KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/677 Esas
- Karar no
- 2019/1051
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 06/06/2016
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davacı ... TAŞ davalı ...A.ş ile 03.04.2007 tarihli paylı hasılat kiralama sözleşmesinin bağıtlandığını, sözleşme ile davalıya tüm menkul ve gayrimenkullerin teslim edilip, işletme hakkı verildiğini,
Davalının temerrütte düşmesi nedeniyle sözleşmenin fesih edildiğini,İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesi nin ...-... sayılı kararı ile davalının taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini, kararın Yargıtay dan geçerek kesinleştiğini,
Davalının icra yoluyla davalının tahliyesi işlemi yapıldığını, bu işlem sırasında davalının kira sözleşmesi ile devir aldığı menkul ve gayrimenkullere verdiği zararında tespit edildiğini, 03.06. 2015 tarihi itibarıyla tesisteki tüm demirbaşların hasar, zarar ve ziyanı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 200,000,00 TL alacağın tahliye tarihi olan 03/06/2015 den itibaren davalının tacir olması da dikkate alınarak ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/07/2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 11.880.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davacı tarafından dürüstlük kuralına aykırı hareketle hakkın kötüye kullanıldığını, sözleşmenin feshi sebeplerinin doğru olmadığını, İşletme hakkı devir sözleşmesinin adi bir kira sözleşmesi olmadığını, kendi edimini yerine getirmeden şirketin edimini yerine getirmesinin beklenemeyeceğini, işin esasına girilmeden eksik harcın tamamlanması gerektiğini, yasaya aykırı verilen tahliye kararı ile yatırımlarının yarım kaldığını, ömrünü yitirmiş tesislerin deniz kenarında olması,
kullanılan ham madde ve işletme malzemelerinin asit esaslı olması nedeniyle yapıya hasar verdiğini, bu sebeple malzemelerin söküldüğünü tanklar için 5.000.00-USD harcama yapıldığını,toplamda 100.000.00,-USD müvekkil zararı bulunduğunu belirterek davacı şirketin talebinin reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; Taraflar arasında bağıtlanan 03.04.2007 tarihli paylı hasılat kiralama sözleşmesi nedeniyle kira dönemi içinde, sözleşme ile davalıya teslim edilen taşınır ve taşınmazlarda meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Somut olayda;İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesi nin ...esasında açılan dava dosyasında yapılan yargılama sonunda ... sayılı görevsizlik kararı verilmiş dava dosyası tevzien mahkememize gelmiştir.
Dava dosyasında taraflar arasındaki temel ilişki 03.04.2007 tarihli paylı hasılat kiralama sözleşmesidir. 6100 Sayılı HMK nun 4.maddesi gereği kira ilişkisinden doğan tazminat davasında Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
HMK.nun 1. maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden tarafların arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkememiz davaya bakmakla görevsiz olup, bu dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün olmamakla, davanın saptanan dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
14 14/11/2019 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/677, K. 2019/1051, 14 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama