KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- Esas no
- 2025/225 Esas
- Karar no
- 2026/195
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin işlettiği otelde konaklayan misafirlerin bir kısmının konaklamaya ilişkin rezervasyon işlemlerini davalıya ait internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiğini, konaklamaya ilişkin müvekkiline ödenmesi gerekli hizmet bedelini de yine aynı internet sitesi aracılığı ile davalıya ödediğini, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereği kendisine ödenmesi gerekli tutar karşılığında davalıya faturaların düzenlendiğini, toplam 351.976,64-TL fatura düzenlendiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu,
belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, www.otelz.com adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının müvekkilinin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, müvekkiline faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini kanıtlamadığını, ayrıca müvekkilinin , davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının olduğunu,
bu alacaklar yönünden de takas - mahsup taleplerinin bulunduğunu, yine davacı yanın itirazın iptali davasını kısmi dava olarak açtığını, anacak itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağını, bu nedenle davacının davasının genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını belirterek, haksız davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile talep edilen 1.000-TL'lik alacağın 377.106,77-TL ıslah edilerek 378.106,77-TL talep edildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden faizler dahil toplam 406.336,86-TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Davacı şirketin ticari defterleri, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca delil niteliğine haizdir. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (açık hesap ilişkisi) bulunmaktadır. Davacı kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde davalıdan 348.133,84-TL alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiştir .
Davacının davalıdan ....İcra Müdürlüğü 2025/... takip sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte,
351.976,64-TL asıl alacak
54.360,22-TL takip öncesi işlemiş faiz,
Toplam 406.336,86-TL talep ettiği ,
Yapılan incelemede davacının, davalıdan BK. 117.madde gereği temerrüt oluşmadığından 54.360,22-TL takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin değerlendirildiği, (Sayın Mahkemenin davacının faiz talebini benimsemesi halinde de davacının takip öncesi talep edebileceği faiz tutarı 53.827,10-TL olarak hesap edilmiştir.)
Davacının yevmiye defterinde kayıtlı davalıdan 348.133,84-TL asıl alacak talep edebileceği hesaplanmış olup, asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %49,25 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekecektir.
Değerlendirmelerim , asli ve nihai hukuki takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz ederim ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı alacağın ödenmediğinden bahisle davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile yapılan incelemede; davacının kendi defter kayıtları uyarınca davalıdan 348.133,84 TL alacaklı olduğunun, faturaların davalıya tebliğ edilmiş olduğunun, davalının defterlerini incelemeye sunmadığının tespit edildiği,
anılan rapora davacı tarafça işlemiş faiz yönünden itiraz edilmiş ise de, TTK 1530.maddenin konuluş amacının , mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi , büyük işletmelere karşı korumak olduğu, dolayısıyla davacı tarafın davalıdan TTK 1530.maddesi gereğince işlemiş faiz talep edemeyeceği, taraflar tacir olmakla işleyecek faizin avans faizi olması gerektiği, nitekim takipte de avans faizi talep edildiği,
davalı tarafın TBK'nun 117. maddesi uyarınca takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği, davalı tarafa ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun öninceleme duruşma zaptıyla birlikte davalı vekiline tebliğen ihtarına rağmen,
davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de olmadığı, bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği,bu durumda davacı yanın sunmuş olduğu kayıtların kendi lehine delil olacağı, şu aşamada varsa hizmet almadığı, mal teslimi yapılmadığı veya faturaların yasal süresinde iade edildiği ve borcun olmadığı iddialarını davalının ispat etmesi gerektiği ancak defter kayıtlarını sunmayan davalının başkaca bir delil de sunmadığı gibi ispat yükünün davacıda olduğunu savunduğu,
yine takas mahsuba konu bir alacak olup olmadığının da davalı defter kayıtları sunulmadığından tespit edilemediği, faturaların tamamının BS BA formlarında beyan edilmemesinin alacağın varlığını başkaca delillerle ispata ve tahsiline engel olmayacağı, böylece davalının rapora itirazlarının da reddi gerektiği anlaşılmakla; davanın 348.133,84-TL asıl alacak tutarı üzerinden kısmen kabulüne, alacak faturaya dayalı ve davalı tarafça belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/225, K. 2026/195, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama