KÜNYE
T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/694
- Karar no
- 2019/61
- Dava
- Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı
- Dava tarihi
- 24/10/2017
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi, manevi ve itibar tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dünyaca ünlü ..., ... şekil, ..., ... şekil ve şekil markalarının sahibi olduğunu, Türkiye’de hâlihazırda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numarası ile tescilli markalarının bulunduğunu, TPMK tarafından bu markalardan ... şekil ibareli markanın tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı yanın müvekkiline ait markaları kendisine ait mağazada kıymetli metallerden mamul eşyalar üzerinde izinsiz olarak kullandığını, buna ilişkin olarak ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...
D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi vasıtasıyla tespit yapıldığını, davalının müvekkiline ait tescilli markayı/eseri gerek tek tek unsurları ve gerekse de bir bütün olarak görünümü itibariyle birebir taklit eden ürünleri sattığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalının eylemlerinin haksız rekabet işlediğinin tespitine, men’ine ve sona erdirilmesine, marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, men’ine ve sona erdirilmesine,
100,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi ve 2.500,00 TL itibar tazminatın davalıdan tahsili ile değişik iş dosyasında yapılan masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin tespite konu ürünlerin imalatçısı, dağıtıcısı ve satıcısı olmadığını, davaya konu markanın tanınmış marka olarak kabulüne itiraz ettiklerini, 14.sınıfta tescili bulunmadığını, davacının maddi, manevi ve itibar kaybı taleplerinin de kabul edilebilir bir dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, sona erdirilmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatına ilişkindir.
Davacı vekilinin sunduğu 29/01/2019 tarihli dilekçe ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekillerinin sunduğu Beyoğlu 19.Noterliğinin 28/09/2010 tarih ve 10729 yevmiye nolu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş davalının sunmuş olduğu dilekçeyle herhangi bir yargılama gideri talebi olmadığını bildirdiği anlaşılmakla yargılama harç ve giderleri taraflar üzerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/694, K. 2019/61, 8 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama