KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/296 Esas
- Karar no
- 2024/389
- Dava
- Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/05/2024
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, maden ruhsat sahibi ... ile Mart 2019 yılında tanıştığını, iş bu tanışıklığın neticesinde karşı taraf adına kayıtlı 35 adet maden ruhsatları olduğunu ve bu ruhsatları işletmek için yatırımcı aradığını öğrenen müvekkilinin, ...’ın işbu maden ruhsatlarını mümkünse satın almaya, değilse işletmeye talip olduğunu, karşı tarafın da kabul etmesi üzerine müvekkilim, davalı adına kayıtlı olan tüm maden ruhsatlarının etüt çalışmalarına başladığını, iş bu etüt çalışmaları neticesinde işbu 35 adet maden ruhsatından sadece 15 tanesi sözleşme konusu yapıldığını,
ancak süreç içerisinde yapılan çalışmalar neticesinde işbu 15 maden ruhsatından 9 adedinin de rezerv miktarlarının yetersiz olduğu tespit edildiğinden sadece 6 adet maden ruhsatı taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu maden ruhsatlarının dışında kalan 30 adet maden ruhsatı, karşı tarafın rızası ve imzasıyla terki verildiğini, nitekim terki verilen ruhsatlardan 3 tanesi hariç diğerlerinin tamamının süreleri dolmuş ve cezai duruma düşmüş olmasına rağmen buna ilişkin tüm çalışmalar müvekkilim tarafından titizlikle yürütüldüğünü,
bütün bunların neticesinde taraflar arasında 17.08.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işbu sözleşmenin tüm gereklerini yerine getirdiğini, nitekim müvekkilinin, işbu sözleşmede yer alan maden sahalarında ön etüt çalışmalarını yaptığını ve yüzey örneklerini alarak analizlerini yaptığını, yapılan işbu analizlerin sonuçlarına göre maden jeolojik harita ve raporlamaları yapıldığını, jeoloji mühendisinin belirlediği noktalara sondaj çalışmaları yapıldığını, işbu sondaj loğları (çıktıları) analiz edilerek potansiyel (kısmi rezerv miktarları) tespit edildiğini ve işletme hedef alanları belirlenmiş,
proses (teknolojik) çalışmalar yapılmış, ürün teknik ve mali fizibilitesi yapılmış ve izin süreçleri tamamlanma aşamasındayken işbu sözleşme haksız olarak karşı tarafça feshedildiğini, oysa taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin, işbu ruhsatların rödövans süresinin sonunda ortağı ( %30 ve %50 oranında) olacağını, nitekim sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere rödövans süresinin sonunda müvekkilim ile karşı taraf birlikte bir ortak şirket kurduktan sonra söz konusu ruhsatlar işbu ortak şirkete devredileceğini,
ancak karşı tarafın haksız feshi nedeniyle söz konusu ruhsatlar rödövansa verilmediği gibi işbu ruhsatların devredileceği ortak bir şirket de kurulamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme haksız olarak feshedilmemiş olsaydı müvekkilinin, izin süreçlerini tamamlayıp işletmeyi kurup para kazanacağını, müvekkilinin her türlü zarar ve ziyanı ile müspet zararının karşı taraftan avans faiziyle tahsilinin gerektiği bildirip, tarafından terditli olarak açılan işbu haklı davanın kabulüne karar verilmesini,
öncelikli olarak müvekkilinin uğradığı her türlü maddi zarar ve ziyanı ile başta kâr kaybı olmak üzere her türlü müspet zararının ticari (avans ) faiziyle birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini, asıl talebinin kabul edilmemesi halinde ikinci talep (terditli) olarak sözleşmeye konu yapılan maden ruhsatlarının müvekkilime devir ve ferağının yapılmasına karar verilmesini, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki 15/05/2019 ve 17/08/2019 tarihli sözleşmelerin feshi uyarınca tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı ... hakkında...Vergi Dairesi Başkanlığı'na,...Ticaret Odası Başkanlığı'na, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Mahkememizin ... esas 2024/12 karar sayılı 09/01/2024 tarihli kararında "Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine" dair hüküm kurulmuştur.
2023/755 Esas sayılı dosyada yapılan tacir araştırması yeni tarihli olduğundan, Mahkememizce tekrar bu dosya yönünden tacir araştırması yönünden ayrıca müzekkere yazılması cihetine gidilmeyip, Mahkememizin 2023/755 esas sayılı dosyasındaki tacir araştırması yönündeki yazı cevapları Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.
Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin ve dava konusunun değerlendirilmesinde mutlak ticari davalardan olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının da tacir olmadığı gözetildiğinde davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olmaması sebebiyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/296, K. 2024/389, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama