KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/54
- Karar no
- 2024/312
- Dava
- Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/02/2021
Karar Metni
2.726 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında 25.02.2014 ve 26.02.2015 tarihli lisans sözleşmelerinin imzalandığını, müvekkil Kurum ..., dava dışı ... Tic. Ltd.
Şti. ve Davalı ... arasında 25.02.2014 ve 26.02.2015 tarihli Lisans Sözleşmeleri imzalandığını, bu iki sözleşmenin konusunun aynı olduğunu, 26.02.2015 tarihli sözleşme ve 25.02.2014 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunu, işbu lisans sözleşmeleri ile davalının yapımcılığını üstlendiği (... (...)) adlı eserin ve bu esere ilişkin markaların, sözleşmelerin imzalandığı tarihten itibaren yıl içerisinde Türkiye'nin çeşitli illerinde yapılacak ...ve ... dair temsillerinden elde edilecek gelirin paylaşımı ve bu temsillere ilişkin tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiğini,
işbu lisans sözleşmelerinde mali konular düzenlenmiş olup elde edilecek gelirin müvekkil kuruma nasıl ödeneceği hususunun belirlendiğini, sözleşmenin Mali Konular Başlıklı 10. maddesi ile ...'ye Ödenmesi Gereken Bedellerin açıkça Belirlendiğini, Lisans Sözleşmelerinin 10. maddesinde mali Konuların düzenlendiğini, ilgili maddeye göre;
lisansiyer/davalı, sözleşme konusu eserin (... (...)) temsillerinden elde edilecek gelirden ... için ayrı, ... için ayrı hesaplama yöntemiyle hesaplanacak lisans bedelini, müvekkil kurumun ...'ye ödeyeceğini, ..., eserin temsillerinden dolayı ...'ye ödenmesi gereken lisans bedelinin günlük net KDV dahil 750,00 (yediyüzelli) TL olduğunu, müzikli tiyatro etkinliklerinde ise, ...'ye koltuk sayısına kadar ödeme yapılacağının belirtildiğini, buna göre 0-500 arasında katılımcıda 500-TL, 501-750 katılımcı olması halinde 800-TL lisans bedeli ödeneceğinin belirtildiğini, ayrıca,
ilgili maddede aynı salonda gün içerisinde yapılacak gösterimlerin ikincisinde %20,üçüncüsünde ise %30 indirim uygulanacağının belirtildiğini, lisans Sözleşmelerinin 10.2 maddesine göre Lisansiyerin bir ay içerisinde yaptığı temsillerle ilgili olarak yukarıda kararlaştırılan miktardaki ödemeleri temsilin yapıldığı ayı takip eden ayın 20'sine kadar ödememesi durumunda gecikme faizi masrafları dahil olmak üzere ...'nin ilgili hesabına yatırılır şeklinde ibare bulunduğunu, davalı tarafından sözleşme konusu etinliklerin gerçekleştirildiğini, bu kapsamda ödeme yapılması gerekirken,
lisans sözleşmelerinde belirtilen ödemeye ilişkin yükümlülüklerin davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalı tarafından sözleşme konusu etkinliklerin gerçekleştirildiğini, bu kapsamda davalıya fatura kesilmişse de davalı tarafından ödeme yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmeleri uyarınca zaman içinde etkinlikler yapıldığını, davacının gerçekleştirdiği tüm etkinliklere ilişkin ayrıntılı bir satış raporu düzenleyerek,
kaşe ve imza atarak bu raporları müvekkile ibraz ettiğini, müvekkil kurum tarafından davalının sunduğu satış raporlarına göre, davalıya fatura kesildiğini, davalı tarafından söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini ve kesilen bu fatura tutarlarının da (2014 Nisan ayı gelirine ilişkin fatura dışında) herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin müvekkil Kuruma ödenmediğini, davalı tarafından 2014 Nisan ayı geliri olan 26.05.2014 tarihli fatura bedeli olan 9.670,00 TL'nin 21/10/2014 tarihinde ödendiğini, bunun dışındaki faturalar için herhangi bir ödeme yapılmadığını,
davalı tarafından yapılan etkinlikler ile davalının bu etkinliklere dair müvekkile ibraz ettiği satış sonuçlarına dair rapor kapsamında müvekkil kurum tarafından davalıya kesilen faturaların dava dilekçesi ile gönderilen faturalardan 26.05.2014 tarihli 9.670-TL miktarlı olan faturanın ödenmiş olduğunu, tahsil edilemeyen faturaların toplam bedelinin 61.290,00- TL olduğunu, bu hususun sunulan hesap ekstresi ile de açıkça görüleceğini,
bununla birlikte lisans sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken kalemlerin sözleşmesi uyarınca hesaplanması üzerine tespit edilecek diğer alacakların da yargılama süresince alınacak bilirkişi raporları ile vade tarihinden itibaren (her etkinliğin gerçekleştiği ayı takip eden ayın 20'sinden itibaren) işleyecek ticari temerrüt faizi ile hesaplanmasını, bu ödemelerin yapılması için davalıya ihtarname gönderilmişse de sonuç alınamadığını, lisans sözleşmelerinin 13.2.maddesinde;
taraflardan herhangi birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, hakları ihlale uğrayan tarafın diğerine ihtarname göndermek suretiyle ihlalin en geç 10 iş günü içinde giderilmesini ister şeklinde madde bulunduğunu, ilgili madde uyarınca, faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkil kurumun 26.04.2018 tarihinde ihtarname göndererek ...ve...mahiyetli faturalardaki tutarların faizi ile birlikte 15(onbeş) gün içinde ödenmesini talep ettiğini,
sözleşmede öngörülen süreden daha fazla süre tanınmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ödeme yapılmamasına ilişkin herhangi bir gerekçe de müvekkil kuruma bildirilmediğini, işbu hususlarda davalı yanın kötüniyetini açıkça gösterdiğini, yine, dava dışı Marka Sahibi - Yapımcı ... Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından da davalıya ...
17. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek, ödemelerin yapılması talep edilmişse de, davalıdan olumlu bir cevap alınamadığını, bu kapsamda, davalının, lisans sözleşmelerini ihlal ettiğini, sözleşmelerde belirtilen ödemeye ilişkin yükümlülüklerini herhangi bir haklı gerekçesi olmaksızın kötü niyetli olarak yerine getirmediğini, müvekkil kurumu zarara uğrattığının açık olduğunu ve davalı tarafından fatura tutarlarının işlemiş ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkil kuruma ödenmesi gerektiğini, ...
Arabuluculuk Bürosu'nun ... büro dosya nolu ... Arabuluculuk numaralı dosyası üzerinden görüşmeler gerçekleştirildiğini ve arabuluculuk sürecinde anlaşamadıklarını ve açmış oldukları davanın kabulüne dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin tacir sıfatı bulunmadığını, müvekkile ait şahıs şirketi usule uygun bir biçimde sonlandırıldığını, müvekkilinin gelinen tarih itibariyle 4-A sigortalısı olarak çalışan sıfatına haiz olduğunu, dava konusu sözleşme ve içeriğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin gelinen tarih itibariyle tacir sıfatı bulunmadığını tekrarla eş zamanlı olarak... isimli bir şahıs firması da artık mevcut olmadığını,
bu çerçevede müvekkilin taraf ehliyeti mevcut olmadığından işbu hususun mahkeme tarafından da re'sen dikkate alınması ve ilk olarak bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve davacının iddiasına konu tüm alacak talepleri karşısında zaman aşımı itirazının mevcut olduğunu, davacı birbirinin devamı olduğunu 2014 yılı ve 2015 yılında imza edildiğini iddia ettiğini ve sözleşmeleri kaynak göstererek iş bu davayı ikame ettiğini, davacının kısmi talepli açmış olduğu iş bu davada tüm alacak talepleri için zamanaşımı itirazının bulunduğunu ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,
davacının geçersiz sözleşmeler üzerinden talebine konu ettiği temerrüt faizi taleplerinin de yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca hukuka aykırı olduğunu, haksız ve kötü niyetli olduğunu, temerrüt koşulunun gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmeler de yer alan hükmün de temerrüt açısından geçerli olmadığını, çelişkili ibareler içerdiğini,
davacının davasına konu ettiği sözleşmeyi kabul anlamına gelmemekle beraber atıfta bulunduğu hükümde: Lisansiyer 1 ay içerisinde yaptığı temsillerle ilgili yukarıda kararlaştırılan miktarlardaki ödemeleri temsilin yapıldığı ayı takip eden ayın 20'sine kadar ödememesi durumunda gecikme faizi masrafları ile birlikte ...'nin hesabına yatırdığını, söz konusu ifade de geçerli bir faiz düzenlemesi olmadığını, yine sözleşme hükmü ve dava dilekçesi dahilinde de taleplerin birbiriyle çelişki halinde olduğunu,
oran açık bir vade tarihi vs. düzenlemesi söz konusu olmaksızın bahsi geçen gecikme faizi ile ifade edilenin ne olduğu dahi anlaşılır olmadığını, söz konusu hükmün bu vaziyetiyle temerrüt koşullarını karşılamadığı da sabit olmakla yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirsiz vade düzenlemelerinin temerrüt oluşturmayacağı Yerleşik Yargıtay İçtihatları ile de açık olduğunu, tüm bu hususların Mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep ettiğini ve davacının sözleşme hükmünü referans göstermek suretiyle bu şekilde faiz talebinin hatalı olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın sözleşmeyi feshetmeyip buna rağmen gecikme faizi adı altında talepte bulunmasının da haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu itibarla davacının dava konusu ettiği sözleşmede yer alan belli maddeye atıf yapmak suretiyle talepte bulunduğa faize ilişkin de itiraz ettiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile sözleşmede gecikme faizi adı altında açıklanan faiz detayı ile ilgili bilgi mevcut olmayıp buna rağmen davacı tarafın ticari faiz talep ve iddiasının da aynı şekilde haksız ve kötü niyetli olduğunu,
davacının her ne kadar ardı ardına imzalamış iki lisans sözleşmesini dava konusu etmişse de bahsi geçen sözleşmelerin imza tarihi denetime açık olmadığını, davacı tarafından sunulan fotokopi evraklar incelendiğinde de bu durum açık olup bu hususun da Mahkeme tarafından dikkate alınmasını ve bu kapsamda da sözleşme esaslı ikame edilen iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yine sözleşmeler dahilinde kendi içerisine ve dosyada mevcut bilgi ve belgelerle çelişki dahilinde tüm hususlara itirazlarının mevcut olduğunu, davalının şahsına ait firmanın yapımcılığını üstlendiği ... isimli eser ile ilgili taraflar arasında yapılan lisans anlaşmaları ile davacı firma müvekkile ait şahıs firmasının ticari kar elde etmesini engeller ve hatta zararına sebebiyet verecek şartlar oluşturduğunu ve bu dahilde de müvekkilin her seferinde mağdur edildiğini ve kendisine ihale edilen yüksek miktarlı masraflar nedeniyle söz konusu proje kapsamında zarara uğradığını,
gerek görülmesi halinde müvekkilin her seferinde yüksek miktarlı olarak ödemek zorunda kaldığı bu masraflara ilişkin belgelerin de dosyasına ibraz edileceğini, son halde davacının asıl alacak konusu ettiği miktarları da kabul etmediğini beyanla sözleşme hükümlerinin geçersiz ve çelişkili olması, denetime açık olmaması, mevcut yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmesi, dava konusu iddialar ve sunulan sözleşme ve diğer belgelerin yine çelişki içermesi, dava konusu edilen alacak ve faiz talepleri ile ilgili zamanaşımı itirazımızın mevcut olması, müvekkilin davada taraf ehliyetinin bulunmaması,
faiz talebinin tamamen haksız ve kötü niyetli olması nedenleriyle ikame edilmiş işbu davanın tümden reddini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 25.02.2014 ve 26.02.2015 tarihli lisans sözleşmeleri imzalandığını, müvekkil Kurum ..., dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. ve Davalı ... arasında 25.02.2014 ve 26.02.2015 tarihli Lisans Sözleşmeleri imzalandığını, bu iki sözleşmenin konusu aynı olduğunu, 26.02.2015 tarihli sözleşme, 25.02.2014 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunu, işbu lisans sözleşmeleri ile davalının yapımcılığını üstlendiği (...(...)) adlı eserin ve bu esere ilişkin markaların, sözleşmelerin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde Türkiye’nin çeşitli illerinde yapılacak ... ve ... dair temsillerinden elde edilecek gelirin paylaşımı ve bu temsillere ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, işbu lisans sözleşmelerinde mali konular düzenlendiğini,
elde edilecek gelirin müvekkil kuruma nasıl ödeneceği hususunun belirlendiğini, sözleşmenin mali konular başlıklı 10. maddesi ile ...’ye ödenmesi gereken bedellerin açıkça belirlendiğini, lisans sözleşmelerinin 10. maddesinde mali konuların düzenlendiğini, ilgili maddeye göre;
lisansiyer-davalı, sözleşme konusu eserin (... (...)) temsillerinden elde edilecek gelirden ...için ayrı, ... için ayrı hesaplama yöntemiyle hesaplanacak lisans bedelini, müvekkil Kurumun ...’ye ödeyeceğini, ..., eserin temsillerinden dolayı ...’ye ödenmesi gereken lisans bedeli günlük net KDV dahil 750,00TL olduğunu, müzikli tiyatro etkinliklerinde ise, ...’ye koltuk sayısına kadar ödeme yapılacağı belirtilmiş olup, buna göre 0-500 arasında katılımcıda 500-TL, 501-750 katılımcı olması halinde 800-TL lisans bedeli ödeneceğinin belirtildiğini, ayrıca, ilgili maddede aynı salonda gün içerisinde yapılacak gösterimlerin ikincisinde %20,
üçüncüsünde ise %30 indirim uygulanacağının belirtildiğini, aynı maddede ödeme vadesinin de belirlendiğini, lisans sözleşmelerinin 10.2 maddesine göre lisansiyerin bir ay içerisinde yaptığı temsillerle ilgili olarak yukarıda kararlaştırılan miktardaki ödemeleri temsilin yapıldığı ayı takip eden ayın 20’sine kadar ödememesi durumunda gecikme faizi masrafları dahil olmak üzere ...’nin ilgili hesabına yatırılacağından bahsedildiğini, davalı tarafından sözleşme konusu etinliklerinin gerçekleştirilmiş olup, bu kapsamda ödeme yapılması gerekirken,
lisans sözleşmelerinde belirtilen ödemeye ilişkin yükümlülükler davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalı tarafından sözleşme konusu etkinliklerin gerçekleştiridiğini, bu kapsamda davalıya fatura kesilmişse de davalı tarafından ödeme yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmeleri uyarınca zaman içinde etkinlikler yapıldığını, davacının gerçekleştirdiği tüm etkinliklere ilişkin ayrıntılı bir satış raporu düzenleyerek,
kaşe ve imza atarak bu raporları müvekkile ibraz ettiğini, müvekkil kurum tarafından davalının sunduğu satış raporlarına göre, davalıya fatura kesildiğini, davalı tarafından söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi kesilen bu fatura tutarlarının da (2014 Nisan ayı gelirine ilişkin fatura dışında) herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin müvekkil Kuruma ödenmediğini, davalı tarafından 2014 Nisan ayı geliri olan 26.05.2014 tarihli fatura bedeli olan 9.670,00 TL'nin 21/10/2014 tarihinde ödendiğini, bunun dışındaki faturalar için herhangi bir ödeme yapılmadığını,
davalı tarafından yapılan etkinlikler ile davalının bu etkinliklere dair müvekkile ibraz ettiği satış sonuçlarına dair rapor kapsamında müvekkil kurum tarafından davalıya kesilen faturalar dava dilekçesi ile sunulduğu için tekrar edilmeyeceğini, tüm bu hususlar nedeniyle davalı yanın temerrüde düşmediği ve faiz taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğu yönünde iddiaları asılsız olup kötü niyetli olarak ödeme yapmayan tarafın davalı yan olduğu izahtan vareste olduğunu, dava dilekçesi ile gönderilen faturalardan 26.05.2014 tarihli 9.670-TL miktarlı olan fatura ödenmiş olup, tahsil edilemeyen faturaların toplam bedeli 61.290,00- TL olduğunu,
bu hususun sunulan hesap ekstresi ile de açıkça görüleceğini, bununla birlikte, lisans sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken kalemlerin sözleşme uyarınca hesaplanması üzerine tespit edilecek diğer alacakların da yargılama süresince alınacak bilirkişi raporları ile vade tarihinden itibaren (her etkinliğin gerçekleştiği ayı takip eden ayın 20’sinden itibaren) işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte hesaplanmasının talep edildiğini, bu ödemelerin yapılması için davalıya ihtarname gönderilmişse de sonuç alınamadığını, lisans sözleşmelerinin 13.2.maddesinde.
“Taraflardan herhangi birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, hakları ihlale uğrayan taraf diğerine ihtarname göndermek suretiyle ihlalin en geç 10 iş günü içinde giderilmesini ister.” şeklinde hüküm bulunduğunu, ilgili madde uyarınca, faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkil Kurumun 26.04.2018 tarihinde ihtarname göndererek “...” mahiyetli faturalardaki tutarların faizi ile birlikte 15(onbeş) gün içinde ödenmesini talep ettiğini,
sözleşmede ön görülen süreden daha fazla süre tanınmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ödeme yapılmamasına ilişkin herhangi bir gerekçede müvekkilin Kuruma bildirilmediğini,. işbu hususlarda davalı yanın kötüniyetini açıkça gösterdiğini, dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından da davalıya ...
17. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek, ödemelerin yapılması talep edilmişse de, davalıdan olumlu bir cevap alınamadığını, bu kapsamda, davalının, Lisans Sözleşmelerini ihlal ettiğini, sözleşmelerde belirtilen ödemeye ilişkin yükümlülüklerini herhangi bir haklı gerekçesi olmaksızın kötü niyetli olarak yerine getirmediğini, müvekkilin kurumu zarara uğrattığının açık olduğunu, davalı tarafından fatura tutarlarının işlemiş ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkil Kuruma ödenmesi gerektiğini, her ne kadar davalı yan cevap dilekçesinde şirketin şahıs şirketi olarak usulüne uygun olarak kapatıldığını,
şirketin artık mevcut olmadığını taraf ehliyeti olmadığını iddia etmişse de, adi ortaklıklara ilişkin temel kuralı tekrar etme zaruretinin hasıl olduğunu, adi şirketlerde, şirket borçlarından birinci dereceden ve kendi malvarlıkları ile sorumlu olduğunu, sorumluluğun oranı ile ilgili olarak TBK md 638/3 ‘te.
“Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde ifade edildiğini, ortaklar, ortaklığın üçüncü kişilere karşı olan borcu nedeniyle malvarlıkları ile ve sınırsız olarak sorumlu olduklarını, ortaklığa karşı koymuş oldukları katılma payları ile değil, bütün malvarlıkları ile sınırsız sorumluluğun söz konusu olduğunu, ve yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, cevap dilekçesinde yer alan hususların tamamına itiraz ettiğini,
davalı ile imzalanan 25.02.2014 ve 26.02.2015 tarihli Lisans Sözleşmeleri kapsamında ödenmeyen toplam 61.290,00-TL tutarındaki lisans bedellerine dair fatura borcunun, her etkinliğin gerçekleştiği ayı takip eden ayın 20’sinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil Kuruma ödenmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller :
Tanık dinletme talebi : Davanın niteliği gereği tarafların tanık dinletme taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: Tarafların delilleri toplandıktan sonra dosya bir FSEK uzmanı, bir SMMM, bir sektör bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenmiş, bilirkişi raporu dosya alınmıştır.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; 25/02/2014 ve 26/02/2015 tarihli sözleşme lisans sözleşmeleri gereğince davacının davalıdan alacağının tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf; taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmeleri gereğince "Köstebekgiller" isimli eserin temsillerinden elde edilecek gelirin paylaşımı konusunda anlaşma sağlandığını, davalının bu sözleşmeler gereğince ödeme yapmadığını belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise husumet itirazı, zamanaşımı itirazını da belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; taraflar arasında 25/02/2014 ve 26/02/2015 tarihli sözleşme lisans sözleşmeleri düzenlendiği, bu sözleşmeler gereğince "..." isimli eserin Türkiye'de temsili konusunda anlaşma bulunduğu, anlaşma gereğince "..." isimli eserin temsili için tarafların hak ve sorumluluklarının belirlendiği, yapılan temsiller için davacı tarafça fatura düzenlendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda fatura konusu edilen alacakların toplamının 61.290,00 TL olduğu ve her dönem için temerrüt tarihinin sözleşmenin 10/2 maddesi gereğince hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında davalının husumet itirazı olduğu görülmüş ise de; dava konusu sözleşmenin davacı ile Yağız Mehdiabbas İstanbul Stüdyoları isimli şahıs şirketi arasında olduğu, firmanın dava tarihi itibariyle terkin edildiği, şirket yetkilisinin davalı olarak gösterilen kişi olduğu, bu hali ile davalının dava konusu sözleşmelerden ve sözleşmelerin sorumluluklarından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazının reddine karar verilerek esas bakımından inceleme yapılmıştır. Ayrıca davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu ancak dava konusu alacakların sözleşmeden kaynaklı olduğu ve 10 yıllık zaman aşımı süresinin bulduğu, alacakların vade tarihinden 10 yıllık süre içinde davanın açıldığı anlaşılmakla zaman aşımı itirazının reddine karar verilerek esas bakımından inceleme yapılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda; dosya arasına alınan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki sözleşmeler dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/54, K. 2024/312, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama