KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/353 Esas
- Karar no
- 2025/305
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/06/2024
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 15/01/2019 tarihinde müvekkillerinden ... A.Ş. ile Davalı ...
Personel Servis Temizlik ve Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi (Eski Unvanı: ...) arasında, "Danışma Yönlendirme Personel Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşme'nin 13. Maddesi uyarınca Sözleşme'den kaynaklanan uyuşmazlıklarda "İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri"nin yetkili olduğu kararlaştırıldığını, Sözleşme uyarınca, davalı şirketin, o dönemde bordrolu çalışanı ...'ı Müvekkil'in işyerinde çalışmak üzere görevlendirdiğini,
daha sonra müvekkili... ile aynı şirketler grubuna mensup şirketlerden Müvekkili ... nezdinde aynı şekilde bir personel ihtiyacı doğduğunu ve aynı çalışanın bu sefer diğer müvekkili nezdinde görevlendirildiğini, Dava dışı ...'ın 22.02.2019 - 28.09.2019 tarihleri arasında davalı şirkette bordrolu olarak çalıştığını, 28.09.2019 tarihinde ise iş akdine son verildiğini, Bunun üzerine dava dışı ...'ın müvekkillerinden ... ve davalı şirkete karşı .... İş Mahkemesi'nin ....
E. sayılı dosyası ile görülen işe iade davasını açtığını, .... İş Mahkemesi ...
K. sayılı kararıyla iş akdinin feshinin geçersiz olduğuna ve dava dışı ...'ın davalı şirkete iadesine karar verdiğini, müvekkili ...'nin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığına hükmettiğini, Kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul BAM 47. Hukuk Dairesi'nin 2021/2587 E., 2022/1350 K. sayılı kararı ile Müvekkil ...'nin de işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna hükmettiğini, Kararda aynı zamanda Müvekkili... ve Müvekkil ... arasında organik bağ bulunduğu sonucuna da varıldığını, İstanbul BAM 47. Hukuk Dairesi'nin kesin kararı üzerine davalı şirketin 06.08.2022 tarihinde dava dışı ...'ı işe başlattığını,
Ancak bundan 9 gün sonra ...'ın işine tekrar son verildiğini, Dava dışı ...'ın .... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile birtakım işçilik alacaklarının Müvekkili ... ve davalı ...'den tahsilini talep ettiğini, Mahkeme tarafından davanın kabulü ile birtakım işçilik alacaklarının ödenmesine kesin olarak karar verildiğini, Davacı tarafından....
İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'ye icra emri tebliğ edildiğini, Bunun üzerine haciz baskısı altındaki Müvekkili ..., icra dairesince yapılan dosya kapak hesabı uyarınca icra dosyasına 43.717,51 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, Ödeme ile.... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası infaz nedeniyle kapatıldığını, Yapılan bu ödeme her ne kadar Müvekkili ... tarafından yapılmışsa da, ödenen tutarın tamamından davalı ...'nin sorumlu olduğunu ve ödenen bu tutarın davalıya rücu edilmesi gerektiğini, Taraflar Arasında İmzalanan Sözleşme Uyarınca İşçilik Alacaklarının Tamamından Sorumluluk Davalıya ait olduğunu, müvekkili ... her ne kadar mahkeme kararına uygun hareket ederek,
dava sonucu hükmedilen karara uygun olarak ödemeyi yapmış ve dosyayı kapatmış olsa da davalı ile imzalanmış olan Sözleşme uyarınca bu tutarı ödemekten sorumlu olmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca asıl işveren - alt işveren ilişkisi söz konusu olduğu durumda, asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur olarak belirtildiğini, mahkemece de takdir edileceği üzere söz konusu bu sorumluluğun kanundan kaynaklanan bir teselsül hali olup,
asıl işveren ve alt işverenin dış ilişki itibariyle işçilik alacaklarından müteselsilen sorumluluğunu ortaya koyduğunu, Asıl işveren ve alt işverenin iş kanunu uyarınca dış ilişkide işçiye karşı müteselsilen sorumlu olsalar dahi iç ilişkide, yani asıl işveren ve alt işveren arasındaki hukuki ilişkide, bir sözleşme ile bu sorumluluğun taraflardan yalnızca birine ait olduğunu kararlaştırabildiğini, Somut olayda Müvekkili... ve davalı ... arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olup, Müvekkili Şirketler... ve ... arasında ise organik bağ mevcut olduğunu, Bu iki husus da İstanbul BAM 47. Hukuk Dairesi'nin kararı ile sabit olduğunu,
Bu çerçevede Müvekkili... ve davalı ... arasında akdedilen 15.01.2019 tarihli Sözleşme hükümleri Müvekkili ... açısından da aynen geçerli olduğunu, davanın kabulüne, müvekkili tarafından ödenen 43.717,51 TL tutarın ödeme tarihi olan 24.05.2024'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Müvekkiline ödenmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği anlaşıldı.
DELİLLER
.... İş Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak .. esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İş Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi Heyeti... ve ...'un 12/02/2025 tarihinde sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Davacılar arasında organik bağ bulunması nedeniyle her iki davacının da birlikte rücu talep edebileceğinin kabulü halinde ödenen 43.717,51-TL'nin tamamının davalıdan talep edilebileceği, Alt işverenlik sözleşmesinin ... ...
A.Ş.'ye teşmil edilemeyeceğinin kabulü halinde ise TBK m. 167/1 hükmü uygulanarak anılan davalının rücu edebileceği tutarının 21.858,76-TL olacağı, Davacı... ve davalının asıl işveren ve alt işveren olmaları sebebiyle dava dışı kişinin işçilik alacaklarından dolayı müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, somut olaydaki hususun, rücu ilişkisi kapsamında taraflar arasında çözülmesi gereken bir ihtilaf olduğunun görüldüğü,
her ne kadar sözleşmenin dışında kalan üçüncü kişileri bağlamasa da tarafların rücu talebine ilişkin hususlarını — sözleşme — ile kararlaştırmalarının mümkün olabileceği, ancak bu noktada davacı ...'nin sözleşmenin tarafı olmamasının da özellik arz ettiği ve ele alınması gereken ilk husus olduğunun düşünüldüğü, Birlikte istihdam ve organik bağ söz konusu olduğunda alt işveren ilişkisi tesis eden işverenle birlikte organik bağ tespit edilen diğer işverenin de birlikte sorumlu olduğunun sonucuna ulaşıldığı,
Davacı... ile davalı arasındaki sözleşmenin m. 8 hükmünde yüklenicinin (davalının) “üstlenici işyerinde görevlendirdiği personelinden dolayı yasaların kendisine yüklemiş olduğu mükellefiyetleri eksiksiz olarak yerine getirecektir.” sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı bu nedenle işçilik alacaklarından sorumluluğun davalıda olduğunun düşünüldüğü, Şayet Muhterem Mahkemece dış ilişkide ... A.Ş. ile ... ... A.Ş. arasında organik bağ mevcut ise de söz konusu bağın ...
A.Ş.'nin taraf olduğu alt işverenlik sözleşmesi hükümlerinin kendisine teşmil etmeyeceği değerlendirilir ise ve Mahkemece TBK m. 167/1 hükmünün uygulanacağı kabul edildiği ihtimalide ... ... A.Ş. ile davalı arasındaki sorumluluğun eşit oranda olacağı, kanaatine ulaşılmıştır " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi gereğince dava dışı işçiye ödenmek durumunda kalınan işçilik alacaklarıDava; taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi gereğince dava dışı işçiye ödenmek durumunda kalınan işçilik alacaklarına ilişkin ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında 15.01.2019 tarihinde Danışma Yönlendirme Personel Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında... görevlendirilmesinin yapıldığı, iş akdinin sonlandırılmasından sonra açılan işe ade davası ile dava dışı ...işe dönmesi gerçekleşmiş olup, tekrardan iş akdinin sonlandırılmasından sonra mevcut alacaklar için dava dış... tarafından.... İcra ...esas sayılı icra takibinin davacı tarafından ödendiği davalıya rücu hakkının olduğu istemiyle davanın açıldığı anlaşılmakla,
Somut olayda dava dışı işçinin işçilik alacaklarından asıl işveren ve alt işveren sıfatıyla iş bu davanın taraflarının dış ilişkide müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmelidir. İç ilişki yönünden ise yapılan tespit nazarında; davacıdan tahsil edilen alacağın davalı şirket nezdindeki çalışmaları kapsadığı açıktır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/32902 Esas 2018/487 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere işçinin çalışmış olduğu her bir işverenin kendi dönemine isabet eden kısmından ilgili alt işveren sorumlu tutulmalıdır.
Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki sözleşme, yasal düzenlemeler, Yerleşmiş içtihatlar hep birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı ...'ın davalı tarafından davacı şirkette çalıştırılması amacı ile görevlendirildiği, mahkememize açılan işbu davanın icra dosyasına ödenen paranın rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu,
4857/2/6 md son cümlesinde : "...Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. " denildiği, asıl işverenin ödemek zorunda kaldığı tutarlar için alt işverene rücu etmesinin mümkün olduğu,
buna göre bilimsel, gerekçeli ve olaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca 43.717,51-TL tazminat tutarının 24/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/353, K. 2025/305, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama