KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/428 Esas
- Karar no
- 2024/491
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/07/2023
Karar Metni
1.535 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, davalıya pazar araştırma ve geliştirme hizmeti verdiğini ve faturaları davalıya düzenlediği halde davalının ödeme yapmadığını, davalı tarafın fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için ...
5. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunduğunu, borçlu şirketin yaptığı itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazda, “müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler hesaba katılmadan icra takibi başlatılmıştır” denerek davalının beyanı ile taraflar arasındaki hizmet ilişkisini ve borcu kabul ettiğini, davalı borçlunun borcun bütün ayrıntısını bilmekte olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,
yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya süresi içerisinde cevap vermediği görülmüş olup, davalı vekili tarafından sunulan 01/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinde yer alan "müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler hesaba katılmadan icra takibi başlatılmıştır." ifadelerinde taraflar arasında borcun varlığını kabul ettikleri iddia ettiğini, ancak beyanda da açık bir şekilde belirtildiği üzere borcun varlığını kabul etmediklerini aynı cümlede belirttiklerini,
icra takibine konu faturaların alacaklı görünen şirkete iade edildiği gibi hizmet alınmayan ve iade edilen faturalar ilgili ve müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını beyanla; davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneği, fatura örnekleri, taraf şirketlerin sicil detayları, ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
... Vergi Dairesinden davalının BA-BS formlarının gönderilmiş olduğu görülmüştür.
... Vergi Dairesinden davacının BA-BS formlarının gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 29/11/2023 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya ile tarafların davaya konu ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 05/01/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı,
Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya 2023 yılında 3 adet fatura ile içeriği “Dış Ticaret Pazarlama Araştırma Geliştirme Bedeli” olarak 800.000 TL bedelli hizmet faturası kestiği, faturalar nedeniyle yevmiye defterinde davalıdan 800.000 TL alacaklı olduğunu kaydettiği,
Davalı tarafın, davacının dava konusu ettiği faturaları ticari defterlerine işlediği ve davacı tarafa yaklaşık 60 gün sonra İADE faturası ile iade ederek ticari defterlerinde borcu sıfırladığı,
Davacının davalıya düzenlediği hizmet faturalarına davalı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresine içerisinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlemesinin fatura içeriklerini kabul ettiği anlamı çıkacağını,
İADE FATURALARININ mahkemece kabul görmesi durumunda, davacının, davalıdan herhangi bir alacağının olmayacağı,
İADE FATURASININ mahkemece kabul görmemesi durumunda ise; Davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle; 800.000,00 TL asıl alacak TALEP edebileceği, davacının alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 orandan başlayacak değişen oranda avans faiz uygulanması gerekeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 24/04/2024 tarihli ara kararı gereğince ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 22/06/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davalının kök rapora itirazlarının raporda herhangi bir değişiklik gerektirmediği, oradaki tespit ve görüşlerin aynen muhafazası icap ettiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, davacının, davalıya tebliğ ettiği dava konusu faturalara, davalının 45 gün sonra iade faturası ile iade edildiğinden, faturaların içeriğinin kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalı şirkete ait olacağı" yönünde ek rapor tanzim edildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı alacak talebine ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 800.000,00 TL fatura alacağı üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 12/06/2023 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. İşbu davaya konu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağınaa ilişkin olup, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya 2023 yılında 3 adet fatura ile içeriği “Dış Ticaret Pazarlama Araştırma Geliştirme Bedeli” olarak 800.000 TL bedelli hizmet faturası kestiği, faturalar nedeniyle yevmiye defterinde davalıdan 800.000 TL alacaklı olduğunu kaydettiği, davalı tarafın,
davacının dava konusu ettiği faturaları ticari defterlerine işlediği ve davacı tarafa 45 gün sonra iade faturası ile iade ederek ticari defterlerinde borcu sıfırladığının anlaşıldığı, davacının davalıya düzenlediği hizmet faturalarına davalı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresine içerisinde itiraz etmediği bilirkişi raporu ile de sabit olup; bu haliyle sunulan delillerden davacı tarafça faturaya konu hizmetin yerine getirildiği kanaatine varıldığı,
kaldı ki davalı tarafça icra takibine itirazda borcun varlığı tevil yollu ikrar edilmekle ödemeler hesaba katılmadan takip başlatıldığının iddia edildiği, davacının alacaklı olduğunun ispatlandığı, ancak davalı tarafça aksinin yahut ödeme yapıldığının ispatlanamadığı görülmekle; davalının takibe ve borca itirazının haksız olduğu kanaatine varılmış olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının ...
5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/10000 sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş,
her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
269,85 TL BAŞVURMA HARCI 9.662,00 TL PEŞİN HARÇ 9.662,00 TL PEŞİN HARÇ + 44.986,00 TL EKSİK HARÇ 38,40 TL VEKALET HARCI 54.648,00 TL KARAR VE İLAM HARCI 145,50 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 3.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
13.115,75 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/428, K. 2024/491, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama