KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/631 Esas
- Karar no
- 2025/829
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/10/2023
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Borçlu aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, Borçlu tarafından vekili aracılığı ile yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlu aleyhine ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosyanın dayanağı ...Seri Nolu 19.06.2023 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 03.07.2023 son ödeme tarihli 171.017,58 TL. bedelli ve 03.07.2023 son ödeme tarihli 251.004,19 TL.bedelli fatura düzenlendiğini, İşbu dosya açısından , kesin delil niteliğindeki kaçak zapt tutanakları, zabıttaki tespitlerin somut olarak destekleyen endekslerin yaklaşık ispat koşullarını sağlandığını, Bu halde vadesi gelmiş olan borç için ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini,
Borçlu ...'nın EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesine göre " ilgili kullanım yerinde mevzuatlara uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanlarıyla mühür sökerek elektrik enerjisi kullanıldığı "tespit edilmiştir.
Davalının ticarethanesinde kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğini, Bu kapsamda kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu ve usulüne uygun olarak tahakkuk düzenlendiğini, Kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen tahakkuka rağmen herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle icra takibi açıldığını ancak davalı –borçlunun icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının haksız olduğunu, Davalı –borçlunun icra takibinde talep edilen borcun ferilerine ilişkin itirazlarının da haksız olduğunu, İşbu takibe konu olan ve ilgili yasa,
yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan kaçak elektrik faturasını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, tensiple beraber davalı borçlunun mallarına tedbir amaçlı öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminat sunulmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini, Borçlunun Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %30,00 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte takibin devamına, Haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, Mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının tüm ekleri ile birlikte UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Büyükçekmece ... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
02/06/2024 tarihinde bilirkişi...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 19.06.2023 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi ile davalının bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olup tespit edilmesi noktalarında toplandığı.
Dava konusu 19.06.2023 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında tespit edildiği şekliyle, elektrik enerjisinin harici hat çekilerek direkt bağlı olarak kullanıldığı ve bunun Yönetmeliğin ilgili hükmü gereğince kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılmış, cevap dilekçesi sunmayan daha çok tahakkuk hesabına itiraz ettiği hem Büyükçekmece ...AHM...E sayılı dosyasındaki beyanlarından hem de arabuluculuk görüşmelerindeki beyanlarından anlaşılan davalının, bu kaçak elektrik kullanımından ve tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu,
Yönetmelik hükümleri gereğince kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde ek tüketim tahakkuku da yapılabileceği anlaşılmakla birlikte, kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihi olarak esas alınan 21.12.2022 tarihinin Yönetmeliğin ayrı bir hat çekilerek kaçak elektrik tüketimi yapılması halinde kullanım süresinin esas alınacağı ve bu sürenin 180 günü geçemeyeceği hükmü uyarınca, 19.06.2023 tespit tarihinden 180 gün geriye gidilerek bulunan bir tarih olduğu anlaşılmakla, bu tarihte kaçak elektrik tüketiminin başladığına dair somut bir bulguya rastlanmadığı için (KW-TL ekstresi,
geçmiş dönem tüketimleri vb. Elde edilecek bulcular). ek tüketim tahakkuku yapılamayacağı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Kaçak elektrik tüketimi miktarı ve tahakkuk hesabına ilişkin Yönetmelikte tanımlanan yöntemlerle yapılan hesaplamalar sonucunda; kaçak tüketim fatura bedeli 251.004,19.-TL olarak hesaplanmış, 15.09.2023 takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarı emsal Yargıtay kararı uyarınca yapılan hesaplama ile 260.490,77.-TL ve takip talebinde olduğu gibi gecikme zammı oranı üzerinden hesaplanan faize KDV eklenmesi halinde 268.775,29.-TL olarak hesaplanmış, bu konuda takdir ve değerlendirme sayın Mahkemeye bırakılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir.
01/01/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Kök raporda sorumluluk durumuna ilişkin varılan kanaat ve görüşlerde herhangi bir sapma veya değişim olmamış, yalnızca, davacı tarafından yeni sunulan KW tüketim ekstresi ile, kaçak kullanımının ne zaman başladığına dair somut bulgulara ulaşılması mümkün olduğu için yeni durumda ek tüketim tahakkuku da yapılabileceği anlaşılmıştır.
Kaçak + ek elektrik tüketimi miktarı ve tahakkuk hesabına ilişkin Yönetmelikte tanımlanan yöntemlerle yapılan hesaplamalar sonucunda; her ikisi de 03.07.2023 son ödeme tarihli olan kaçakt ek tüketim fatura bedeli toplamı 422.021,77.-TL olarak hesaplanmış, 15.09.2023 takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarı emsal Yargıtay kararı uyarınca yapılan hesaplama ile 437.971,88.-TL olarak hesaplamışsa da davalının daha düşük hesaplandığı görülen icra takibindeki 423.681,72.-TL” den sorumlu olduğu yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir.
04/11/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu ikinci bilirkişi ek raporunda ; " Dava konusu icra takibi, 15/09/2023 tarihinde 422.021,77.-TL Asıl Alacak + 1.406,74.-TL Gecikmiş Gün Faizi + 253,21.-TL Faizin KDV” si olmak üzere toplam 423.681,72.-TL alacak üzerinden başlatılmıştır.
Davalı tarafından sunulan belgelere göre, 06/07/2023 tarihinde teminat adı altında 42.500.-TL, 02/07/2024 tarihinde iki ayrı ödeme ile toplam 153.840,00.-TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Ancak yapılan bu ödemelerin 15/09/2023 tarihli takipten nasıl tahsil edileceği, yani mahsuplaşmanın nasıl yapılacağı konusu uzmanlık alanı dışında bir konu olup, bu konuda takdir ve değerlendirme sayın Mahkemenindir. " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava; davalının elektrik fatura ödemelerinin yapılmamasından kaynaklı davacı tarafından kesilen elektriğin usulsüz olarak kullanımına devam edilmesi sonucunda ortaya çıkan ücrete ilişkin açılan takip dosyasına yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmakla
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Takip konusu alacak sözleşmesiz sayaçtan kaçak bir şekilde elektrik kullanılmasına dayanmaktadır. Dosya arasına alınan bilrikişi raporu ile kesilen elektriğin usulsüz olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Meydana gelen alacak miktarı hesaplanmış olup, davalının dosya arasına sunduğu, faturaların ödendiğine yönelik iddiaları incelenmiş olup, dosya arasına alınan dekontların mevcut dava dosyası ile bir ilgisinin bulunmadığı, teminat dekontları ve başka fatura ve davalara ilişkin dekontların olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmamasına karar verilerek
Davalının sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik kullandığının tespiti ile fatura bedelinin hesaplanması hususunda alınan tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının borcu takip tarihinden sonra hesaplanan tutar ile 423.681,72 TL olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı, denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının kaçak elektrik kullandığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/631, K. 2025/829, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama