KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2024/421 Esas
- Karar no
- 2026/151
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/07/2024
Karar Metni
2.781 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tekstil Sanayi ile davalı ... Giyim Sanayi arasındaki ticari ilişki sebebi ile davalı borçlu aleyhine 11/01/2024 tarihinde ....
İcra Dairesi'nin 2024/.... sayılı dosyası ile ödenmemiş fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, Başlatılan icra takibi neticesinde borçlunun UETS hesabına ödeme emri tebliğe çıkartılmış ve işbu ödeme emri mevzuat gereği kanuni sürenin sonunda okundu sayılarak tebliğ olduğu, Borçlu ödeme emri borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş ve takip durdurulduğu, İşbu haksız, mesnetsiz ve niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği,.
Şöyle ki.
Ticari alım satımdan kaynaklı olarak borçluya USD üzerinden mal satılmış olup işbu satıma ilişkin faturalar düzenlenerek borçluya tebliğ edildiği, Borçlu tarafından yapılan ödemeler tüm fatura tutarını ihtiva etmemiş, borçlu tarafından eksik ödeme yapıldığı, Borca itiraz dilekçesinde takip dayanağına itiraz edilmemiş, borcun bulunmadığına ve ödeme yapıldığının ispatına ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı, Davalı tarafından ticari satımdan kaynaklı ödenmemiş fatura alacağı bulunmaktadır ve müvekkilin alacağının varlığı sabit olduğu,
Müvekkil alacağını tahsil amacıyla icra takibi başlatmış ancak haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilerek takip durdurulduğu, Müvekkil kumaş satımından kaynaklanan ticari ilişki sonucu alacağının tahsili amacıyla borçluya 14/04/202 tarihinde ... numaralı 3.123,96 USD bedelli, 14/04/2023 tarihinde ... numaralı 6.417,40 USD bedelli ve 15/04/2023 tarihinde ... numaralı 4.399,63 USD bedelli satış faturası kesilmiş ve tebliğ edildiği, Ancak borçlu tarafından 15/06/2023 tarihinde toplam 13.940,99 USD bedelli 3 faturanın sadece 9.940,19 USD tutarı ödendiği,
Bakiye kalan tutar için müvekkilimiz alacağını talep etse de davalı tarafça ödeme gerçekleştirilmediği, Akabinde de bakiye alacağın tahsili amacıyla icra takibi yoluna başvurulduğu, Ödenmemiş fatura alacakları sebebiyle, icra takibi dosyasında mübrez cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere ... numaralı 3.123,96 USD bedelli, ... numaralı 6.417,40 USD bedelli ve ... numaralı 4.399,63 USD bedelli faturalardan kaynaklı toplam 4.000,80 USD alacağı söz konusudur.
İşbu sebeplerle .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı, Davalı şirket söz konusu faturalara karşı süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, Müvekkilin eksik ödenmiş fatura bedellerinden kaynaklı meydana gelen alacağının varlığı sabit olduğu, İcra takibine konu ilişkiden kaynaklı cari hesap raporunda da görüleceği üzere 4.000,80 USD alacağı mevcuttur.
Ancak davalı şirket tarafından, işbu alacağa ilişkin ödeme yapılmamış, müvekkil tarafından başlatılan icra takibine de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilerek müvekkilin alacağını tahsili engellendiği, TBK m.99 gereğince mal satım bedelinin fiil, üzerinden ülke parası ile yapılması gereklidir.
İşbu durumun aksi yönünde taraflar arasında belirlenmiş herhangi bir sözleşmesel hüküm bulunmadığını, taraflarınca huzurunuzdaki dava ikame edilmeden önce İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na 2024/... büro dosya no ile başvuruda bulunulmuş, 2024/... dosya no ile yapılan ara buluculuk görüşmesi anlaşamama ile sonuçlandığı, İhtiyati haciz kararlarında aranan yaklaşık ispat sağlandığı, Sonuç itibariyle.
Yukarıda arz ve izah olunan sebepler ve sayın mahkemenizce resen tahkik edilecek hususlar muvacehesinde, Öncelikli olarak yukarıda izahatını yapmış oldukları üzere teminatsız bir şekilde mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında borçlunun mal varlıklarına ilişkin olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararının verilmesini, davanın kabulü ile davalının .... Dairesi'nde bulunan 2024/...
E. sayılı dosyamıza karşı yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin faiz, takip giderleri ve vekalet alacağı yönünden devamı ile %20'den aşağı olmamak icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; işbu davada dava dilekçesi ve tensip zaptı 20/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, Davacı, müvekkili ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari alım satımdan kaynaklı müvekkiline USD üzerinden mal satıldığını, satıma ilişkin faturalar düzenlenerek müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin tüm fatura tutarını ihtiva etmediğini, eksik ödeme yapıldığını iddia ettiği, Davacı tarafça ödenmemiş fatura alacaklarına ilişkin kötü niyetli olarak icra takibine başlandığı, İcra takibine, borç bulunmadığı için itiraz edildiği,
Mümessil Firma ..., elindeki ... markasına ait elbise siparişini, imalatçısı ile sıkıntı yaşadığından dolayı müvekkil şirkete vermek istediği, Ayrıca siparişlerin kumaş ve baskısının üretimini davacı tekstil tarafından yapılacağını, müvekkil şirketten yalnızca kumaş ihtiyacının bilgisinin geçilmesi istendiği, Müvekkil şirket kumaş miktarlarını davacı şirkete bildirdiğini, bildirim yapılırken davacı şirkete "kumaş ve baskı hatalarının kabul edilmeyeceği, bu sebeple oluşabilecek zararlardan sorumlu olunmadığının" ihtarı yapıldığı, Davacı şirket tarafından kumaşlar iletildiği,
Yapılan ön kontrolle birlikte kumaşlar kesime alınmış. üretimi yapılmış ve sevk edildiği, yaklaşık 2-3 hafta sonra elbiselerin dikim ve ölçülerinde hiçbir sıkıntı olmadığı ancak kumaş hatası olduğu müşteri firma tarafından müvekkil şirkete bildirildiği, Bunun üzerine kumaş hatası olan elbiseler için indirim yapılması teklif edildiği, Ancak ... müşterisi kumaş hatalarının bu kadar belirgin olmasından dolayı indirimi kabul etmeyip ve iade edeceğini ilettiği, Bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ... kumaş hatası hakkında bilgilendirilmek üzere müvekkil şirkete geldiğini, davacı şirket yetkilisi.
“Kumaş benim o yüzden cezaya razıyım “ diyerek ödemenin bir kısmını almavacasını bevan ettiği, Bunun üzerine müşteri firmanın zor durumda kalmaması için davacı şirket yetkilisinin onayı ile ... 'un iade edeceği ürünlerin ithalatı yapıldığı, Davacı şirket daha sonra tüm bu durumdan haberdar olmasına rağmen, kumaş hatasını kabul etmeyip kalan bakiyenin kapatılmasını ,kumaş hatalarını kabul etmediğini ilettiği, Ancak davacı şirket tarafından ayıplı ifada bulunulduğu, Bunun üzerine ekte sunulan maillerden görüleceği üzere ayıplı ifa dolayısıyla ödeme yapılamayacağı gerek sözlü, gerek yazılı olarak bildirildiği,
Şirket yetkilisi tarafından da bu durum kabullenilmiş ve ödeme alınmayacağı bildirildiği, Kumaşın hatalı olduğu ön kontrolde fark edilmemiş daha sonra müşteri firma tarafından müvekkil şirkete iletildiği.
Kumaş hatası "mail yoluyla" davacı şirkete bildirildiği, üstelik hatalı kumaşlara ilişkin ödeme alınmayacağı yönünde anlaşmaya varıldığı, ancak davacı şirket kötüniyetli olarak ayıplı ürünlere rağmen ödeme istediği, Sonuç itibariyle: yukarıda açıklanan ve mahkemenizce resen göz önüne alınacak nedenlerle; davanın reddine, icra takibine itirazımın kabulü ile, icra takibinin iptaline, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Mahkememizin 07/01/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişinin 12/02/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sal lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 Davalı ... Giyim Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 24/01/2025 günü saat 10:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
5.3 Davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde:
Davacı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ın düzenlediği e-Faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 11.01.2024 tarihi itibariyle davalı ... Giyim Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den 4.000,80 USD cari hesap alacağının bulunduğu,
5.4 Davalı şi de kumaşların ayıplı olduğunu ve davacı yana bildirdiklerini beyan etmiştir. Fatura içeriği kumaşların ayıplı olup olmadıklarının ve ayıp süresinin yapılıp yapılmadığı uzmanlık alanıma girmediğinden tesktil alanında uzman bilir! marifetiyle fatura içeriği kumaşların ayıplı olup olmadığının tespit edilebileceği, kumaşların ayıplı olmadığına dair kanaat bildi de ise davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalı yandan 4.000,80 USD alacağının buluna
5.5 Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde davalı yandan işlemiş faiz talebinde bulunmayacağı,
5.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememizin 20/05/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince, dosyaya tekstil alanında uzman bilirkişi eklenerek, dava konusu kumaşların ayıpları hususunda ve beyanlar doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş olup,
Bilirkişilerin 21/07/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"1. Davalının müşterisi Hollanda'da yerleşik dava dışı ... firması tarafından davalıya dava konusu kumaşlardan imal edilen elbiselerden toplam değeri 5.689,00 Euro olan 208 adet elbisenin satılamayacak şekilde kumaş kusuru gerekçesiyle iade edildiği iade edilen bu elbiselerde her desen her renk ve her beden elbisenin olduğu
2.Taraf beyanlarında ve dosyaya sunulan dilekçe eklerinde 208 adet elbisede var olduğu beyan edilip iade edilen bu ayıpla ilgili kumaş kusuru, sonradan olma sürtmeye dayanan hatalar şeklindeki tanımlardan başka teknik olarak incelenip değerlendirilecek bir belge, bilgi veya fotoğrafların yer almadığı,
3. Sektörel bilgi ve deneyim olarak yapılacak değerlendirmede ise yaklaşık 880 adet olduğu anlaşılan siparişin 9423 ü oranındaki 208 adedinin satılamayacak şekilde kumaş kusuru gerekçesiyle iade edilmesi ve iade edilen bu elbiselerin 4 çeşit desenli ve 2 çeşit düz renkten oluşan siparişin her desen her renk ve her bedeninde çeşitli sayılarda olması, sonradan olma sürtmeye dayalı hatalar ifadesi ve kumaş cinsinin mekanik etkilere karşı son derece hassas 140 gr/m2 *4 100 Floş viskon saten dokuma olması birlikte değerlendirildiğinde;
çok sıkı kontrollerin yapıldığı bilinen mümessil ofis aracılığıyla yurt dışına giysi imalatı ve ihracatı yapan bir konfeksiyon imalatçısının, satılamayacak şekilde var olduğu beyan edilen ve açık ayıplı olduğu anlaşılan kumaş kusurunu her desen ve her renkte bu kadar yüksek oranda olmasına rağmen pastal (kumaş serim ve kesim) aşamasında fark etmeyip kesmesinin pek mümkün olamayacağı, tarafımca da açıklanan sebeplerle bahsedilen hatanın kumaş kesim aşamasından sonraki aşamalarda oluşmuş olma ihtimalinin yüksek olarak değerlendirildiği, bu değerlendirmeyle ilgili takdirin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu
4. Kök rapordaki mali değerlendirmeleri değiştirecek bir kanaatimizin oluşmadığı.." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememizin 14/10/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince, Davacının itirazları, kusur oranlarının değerlendirilmesi ve itirazlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden dosyanın ek rapor alınmak üzere mevcut bilirkişilere tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişilerin 03/11/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak, "1. Kusur Oranlarının Değerlendirilmesi ve İtirazlar Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi Yönünden Değerlendirme;
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde kaldı ki bahsedilen hatanın kumaş kesim aşamasından sonra oluşup oluşmadığının müvekkilimiz açısından bir önemi olmamaktadır, Bilirkişi raporlarında kumaşların ayıplı olup olmadığı tespit edilememiş, ayıp var ise de ne aşamada oluştuğu belirlenememiştir.
Açıklanan sebeplerle davacı iddiasını ispat edememiş olup huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. şeklindeki beyanlarına istinaden dava konusu elbiselerin ayıplar hususunda teknik inceleme için sunulmaması sebebiyle tarafımızca teknik inceleme yapılamadığı, teknik inceleme sonucunda ayıpların durumu, ne aşamada oluştuğu Ve kusur oranları değerlendirilememiş ayrıca dosyaya mübrez belgeler arasında da bu ayıplara ilişkin teknik analiz ve kusur oranlarını değerlendirme yapacak bir belgenin yer almadığı,
Davalı tarafından dava konusu kumaşlardan 880 adet elbise imalatı yapıldığı anlaşılmakta olup bu elbiselerden 208 adedinin satılamayacak şekilde kumaş ayıbı taşıması sebebiyle davalı müşterisi tarafından davalıya iade edildiği, ayıplı bu elbiselerin tamamının veya bir kısmının davacı yetkili personelleri tarafından davalının adresinde görülüp incelendiği ve bu ayıplar için sonradan olma, sürtmeye dayalı hatalar şeklinde ifadeler kullandıkları, bu ifadelerden ayıpların basit bir göz muayenesiyle kolayca tespit edilebilen açık ayıp olduğunun anlaşıldığı,
bu ayıpların imalatı yapılan elbiselerde kullanılan 4 çeşit baskılı ve 2 adet düz renk kumaşın her birinde olması, davalının yaptığı konfeksiyon işlemleri olan prototip(numune) imalatı ve seri imalat (kumaş serim, kesim, dikim, ütü paket, kalite kontrol) aşamalarında görülmemiş olması, bu ayıpların imalatı yapılan elbi: tamamında olmayıp yaklaşık “%23 ünde olması ayıbın kumaş yapısından kaynaklanmadığını gösterdiği,
açık ayıp olduğu anlaşılan bu ayıbın kumaş imalatı esnasında oluşmuş olması durumunda konfeksiyon imalatı aşamasında fark e imalata devam edilmeyeceği, bu sebeple ayıbın kumaş imalatından sonraki aşamalarda oluşmuş olduğu kanısında olunduğu, bu konuda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
2. Davacının itirazı faiz yönünden değerlendirme ve hesaplamalar;
1-Kök raporda; “Davacı yan 11.01.2024 tarihli icra takibinde takip tarihinden itibaren filli ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek yıllık 96 41,75 avans faizi (3095 S. K.) ve değişen oranlardaki faizi talep etmiştir.
Bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dosya incelemelerimizde, davacı yan TTK 10. uyarınca karşılıklı bir anlaşma ve belirlenmiş bir vadeye ilişkin Belge ve yine herhangi bir ihtar dosyaya sunmamıştır. Bu nedenlerle takipten önce faiz hesaplaması yapılmamıştır.” Olduğuna dair tespitler yapılmıştır.
2- Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise; davacı şirketin 4.000,80 USD tutarındaki bakiye alacağı için son yapmış olduğu tahsilat tarihi olan yani çekin vade tarihi olan 15/06/2023 tarihi ile icra takip tarihi olan 11/01/2024 tarihi aralığında talep edebileceği işlemiş faiz miktarı aşağıdaki tabloda hesaplanmıştır. (USD alacağı için Kamu Bankalarınca Fülen Uygulanan Azami Yıllık Faiz Oranı baz alınarak hesaplama yapılmıştır.)
Davacı şirketin 4.000,80 USD tutarındaki bakiye alacağı için icra takip tarihi öncesinde talep edebileceği işlemiş faiz miktarı 159,97 USD olarak hesaplanmıştır..." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak ayrı ayrı tebligat çıkartıldığı, tarafların kök rapor ve ek raporlara karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Dava konusu uyuşmazlık ve itirazlar gereğince tarafların ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan kısmen alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Taraf itirazları doğrultusunda ayıp tespiti yönünden alanında uzman sektör bilirkişisi de eklenerek alınan ek rapor ile de dava konusu ürünlerdeki ayıbın kumaş imalatından sonraki aşamalarda oluştuğu görüşü yapılan incelemeler sonucunda mahkememize sunulduğundan mahkememizce oluşan kanaat gereği davacının davasını kısmen ispat ettiği görüşüne ulaşıldığından dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, alacağın likit olmadığı gözetildiğinde icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/421, K. 2026/151, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama