KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/383 Esas
- Karar no
- 2024/921
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/05/2022
Karar Metni
2.043 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 05.05.2020 tarihinde ... ... ... Mah. ... ... Cad. Üzerinde bulunan yeraltı güzergahı ve güzergaha ait boruların ... Genel Müdürlüğü taşeronları ... Ticaret Ltd. Şti., ... .A.Ş., iş ortaklığı ve ...
Limited Şirketi tarafından yapılan su kanalı çalışmaları sırasında kırılarak hasara uğratıldığını, hasarı müteakip teknik personel tarafından olay yerinde tutanak düzenlenmek suretiyle hasarın tespit edildiğini, hasar nedeniyle şirketin 28.638,87 TL maddi zararı meydana gelmiş olduğunu;
zararın ayrıntılarını gösterir keşif evrakı ve hasar tutanağının delil listesi ekinde sunulduğunu, ... firmasınca hasarın giderilmiş olduğuna ilişkin iş emirlerinin de sunulduğunu, işbu dava öncesi 25.04.2022 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, 26.05.2022 tarihinde taraflar ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı için toplantıda anlaşmama tutanağının imza altına alındığını beyanla 28.638,87 TL hasar bedelinin 05.05.2020 hasar tarihinden itibaren T.C.
Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının her ne kadar müvekkili şirketlerinde içinde bulunduğu bir çalışma sırasında davacıya ait altyapı tesisatının hasara uğraması iddiası ile tazminat talep etmiş ise de davacının işbu iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacıya ait alt yapı tesisatının hasara uğramasında müvekkili şirketlerin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketlerin, ... tarafından kendilerine verilen çalışma düzeninde eksiksiz ve 3. kişilere zarar vermeden çalışmalarını tamamlamış bulunduklarını,
dolayısıyla davacıya ait bir zarar var ise dahi işbu zararın meydana gelmesinde müvekkili şirketlerin bir dahli ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının, iddialarına mesnet olarak zararın meydana gelmesinin akabinde tutulan hasar tutanaklarını gösterdiğini, ancak işbu hasar tutanaklarında müvekkili şirket çalışanlarından hiç kimsenin imzasının bulunmadığını, dolayısıyla tek taraflı davacı ve davacının çalışanları tarafından tanzim edilen hasar tutanaklarının delil niteliğinde olmadığını, işbu tutanakları kabul etmediklerini,
aynı şekilde davacının hasara ilişkin belirlediği miktar da yine davacı ve davacı çalışanları tarafından belirlenmiş olup hasar tutanakları gibi işbu bedelinde tek taraflı belirlenmesi nedeni ile kabulünün mümkün olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının, dava dilekçesi ile ... ... Mah. ... Cad. üzerinde 05.05.2020 tarihinde, ... yüklenici firması ile ...-...
İş Ortaklığı-... ekipleri tarafından alt yapı kazı çalışmalarının yapıldığını, müvekkil şirket ile diğer davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle davacıya ait tesislerin, hasara uğratıldığını ve maddi zararlarının doğduğunu, hasar bedelinden müvekkil ve diğer davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili ile diğer davalılar arasında su kanalı çalışmalarının yapımına yönelik sözleşmelerin mevcudiyetinin tespiti açısından, Kurum kayıtlarının celbi gerektiğini,. bu kapsamda, davacının iddia ettiği gibi ...,
müvekkili ve diğer davalılar arasında alt yapı kazı çalışmalarına yönelik sözleşme bulunması halinde bu sözleşmenin içeriğinin incelenmesi ve sözleşmedeki maddelerin yorumlanmasının da gerektiğini, aynı zamanda, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde hasarın gerçekleştiği tarih, 05.05.2020 olarak bildirilmişse de bu tarihin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini, dosyada mübrez Hasar Tespit Tutanağı’nın tanzim tarihinin 06/05/2020 olduğunu, tutanağın, hasar anında düzenlenmediğini, hasar sonrası düzenlendiğinden tutanağın gerçeği yansıtıp yansıtmadığının şüpheli olduğunu,
tutanakta müvekkili şirketi temsilen kimsenin imzasının da bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 07/07/2022 tarihli tensip zaptının 8-C maddesi ile dosyanın ... yönünden tefrik edilerek ayrı esasa kaydının yapılmasına karar verilmiş olup dosya mahkememizin 2022/... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 16/12/2022 tarihli celsesinde gelecek celse dinlenilmek üzere tanıklara meşruhatlı davetiye tebliğine karar verilmiş olup 19/04/2023 tarihli celsede dinlenilen ... tanığı ... (TCKN: ... ): " ben bahsedilen olayı hatırladım belirtilen tarihte ...'nin alt taşeronu olan ... şirketinin çalışanı olarak orada bulunuyordum. Saha sorumlusu idim. Olay günü biz içme suyu boru hattı döşüyorduk. Türk telokomun tranşesi ... hattanın daha üstünde bulunduğu için hat açma sırasında Türk Telekoma ait boruların koruyucu kılıfında açılmalar meydana geldi. Biz bu açılmaları kendimiz onararak üstünü kapattık. Herhangi bir kablo kopması olayı olmadı. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yine aynı celse ... tanığı ... (TCKN: ... ): " ben ... da iş makinesi operatörü olarak çalışıyorum olay günü ... borularının döşenmesi için kazı çalışmaları yaptık. Çalışmalar sırasında ... kablolarına zarar verilmedi. ... ait daha sonradan kablo geçirilme ihtimaline binaen döşenmiş korega borularının üstü bizim çalışmamız sırasında açıldı. Sahada bizimle birlikte ... un çalışanı ve sorumlusu olan ... beyde bulunuyordu. Biz maşondan çıkan korega borularını aynen yerine geri taktık. Sonradan ... bey bize borulara karışmayın ben daha sonra onları tamir ettireceğim dedi. Kablolara zarar verilmemiştir dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 19/04/2023 tarihli celsesinde davacı tanıkları ... 'ın gelecek celse dinlenilmek üzere hazır edilmesi için ilgili kolluğa müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup 25/10/2023 tarihli celsede dinlenilen davacı tanığı ... (TC: ... ): "Ben davacı şirkette çalışırım, 05/05/2020 tarihinde de davacı şirkette erişim ekip lideri olarak çalışırdım, bana sorduğunuz ... köyü mahallesi, ... Cad.
Üzerinde bulunan yer altı güzergahımızda kazı çalışmaları sırasında hasar olduğu bilgisini almam üzerine ben olay yerine gittim, burada davacı şirkete ait yer altı borularının davalı tarafça yapılan kazı çalışması sonucunda hasara uğradığını gördüm ve buna ilişkin tutanak tutuldu, davalı taraf tutanağa imza atmaktan imtina etti, bana gösterdiğiniz tutanakta benim ismim karşısındaki imza yeri boştur, o dönem görev değişikliği nedeniyle ben imza atmamıştım ancak tutanak tutulduğu gün oradaydım,
ben hasara sebebiyet verenin ... ve o mahalde ...'ye bağlı çalışan davalı firmaları olduğunu olay yerine gittiğimde oradaki tabela üzerinde isimleri yazması nedeniyle biliyorum, ...'nin isminin yazdığını net olarak hatırlıyorum, bunun dışında tabelada ... ya da ... yazıyor olabilir, aradan zaman geçtiği için bu hususu net olarak hatırlamıyorum, yaklaşık 3-4 km'lik bir güzergahta müvekkil şirkete ait borular kırılmış, parça parça hasar gelmiştir, tanıklık ücreti talebim vardır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yine aynı celse davacı tanığı ...
(TC: ... ): "Ben davacı şirkette 2021 yılına kadar çalıştım, 05/05/2020 tarihinde teknik personel olarak çalışırdım, hasarın meydana geldiği gün ben olay yerine gittim, davalı şirketlerin yaptığı kazı çalışması sonucunda müvekkile ait yer altı borularının yer yer kırılmış olduğunu gördüm, davalı şirketler yaklaşık 3 - 4 aydır ... bünyesinde bu bölgenin yer altı içme suyu tesislerinin yenileme işlemlerini yapıyorlardı, işlem sırasında kepçe ile kazım işi yaptıklarından daha önce de müvekkil şirketin yer altı sistemine zarar verdikleri olmuştu,
olay günü de olay yerine gittiğimde aynı şirketlerin burada çalışma yaptığını ve hasara sebebiyet verdiğini gördüm, biz bunun için bir tutanak tutttuk, tutanak altındaki bana gösterdiğiniz imza bana aittir, olay yerinde davalı şirket yetkililerinden kimse bulunmamaktaydı, davalının çalışanları vardı, çalışanlar imza yetkileri olmadıkları için imza atmak istemediler, telefonda görüştüğüm yetkililer ise imzadan imtina ettiler, meydana gelen zarar davacı şirket tarafından giderilmek zorunda kaldı, tanık ücreti hususunda takdir mahkemenindir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 29/05/2024 tarihli celsesinde dosyanın elektrik mühendisi bir bilirkişiye tevdii ile ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktasında rapor aldırılmasına karar verilmiş olup 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "a) Hasarların Oluşumunda Kusur Ve Sorumluluklar:
... ... ... Köyü Mah. ... ... Cad. Üzerinde bulunan yeraltı güzergahımız ve güzergaha ait borular ... Genel Müdürlüğü taşeronları ... Ltd. Şti., ... A.Ş., iş ortaklığı ve ... Limited Şirketi tarafından yapılan su kanalı çalışmaları sırasında kırılarak 05.05.2020 tarihinde hasara uğratılmıştır. ... tarafından hasar tespit edilmiştir. Maddi zararın ayrıntıları raporun aşağısında sunulmuştur. Yüklenici ... firmasınca hasar giderilmiştir. İşbu hasarın onarım bedellerinin detayları aşağıda verilmiştir.
B) Hasarlanan Kabloların Onarım Bedeli:
MalzemeBedeli 3.506,57 TL
İşçilik Bedeli 23.700,32 TL
Toplam Bedel 27.206,89 TL
KDV (%18) +4.897,24 TL
KDV Tevfikatı %30 - 1.469,17 TL Toplam 32.104,13 TL Ödenecek Tutar 30.634,96 TL Davacı şirketin talebi 28.638,87 TL ile sınırlıdır. Davacı ... A.Ş.'nin, 28.638,87 TL olan zararını hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kabloları hasara uğratan davalılar ... Ltd. Şti., ... A.Ş., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... nden müştereken ve müteselsilen talep edebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, davacıya ait telefon kablolarına ve altyapıya davalılar tarafından yapılan kazı sırasında zarar verildiğinden bahisle meydana gelen hasar bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz 1 no.lu celsesinde davalı ... yönünden açılan davanın tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmiş, diğer davalılar yönünden huzurdaki davaya iş bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
Somut olayda ... ... ... Köyü Mah. ... ... Cad. Üzerinde 05.05.2020 tarihinde ... yüklenici firması ... - ... İş Ortaklığı + ... ekipleri tarafından yapılan altyapı kazı çalışmaları esnasında davacıya ait tesislerin hasara uğradığını, onarımının 28.638,87 - TL tuttuğunu beyanla işbu tutarın - fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla- hasar tarihi olan 05.05.2020 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Eldeki dava bakımından davacının ... ... ... Mah. ... ... Cad. Üzerinde bulunan altyapısına, kablolarına, davalıların yapmış olduğu çalışma esnasında zarar verildiğinin iddia edilmesi sebebiyle yargılama esnasında tarafların bildirmiş olduğu tanıklar dinlenilmiş, dosya alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan 29/07/2024 tarihli raporda özetle; "a) Hasarların Oluşumunda Kusur Ve Sorumluluklar:
... ... ... Mah. ... Cad. Üzerinde bulunan yeraltı güzergahımız ve güzergaha ait borular ... Genel Müdürlüğü taşeronları ... Ltd. Şti., ... A.Ş., iş ortaklığı ve ... Limited Şirketi tarafından yapılan su kanalı çalışmaları sırasında kırılarak 05.05.2020 tarihinde hasara uğratılmıştır. ... tarafından hasar tespit edilmiştir. Maddi zararın ayrıntıları raporun aşağısında sunulmuştur. Yüklenici ... firmasınca hasar giderilmiştir. İşbu hasarın onarım bedellerinin detayları aşağıda verilmiştir.
b) Hasarlanan Kabloların Onarım Bedeli:
MalzemeBedeli 3.506,57 TL
İşçilik Bedeli 23.700,32 TL
Toplam Bedel 27.206,89 TL
KDV (%18) +4.897,24 TL
KDV Tevfikatı %30 - 1.469,17 TL Toplam 32.104,13 TL Ödenecek Tutar 30.634,96 TL Davacı şirketin talebi 28.638,87 TL ile sınırlıdır." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
Dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu, dosyaya celp edilen evraklar, davalıların cevapları bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar ... tarafından mahkememize gönderilmiş olan 11/06/202 tarihli müzekkere cevabında altyapı kazı ruhsatı verilmediğinden bahsedilmiş ise de ...'nin müzekkere cevabında söz konusu adreste "Avrupa Bölgesi Müteferrik İçmesuyu İnşaatı (5)" işi kapsamında ... - ... TİC. İŞL.'si tarafından yapılmış ve altyüklenici ... Ltd. Şti.
Nin çalışmış olduğunun bildirilmiş olması ve tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirilmekle söz konusu güzergahta asıl işverenin ... olduğu, ...- ... - ... tarafından üstlenilmiş olan çalışmalar yapıldığı sabit olup tutanaklar ile birlikte davacının altyapısına hasar verilmiş olduğu kanaatine varılmakla sorumluluk açısından inceleme yapıldığında davalı ... tarafından altyapı kazı çalışmaları işinin diğer davalılara verildiği, meydana gelen zararın davacı tarafından önlemesi ihtimalinin bulunmadığı,
davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmış, davalı ...'nın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede ise; hasarın 05/05/2020 tarihinde meydana geldiği, davacının 26/04/2022 tarihinde ve zamanaşımı süresi içinde arabulucuk yoluna başvurduğu, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16 ncı maddesinde: "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmünün düzenlendiği,
arabuluculuğun 26/05/2022 tarihinde sonuçlandığı ve davanın da bu tarihte açıldığı, arabulucuk süresinde zamanaşımının duracağı bu nedenle zamanaşımı süresi içinde arabuluculuk yoluna başvurulan ve arabuluculuğun bittiği gün de açıldığı anlaşılan huzurdaki davada zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla davalının bu itirazına itibar edilmemiş ve tarafların tacir olmaları ve meydana gelen zararın ticari işletmeleri sebebiyle doğmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının 28.638,87-TL zararının,
hasar tarihi olan 05.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/383, K. 2024/921, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama