KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/648 Esas
- Karar no
- 2025/750
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
1.954 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı tarafın, müvekkili firmadan taşımacılık hizmeti satın aldığını, bu kapsamda taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine istinaden bakiye 1.952,00 EURO müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/...
E. sayılı dosyası ile asıl alacak ve ferileri üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça borca itirazda bulunulduğunu ve takibin durduğunu beyanla. Davalı-Borçlunun ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/...
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER
... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosya örneği, cari hesap ekstresi, fatura örnekleri, arabuluculuk son tutanak örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 19/02/2025 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, inceleme gün ve saatinin davacı vekili ile davalı şirketin elektronik tebligat adresine 21/02/2025 tarihinde tebliğe çıkmış olduğu, davacı vekilinin yerinde inceleme talep ettiği, davalı tarafın mazeretsiz olarak incelemede hazır bulunmadığı görülmüş olup, bilirkişi 29/07/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"İncelenen davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti. inceleme günü olan 21/03/2025 günü saat 11:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
Davacı ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv Ve Konteyner Taş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin düzenlediği 5 (beş) adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 09.07.2024 tarihi itibariyle davalı ... Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den 1.952,00 EURO karşılığı 74.211,14 TL cari hesap alacağının,
Davacı şirketin düzenlediği navlun, demuraj ve gümrük masrafı faturaları ile ilgili verilen hizmetin değerlendirilmesi uzmanlık alanım dışı olduğundan fatura içeriği hizmetin verilip verilmediğinin taşıma uzmanı tarafından değerlendirilmesi ile icra takip tarihi itibariyle ... ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nden 1.952,00 Euro karşılığı 74.211,14 TL alacağının bulunacağı,
Davalı şirketin icra takip tarihi olan 09.07.2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü" yönünde görüş ve kanaat bildirmiş olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
İşbu davaya konu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin olup, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir.
TTK 21/1 uyarınca, ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten veya bir iş gören ya da menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve bedel ödenmiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belge olan fatura, VUK 229’da “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika” olarak tanımlanmıştır. Faturada, sözleşme konusu malın veya işin türü, miktarı, fiyatı ve tutarı ile birlikte eğer mal alıcıya teslim edilmişse teslim tarihi yer alır. Ayrıca bedel ödenmişse bu husus da faturada gösterilir.
TTK 21/2’ye göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.TK 21/2’de yazılı sonucun doğabilmesi için öncelikle gönderilen belgenin fatura niteliğini taşıması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi, fatura taraflar arasında yapılmış bir satış ya da iş görme sözleşmesinin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir. Taraflar arasında böyle bir sözleşme ilişkisi bulunmuyorsa düzenlenen belge, fatura niteliğinde sayılmaz ve bu belgeye itiraz olunmaması da TK 21/2’deki sonucun doğumuna yol açmaz. Yine, taraflar arasında yapılan sözleşme geçersizse, böyle bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya itiraz olunmaması da TK 21/2’de öngörülen sonucu doğurmaz.
Fatura, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olduğu için, TK 21/2’ye göre, itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de ancak sözleşmenin ifasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan hususlara -satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, bedeli, ücreti gibi – ilişkin olabilir. Bu itibarla alınan faturaya itiraz edilmemesi, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu göstermez.
Keza faturaya itiraz edilmemesi, faturada yer almakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin fatura kaydının kabul edildiği anlamına da gelmez. Tebliğ olunan faturaya itiraz olunmaması, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu da göstermez.
Ancak alıcıya verilen faturada mal bedelinin ödendiği gösterilmişse, BK 207/II’ye göre satıcının malı teslime etme ve alıcının semeni ödeme borcunun aynı anda ifa edimesinin gerekli olması karşısında, faturaya itiraz olunmaması, malın teslim edildiğine ilişkin bir karine oluşturur.
Alınan faturaya 8 gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edildiği varsayılır, ancak bu hususun aksi ispat edilebilir. TK 21/2’de, esas itibariyle ispat yükünün yer değiştirmesi ve fatura verende olan ispat yükünün, itiraz süresinin geçmesinden sonra faturaya itirazda bulunmayan tarafa yükletilmesi söz konusudur. İtiraz edilmemek suretiyle alıcı aleyhine yazılı kanıt niteliğini kazanan fatura içeriğinin aksi, ancak yazılı kanıt, ticari defter veya yeminle ispat olunabilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönündedir (Yarg. 3. HD., T. 29.11.2021, E. 2021/7253, K. 2021/12178; Yarg. 11. HD., T. 5.5.2005, E. 2004/7832, K. 2005/4738). Yargıtay, alan tarafın, süresinde itiraz etmediği faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasının, malın teslimine karine oluşturduğunu kabul etmektedir. Yine, Yargıtay’a göre; verilen faturaya uzunca bir zaman itiraz edilmediğinde, malın alıcıya teslim edildiğinin kabulü gerekir (Yarg. 11. HD., T. 13.11.1984, E. 1984/4889, K. 1984/5499; Yarg. 19. HD., T. 22.1.1997, E. 1996/4987, K. 1997/217)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğundan davacı şirketin 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ...
Uluslararası Nakliyat Otomotiv ve Konteyner Taş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin düzenlediği 5 (beş) adet e-faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 09.07.2024 tarihi itibariyle davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den 1.952,00 EURO cari hesap alacağının bulunduğu mali bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı tarafın inceleme günü olan 21/03/2025 günü saat 11:30'da yapılan incelemeye mazeretsiz olarak katılmadığı, davacı tarafından davalı tarafına düzenlenen toplamı 2.252,00 Euro karşılığı 65.630,83 TL tutarındaki 5 adet e-faturanın alıcısına tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu,
davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz edildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu değerlendirilmekle davacının davasında haklı olduğu, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile davalının ...
İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin. 1.952,00 Euro üzerinden devamına, kabul edilen alacak tutarına takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a madde ve fıkrası uyarınca faiz işletilmesine, kabul edilen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 13.713,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek,
ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan ücretin davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
427,60 TL BAŞVURMA HARCI 1.170,98 TL PEŞİN HARÇ 1.170,98 TL PEŞİN HARÇ + 3.512,93 TL EKSİK HARÇ 60,80 TL VEKALET HARCI 4.683,91 TL KARAR VE İLAM HARCI 85.00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 5.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
6.744,38 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/648, K. 2025/750, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama