davacı tanığı ... beyanında; "Ben üroloji doktoru olarak çalışıyorum davalı tarafa hizmet sözleşmesi ile hizmet veriyordum, hastanenin kapanacağını söylediler, hastanenin kapanacağına ilişkin tarafımıza yasal bir bildirim yapılmadı ancak sonrasında hastane kapandı, sözleşmemizdeki miktar kadar olmasa da davalı tarafla karşılıklı anlaşma kapsamında belli bir meblağ tarafıma ödendi, 01/02/2024 tarihli tutanak benim tarafımdan tutulmuştur dedi, şahitlik ücreti istemiyorum'' dedi.
-Davacı tanığı ... beyanında; "ben davalı tarafa anestezi uzmanı olarak hizmet sözleşmesi ile hizmet vermekteydim, 2024 yılbaşında kadromuzu genişletmek için doktor alımı planlıyorduk hatta 2024 planını da yapmıştık, ancak biranda hastanenin kapatılacağı bize söylendi, 1 hafta veya 10 gün sonra da hastane kapatıldı, hastane kapatılmadan önce biz ameliyat planları yapmıştık hastanenin kapatılması nedeniyle planlanan ameliyatlar dahi gerçekleştirilemedi, hastanenin yönetimi tarafından hizmet sözleşmesinde belirtilen rakamın altında bir rakam karşılığında davalı tarafla anlaştık ve haklarımızdan vazgeçtik, davalı tarafın kapanmasına ilişkin yasal bildirim yapılmadı, karşılıklı konuşma sonucunda anlaşmaya varıldı, şahitlik ücreti istemiyorum'' dedi,
Mahkememizin 27/05/2025 tarihli celsede;
-Davalı tanığı ... beyanında.
"Ben davalı tarafta yönetici pozisyonunda çalışıyorum, davacı şirket yetkilisi ... hocamız hastanemiz bünyesinde çalışmış değerli bir hocamızdır, görüşmelerimizde gelirinin düşük olduğunu, gelir artışı yapılmasını talep etti, biz bu imkanı sağlayamayacağımızı söylediğimizde hocamız, bizimle devam etmek istemediğini bildirdi, biz kendisini üroloji bölümünde devam etmesini teklif ettik, ancak kendisi düşünmek için süre istedi daha sonra teklifimizi reddetti, bu görüşmeler yapıldıktan sonra belediyeden imara aykırı nedeniyle yazı geldi binayı boşaltmak zorunda kaldık, imara aykırılık nedeniyle dava 10 yıldır sürmekteydi,
ne zaman sonuçlanacağını bilmiyorduk, belediyeden bizi çağırdıkları zaman binanın yıkılması gerektiğini ifade ettiler, daha sonra da bina yıkıldı, ... hocamız ile görüşmeyi kendisi ve 2 yardımcısı ile birlikte toplantı gerçekleştirmek suretiyle yaptık, herhangi bir tutanak veya belge yoktur, hastanenin yıkılması sebebiyle tüm hocalarımıza yakın konumdaki ...
Hastanemizde çalışmayı teklif ettik, önemli bir kısmı teklifimizi kabul etti, ... hocamız teklifi kabul etmedi, hastanemizde çalışmak istemeyen hekimlere sözleşmelerinde hüküm gereği 2 aylık çalışma bedelleri ve diğer haklara ilişkin bedelleri kendilerine ödedik, ancak bu ödemeyi sözleşmeyi haksız feshettiğimiz için değil, verilen bir emeğin karşılığı olarak kendimize borç bildiğimiz için yaptık, ... hocaya da benzer bir ödeme teklif ettik, ancak ... hocanın talep ettiği rakam oldukça fazla idi, hatırladığım kadarıyla ... hocamızın yardımcılarına ödeme yaptık ve anlaşma yoluyla yollarımızı ayırdık,
yıkım kararına ilişkin encümen kararı hakkında bilgim yoktur, benim hastanedeki yönetici pozisyonum hekimleri işe alma, yerleştirme ve hastanedeki koşulları hakkındadır, Böbrek vakfı yetkilisi ile görüştüğümde bana aktardığı kadarıyla bu süreçlerin çok uzun zamandır sürdüğü defalarca karar alıp değiştiği bana ifade edildi, bizimle devam etmek istemeyen hekimlerle karşılıklı görüştük, bize 2 aylık bedelin ve diğer yan haklarının ödemelerini talep ettiler, kendilerine bunu borç bildiğimiz için ödemeyi gerçekleştirdik, arabulucu marifetiyle diğer hekimlerle görüştük ve sözleşmeler feshedildi,
... hocamız ile de görüştük ancak anlaşma sağlanamadı, ... hocamız bizle Üroloji ve Organ Nakli bölümünde çalışıyordu, ... Hastanemizde hocamızın yalnızca Üroloji bölümünde çalışmasını teklif ettik, hekimlerin tamamını ... Hastanemizde de çalışabileceklerini teklif ettik, biz tüm hekimlerimize bizimle çalışmaya devam etmelerini teklif ettik, ... hocamıza ... Hastanemizde çalışabileceğini teklif edip etmediğimizi hatırlamıyorum, dedi. şahitlik ücreti istemiyorum'' dedi.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği 24/10/2025 tarihli 11 sayfadan ibaret ek raporunda özetle;
Davacının faiz türü ve oranına ilişkin itirazına yönelik olarak, taraflar tacir
olduğundan ve taraflar arasında akdi faiz yönünden bir sözleşme olmadığından
uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 sayılı
yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin
“avans” oranında hesaplanacağı belirtildiği bu nedenle Sayın Mahkemece davacının
alacak iddiasının benimsenmesi durumunda davacının belirlenen asıl alacağına avans
faizi yürütülebileceği, bu hususta kök rapordaki görüşün özünün aynı perspektif ile
muhafaza edildiği,
Heyet üyelerinden ticaret hukuku nitelikli hesaplamalar uzmanı ...’ın,
3095 sayılı Kanun m. 2/f.1 gereğince aynı Kanun m. 1’de öngörülen oranın, burada davacının
alacakları için temerrüt faizi oranı bakımından da uygulanması gerektiği görüşünün Sayın
Mahkemenin takdirinde olduğu, bu doğrultudaki hesaplamanın kök raporda bulunduğu,
Davalı tarafın zaman aşımı ve cezai şarta ilişkin itirazları yönünden ise söz
konusu itirazlar özü itibariyle hukuki mahiyette olup Sayın Mahkemenin takdirlerinde
olduğu, Ek rapor aşamasında da bu hususlar ilişkin dosyaya sunulu yeni bir bilgi ve
belge olmadığından kök rapordaki görüşlerimiz muhafaza edildiği,
Davalı şirketin 2024 yılına ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesi eki
bilançosuna göre özvarlığı 30.278.487,10TL olarak tespit edildiği, Kök raporda 1.123.104,98TL cezai şart hesaplanmış olmakla 30.278.487,10TL özvarlık içinde
1.123.104,98TL cezai şartın davalının ticari mahvına neden olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 14/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle. "Dava dilekçemizde müspet zarar talebimiz fazlaya dair haklarımız saklı kalarak 1.000-TL olarak talep edilmiştir. Bilirkişiler kök ve ek raporda müspet zararın-kar mahrumiyetinin 699.132,85 TL (faiz hariç) olacağını tespit etmişlerdir.
İş bu nedenlerle Müvekkilimizin uğradığı kar kaybı- müspet zarar talep hakkını ıslah ederek müspet zarar talebimizin 699.132,85- TL olduğunu ve ıslah harcımızın bu tutar üzerinden yatırılacağını belirtmek isteriz. Bu tutara da ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizden faiz işletilmesini talep etmekteyiz.Davamızda her iki taraf da tacirdir. Davaya konu işlemde ticari işle ilgilidir.
Şayet Sayın Mahkemeniz tarafından mevduata uygulanan en yüksek faiz talebimiz kabul edilmez ise Sayın Bilirkişiler tarafından belirtilmiş bulunan değişen oranlarda kademeli olarak "avans" faiz" olarak karar verilmesini talep etmekteyiz.
Müvekkilimizin bakiye hizmet alacağı (cari hesap alacağı) için dava dilekçemizde talebimiz fazlaya dair haklarımız saklı kalarak 1.000-TL olarak talep edilmiştir.Bilirkişiler kök ve ek raporda 229.947,63-TL (faiz hariç) olacağını tespit etmişlerdir. İş bu nedenlerle Müvekkilimizin cari hesap alacağı talep hakkını ıslah ederek talebimizin 229.947,63-TL olduğunu ve ıslah harcımızın bu tutar üzerinden yatırılacağını belirtmek isteriz.
Bu tutara da ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizden faiz işletilmesini talep etmekteyiz.Davamızda her iki taraf da tacirdir. Davaya konu işlemde ticari işle ilgilidir.
Şayet Sayın Mahkemeniz tarafından mevduata uygulanan en yüksek faiz talebimiz kabul edilmez ise Sayın Bilirkişiler tarafından belirtilmiş bulunan değişen oranlarda kademeli olarak "avans" faiz " olarak karar verilmesini talep etmekteyiz." şeklinde beyanlarda bulunarak davayı ıslah etmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasında 01/11/2015 tarihinde Tıbbi Hizmet Alım sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme devam ederken davalının faaliyet gösterdiği hastane binası hakkında; .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında yıkım kararı verildiği ayrıca .... İdare Mahkemesinin ...
Karar sayılı dosyasında binanın yıkılması talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine 01/02/2024 tarihinde davalının faaliyet gösterdiği hizmet binası kapatılarak sağlık hizmetleri durdurulmuştur. Davacı tarafından .... Noterliğinin 05/02/2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiştir. Davacı tarafından, sözleşmeden kaynaklanan alacak, müspet zarar ve cezai şart talebi ile iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Sözleşmeden kaynaklanan alacak yönünden; Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini tasdik ettiği, ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan alacağının bulunmadığı ancak davalıya ait "... İşletim Sistemi Mali Takip Modülü" kayıtları üzerinden davacının hakediş faturalarının davacıya bildirilmesi suretiyle faturalandırıldığı, bu sistem kayıtlarının incelenmesinde davacının (faturalandırılmamış) 229.947,63 TL alacağının bulunduğu tespit edildiğinden mahkememizce bu kayıtlara itibar edilerek davacının sözleşmeden kaynaklanan bakiye 229.947,63 TL cari hesap alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Müspet zarar alacağı yönünden.
Taraflar arasındaki Tıbbi Hizmet Alım sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davalının faaliyet gösterdiği bina hakkında yıkım kararı alınmasının mücbir sebep mücbir sebep savunması, bu kavramın öngörülmezlik unsuru açısından değerlendirildiğinde; davalı tarafından uzun süredir yargılama sürecinin devam ettiğini, 28.12.2023 tebliğ tarihli yazı üzerine harekete geçilerek 17.01.2024’te planlanan yıkım için 31.01.2024’e kadar süre alabildiğini ifade etmektedir.
O zaman ve bu arada tacir olan Davalı tarafın basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü de (TTK. m. 18/no.2) dikkate alındığında, Davalının anlattığı süreç sonunda hastane binasının boşaltılmak durumunda kalınabileceği sonucu ve bu sonucun Davalının yükümlülükleri, Davacı tarafla yaptığı dahil, kurduğu sözleşme ve ilişkileri etkileyeceği, yani bu sözleşme ve ilişkilerin ihlali ile zarara neden olacağı hususu, Davalı için öngörülmez değildir.
Kaçınılmazlık unsuru itibariyle de Davalı taraf, hastane binasının boşaltılması sonucunda meydana gelecek olan yükümlülüklerinin ihlali ve dolayısıyla zararlı sonuçları önleme imkan ve olanağına sahiptir. Bu kapsamda Davalı, yapabileceği girişimlerde bulunduğunu, davacıya ...
Grup bünyesinde başka hastanelerde faaliyetine devam ettirme imkanı sunduğunu beyan etmekte ise de davacının 01.11.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan faaliyete uygun olanağı sunduğunu ispat edememiştir.
Bütün bunlar uyarınca, davalının mücbir sebep savunmasının kabul edilemeyeceği, davacının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, bu kapsamda müspet zarar talebinde bulunabileceği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile sözleşmenin fiilen sona erdiği 01/02/2024 ile davacının aynı nitelikte başka işte çalışmaya başladığı 01/07/2024 tarihleri arasında kar kaybı talebinin makul olduğu bu yönde hesaplama yapılmış ise de mahkememize İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 04/03/2026 tarihli müzekkere cevabında davacının 22/04/2024 tarihi itibariyle muayehanesinin bulunduğu bildirildiğinden mahkememizce resen 01/02/2024 ile 22/04/2024 tarihleri
arasında kar kaybı bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın oranlanması suretiyle hesap edilmiş olup davacın 318.493,84 TL müspet zarar alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından hükümden sonra il sağlık müdürlüğü cevabi yazısının maddi hata sonucu yanıltıcı cevap verildiği iddia edilmiş ise de hükümden sonra gerekçeli kararda değişiklik yapılamayacağından bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Cezai şart alacağı yönünden. Yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.7.
Maddesi gereği son 4 aylık hizmet bedeli tutarında cezai şart bedelini ödeyeceğinin belirtildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile cezai şart bedelinin 1.123.104,98 TL olarak hesap edildiği, cezai şart bedelinin davalının ticari mahvına sebep olmayacağı bilirkişi ek raporu ile tespit edilmiş olup davacının cezai şart talebinin kabulüne karar verilerek davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin davacıya 05/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği,
ihtarnamede belirtilen 7 günlük süresin ilave edilmesi ile 12/02/2024 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren avans faize hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/400, K. 2026/348, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama