KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/745
- Karar No
- 2024/624
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/520 Esas
- Karar no
- 2024/701
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/08/2023
- Karar tarihi
- 15/10/2024
Karar Metni
1.669 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 06/08/2021 tarihinde müvekkiline ait olan ... plakalı aracı ile İstanbul-Şişli mevkiinde üzerinde seyir halindeyken, sürücü ... ... hakimiyetinde ki ... plakalı aracı ile kırmızı ışık ihlali yaparak maddi hasarlı trafik kazası yaşanmasına neden olduğunu, bu kaza sonucunda müvekkilinin ... plakalı aracı maddi hasara uğradığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... ...'nun asli ve tam kusurlu olduğunu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana değer kaybının bilirkişi marifeti ile anlaşılacağından belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 100,00- TL müştereken ve müteselsilen davalılardan tazmin edilmesi talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
KTK 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl içinde zamanaşımına uğradığını, Sigorta Sözleşmelerinden kaynaklanan tüm hak ve talepler 2 yıllık zaman aşımına tabi olup, dava dilekçesinde belirtilen kaza tarihi olan 06.08.2021 olarak belirtilmiş olup, kaza tarihinin göz önüne alındığında 2 yılı aşkın bir zaman geçmiş olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 43.000,00-TL ile sınırlandırıldığını,
müvekkili şirket dava konusu kazaya ilişkin davadan önce maddi hasara ilişkin ödeme gerçekleştirdiğinden, müvekkili şirketin başkaca sorumluluğu bulunmadığını, belirsiz alacak davası açması kabul edilemez nitelikte olduğundan davanın reddine karar verilmesini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, temerrüt tarihinden itibaren talep edilen ticari avans faiz talebinin reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 06.08.2021 tarihinde müvekkilinin ... plakalı aracını, hız limitini aşmadan, trafik ışıklarına, trafik levhalarına ve tüm kuralara uyarak kullanırken, davacıya tarafa ait ... plakalı olan aracın sürücüsünün kontrolsüz tali yoldan ana yola çıkmasıyla bu kaza meydana geldiğini, tüm kusur anayoldan tali yola kontrolsüz ve dikkatsiz olarak çıkan ... plakalı aracın sürücüsüne ait olduğunu bu sebeple haksız ve hukuka aykırı olarak açılan bu davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda yapılan incelemede; ... ...'e ait olan, olay günü ... ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... ...'na ait, onun sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 06/08/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasara uğradığından bahisle belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 100,00-TL değer kaybının müştereken ve müteselsilen davalı tarafından tazmin edilmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davalı ... ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde müvekkili yönünden arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle usuli itirazda bulunulmuş ise de ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... ESas, 2023/... Karar Sayılı, 31/05/2023 Tarihli " ... dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. ...
Bu durumda ZMMS'nin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi nedeniyle sigorta şirketi hakkında açılan davanın ticari dava olması, davalı sigorta şirketi ile birlikte dava açılmasının haklarındaki davayı ticari dava haline getirmeyeceği, şartları varsa tamamı için zorunlu arabuluculuk yoluna gidilebileceği, yoksa bir kısmı için bu dava şartının yerine getirilmesi gerekirken, diğerleri yönünden zorunlu arabuluculuk şartı aranmaksızın davaya devam edilmesi gerektiği,
mahkemece zorunlu arabuluculuk şartları ve davanın araç sürücüsü ile araç işleteni yönünden ticari dava olup olmadığı hususu değerlendirilerek neticeye ulaşılması gerektiği gözetilmelidir.
Davacılar ile sigorta şirketi dışındaki davalılar hakkında davacının arabuluculuğa müracaat zorunluluğu bulunmadığı gözetildiğinde, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının davalı sigorta şirketine yöneltmiş olduğu davasının 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenen Sigorta Hukukuna ilişkin olması sebebiyle mutlak ticari dava olduğu bu zebeple zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği,
ancak diğer davalı sürücü bakımından davacı ile davalı arasında ticari davadan bahsedilemeyeceğinden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekmediği görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası, Tüvtürk nezdindeki kayıtları ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek,
davacının ... plakalı aracında kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan kaza öncesindeki 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında kaza tarihi itibariyle değer kaybının olup olmadığı,
değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının: davacı ... ...’e ait sürücü ... ... sevk ve idaresindeki, ... plaka numaralı taşıt ile sinyalizasyon ışıklarından geçtiği sırada, taşıtın sağ ön çamurluk ve ön kapı kısımlarına, kavşakta sağından yaklaşan sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı taşıtın sol ön köşe ve ön çamurluk ön kısımları ile çarpması neticesi vuku bulduğu,
Kazanın meydana gelmesinde: ... plaka numaralı taşıt sürücüsü ... ...'nun kendi ifadesine binaen ışık durumu göz ardı edilse dahi kavşak içindeki diğer taşıtı fark etmesine rağmen ilerlemeye devam ederek taşıtının ön kısımları ile diğer taşıtın yan kısımlarına çarptığı ortaya çıktığından 2918 sayılı K.T.K.'nun asli kusurlara ilişkin 84/h maddesinde belirtilen "kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" fiilini işlemesi nedeni ile %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu,
... plaka numaralı taşıt sürücüsü ... ...'ün ise; kavşak içinde nizami syir halinde olduğu sırada, ani ve beklenmedik şekilde taşıtına yan kısımlarından çarpılmasına engel olma imkanı bulunmadığı, kural ihlali de tespit edilemediğinden kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı,
... plaka numaralı taşıt üzerinde tespit edilen hasarın incelenmesi neticesi: hasarın yapısı, doğrultusu gibi hususlar değerlendirildiğinde kazanın oluş biçimi ve hasarın uyumlu olduğu,
Davaya konu taşıtın yaşı, kat ettiği yüksek toplam mesafe, segmenti ve tipi, talep görme oranı gibi hususlar dikkate alındığında olay tarihindeki muadillerinin 2. El piyasadaki değerinin 60.000,-TL mertebesinde gerçekleştiği, kaza sonrası hasar gören ve muadilleri ile değiştirilen parçaların bir kısmı değer kaybına konu olmasa da değişen kaporta aksamı ve kayıtlara giren hasarı göz önüne alındığında alıcılar tarafından alımdan imtina edileceği veya pazarlık konusu yapılacağı da açık olduğundan, onarım sonrası değerinin piyasada 57.000,-TL mertebesine düşeceği, kaza tarihindeki değer kaybının 3.000,-TL mertebesinde olacağı,
Rapor tarihinde hasar öncesi taşıt değerinin 290.000,-TL mertebesine ulaştığı, değer kaybının ise 15.000,-TL seviyesinde olacağı,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
İşbu raporun taraflara tebliği akabinde davacı vekili tarafından 24.08.2024 tarihinde mahkememize ibraz edilmiş olan bedel arttırım dilekçesinde "... iş bu davamızda sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı müvekkil için talep ettiğimiz tazminat talebimizi 100 TL arttırarak 3.000 TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkilimize ödenmesine," talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı itibari ile inceleme yapıldığında bilirkişi tarafından hazırlanan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacının aracında kaza tarihi itibari ile 3.000,00 TL değer kaybının oluştuğu kanaatine varılmış olup her ne kadar davalı sürücü- araç maliki ... ... vekili tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de bir trafik kazasındaki tazminat talepleri bakımından araç maliki- sürücü- ZMMS sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olup zarara uğrayan tarafın bunlardan birine yahut tümüne karşı dava açma hakkı bulunduğundan davalının husumet itirazının reddine karar verilmekle davacının bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/745, K. 2024/624, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama