KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/19 Esas
- Karar no
- 2024/216
- Dava
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 05/06/2018
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... internet sitesi üzerinden ve çağrı merkezi aracılığıyla yurtiçi ve yurtdışında tatil hizmeti sunan seyahat acentelerinin hizmetlerini son kullanıcı tüketicilere ulaştıran, konaklama, paket tur gibi hizmetlerin satışında platform konumunda olan, hizmet alanında tanınmış önde gelen şirketlerden biri olduğunu, şirketin “...” ve “...” markası ibare ve şeklinin münhasır lisans sahibi ve ... ile ... adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, “...” şekli ... tescil numarası ile ... nice sınıfında,
“...” markası ... tescil numarası ile ... nice sınıfında ve “...” ibaresi ... tescil numarası ile .. nice sınıfında Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkili şirket adına tescilli bulunduğunu, yaptıkları araştırmada “...” adlı internet sitesinde müvekkil şirket tarafından sunulan konaklama, paket tur, uçak bileti satışı gibi hizmetler için kullanılan “...” ve “...” markasının “...” internet sitesinin amacı ve konusunun birebir aynısını kullanılarak ve müvekkil şirketin de ticari unvanının 3. kişilerin karıştırmasına neden olacak suretle benzerini kullanıldığını ve hukuka aykırı olarak işlem yapıldığının görüldüğünü,
“...” internet sitesi üzerinden sürdürmekte olunan faaliyetlerin haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak kullanılmasının açıkça marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, ... Sorgusu yapılan “...” adlı internet sitesinin sahip bilgilerinin gizli olup şirket bilgisi olarak ..
Yazdığını, her ne kadar davalı ... alan adlı internet sitesi sahibi sitenin görüntüsünde ve alan adında birtakım değişiklikler yapmış olsa da müvekkili şirketin ticari unvanının 3. Kişilerin karıştırmasına neden olacak şekilde benzerini kullanmaya ve hukuka aykırı eylemlerine devam ettiğini, “...” internet sitesi üzerinden davalı tarafından sürdürülmekte olan faaliyetlerle, müvekkilinin markalarının lisanssız ve müvekkilinin onayı ve bilgisi olmaksızın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak kullanılmasının açıkça müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediğini ve kişilik haklarını ihlal ettiğini,
davalıya ait “...” internet sitesinin müvekkili şirketin tanınırlığını ve güvenilirliğini kullandığını, insanları yanlış yönlendirdiğini ve açıkça görülen iltibas sebebiyle ticari itibarını zedelediğini beyan ederek yargılamanın sonunda davalının ... alan adlı internet sitesini kullanmaktan men edilmesini ve alan adının kullanılmaması için sitenin erişime engellemesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... / sitelerinin yetkili ve sorumluları tespit edilemediğinden dava dilekçesi tebliğ edilememiş ve davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizin 2018/286 Esas ve 2019/485 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, yargılamaya İstinaf kaldırma ilamında işaret edilen hususlar doğrultusunda devam edilmiştir.
Mahkememizce alınan 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda;... uzantılı alan adını kayıt edenin “...” isimli kuruluş olduğu, ancak alan adını tescil ettiren (kayıt ettiren) sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, nitekim kayıt ettiren bilgilerinin gizlenmiş olduğu / erişilebilir olmadığı, ayrıca alan adının isim sunucularının (... ve ...) yurt dışı kaynaklı olduğu, yani ... tarafından sağlandığı, ilgili internet sitesinin halihazırda yayında / erişilebilir olmadığı, gelen müzekkere cevaplarında da site alan adının ve sunucu hizmetinin yurt içi yerleşik hizmet sağlayıcıları tarafından sağlanmadığı / kullanılmadığı bilgisine ulaşıldığı,
... uzantılı internet sitesinin web arşiv kayıtları incelendiğinde (kaynak; ...), 09/07/2007 tarihli arşiv sürümü üzerinde yapılan incelemede, site içeriğinde “...” isimli ibareye yer verildiği, yine muhtelif tarihli arşiv sürümlerinde ise site içeriğinde “...” isimli ibaresine logosu ile birlikte yer verildiği, 13/01/2016 tarihli arşiv sürümüne göre ... uzantılı internet sitesinin ... uzantılı web sitesine yönlendirildiği tespit edildiği, ayrıca yönlendirilen ... uzantılı internet sitesinin 10/11/2016 tarihli arşiv sürümünde yapılan incelemede, site içeriğinde “...” ibaresine yer verildiği gözlendiği,
bu itibarla, davacı adına tescilli bulunan “...” markasını çağrıştıracak şekilde davaya konu olan ... uzantılı alan adının kullanıldığı, ilgili internet sitesinin içerik olarak davacı ile benzer faaliyet alanlarını işaret ettiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, markaya tecavüzün meni ve alan adına erişimin engellenmesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelerle birlikte bilirkişi raporu göz önünde bulundurulduğunda, davacının ... ve ... isimli marka hakkına tecavüzde bulunulduğu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. ve 29. maddeleri uyarınca sübut bulmuştur.
HMK 119/1-b maddesi gereği davalı/davalıların ad ve adresinin dava dilekçesinde belirtilmesinin usuli zorunluluk olduğu, dava dilekçesinde bu bilgiler yer almıyor ise HMK 119/son maddesi gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi, kesin süreye riayet edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği bilinmekle birlikte internet ortamında gerçekleşen hak ihlalleri yönünden taraf teşkilinin bazı hallerde mümkün olmadığı, değişken ... kullanımı ve ihlalin gerçekleşmesinden itibaren aradan geçen süre nedeniyle IP numarası üzerinden site sahibine ulaşılmasının imkânsız hale geldiği,
bu tür sitelerin genellikle sahte isim ve adres bilgileri kullanılarak oluşturulduğu, bu nedenle davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, bu kapsamda ilan yapılmasının pratik sonucu olmadığı gibi ön inceleme yapılmasının da sonuca etkili bulunmadığı,
bu durumda HMK 119/son maddesinin uygulanmasının adil olmayacağı ve ihlallerin durdurulmasını engelleyemeyeceği, buna karşılık internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin icap ettiği, taraf teşkili sağlanmasının neredeyse imkansız olduğu bu gibi hallerde site sahibinin araştırılmasının, dava dosyalarının çok uzun yıllar boyunca derdest kalmasına ve gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacağı, bunun usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı, dolayısıyla bu gibi ihlâl halleri de çekişmesiz yargı benzeri bir usul düzenlemesinin yapılmasının icap edeceği,
böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı, site sahibinin Mahkememize müracaatı durumunda ise durumun yeniden gözden geçirilebileceği ve eğer ihlal sona ermiş ise ek bir karar ile tedbir kararının yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek HMK 388. maddesi gereği maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/19, K. 2024/216, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama