KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/243 Esas
- Karar no
- 2024/284
- Dava
- Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 28/11/2022
Karar Metni
2.603 kelime·13 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin ...'in bağlı şirketlerinden biri ve ... menşeili dünyaca tanınmış bir kozmetik şirket olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanının da asli unsuru olan tanınmış “...” ve türevi markaların sahibi olduğunu, ... nolu “...” markasının 2002 yılından beri Türk Patent ve Marka Kurumı nezdinde korunduğunu, davalıların müvekkili şirkete ait ... no.lu “...” markasının ayırt edilemeyecek benzeri "..." markasını kullandığını,
müvekkilinin markası altında pazarlanan ürünlerine ait ambalaj tasarımları ile yüksek derecede benzerlik içeren ürünler üzerinde kullanıldığından ve bu ürünlerin ... internet sitesi üzerinden tanıtım ve satışının yapıldığından haberdar olduğunu, davalıların ürün form, ambalaj tasarım, ürün kabı, yazı stili, renk kombinasyonu gibi unsurlarının müvekkili ürünlerine yüksek benzerlik teşkil ettiğini ve aynen taklit edildiğini beyan ederek haksız rekabet fiillerinin tespitine, davalı tarafından mal veya ambalaj üzerine konulmasının, bu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının yasaklanmasına,
davalı şirkete ait ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davalı ... açısından taraf sıfatı olmaması gerekçesiyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ...
44. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kurulduğunu ve... tarihli ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde kuruluşunun ilana çıktığını, kozmetik sektöründe hizmet veren müvekkili şirketin kuruluşu öncesinde de “laroche collagene” ibareli markasını ticaret hayatında kullandığını, ... tescil numaralı markasının ... sınıfta ... tescilini aldığını, davacı tarafın ... tescil numaralı “...” ibareli markasını ... ve ... sınıflarda ... tarihinde tescil ettirerek maliki olduğunu, benzerlik için markalar arasında karıştırılma ihtimali olması gerektiğini, iki marka arasında tüketici nazarında iltibasın varlığından söz edilemeyeceğini,
taraflar arasındaki markaların emtialar açısından farklılık gösterdiğini ve çakışmadığını, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin halihazırda senelerdir markasını kullandığını ve ticaretini bu şekilde idame ettirdiğini, geçici tedbir kararı alınacak durumun söz konusu olmadığını, itiraz edenin itiraz gerekçelerinin yerinde olmadığını, müvekkili markasının tüm sınıflardaki tüm emtialar yönünden tescilinin devamına karar verilmesini gerektiğini,
hükümsüzlük iddiaları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davacının arabuluculuk şartını yerine getirmediği ve davacının davasının tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, TPMK kayıtları dosyaya getirtilmiş, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Mahkememizin 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...6769 Sayılı SMK'nın 6/1 b maddesi uyarınca davalı adına tescilli ... numaralı markanın, taraf marka kapsamında yer alan ortak emtialar “03:Parfüme kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).” yönünden, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ilaveten 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca, davalı markasının 03. Sınıfta tescilli olduğu ve davacının yüksek tanınırlığına konu cilt bakım ürünleri ile bağlantılı olan “03: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.
Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları,” Emtiaları bakımından da markanın sulandırılma tehlikesi bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu.
Dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde, davalı tarafından davacı markalarına benzer bir markayı kendi adına tescil ettirdiği, marka kullanımına konu ürünlerin cilt bakım ürünleri olup, marka kullanım alanın örtüştüğü, markaların kullanıldığı ürünler üzerinde kullanılan yazı tipi ve ambalajların yine hiçbir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı halde, davacı ürünlerine yaklaştırıldığı, davacının ürünlerinin ... ini kopyaladığı, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının başvuru aşamasında iyiniyetli olmadığı,
davacı marka ve ürünlerinden haberdar olduğu ve davacı ürün ve markaları ile iltibas meydana getirme, davalının tanınırlığından istifade etme yönünde saikle hareket ettiği somut olay bakımından 6769 Sayılı SMK'nın 6/9 maddesi şartlarının bulunduğu bu kapsamda, Yerleşik Yargıtay Kararları uyarınca, davalı adına tescilli ... numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlük koşularının oluştuğu, ancak kötüniyetin takdirin mahkemeye ait olacağı, davalı yan tarafından sonraki tarihli marka tesciline dayanılarak, tecavüzün vukuu bulunmadığı, tescilin kullanımı meşru kıldığına dair savunmanın 6769 Sayılı SMK MD.
15S deki açık düzenleme uyarınca yer bulmayacağı, ...
13. Noterliği'nin ... yevmiye no.lu ve ... tarihli e-tespit tutanağı ile kayıt altına alınan, ... alan adlı internet sitesi içeriğindeki kullanımların davacı adına tescilli ... numaralı “...” markasına 6769 Sayılı SMK” nın 7/2 - b bendi atfi ile, 6769 Sayılı SMK 29. Maddesi uyarınca tecavüz teşkil ettiği, ... alan adının davacı adına tescilli ... numaralı“...” markası ile benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimaline yol açabileceği, anılan alan adlı site üzerinden davacı ürünlerinin benzerlerinin internet ortamında satışa sunulduğu gözetilerek,
anılan alan adının davacı adına tescilli... numaralı “...” markasına 6769 Sayılı SMK'nın 7/3 - d bendi atfi ile, 6769 Sayılı SMK 29. Maddesi uyarınca tecavüz teşkil ettiği, davalı adına tescilli işbu dava ile hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı marka ve davalıların ...
13. Noterliği'nin ... yevmiye no.lu ve ... tarihli e-tespit ile kayıt altına alınan ... alan adlı internet sitesindeki kullanımları gözetildiğinde, davalıların davacı adına tescilli marka ve işbu ürünleri ile iltibas meydana getirme çabası içinde olduğu ve davacının ... ini, ticari takdim şeklini kopyalayarak marka hakkı ihlali ve haksız rekabete sebebiyet verdiği, bu kapsamda davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yasal şartlarının oluştuğu, davalının ...
ŞİRKETİ şeklindeki ticaret unvanının davacı adına tescilli ... numaralı ... tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabileceği, tarafların faaliyet gösterdiği sektörün aynı şekilde kozmetik sektörü olduğu ve sunulan hizmetin kaynağı hakkında karışıklık söz konusu olabileceği gibi sunulan hizmetin diğerlerinden ayırt edilmesi işlevini haiz olma ihtimalinin bulunması nedeniyle davalıya ait ticaret unvanının, hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali yanında davacılara ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunduğu,
bu suretle marka hakkına tecavüzün de meydana geldiği ve marka hakkı sahibinin 6769 Sayılı SMK'7/3 e bendi uyarınca ticaret unvanın terkinini talep etme hakkına haiz olduğu, davacı ticaret unvanın Fransa'da tescil edilmesi koşulu ile Paris sözleşmesine taraf ülkemizde de, tescilli olmasa bile TRIPS anlaşması m. 2 hükmüne göre korunduğu kanaatine ulaşıldığı, davacının TTK md.52 uyarınca terkin talebinde bulunabileceği, mali inceleme neticesinde; davalı işyerinin 2021 ve 2022 yıllarında stoklarının bulunduğu, ancak muhteviyatının envanter defterlerine işlenmediğinden dava konusu markaya ilişkin stok tespiti yapılamadığı,
mizan/beyanname incelemesinde 2021-2022 yıllarında satış kaydının bulunmadığı, bu sebeple de kayıtlara göre de faaliyet kazancının bulunmadığı...'' yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...6769 Sayılı SMK’nın 6/1 b maddesi uyarınca davalı adına tescilli .... numaralı markanın, taraf marka kapsamında yer alan ortak emtialar “03: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).” yönünden ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ilaveten 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 maddesi uyarınca, davalı markasının ... sınıfta tescilli olduğu ve davacının yüksek tanınırlığına konu cilt bakım ürünleri ile bağlantılı olan “03:Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.
Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” Emtiaları bakımından da markanın sulandırılma tehlikesi bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı taraf markasının tanınırlığı yönünden yapılan incelemede taraflarca mahkemeye sunulan tüm deliller incelenerek ve bağımsız araştırma yaparak edilen bilgiler neticesinde davacı taraf markasının Türkiye’de yeterli tanınırlığa sahip olduğu, dava taraflarının ticaret unvanları hususunda yapılan karşılaştırma neticesinde ticaret unvanlarının benzer olduğu,
davalı yanın ticaret unvanının 21.06.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile terkin edildiği, doktrin görüşleri ve Yargıtay kararları kapsamında yapılan araştırmalarla gerekçelendirilerek açıklandığı üzere davaya konu ürünlerin karıştırılma ihtimali değerlendirilmesi yapılırken esas alınacak tüketici kitlesinin uzman tüketici kitlesi değil “orta sınıf tüketici” baz alınarak belirlenecek tüketici kitlesi olduğu, ...
13. Noterliği’nin ... yevmiye no.lu ve ... tarihli e-tespit tutanağı ile kayıt altına alınan, ... alan adlı internet sitesi içeriğindeki kullanımların davacı adına tescilli ...numaralı “...” markasına 6769 Sayılı SMK’nın 7/2 – b bendi atfı ile, 6769 Sayılı SMK 29. Maddesi uyarınca tecavüz teşkil ettiği, ... alan adının davacı adına tescilli ... numaralı “...” markası ile benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimaline yol açabileceği, kaldı ki anılan alan adlı site üzerinden davacı ürünlerinin benzerlerinin internet ortamında satışa sunulduğu gözetilerek,
anılan alan adının davacı adına tescilli ... numaralı “...” markasına 6769 Sayılı SMK’ nın 7/3 – d bendi atfı ile, 6769 sayılı SMK 29. maddesi uyarınca tecavüz teşkil ettiği ve bu internet alan adının mahkemece verilen karar doğrultusunda kapatıldığı, davalının ...
ŞİRKETİ şeklindeki ticaret unvanının davacı adına tescilli ... numaralı ... markası ile tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabileceği, tarafların faaliyet gösterdiği sektörün aynı şekilde kozmetik sektörü olduğu ve sunulan hizmetin kaynağı hakkında karışıklık söz konusu olabileceği gibi sunulan hizmetin diğerlerinden ayırt edilmesi işlevini haiz olma ihtimalinin bulunması nedeniyle davalıya ait ticaret unvanının, hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali yanında davacılara ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunduğu bu suretle,
marka hakkına tecavüzün de meydana geldiği ve marka hakkı sahibinin 6769 Sayılı SMK 7/3/e bendi uyarınca ticaret unvanın terkinini talep etme hakkına haiz olduğu, davacı ticaret unvanın Fransa'da tescil edilmesi koşulu ile, Paris sözleşmesine taraf ülkemizde de, tescilli olmasa bile TRIPS anlaşması m. 2 hükmüne göre korunduğu kanaatine ulaşıldığı, davacının TTK md.52 uyarınca terkin talebinde bulunabileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dava, 6769 sayılı SMK hükümlerine göre açılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, maddi-manevi-itibar tazminat talepleri ile davalı ...'a ait "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, aynı zamanda "..." ibaresinin davalının ticaret ünvanından silinerek sicilden terkini, ayrıca ilgili markanın internet sitesine erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında, ..., ... ve ... tescil numaralı markaların TPMK nezdinde davacı adına tescilli olduğu, ... tescil numaralı markanın ise davalı ... adına kayıtlı olduğu, mahkememizce alınan yukarıda özetlenen bilirkişi raporlarında SMK hükümleri kapsamında davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalıların internet sitesi kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan markalara tecavüz niteliğinde olduğunun tespit edildiği, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporlarının teknik kısımlarının hükme esas alınmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı ... A.Ş.'nin ticaret sicilden terkin edildiği, davacı vekilinin 03/12/2024 tarihli dilekçesi ile anılan davalı yönünden ihya davası açmayacaklarını bildirdiği anlaşılmakla, davalıya yöneltilen davalarının pasif husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiş, taraf sıfatı kalmayan davalı lehine -HMK'nın 330. maddesi de gözetilerek- vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede;
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, davalının ... markasının sahibi olduğu, dolayısı ile husumet itirazlarının yerinde olmadığı, tecavüz eylemlerinin tespiti bakımından,..., ... ve... tescil numaralı markaların TPMK nezdinde davacı adına tescilli olduğu, ... tescil numaralı markanın ise davalıya ait olduğu, davalı tarafından davacı markalarına benzer bir markanın kendi adına tescil ettirildiği, marka kullanımına konu ürünlerin cilt bakım ürünleri olduğu ve marka kullanım alanlarının örtüştüğü, davacının markasının cilt bakım ürünleri bakımından tanınmış kabul olunduğu,
hiçbir teknik zorunluluk olmamasına rağmen markaların kullanıldığı ürünler üzerinde kullanılan yazı tipi ve ambalajların davacı ürünlerine yaklaştırıldığı, davacının ürünlerinin sunuluş tarzının kopyalandığı, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının başvuru aşamasında iyi niyetli olmadığı, davacının ürün ve markaları ile iltibas meydana getirme ve sektörel tanınırlığından istifade etme saikiyle hareket ettiği anlaşılmakla SMK md. 6/9 kapsamında davalı adına tescilli ... numaralı markanın tüm sınıfları bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan e-tespit tutanağı ile ... alan adlı internet sitesindeki davalı kullanımlarının davacı adına tescilli ... numaralı .... markasının tescili kapsamında kaldığı, ibarelerin tüketici nezdinde karıştırmaya ihtimal verecek derecede benzer olduğu, markanın fiili kullanımında yazı tipi ve marka kombinasyonunun davacının tescilli markalarına ve kullanımlarına yaklaştırıldığı, ürünlerin büyük ölçüde benzerlik arz ettiği, tüketicinin yanılma ihtimalinin yüksek olduğu, davacı ürünlerinin benzerlerinin davalı tarafça internet ortamında satışa sunulduğu anlaşılmakla marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar verilerek tecavüz fiillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına hükmolunmuştur.
Maddi tazminat bakımından, yukarıda da açıklandığı üzere davalı davacının tanınmış olduğu sektörde davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanımda bulunduğundan kusurludur. Davalının davacının tanınmış markasını kullandığı hususu ihtilafsız olup, uğranılan zararın miktarı tam olarak belirlenemediğinden, TBK md. 50 çerçevesinde 10.000,00 TL maddi tazminata hakkaniyet gereği takdiren hükmolunmuştur.
İtibar tazminatı yönünden, davalının davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemleri sonucu davacının ticari itibarının ve tüketiciler nezdindeki kalite ve güven imajının zarara uğradığı kanaatine varılmakla davacı tarafından talep olunan 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ise, davalının davacının marka hakkına yönelik haksız eylemlerinin davacının markalarına olan güvenirliği, tüketici nezdinde oluşan algıyı zedelediği dikkate alınarak ihlalin ağırlığı hak ve nesafet gözetildiğinde takdiren 10.000,00 TL'nin yerinde olduğuna kanaat getirilmekle bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, davacı yana SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı istemlerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/243, K. 2024/284, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama