KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/270
- Karar No
- 2024/410
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/282 Esas
- Karar no
- 2024/419
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 13/04/2023
- Karar tarihi
- 09/07/2024
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin kripto para alım-satım platformu olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası üzerinden gönderilen 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine kayıtlı elektronik posta üzerinden süresi içerisinde itiraz edildiğini, icra dosyasında borçlu olan ...'ın müvekkili şirket nezdinde bir hesabı, hak ve alacağının bulunmadığını belirterek Ankara ...icra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin, dava konusu takip borçlusu ...'a borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafça açılan davada yetkili mahkemenin İcra İflas Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin yerleşim yerinin de Ankara'da bulunduğunu, bu kapsamda yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde Ankara ...
İcra Müdürlüğü dosyası üzerinden gönderilen 89/1. ve 89/2. haciz ihbarnamelerine kep üzerinden itirazlarının sunulduğu iddia edilmişse de icra dosyasına sunulan usule uygun itiraz mevcut olmadığından 89/3. haciz ihbarnamesi de gönderildiğini, davacı tarafça usule uygun bir şekilde haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi sebebi ile borcun davacının zimmentinde olduğunun kabul edildiğini, bu kapsamda davacı yanın borçtan dolayı sorumluluğu söz konusu olduğundan ileri sürülen haksız ve mesnetsiz iddiaların kabulünün mümkün olmadığını,
davacı tarafça buna ilişkin şikayet yoluna başvurması gerekirken dava açılmış olması dahi itirazların usule uygun olarak gönderilmediğini gösterdiğini, davacı yanca sunulan dava dilekçesinin aksine Ankara ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası kapsamında davacı tarafa usule ve kanuna uygun olarak birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacı tarafça işbu ihbarnamelere itiraz edilmediğinden üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu kapsamda ispat yükünün yerleşik yargıtay kararları doğrultusunda davacı tarafta olduğunu ve davacı yanın borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmemiş olan ve bu yüzden borç zimmetinde sayılmış bulunan kendisine gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine de itirazda bulunmayan ve buna rağmen üçüncü kişiye bildiriminde (üçüncü haciz ihbarında) bulunması üzerine üçüncü kişi takip borçlusunun kendisinde böyle (haciz ihbarnamesinde belirtilen) bir alacağı yok ise zimmetinde sayılan bu borcu ödemekten kurtulmak için üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde genel mahkemede menfi tespit davacı açabilir yetkili mahkeme ise takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. (İİK72 VIII)
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır.
2004 sayılı kanunun 89'uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelinin oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı,
2004 sayılı kanunun 89'uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/270, K. 2024/410, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama