KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/640 Esas
- Karar no
- 2025/989
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/08/2025
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında açık hesap ilişkisi olduğunu, müvekkili şirket, borçlu/ davalı yanın vermiş olduğu siparişler kapsamında mal ve hizmetler sattığını ve sattığı ürünler için de fatura düzenlediğini, davalı/ borçlu yan sipariş verdiği ve teslim aldığı ürünlerin bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi kapsamında davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan faturalar kapsamındaki cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalı aleyhine 270.632,12-TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 30/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde ekindeki sulh ve ibra protokolü gereğince karar verilmesine yer olmadığı hükmünün tesisini, protokol kapsamında karar ve ilam harcı, arabuluculuk ücreti gibi bilumum yargılama giderlerinin davacı tarafın sorumlu olduğu ve bu hususta mutabık kaldıklarını beyan ettikleri görülmüştür.
HMK'nın 313. Ve devamı maddelerinde Sulh düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 313. Maddesinde "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindeki düzenlemesi, 314. Maddesinin "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2)Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.
(3)Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklindeki düzenlemesi ve 315. Maddesinin "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir" şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelendiğinde işbu davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir dava olduğu, yargılama esnasında davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmış olup, huzurdaki davada tarafların sulh olmasına dayandığı, sulh evrakı incelendiğinde karşılıklı olarak yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, karar ve ilam harcı ile arabuluculuk ücretinin davacı tarafın sorumlu olacağı konusunda mutabık kalınması göz önünde bulundurularak, HMK m.315 hükmü uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talebi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/640, K. 2025/989, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama