KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/431 Esas
- Karar no
- 2024/854
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 14/06/2024
Karar Metni
2.590 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 07/09/2019 tarihinde müvekkili şirkete ... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, ... ...
A.Ş. işletme sahasında park halinde olduğu esnada, ... seri nolu iş makinesi şoförü davalı ... ...'ün sigortalı aracın üzerine çıktığını, iş makinesi şoförünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde ... plakalı aracın arka kısmının ağır hasara uğradığını, hasar zararı müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, hasarın ardından müvekkil şirket tarafından tayin olunan bağımsız Sigorta Eksperi vuku bulan olayın sonucunda müvekkil şirkete kasko sigortalı ... plakalı araç üzerinde oluşan hasarların değerlendirildiğini,
sigorta muafiyet ve tenzil bedelleri düşüldükten sonra 27.950,00 TL hasar bedelinin tazmin edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu bedelin Müvekkili Şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, tahsilat için bu davanın açıldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, 27.950,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 18/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkil şirkete husumet yöneltmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka numaralı aracın, müvekkili şirket ile ... ... ... Anonim Şirketi arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin konusunu oluşturmadığını, 3. kişiler nezdinde doğacak her türlü zarardan, ayrıca motorlu taşıtlarla ilgili ödenmesi gereken vergi, ceza, harç ve ne ad altında olursa olsun tüm tazminat ve giderlerin ödenmesinden kiracı ... ... ... Anonim Şirketi sorumlu olacağını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu olayın mahiyeti ve taraflar arasında kasko poliçesi yapıldığı ele alındığında sigortalıya rücu edilemeyeceğinin, kazanın meydana gelmesinde iş makinesi şoförü ... ...'ün kusuru olduğunu, bu kişiye rücu edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirketin sigortalısının ortak olduğunu, müvekkili şirketin bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...'ün cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 26/04/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'ün.
Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası ile 48, maddesini ve 67. maddesinin a) fıkrasına ve 84. maddesinin f) ve l) fıkralarını ihlal ederek; araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, dikkatli ve tedbirli olmak, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmamak, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmamak, doğru yapmak,
ayrıca park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara dikkat etmek zorunda olduğu halde;
Sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 07.09.2020 günü saat: 15.35 sıralarında Kütahya İlinde ... A.Ş. içerisinde bulunan kaporta atölyesinden sağa doğru manevra yaparak çıktığı esnada atölye önünde park halinde bulunan ... plakalı aracın arka bagaj kısmı üzerine sol tekeri ile çıkması sonucunda dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda atölyeden sağa doğru çıkarken, dikkatli ve tedbirli olmadığı, tehlike doğurduğu, doğrultu değiştirme manevrasını yanlış yaptığı ve park halindeki ... plakalı aracın arka bagaj kısmı üzerine sol tekeri ile çıkması şeklinde, asli kusur ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDAKUSURLU olduğu,
Park halindeki ... plakalı aracın;
Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI,
... plakalı aracın sürücü ... ...'ün kaza esnasında Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesine göre yapılan hesaba göre, 0,12 + 85x0,15 / 60 = 0,2125 + 0,12 = 3325 promil olduğu,
Bu şekilde, Karayolları Trafik Yönetmeliği 97.maddesinde belirtilen, “hususi otomobil kullananların dışındaki diğer araç sürücülerinin kanlarındaki alkol miktarı 0,20 promil üstünde olanların karayolunda araç sürmeleri yasaktır. ” hükmünün ihlal ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada ki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve eksper raporunun birlikte değerlendirildiğinde Bölüm 8.3 te ayrıntılı olarak açıklandığı gibi toplam hasar onarım bedelinin (41.136,01 TL malzeme + 10.000 TL işçilik) 51.136,01 +KDV olduğu,
Hasar onarım bedelinin tarafımca uygun olmasına rağmen;
1) Kazanın 07.09.2019 da olmasına rağmen, eksper raporunun kazadan 13 ay sonra 07.10.2020 tarihli olması,
2) 31.12.2019-20 olan kasko poliçe geçerlilik süresinin kaza tarihini kapsamadığı, ancak araç onarıldı ise onarım tarihini kapsamadığı,
3) Dosyada onarım faturası bulunmadığından onarımın yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği,
4) Eksper raporunun kazadan 13 ay sonra yapılması nedeniyle parça piyasa fiyatlarının %20 - %30 civarında arttığı,
5) Eksper raporunda araç piyasa rayiç bedelinin 43.000 TL olduğunun belirtildiği, araç onarım bedelinin araç fiyatından fazla olmasının uygun olmadığı, bu durumda aracın pert işlemi görmesi gerekirken 51.000 TL onarım bedeli ödenerek aracın neden onarıldığının anlaşılamadığı..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 18/10/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 08/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" SA. ... Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesi: d) fıkrası ile 48. Maddesini ve 67. Maddesinin a) fıkrasına ve 84. Maddesinin f) ve I) fıkralarını ihlal ederek, meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu,
Park halindeki ... plakalı aracın;
Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI,
KUSUR ORANLARINDA SABİT KALINMIŞTIR.
... plakalı aracın sürücün; kaza esnasında, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesine göre yapılan hesaba göre, 0,12 + 85x0,15 / 60 = 0,2125 + 0,12 = 0, 3325 promil olduğu,
Bu şekilde, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesinde belirtilen, “hususi otomobil kullananların dışındaki diğer araç sürücülerinin kanlarındaki alkol miktarı 0,20 promilin üstünde olanların karayolunda araç sürmeleri yasaktır. ” hükmünün ihlal ettiği anlaşılmıştır.
Karayolları Trafik Kanununun 3.maddesinde; yapılan tariflerde;
İşleten; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafında başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde tarif edilmiştir.
Bu durumda, yukarıda görüldüğü üzere, ... plakalı aracın sahibi olarak, davalı ... A.Ş.'nin görüldüğü, devamında FİNANSAL KİRALAMA SÖZLEŞMESİ ile ... ... ... A.Ş.'ne kiralandığı anlaşılmış olup, işleten konusunda değerlendirmenin, Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu,
Dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve eksper raporu birlikte değerlendirildiğinde Bölüm 4.3 te ayrıntılı olarak açıklandığı gibi toplam hasar onarım bedelinin (41.136,01 TL malzeme + 10.000 TL işçilik) 51.136,01+KDV olduğu,
... plakalı mağdur araç sahibi ... firması ile davacının “aracın ağır hasarlı olduğu ve rayiç bedelinin 43.000 TL olduğu konusunda mutabık kaldığı,” aracın 15.050 TL ye satıldığı, kalan 27.950 TL nin davacı ... SİGORTA A.Ş. tarafından araç sahibi ... ye ödendiği
Bu ödeme sonunda davacının poliçeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiği,
Sigortalı ... plakalı aracın 07.09.2019 tarihinde geçirdiği kazada oluşan hasarda, ... E tipi araç sürüsücüsü ... ...” ün %100 kusurlu olması nedeniyle, davacı tarafından ödenen 27.950 TL” nin sorumlular tarafından davacıya geri ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; davacı tarafından sigortalısına ödenen maddi tazminatın davalılardan rücuen tahsiline ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davacıya kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın park halinde olduğu esnada davalı ... ...'ün kullanımındaki iş makinesi ile araca zarar verdiğini, meydana gelen hasar nedeniyle kendi sigortalısına 27.950,00-TL ödeme yaptığını, ödenen bu bedelin davalılardan 18/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, husumetin kazaya sebebiyet veren finansal kiracıya yöneltilmesi gerektiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, azaya uğrayan davacının sigortaladığı aracın dava dışı ... .. A.Ş. Ye ait olduğunu, bu şirketin davalının adi ortaklık kurmuş olduğu bir şirket olduğunu, bu nedenlerle davalının huzurdaki davada taraf sıfatının bulunmayacağını, ayrıca rücu koşullarının oluşmadığını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı KTK'nun "işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlığını taşıyan 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Aynı Kanunun 3. maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Davalı ...'nın husumet itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında sunulan bilgi belgelerden , davalının kazaya karışan aracın uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile diğer davalı ... ... ...
A.Ş. 'ye kiralandığının bildirildiği, dosyaya buna ilişkin kira sözleşmesinin sunulduğu, mahkememizce davalılara, davalılar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin 2016 tarihli olduğu dikkate alınarak kaza tarihinde ve davacının ödeme tarihinde sözleşmenin devam edip etmediği hususundaki beyan ve belgelerini dosyaya sunmak üzere 1 ay süre verilmesine ayrıca bu hususta ... ne de müzekkere yazılmasına karar verildiği,
ara kararımız akabinde davalı ... tarafından dosyaya sunulan 02/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde " Finansal kira sözleşmesinin kaza tarihi ve davacının ödeme tarihinde sözleşmenin devam edip etmediği hususunda sözleşmenin Tablo B ile gösterilen alanında sözleşme süresinin 73 ay olarak kararlaştırıldığı görülmektedir.
Bu halde sözleşmenin son bitim tarihi Mayıs 2022 gibi hesaplanacağı görülmektedir." şeklinde, diğer davalı ... tarafından dosyaya sunulan 04/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde ise " Kesin ödeme planı ile kabul edilen kira ödemelerinin tarihlerinin 15/02/2017 -30/01/2023 aralığını kapsayacak şekilde oluşturulduğunu/ olduğunu beyan ederiz.
Bu bakımdan dava konusu kazanın gerçekleştiği tarih olan 07/09/2019'da ve ödemenin gerçekleştiğinin belirtildiği tarih olan 18/11/2020'de; kesin ödeme planına bağlı henüz ödenmemiş ve ödenmesi gereken pek çok kira bedeli olduğunu, söz konusu tarihlerde finansal kiralama sözleşmesinin devam ettiğini ara karar gereği beyan ederiz." şeklinde beyanda bulunulduğunun görüldüğü, dosya kapsamında sunulan bilgi belgelerden davalılar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin kaza tarihinde ve davacının rücuya konu ödemeyi yaptığı tarihte halen devam etmekte olduğunun dosya kapsamındaki bilgi belgelerle sabit olduğu,
bu hali ile kazanın gerçekleştiği ve rücuya konu ödemenin yapıldığı tarihte davalı ...nın işleten sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, açıklanan nedenler ve emsal mahiyetteki Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24660 E., 2024/3984 K. Sayılı ilamı da dikkate alınarak davanın bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede; taraf delilleri toplanmış, bilirkişi kök raporu alınmış, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için dosya kapsamında alınan 08/11/2023 Tarihli ek bilirkişi raporu ile ; " ... plakalı aracın sürücüsü ... ...’ün; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası ile 48. maddesini ve 67. maddesinin a) fıkrasına ve 84. maddesinin f) ve l) fıkralarını ihlal ederek, meydana gelen trafik kazasında, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU olduğu,
5.2. Park halindeki ... plakalı aracın; Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI,
5.3. KUSUR ORANLARINDA SABİT KALINMIŞTIR.
5.4. ...E-221 plakalı aracın sürücüsü ... ...’ün; kaza esnasında, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesine göre yapılan hesaba göre, 0,12 + 85x0,15÷ 60 = 0,2125 + 0,12= 0, 3325 promil olduğu, Bu şekilde, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesinde belirtilen, “hususi otomobil kullananların dışındaki diğer araç sürücülerinin kanlarındaki alkol miktarı 0,20 promilin üstünde olanların karayolunda araç sürmeleri yasaktır. ” hükmünün ihlal ettiği anlaşılmıştır.
5.5. Karayolları Trafik Kanununun 3.maddesinde; yapılan tariflerde; İşleten: “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” Şeklinde tarif edilmiştir.
Bu durumda, yukarıda görüldüğü üzere, .. plakalı aracın sahibi olarak, davalı ... A.Ş.’nin görüldüğü, devamında FİNANSAL KİRALAMA SÖZLEŞMESİ ile ... ... ... A.Ş.’ne kiralandığı anlaşılmış olup, işleten konusunda değerlendirmenin, Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu,
5.4. Dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve eksper raporu birlikte değerlendirildiğinde Bölüm 4.3 te ayrıntılı olarak açıklandığı gibi toplam hasar onarım bedelinin (41.136,01 TL malzeme+10.000 TL işçilik) 51.136,01+KDV olduğu,
5.5. Bölüm 4.2 deki belgelerde; ... plakalı mağdur araç sahibi ... firması ile davacının ‘’aracın ağır hasarlı olduğu ve rayiç bedelinin 43.000 TL olduğu konusunda mutabık kaldığı,’’ aracın 15.050 TL ye satıldığı, kalan 27.950 TL nin davacı ... SİGORTA A.Ş. tarafından araç sahibi ... ye ödendiği,
Bu ödeme sonunda davacının poliçeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiği,
Sigortalı ... plakalı aracın 07.09.2019 tarihinde geçirdiği kazada oluşan hasarda, ... E tipi araç sürücüsü ... ...’ ün %100 kusurlu olması nedeniyle, davacı tarafından ödenen 27.950 TL’ nin sorumlular tarafından davacıya geri ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin , zarara kusuru ile sebebiyet veren araç maliki, sürücü ve işletenden tahsiline ilişkin olarak huzurdaki davanın açıldığı, davacının halefiyet ilkesi kapsamında dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi sorumlulardan talep etme hakkı bulunduğu, davalı ...'nın işleten sıfatı ortadan kalktığından yukarıda açıklanan nedenlerle bu davalı yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede ise;
meydana gelen kazaya davalı sürücünün %100 kusuru ile sebebiyet verdiği, meydana gelen zarardan davalı sürücü ve işleten sıfatına haiz ... A.Ş. Nin kusuru oranında sorumlu olduğu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile davacının rücuya konu ettiği tutarın makul olduğunun ispatlandığı, bu hali ile davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı ... ... ve davalı ... ..
A.Ş.'den talep hakkı olduğu kanaatine varıldığı, davalı ... her ne kadar davacı sigortalısı araç maliki ile kendisi arasında adi ortaklık bulunduğundan kendisi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de ; aralarında adi ortaklık bulunmuş olsa dahi şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu bu haliyle aralarında adi ortaklık bulunmasının davalının husumetini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/431, K. 2024/854, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama