KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/70
- Karar no
- 2024/251
- Dava
- FSEK - TECAVÜZÜN TESPİTİ, MADDİ TAZMİNAT
- Dava tarihi
- 21/07/2014
Karar Metni
1.968 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Tespiti, Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliğinin üyelerine ait filmlerin, davalı tarafından ... sitesinde izin alınmaksızın kullanılması nedeni ile müvekkilinin koruması altındaki eserlere tecavüzün tespitini, davalının eyleminden dolayı 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 68. maddesi gereğince rayiç değerin 3 katını talep edebileceklerinden, HMK'nın 107. maddesi gereğince miktar, değeri bu aşamada tam ve kesin olarak belirlenemeyen ve halen daha devam etmekte olan zararlarının tespitini,
mahkemece 5846 Sayılı FSEK 68. maddesi gereğince tam miktarı tespit edilecek olan tazminat tutarına göre talep ve tahsil hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 11.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, verilecek kararın üç büyük gazetede masrafı davalıdan alınarak ilanına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin yer sağlayıcısı olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnamede URL adreslerini belirtmemesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilgisayar Mühendisi ... tarafından düzenlenen 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalıya ait ... isimli internet sitesi üzerinde yapılan incelemede, davacının dilekçesinde sunmuş olduğu 596 adet eserden, 276 adetinin site üzerinde umuma iletildiğinin tespit edildiği, tespite ait kayıtların rapor ekindeki DVD'de sunulduğu, tespit edilen sinema eserlerine ait yönetmen, yapım yılı, süre ve sitedeki tıklanma sayısını içerir listenin sunulduğu bildirilmiş, rapor içerisinde; Film isimleri, yönetmen, yapım yılı, süre ve tıklanma sayısının yer aldığı görülmüştür.
03.09.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu filmlerin FSEK 5 anlamında sinema eseri olduğu, davacının dava açma yetkisinin olduğu, davalının yer sağlayıcı olduğu, dava açılmadan davacı tarafından davalıya 10.02.2014 tarihli ihtarname gönderilmiş ise de ihtamamede içeriklerin kaldırılması talep edilmediği gibi, ihtamame ekinde yayınlandığı belirtilen filmlere ilişkin içeriklerin URL adreslerinin bildirilmediği,
davalının ihtara verdiği cevapta davacıya içerik kaldırma talebi varsa böyle bir talebinin URL içeriğini Youtube sitesi içerisinde tanımlı telif hakkı internet formu, içerik doğrulama programı, içerik yönetim sistemi, içerik tanımlama sistemi gibi sistemlere girerek yapacağını bildirilmesine rağmen davacı tarafça Youtube sitesi üzerinden URL bildiriminin yapılmadığı dikkate alındığında davalının 5651 Sayılı Kanun ve FSEK ek madde 4 hükümleri dikkate alındığında herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
19.06.2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosyaya sunulan DVD'lerin içerisinde yer alan eserlere ait video kayıtlarında, videolar üzerinde belirli zaman aralıkları ile "..." dahilinde çeşitli reklam verenlere ait reklamların yayımlandığının üst bölümde yer verilen ekran görüntüleri ile tespit edildiği, yer sağlayıcı kavramı açısından bakıldığında yukarıdaki tariften de anlaşılacağı üzere...'un yer sağlayıcı olduğu, içerik sağlayıcı kavramı açısından bakıldığında; içerik sağlayıcı;
internet ortamında kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade ettiği, ancak, "... İş ortaklığı" programına bakıldığında, "Reklam istatistikleri raporunda brüt rakamlar (reklam verenlerin reklamların görüntülenmesi için ödediği miktar) gösterilir.
Gelir raporunda gelir paylaşımı ve kısmi sahipliğin dahil edildiği net gelir (size ödenecek rakam) gösterilir" paragrafında reklam verenin reklamlarının görüntülenmesi için...'a ödediği miktar, ... ile video yayıncılar arasında gelir paylaşımına tabi tutulduğu, "Video yayıncının, üst kısımda yüklemiş olduğu videoda reklam yayınlanmasını aktif etmesi sonrasında, ...
"Gösterilen reklamın türünü ne belirliyor? ...'un reklam gösterimine uygun videoları doğru reklamlarla eşleştirerek kanal gelirin en üst düzeye çıkaran bir reklam sunma modeli bulunmaktadır." Olarak belirtilmektedir.
Bu somut durumda, ...'un reklam video eşleştirmesinde doğru reklamların doğru izleyiciye gösterilmesini sağlayan optimizasyon sağlayan otomatikleştirilmiş reklam algoritması bulunduğunu göstermektedir." Bu açıdan bakıldığında...'da yayımlanan film eserlerine, otomatikleştirilmiş reklam algoritmaları sayesinde, filmlere reklam eklenmek suretiyle ...'un buradan kazanç sağladığını, o halde böyle bir reklam gelirinin bahsi geçen film eserleri sayesinde kazanmış olduğu kanısının ortaya çıktığı, nihai olarak tüm değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
11.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davalının yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcının, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı ancak yer sağladığı hukuka aykırı içeriği URL bildirilerek haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu,
Film içeriklerinde bir değişiklik olmaksızın reklam eklenmesinin aktif müdahale olup olmadığı ve yer sağlayıcı olan ... bakımından içeriklere müdahalenin içerik sağlayıcı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere söz konusu müdahalenin "içeriği iyileştirme" veya "içeriği tanıtma" kapsamında değerlendirilemeyeceği ve içerikten bağımsız olduğu bu nedenle...'un içerik sağlayıcı olarak kabul edilemeyeceği, davacının ihtarnamesinde URL adreslerini bildirmediği, dava dilekçesi ekinde yer alan ... sayfaları çıktılarında bazı eserlerin URL adreslerinin bulunduğu,
yine dava dilekçesi ile birlikte delil tespiti bağlamında talep edilen 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafça bildirilen 596 adet eserden 276 adetin site üzerinde umuma iletildiği belirtilerek tespite ilişkin kayıtların cd içinde rapor ekinde sunulduğu,
mahkemece dava dilekçesi ekindeki çıktılarda görünen bir kısım URL adresleri ve/veya delil tespitine konu ön bilirkişi raporu ekindeki CD içinde kayıtlı URL adresleri ile birlikte talep konusu filmlerin tamamının URL adreslerinin davalıya bildirildiği kabul edildiği takdirde, davalının hukuka aykırı içeriklere dair bildirime rağmen içerikleri kaldırmaması nedeniyle sorumluluğuna gidilebileceği, FSEK m. 68 uyarınca rayiç bedelin hesaplanmasında, dijital platformlar yönünden uygulamanın araştırılması gerektiği,
Youtube tarafından hak sahipleri (ve meslek birlikleri) ile yapılan emsal anlaşmalarda elde edilen reklam gelirine göre yüzde ile bir telif ücreti hesaplanıyorsa bu durumda ilgili eserlerden elde edilen reklam gelirinden tazminat hesabında faydalanılabileceği, ancak meslek birlikleri ile tarife bedeline göre maktu bir tutar üzerinden anlaşma yapıldığı takdirde tarifenin dikkate alınması gerektiği kanaatine varıldığı, nihai olarak tüm değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce, 03.09.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davacı Meslek Birliğinin tüm üyelerinin takip ettiği dava dilekçesi ekinde bildirilen eserlerin, davalı ... tarafından izinsiz ve bedeli ödenmeden kullanıldığı iddiasına dayalı; tecavüzün tespiti ve FSEK 68.maddesi kapsamında şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.
FSEK hükümleri, bilirkişi kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: Yargıtay kararlarına göre. FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir.
Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması" ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir.
Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır.
Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak.
İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
FSEK'in 5. maddesine göre; "sinema eserleri, her nevi bedi, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyfe ilişkili hareketli görüntüler dizisidir." Bu tanımdan hareketle, sinema eserinin üç temel unsurdan meydana gelmesi gerekmektedir.
Bunlardan birinci unsur, birbiriyle ilişkili olmak kaydıyla hareketli bir görüntü dizisi, ikinci unsur bu görüntü dizisinin az veya çok kalıcı bir ortama tespit edilmiş olması, üçüncü unsur ise tespit edilen görüntü dizisinin mekanik, elektronik veya benzeri bir araçla gösterilebilir olması, eserin sinematografik tekniğine uygun olarak getirilmiş olması ve meydana getirilenlerin hususiyetini taşıması gerekir.
Mahkememizce itibar edilen 03.09.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği filmlerin, hareketli görüntüler dizisi içerisinde hazırlanan, sinema tekniğine uygun çekimleri barındıran ve hususiyet taşıyan üslupsal nitelikleri dikkate alındığında, FSEK 5.'inci maddesi kapsamında sinema eseri oldukları, davacı Meslek Birliğinin üyelerine ilişkin sunduğu yetki belgeleri dikkate alındığında; üyeleri adına dava açma yetkisinin olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı; yer sağlayıcı olduğunu ileri sürmüştür. Davaya konu olay internet sitesindeki yayınla ilgili olduğundan, davalının sıfatının 5651 sayılı Kanun ve FSEK ek 4.madde çerçevesinde tespit edilmesi gerekir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, internet ortamında yapılan yayınlarla ilgili hukuk süjelerini farklı tasniflere tabi tutmuştur. 5651 sayılı Kanun'da belirtilen süjeler erişim sağlayıcı, içerik sağlayıcı ve yer sağlayıcı olarak üçe ayrılmıştır. Her bir süje için farklı sorumluluk rejimi öngörülmüştür.
Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davalının yer sağlayıcısı olduğu, siteye yüklemelerin kullanıcılar tarafından yüklendiği, ayrıca bir ihlal varsa, bunun tespiti ve ...'a bildirilmesi için telif hakkı internet formu, içerik doğrulama programı, içerik yönetim sistemi, içerik tanımlama sistemi gibi sistemler geliştirip sitede kullanılır hale getirdiği dikkate alındığında davalının yer sağlayıcısı olduğu kanaatine varılmıştır.
FSEK Ek 4/son bendine (Değişik: 3.3.2004-5101/25.md.) göre. "Dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır.
Bunun için hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlalin durdurulmasını ister. İhlâlin devamı halinde bu defa, Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlâle devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir. İhlâlin durdurulması halinde bilgi +içerik sağlayıcısına yeniden servis sağlanır.
Servis sağlayıcılar, bilgi içerik sağlayıcılarının isimlerini gösterir listeyi her ayın ilk iş günü Bakanlığa bildirir. Servis sağlayıcılar ile bilgi içerik sağlayıcıları, Bakanlıkça istendiği takdirde her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür..." hükmü yer almaktadır.
Davalı yer sağlayıcı olup, yer sağlayıcı; yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup almadığını araştırmakla yükümlü değildir. Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür.
Dava açılmadan önce davacı tarafından, davalıya 10.02.2014 tarihli ihtamame gönderilmiş ise de; ihtamamede içeriklerin kaldırılmasının talep edilmediği gibi, ihtamame ekinde yayınlandığı belirtilen filmlere lişkin içeriklerin URL adreslerinin bildirilmediği, davalının ihtara verdiği cevapta; davacıya içerik kaldırma talebi varsa böyle bir talebinin URL içeriğini Youtube sitesi içerisinde tanımlı telif hakkı internet formu, içerik doğrulama programı, içerik yönetim sistemi, içerik tanımlama sistemi gibi sistemlere girerek yapacağını bildirilmesine rağmen, davacı tarafça Youtube sitesi üzerinden URL bildiriminin yapılmadığı dikkate alındığında, davalının 5651 Sayılı Kanun ve FSEK Ek 4.madde hükümleri dikkate alındığında, herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticeten: Dava konusu filmlerin FSEK 5.madde kapsamında sinema eseri olduğu, davacının dava açma yetkisinin olduğu, davalının yer sağlayıcı olduğu, dava açılmadan davacı tarafından davalıya 10.02.2014 tarihli ihtarname gönderilmiş ise de; ihtamamede içeriklerin kaldırılması talep edilmediği gibi, ihtamame ekinde yayınlandığı belirtilen filmlere ilişkin içeriklerin URL adreslerinin bildirilmediği, davalının ihtara verdiği cevapta;
davacıya içerik kaldırma talebi varsa böyle bir talebinin URL içeriğini Youtube sitesi içerisinde tanımlı telif hakkı internet formu, içerik doğrulama programı, içerik yönetim sistemi, içerik tanımlama sistemi gibi sistemlere girerek yapacağını bildirilmesine rağmen, davacı tarafça ... sitesi üzerinden URL bildiriminin yapılmadığı, 5651 sayılı Kanun ve FSEK Ek 4.madde hükümleri dikkate alındığında, davalının herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/70, K. 2024/251, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama