KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/64 Esas
- Karar no
- 2024/323
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/03/2021
Karar Metni
1.768 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasıyla uzun yıllardır Türkiye genelinde, reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren marka'nın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 20/10/2010 tarihinde başvuru yapmakla, 01/02/2012 tarihinde tescilinin gerçekleştiğini, sahibi olduğu, ...Ltd.
Şti. aracılıyla markayı kullandığını, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının markayı, haklarına mütecaviz şekilde kullandığını tespit ettiğini, davalının böylece davacı tanınmışlığından ve ticari portföyünden haksız olarak faydalanmayı amaçladığını ve haksız rekabet oluşturduğunu, ... arama motoru nezdinde markanın ... şeklinde yazılarak gerçekleştirilen aramada davacıya atıflı ... ilk sırada, ... şeklinde yazılarak gerçekleştirilen aramada ise davalıya atıflı, ... web sitesi ile birlikte görüntülendiğini, davalı tarafından arabuluculuk görüşmeleri akabinde davalı sitenin kapatıldığını,
kullanımların umum nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...Şirketi tüzel kişiliğinin ... tarafından, 11/10/2017 tarihinde kurulup 27/05/2019 tarihinde tüzel kişilik türünün Anonim Şirket olarak tadil edildiğini; dosya konusu ... ibaresinin, kurucu adındaki baş harflerin birleşiminden oluştuğunu ve belirlemede, markanın bir etkisinin bulunmadığını, kullanımın, markasal olmayıp unvansal yönden olduğunu ve bunun hem hakkı hem TTK hükümleri gereği bunun bir zorunluluk olduğunu, davalı sitede referans olarak gösterilen müşterilerin, kurucusunun 2015-2017 yılları arasında ortağı olduğu,
... adlı işletmede iken firmalar olduğunu ancak davalı şirket kurulduktan sonra çalışmaya devam edilmediğinin, ticari defter ve kayıtlardan teyit edilebileceğini, 2018 senesi itibariyle organizasyon etkinlik işlerine yoğunlaşmaya çalıştığını ve davalı sitede yer aldığı gibi Solt Kablosuz Çağrı Sistemlerinin kurumsal satış ve yönetimi ile ilgili olup cirosunun büyük bir kısmının bu satışlardan elde ettiği gelirden oluştuğunu, 2019 yılı içinde, TKDK ile fuar organizasyonları yaptığını,
2020 yılından beri yaşanılan ekonomik sıkıntı ve iş sıkıntısından dolayı çalışanlarını da çıkartmak zorunda kalıp aktif olmayan bir şekilde tüzel varlığını korumakta ise de bu tarihten itibaren aktif ticari faaliyet yürütmediği ve son müşteri faturasının, şubat 2020 tarihli olduğundan bahisle, isim karışıklığından kaynaklanabilecek bir ticari faaliyetinin ve kazancının bulunmadığını, ... şeklinde kullanımı bulunmadığı gibi davalı site nezdinde, ... ibareli bir kullanımın da tüzel kişilik unvanında geçmesi hasebiyle, internet alan adında kullanım dışında yer alamadığını,
fonetik olarak iddia konusu iki ibarenin farklı telaffuz edilmekle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ibarelerin anlam yönünden de farklı olduklarını, davalının, organizasyon, etkinlik yönetimi ve planlama konularına odaklı olup reklamcılık faaliyeti yürütmemekle, davacı ile hizmet sınıflarının farklı olduğunu, davacı hedef kitlesinin, ortalama tüketici bilinç düzeyinden daha yüksek bir düzeye sahip bulunan sektörel bir kitle olmakla, karıştırılma ihtimalinin sözkonusu olmadığını, markayı oluşturan ... ibaresinin, Türkçe'de davacı sektöründe yaygın kullanılan Kitle İletişim Aracı anlamına gelmekle,
markanın zayıf marka olduğunu beyan ve iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tarafından ... ibaresinin isim veya isim kısaltması olarak değil markasal nitelikte kullanıldığını, davalı şirket kurucusunun isminin baş harflerinin ... kısaltmasını oluşturmasının tecavüze haklılık kazandırmayacağını, davalı tarafın internet sitesinde ... ibaresini kullandığını, bu kullanımın müvekkilinin markası ile karşılaştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalı yanın tecavüzlü kullanımı ile ilgili olarak ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ...
Karar sayılı dosyasında ... hakkında yüklenen suçu işlediği kanaatine varılarak sabit sayılan eylemi nedeniyle bir yıl hapis ve beş tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkına iltibas yarattığının sabit olduğunu, müvekkilinin, davacının dava konusu eylemleri nedeniyle uğradığı zararların giderilmesi için maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.
İkinci Cevap Dilekçesi: Davalı vekili İkinci Cevap Dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sunduğu mahkeme kararına itiraz edildiğini, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderildiğini ve cumhuriyet savcısının mütalaasında sanığın beraatini talep ettiğini, henüz kesinleşmemiş mahkeme kararının huzurdaki dava bakımından delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, davacıya ait marka ile müvekkiline ait unvan arasında benzerlik bulunmadığını, reklamcılık sektöründe tüketicinin bilinç düzeyinin daha yüksek olduğunu bu yüzden iltibas ihtimalinin çok daha zor olduğunu, davacı beyanları ve haksız rekabet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Deliller:
... 1 Fikri ve Sınai Cezai Haklar Mahkemesinin...esas numaralı dosyasının bir örneği UYAP üzerinden celbedilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun ... soruşturma sayılı dosyasının bir örneği UYAP üzerinden celbedilmiştir.
TPMK kayıtları: TPMK'dan dava konusu markaların onaylı tescil kayıtları celp edilmiş, dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi Raporu: 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda;"Davalı kullanımlarının davacı markası ile ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yaratabileceği, davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı kullanımlarının davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği,
her ne kadar davalı yan cevap dilekçesi ile “kullanmama def'inde” bulunmuş ise de Mahkeme tarafından heyetimize tevdii edilen görev Tarafları arasındaki uyuşmazlık konusunun tespiti yönünden özellikle davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği,
sunulan ticari defterler kapsamında (tescil tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için) davacının talep edebileceği tazminatın ne olabileceği hususlarında bilirkişi Taporu tanzimi hususlarında toplandığından davalı yanın “kullanmama def'i yönündeki savunmaları bakımından heyetimizde görev sınırlarımızın aşılmaması gayesi ile herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı yönünde tespit, görüş ve kanaatlerimizi takdir Mahkemenin olmak kaydıyla bilgilerinize, değerlendirildiği" kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 08/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda;"Davalı tarafa ticari defter ve kayıtların sunulması yahut kayıtların inceleneceği adresi bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde adres bildirmediği takdirde ilgili haktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına şeklinde karar altına aldığı, fin defterlerini Mahkemeye sunmadığı, yerinde inceleme talebinin olmadığı, davalı tarafın yerinde inceleme yönünde talebinin takdirinin tamamen Mahkemede olduğu, defter incelemesinin müspet karar vermesi durumunda ...
Mahkemelerine Talimat ile defter incelemesi yapılabileceği, davacının dava dilekçesinde tazminat Talebinin 6769 SMK 151/2-a bendi sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği, muhtemel gelir olduğu, tazminat hesabı yönünden dosya kapsamında yeterli belge ve bilgi olmadığından, davacının talebi olan 6769 SMK 151/2-a bendine göre tazminat hesap etmenin mümkün olmadığı, davacının talebi olan 6769 SMK 151/2-a bendine göre tazminat hesap etmenin mümkün olmadığı, tazminat yönünden takdirin Mahkemede olduğuna" yönelik kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"Yapılan incelemede, davalı taraf ...
A.Ş.'nin 2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarında kullandığı yasal defterlerine ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve süresinde yaptırdığının tespit edildiğini, 2017 yılı Yevmiye Defterinin İbraz edilmediğini, 27.06.2024 tarihinde Davalı taraf ...A.Ş.'nin dava dosyasına sunmuş olduğu adreste (...) yapılan yerinde inceleme ile Davalı tarafın yukarıda detayları belirtilen ticari defterleri incelenmiştir.
Yapılan inceleme neticesinde; şirketin 2017 yılında Limited şirket statüsünde kurulduğu ve 2019 yılında tür değiştirerek Anonim şirket statüsüne geçtiği tespit edilmiştir. Şirketin 2017 yılı Yevmiye Defteri ibraz edilmemiştir. 2017 yılı incelmesi Defter-i Kebir üzerinden yapılmıştır. Şirketin 2017 yılı Yevmiye Defteri hariç tüm yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı tespit edilmiştir.
Şirketin 2017 yılı Yevmiye Defteri hariç tüm defterlerinin usullere uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Şirketin kurulduğu günden 2024-3. Ay sonuna kadar elde ettiği ciro (hasılat) ve faaliyet kar/zararı aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir. Şirketin kurulduğu günden 2024-3. Ay sonuna kadar 4.626.322,12 TL hasılat elde ettiği tespit edilmiştir.
Şirketin elde ettiği 4.626.322,12 TL ciro (hasılat) için katlandığı maliyetler düşüldükten sonra -269.030,20 TL faaliyet zararı elde ettiği tespit edilmiştir. Davacının talebi olan 6769 SMK 151/2-a bendine göre tazminat hesap etmenin mümkün olmadığı, tazminat yönünden takdirin Sayın Mahkemede olduğuna" yönelik kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalının eylemlerini davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti ve maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacı adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın bulunduğu, markanın ... Sınıflarda tescilli olduğu, davalının ise "..." ibaresini kullandığı, davacının markasının tescil edildiği sınıflar ile davalının internet sitesindeki kullanımları incelendiğinde her iki tarafın aynı faaliyet alanlarında iş yaptığı ,davalının kullanımlarının davacının markasıyla benzer nitelikte olduğu ve tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiği, davalının "..." şeklindeki kullanımlarının markasal nitelikte kullandığı, bu haliyle davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu anlaşılmakla markaya tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise davacının maddi tazminat talebinin SMK 151/2-a maddesinde belirtilen davalının elde ettiği kazanca ilişkin olduğu, mahkememizce mali müşavir bilirkişi den alınan raporda tarafların ticari defterleri incelenerek rapor sunulduğu, ancak raporda yapılan hesaplamada davalının zarar ettiği bu nedenle elde ettiği kazanca ilişkin hesaplama yapılamadığı bu nedenle TBK 50.madde gereğince maddi tazminat miktarının takdiren belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda davacı tarafça talep edilen 2.000,00 TL tazminatın dosya kapsamında uygun olduğu anlaşılmakla davacı lehine 2.000,00TL maddi tazminat hükmetmek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede davalının eylemleri, tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınarak takdiren 30.000,00 TL manevi tazminat hükmetmek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda açılan davanın kabulü ile davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, maddi ve manevi tazminat (manevi tazminat yönünden kısmen olmak üzere) taleplerinin kabulüne ve hükmün ilanına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/64, K. 2024/323, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama