KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/770 Esas
- Karar no
- 2026/355
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2025
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle. 03.10.2024 günü davacı firmanın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ...
Plakalı araç seyir halindeyken, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sol şeride geçecekken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyere çarpıp spin atarak orta şeritte seyir halinde olan davacı şirkete ait araca çarptığını, kaza sonucu, davacı şirketin aracı muhtelif yerlerinden hasar görmüş ve trafiğe çıkmaya uygunsuz hale geldiğini, davalı taraf asli kusurlu olduğunu, diğer davalı araç sahibi de işleten sıfatına sahip olup aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu,
davacı şirkete ait ...plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararının kusur oranı, zarar miktarı ve başkaca tüm talep ve hakları yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 250,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı şirketin uğramış olduğu kazanç kaybının kusur oranı, zarar miktarı,
onarım süresi ve başkaca tüm talep ve hakları yönünden saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 250,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, aracın kaza tarihindeki günlük kiralama bedelinin bildirilmesi için İTO'ya müzekkere yazılmasını, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alındığında yargılamanın uzamasını engellemek maksadıyla mahkemeden tensip zaptı ile birlikte kurulacak ara karar neticesinde dilekçeler aşamasından sonra dosyanın bilirkişiye tevdini,
arabuluculuk sürecinde anlaşamama tutanağı düzenlenmesi sebebiyle AAÜT m.16/2-c hükmü gereğince lehimize arabuluculuk taraf vekilliği vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama harç ve masraf giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER
-Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesi gereğince ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ise TTK’nın 4. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmesi gerekir. Buna göre, tarafların tacir olması tek başına yeterli olmayıp, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta dava; trafik kazası nedeniyle araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı ile kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu sorumluluk, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden değil, Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilen haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Davacı şirketin ticari şirket olduğu ve zarar gören aracın filo kiralama faaliyetinde kullanıldığı anlaşılmakta ise de, bu husus tek başına uyuşmazlığın ticari dava sayılması sonucunu doğurmaz. Nispi ticari davadan söz edilebilmesi için uyuşmazlığın davalı tarafın ticari işletmesiyle de ilgili olması gerekir. Davalı araç malikinin ticaret şirketi olması da tek başına yeterli değildir.
Dosya kapsamından kazaya karışan ...plakalı aracın davalı şirketin ticari işletme faaliyetinin yürütülmesi kapsamında kullanıldığına ilişkin açık ve somut bir delil bulunmamaktadır. Aracın hususi nitelikte olması ise tek başına belirleyici olmamakla birlikte, aracın ticari amaçla kullanıldığı yönünde güçlü bir karine de oluşturmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın davalı şirketin ticari işletme faaliyetinden kaynaklandığı ispatlanamamıştır.
Öte yandan davalı sürücü gerçek kişi yönünden de, eylemin onun ticari işletme faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiğine ilişkin herhangi bir iddia veya tespit mevcut değildir. Bu haliyle uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu söylenemez. Bu nedenle eldeki dava, TTK m.4 anlamında nispi ticari dava niteliği taşımamaktadır.
Uyuşmazlık genel hükümlere tabi haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi niteliğinde olup, davaya bakma görevi genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması zorunlu olup, Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygundur.
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/770, K. 2026/355, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama