KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/628 Esas
- Karar no
- 2024/816
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/10/2021
Karar Metni
2.824 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.01.2021 tarihinde ... İli ... Mh. ... Meydanı ... Otel önünde bulunan otobüs durağı karşısında ... plakalı araç sürücüsü müvekkilinin sol şeritten normal hızda ilerlerken
plakası tespit edilemeyen bir araç tarafından tam çarpacağı esnada müvekkilinin ani freni sonucu müvekkilinin yere düşerek sol el bileğini kırdığını; kaza ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı
2021/ 5322 soruşturma sayılı dosyasında bulunan belgeler ile de sabit olduğu üzere yasal olarak plakası belirlenemeyen araçların sebebiyet verdikleri kazalarda cismani zarar tazminat taleplerinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini; müvekkilinin düşerek sürekli maluliyetine sebebiyet veren aracın kusurlu olduğunu; belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL sürekli
iş göremezlik, 250 TL geçici iş göremezlik, 250 bakım gideri olarak toplamda 1.000TL cismani zarar tazminatının 12.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki davada talebin reddedilmiş ya da 15 günlük değerlendirme süresini geçmiş olmadığını; aksine talebin değerlendirmeye alınabilmesi için gerekli evrakların talep edildiğini ancak karşılıksız bırakılarak dava açıldığını; dava konusu kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını; görgü tanığı, kamera kayıtları ve sair delillerin birlikte toplanması ve kuşkuya mahal vermeyecek şekilde kazanın gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini; öncelikle kazanın plakası ve sürücüsü tespit edilememiş bir aracın kusuru ile gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini;
zira müvekkili kurumun ancak bu doğrultuda diğer şartların da sağlanması halinde kanun ve yönetmeliklerdeki sınırlar çerçevesinde zarar görenin zararını karşılayacağını; kazaya neden olan aracın müvekkili ...’nın
sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olmasının şart olduğunu; kusur durumuna ilişkin adli trafik bilirkişi heyetinden (Yargıtay tarafından da benimsenen görüş uyarınca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas
Dairesi'nden) denetime elverişli ve ayrıntılı inceleme yapılmış bir rapor alınarak ve iddia edilen kazanın gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini; koruyucu ekipmanların tespit edilemediğini; kullanıldığının
ispatının davacıya ait olduğunu; ayrıca sürücü belgesi olup olmadığı, olay anında alkollü olup olmadığının da bilinmediğini; öncelikle başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı
yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 11/02/2022 tarihli duruşmasında dosyanın ATK ya gönderilerek davacının maluliyet oranının ve bakıcı yardımına muhtaç olup olmadığı, bakıcı yardımına muhtaç ise süresinin erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre tespiti hususunda rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup 27/07/2023 tarihli ATK raporunda özetle: " SONUÇ
Mevcut belgelere göre;
... oğlu 01/11/1979 doğumlu, ... ...’nın 12/01/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
I. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %14
II. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.9’a göre üst ekstremite özürlülük oranı %4
III. Balthazard formülüne göre toplam üst ekstremite özürlülük oranı %17,44 olup Tablo 2.3’e göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10 (yüzdeon) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 11/10/2023 tarihli duruşmasında dosyanın, dosya içerisindeki kaza anına ilişkin bilgi belgeler incelenerek; kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyanın 1 trafik kazalarında kusur alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen
bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Plakası Belli Olmayan Beyaz Renkli Aracın Sürücüsünün; meydana gelen 12.01.2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda herhangi bir fiziksel teması olamamasına rağmen davranışı ile seyir
halindeki diğer araçların güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/f ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-6’da belirtilen asli
kusurlardan “Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma” kusuru nedeniyle ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANININ %100 (Yüzde Yüz) olduğu;
2. Davacı Sürücü ... ...’nın; sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile motosikletinin ve kendisinin direksiyon hakimiyetini kaybederek sol yan üstüne düşmesi sonucunda meydana gelen 12.01.2021 tarihli tek araçlı, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının oluşumunda, seyir istikametinin sağ tarafından yaklaşmakta olan aracı görerek paniklemesi sonucunda düştüğü ve seyir hızının ise normal olduğu anlaşıldığından; meydana gelen kazada herhangi bir trafik kusurunun bulunmadığından; Atfı Kabil kusurunun bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu,
3. Davacı ... ...’nın motosikleti ile seyri esnasında kask kullandığı görülmüş olup, müterafik kusurunun da bulunmadığı
" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşmasında Dosyanın 1 aktüerya bilirkişisine tevdine, bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere söz konusu kaza sebebiyle davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacak kalemlerinden hangilerini ne miktarda davalıdan talep edebileceği hususunda dosya arasına celp edilmiş olan SGK cevabi yazıları, ATK raporu ve kusur raporu dikkate alınarak ve poliçe kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim edilmesini istenilmesine karar verilmiş olup 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda,
yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca;
A) Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de
yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI
GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 ‘de Resmi Gazete ‘de
yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
b) Dava dışı SGK tarafından davacıya toplamda 11.408,25 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı tespit
edilmiş olup, yapılan ödemelerin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi kısmının davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği,
c) Davacı ... ... ’in hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 11.303,60 TL olduğu, dava dışı SGK
tarafından yapılan 11.408,25 TL Geçici İş Göremezlik ödemesinin tenzili sonrası Bakiye Geçici İş Göremezlik zararının olmadığı,
d) Davacı ... ... ’in hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 600.584,99 TL olduğu, Yargıtay
kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari olan ve Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı
Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 170.584,99 TL olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından 11/06/2024 tarihinde sunulan dava değeri arttırım dilekçesi ile 250 TL sürekli iş göremezlik taleplerini 429.750 TL arttırarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 430.000 TL olarak belirli hale getirdiklerini bildirmiş ve davanın kabulüne karar verilerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmişlerdir.
Mahkememizin 26/06/2024 tarihli celsesinde; davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde 250,00-TL sürekli iş göremezlik talebinin 430.000,00-TL ye artırıldığının bildirildiği dava dilekçesinde ise sürekli iş göremezlik talebinin 500,00-TL olarak belirtildiği görülmekle davacı vekiline bu hususta dilekçesini açıklamak üzere 2 hafta süre verilmesine karar verilmiş olup davacı vekilinin 05/08/2024 tarihli beyan dilekçesinde ilgili dosyada belirsiz alacak arttırım dilekçesinde her ne kadar 250 TL sürekli iş göremezlik talepleri olduğunu ve bunun üzerinden arttırım yapıldığı beyan edilmiş ise de bunun sehven yazıldığını,
ilgili dosyada bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL sürekli iş göremezlik taleplerini 429.500 TL arttırarak 430.000 TL olarak belirli hale getirdiklerini beyan etmişlerdir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; 12/01/2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü davacının , sol şeritte normal hızında ilerlerken plakası tespit edilemeyen bir araç tarafından tam çarpacağı esnada davacının ani freni sonucu yere düşerek sol bileğini kırdığını, kaza nedeniyle davacının maluliyetinin oluştuğunu, açıklanan nedenlerle davacının sürekli işgöremezlik, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderine ilişkin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... karşılayacaktır.
Yargılama esnasında davacı asilin kaza tarihi ve sonrasına ilişkin tüm hastane kayıtları, tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan rapor tanzimi istenilmiş olup 28/07/2023 havale tarihli ATK raporunda özetle; " Mevcut belgelere göre;
Çetin oğlu 01/11/1979 doğumlu, ... ...’nın 12/01/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
I. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %14
II. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.9’a göre üst ekstremite özürlülük oranı %4
III. Balthazard formülüne göre toplam üst ekstremite özürlülük oranı %17,44 olup Tablo 2.3’e göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10 (yüzdeon) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
Alınan ATK raporu akabinde dosyanın, dosya içerisindeki kaza anına ilişkin bilgi belgeler incelenerek; kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla 1 trafik kazalarında kusur alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 29/11/2023 tarihli raporda " 1. Plakası Belli Olmayan Beyaz Renkli Aracın Sürücüsünün;
meydana gelen 12.01.2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda herhangi bir fiziksel teması olamamasına rağmen davranışı ile seyir halindeki diğer araçların güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 84/f ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 157/a-6’da belirtilen asli kusurlardan “Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma” kusuru nedeniyle ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, KUSUR ORANININ %100 (Yüzde Yüz) olduğu;
2. Davacı Sürücü ... ...’nın; sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile motosikletinin ve kendisinin direksiyon hakimiyetini kaybederek sol yan üstüne düşmesi sonucunda meydana gelen 12.01.2021 tarihli tek araçlı, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının oluşumunda, seyir istikametinin sağ tarafından yaklaşmakta olan aracı görerek paniklemesi sonucunda düştüğü ve seyir hızının ise normal olduğu anlaşıldığından; meydana gelen kazada herhangi bir trafik kusurunun bulunmadığından; Atfı Kabil kusurunun bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu,
3. Davacı ... ...’nın motosikleti ile seyri esnasında kask kullandığı görülmüş olup, müterafik kusurunun da bulunmadığı kanaatlerine varılmış" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Kusur raporunun alınmasına müteakip mahkememizce dosyanın 1 aktüerya bilirkişisine tevdine, bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere söz konusu kaza sebebiyle davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacak kalemlerinden hangilerini ne miktarda davalıdan talep edebileceği hususunda dosya arasına celp edilmiş olan SGK cevabi yazıları, ATK raporu ve kusur raporu dikkate alınarak ve poliçe kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim edilmesini istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 22/05/2024 tarihli raporda " İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca;
a) Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 ‘de Resmi Gazete ‘de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K.
Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
b) Dava dışı SGK tarafından davacıya toplamda 11.408,25 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup, yapılan ödemelerin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi kısmının davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği,
c) Davacı ... ... ’in hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 11.303,60 TL olduğu, dava dışı SGK tarafından yapılan 11.408,25 TL Geçici İş Göremezlik ödemesinin tenzili sonrası Bakiye Geçici İş Göremezlik zararının olmadığı,
d) Davacı ... ... ’in hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 600.584,99 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari olan ve Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 170.584,99 TL olduğu,
Mütalaa olunmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 11/06/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı tarafça sürekli işgöremezlik talebinin 430.000,00-TL olarak belirli hali getirildiği bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; alınan raporlar kapsamında ve poliçe teminat limitleri de dikkate alınarak davacının davalıdan 430.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunabileceği davacının da dava dilekçesindeki bu alacak kalemine ilişkin talebini bu miktar üzerinden belirli hale getirdiği, dosya kapsamında mevcut hüküm kurmaya elverişli ATK raporu uyarınca davacının sürekli işgöremezlik zararının bulunduğunun tespit edildiği, açıklanan gerekçelerle bu alacak kalemine ilişkin istemin kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Davacının geçici işgöremezlik ve bakıcı tazminatı talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; dosya kapsamındaki belgelerden davacıya dava dışı SGK tarafından 11.408,25-TL geçici işgöremezlik ödemesi yapıldığı, dosya kapsamında alınan aktüerya bilirkişi raporu ile davacının geçici işgöremezlik zararının 11.303,60-TL olduğunun hesaplandığı,
bu hali ile SGK tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında davacının bakiye geçici işgöremezlik zararının bulunmadığının anlaşıldığı açıklanan nedenle bu alacak kalemine ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacı tarafça dava delikçesinde her ne kadar bakıcı alacağı talebinde bulunulmuş ise de dosya kapsamında alınan ATK raporunda davacının başka birinin bakımına muhtaç olmadığının rapor edildiği açıklanan nedenlerle bu alacak kalemine ilişkin zararın da ispatlanmadığı kanaatine varıldığından bu talebin de reddi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/628, K. 2024/816, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama