KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/90 Esas
- Karar no
- 2025/477
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/02/2025
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... arasında hem yazılı hem de sözlü olarak Ticari borç alımına ilişkin anlaşma yapılmış ve bu anlaşma gereği davacı 27/03/2023 tarihinde davalıya ait ...Bankası A.Ş. ...
IBAN Numaralı hesaba toplam 344.485,00 TL borç para gönderdiğini, taraflar arasında yapılan ve ek'te sunduğumuz sözleşmeden de görüleceği üzere davalı bu borcunu 158.000,00 TL'si 2023 yılının Mayıs ayının 15 ila 20'sinde, geri kalanı ise yine aynı yılın 6. ayında davacıya ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak işbu borcun vadesi gelmesine rağmen davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın kabulünü, davalının ticari amaçla müvekkilden aldığı 344.485-TL'nin davalının temerrüde düştüğü 28.11.2024 tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya iadesini,
borçluya gönderilen ihtarname sebebiyle yapılan 1.437,04 TL masafın faiziyle birlikte davacıya iadesini, davalıya gönderilen borç paranın bilirkişilerce denkleştirici adalet ilkesine uygun şekilde tespiti yapıldıktan sonra ortaya çıkacak farkın (yalnızca bu fark yönünden belirsiz alacak davası olarak arttırılmak ve eksiltilmek üzere şimdilik 1000 TL'nin) yasal faiziyle birlikte davacıya iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Somut Olayda, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ödünç para sözleşmesinden kaynaklandığı sözleşmenin konusu incelendiğinde TTK da düzenlenen sözleşme türlerinden olmadığı dolayısı ile davanın mutlak ticari dava niteliği taşımadığı diğer taraftan davacının tacir sıfatı bulunmadığı dolayısı ile nispi ticari dava niteliği taşımadığından mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/90, K. 2025/477, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama