İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/127 K.2024/786

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/127Karar2024/786Tarih6 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.279 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Aralık 2024
Esas no
2021/127 Esas
Karar no
2024/786
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
25/02/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.279 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan 25/02/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı yan haksız ve kötü niyetli olarak davacı müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2016/...

Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibinde davacı müvekkili, davalı tarafça oyalanarak, zaman kazanılıp borca ve imzaya itiraz etme süresi kaçırtıldığını, icra tehdidi ve haciz baskısı altında müvekkili haksız ve kötü niyetli takibe itiraz edemediği için huzurdaki menfi tespit davasını ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin davalı ...'e herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu olan senetteki yazı ve imza davacı müvekkiline ait olmadığını, davalı yan olmayan bir borca dayalı olarak takip başlattığını,

bu icra takibi kesinleştikten sonra davacı müvekkili dosyada borçlu olmadığı halde hataen icra dosyası borcu olarak davalı tarafın avukatına alacaklı olduğu ... ... adlı kişi vasıtasıyla 22.03.2017 tarihinde 30.150,00 TL, 07.06.2017 tarihinde 25.125,00 TL, 14.06.2017 tarihinde 5.045,00 TL olmak üzere 60.320,00 TL ödeme yaptığını, takibe konu senet arkasındaki yazı ve imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkili hakkında kötüniyetli olarak başlatılan icra takibine dayanak olan senetten doğan borcun müvekkiline ait olmadığının tespiti ve müvekkilince hataen yapılan ödemenin istirdatı için iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu,

davanın kabulü ile müvekklinini anılı icra dosyasındaki senedin borçlusu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından icra dosyasına hataen yapılan ödemenin istirdatına, İhtiyati tedbir yoluyla, ... İcra Müdürlüğü 2016/...

E sayılı dosyasında davalı tarafça işlem yapılmasının durdurulmasına, %20' den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan 31/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava yasal süresinde açılmadığını, dava istirdat davası olduğunu, hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davaya konu icra takibine davacı tarafından kısmi ödeme yapıldığı iddia edildiğini, davacının kısmi ödeme beyanı gerçeği yansıtmadığını, ancak dosyaya diğer borçlu tarafından kısmi ödeme yapıldığını, bu ödeme de icra dosyasına bildirildiğini, davacının iddia ettiği şekilde kendisi tarafından yatırılan bir ödeme bulunmadığını,

davacının ödeme yaptığı iddiasını kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için ödeme yaptığı kabul edilse (veya ödemenin davacı adına yapıldığı kabul edilse) dava yasal sürede açılmadığından reddi gerektiğini, olduğu üzere takibe itiraz etmemiş olan borçlu eğer borcu ödemiş ise ödediği tarihten itibaren 1 sene içerisinde genel mahkeme de dava açarak bu paranın geri alınmasını istemesi gerektiğini, iş bu nedenle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğundan ve davacı uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurmadan dava açtığından,

dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... İcra müdürlüğünün 2016/... E sayılı dosyasından yapılan icra takibinde, davacı önce imzaya itiraz ettiğini ve sonrasında ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/...

Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 12.01.2017 tarihli feragat dilekçesi ile (hiçbir neden göstermeksizin) imzaya itiraz davasından feragat ettiğini, mahkemede 27.04.2017 tarihli duruşmada, imzaya itiraz davasının feragat nedeniyle reddine karar verdiğini, davacı, dava dilekçesinde bu şekilde bir borcu olmadığını belirttiğini, ancak bunu ispatlayacak herhangi bir yazılı delil sunmadığını, Üstüne üslük olmadığı iddia ettiği bir borç için ödeme yaptığını beyan ettiğini, senette cirosu bulunan diğer borçlulardan hiç bahsetmediğini, imzaya itiraz edip sonra neden vazgeçtiğinden de bahsetmediğini, bedelsizlik iddiasına gelince,

bu iddialar davacının öne sürdüğü bir vakıa olduğuna göre bunu ispat yükü de davacıya ait olduğunu, kambiyo senedinin bir temel alacağın varlığına karine oluşturması da aynı sonuca varılmasını zorunlu kıldığını, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası açan borçlu temel alacağın mevcut olmadığını,- karinenin aksini – öne sürdüğünü, bedelsizlik iddiası senede karşı olduğundan, kural olarak ancak bir kesin delille ispat edilebileceğini, dava konusu senet, alacaklı müvekkili ...’e ... ... ... aracılığı ile geçtiğini, müvekkili deri sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı ve onunla birlikte hareket eden ... ... ...'e deri sattığını,

bu husus ihtilaf konusu olmadığını, davacı ve onunla birlikte hareket eden dava dışı borçlu ... ... ...'de müvekkili gibi deri sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... ... borcuna karşılık, müüvekkili ...’e aşağıda verilen dosya numaralarında işleme konulmuş müşteri evrakları (...’e) teslim ettiğini, .... İcra Müd. 2016/... Esas, (Takip Tutarı: 12.033,81 USD), ... İcra Müd. 2016/... Esas, (Takip Tutarı: 36.181,95 USD), ... İcra Müd. 2016/...

Esas, (Takip Tutarı: 11.594,40USD), ... İcra Müd. 2016/... Esas, (Takip Tutarı: 9.029,32 USD), tüm dosyaların ortak borçlusu ... ... ... tarafından ...

Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne 27.10.2016 tarihli dilekçe ile ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, daha sonra da bu ödeme taahhütleriyle paralel olarak davacı vekili tarafından imzaya itirazdan feragat edildiğini, davacı vekili Av. ... dava dışı diğer borçlu ... ... ...'ün de vekili olup ... ... ... adına ... icra Hukuk Mahkemesi 2016/...

Esas sayılı dosyadan da feragat ettiğini, dosya borcunun ödenmesi için borçlular ile yapılan görüşmeler neticesinde, 22.03.2017 tarihinde “... ...” isimli bir üçüncü şahıs tarafından, taraflarına haricen 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, borçlular tarafından, işbu ödemenin icra taahhütlerine karşılık olarak yapıldığı belirtildiğinden, yapılan ödeme taahhüt miktarlarınca tüm icra dosyalarına paylaştırılarak borçtan mahsup edildiğini, bu ödemeden sonra,

yine ... ... isimli şahıs hesabından 07.06.2017 tarihinde 25.000,00 TL ve 14.06.2017 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, iş bu ödemeler de icra dosyalarına mahsup edildiğini, yani davacı tarafından yapılmış her hangi bir ödeme söz konusu olmadığını, davacı ... yukarıda sayılan “Tüm icra dosyalarındaki borca karşılık ileri tarihli müşteri evrakı göndersem dosyaların hepsini kapatır mısınız?” diyerek ofisi aradığını, buna cevaben “Eğer göndereceğin evrak sağlamsa ve müvekkilimiz de kabul ederse neden olmasın” demeleri üzerine,

22.08.2017 tarihinde, 89.700,00 TL miktarlı ve 15.10.2017 keşide tarihli, keşidecisi ... Ltd. Şti., Lehtarı ... Ltd. Şti. olan ...

Şubesine ait bir müşteri çekinin görüntüsünü kendisine ait ... no’lu telefondan Whatsapp uygulaması ile ofis çalışanı ... ... 'ye ait ... no’lu telefona göndererek borçtan mahsubunu talep ettiğini, müvekkili tarafından bu çek sorunlu olduğu gerekçe gösterilerek kabul edilmediğini, icra takiplerinin başlatıldığı tarihten beri aynı vekille temsil edilen ve birlikte hareket eden davacı (borçlu) ... ve diğer borçlu ... ... ..., yapılan ödemelerin icra dosyalarına taahhüt miktarlarınca paylaştırılacağını bilmesine ve kabul etmesine rağmen, davacı ... tabir-i caizse önceki sözlerinden ve taahhütlerinden çark ettiğini,

taraflarına görüntüsünü gönderdiği çekin kabul edilmemesi ve akabinde icra dosyalarındaki taahhütlere uyulmadığı için aracına yeniden haciz konulmasından sonra, yukarıda belirtilen tüm icra dosyalarına mahsuben gönderilen ödemelerin sadece 2016/...

Esas sayılı dosya borcundan mahsup edilmesini ve aracı üzerindeki haczin kaldırılmasını istediğini, bahse konu ödemelerin kendi dosyasına saydırma gayretiyle müvekkiller ile vekil hakkında bir çok defa şikayette bulunan davacı haksız ve mesnetsiz şikayetleri ve bu şikayetler üzerinden oluşturmaya çalıştığı baskı ile borçtan kurtulamayınca huzurdaki davayı ikame ettiğini, borçlu ... ... ... imzalı taahhütnamede ödemelerin ... ... ... adına SGK'lı çalışanı ... ... tarafından yapıldığı beyan edildiğini, açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın müvekkil açısından esastan reddine,

davacı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20’ den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı icra dosyası, 13/12/2023 tarihli Adli Tıp Raporu, 12/06/2024 tarihli Adli Tıp Raporu, Nüfus Kayıt Örneği, imza evrak asılları, Taahhütname, Whatsap yazışmaları, ... Şubesi ve ... Şubesine ait 3 adet ödeme dekontu, İsticvap, PTT hesap hareketleri, senet asılları ve tüm dosya kapsamı.

... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesi tarafından 13/12/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu senetlerde atılı borçlu imzaları ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.

... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesi tarafından 12/06/2024 tarihli Adli Tıp Raporunda; 6.1. İstem doğrultusunda yeniden yapılan incelemede; Evvelce verilmiş 13/12/2023 tarih, ... sayılı raporumuza eklenecek husus bulunmadığı, 6.2. İnceleme konusu ve mukayese imzalara ilişkin görüntülerin ekte gönderildiği hususlarını bildirir..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.

HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize açtığı dava ile ... İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini ve icra dosyasına hataen ödenen 60.320,00TL'nin İİK 72/6 maddesi gereğince istirdadını talep etmiştir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.

Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir.

Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.

Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.

Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.

Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, takibe konu senetteki yazı ve imzaların davacıya ait olmadığını, borçlu olmadığı halde hataen takip kesinleştiğinden davalı tarafın avukatına ... ... vasıtası ile ödemeler yaptığınından bahisle menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuş olup mahkememizce dava konusu senede ilişkin tahrifat itirazında bulunması nedeniyle davacının imza ve yazı asıllarının bulunduğu belge asılları getirtilmiş ve dava konusu bono üzerinde yazı incelemesi için adli tıp kurumundan rapor alınmış, Adli Tıp Kurumu ...

İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13/12/2023 tarihli ve 12/06/2024 tarihli raporda; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede. İnceleme konusu senetlerde atılı borçlu imzaları ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği raporlanmıştır. .... İcra müdürlüğünün 2016/... E sayılı dosyasından yapılan icra takibi için davacı imzaya itiraz etmiş ancak ....

İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 12.01.2017 tarihli feragat dilekçesi ile imzaya itiraz davasından feragat etmiş ise de İcra Hukuk Mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olup kural olarak bu mahkemelerden verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, usulüne uygun bir şekilde imza incelemesi yaptırılıp deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiğinden davalının itirazlarına itibar edilmemiştir.

Davanın açıldığı tarih itibari ile arabuluculuk dava şartı olmadığı ve yine davalı taraf istirdat talebi yönünden hak düşürücü sürenin dolduğunu beyan etmiş ise de İİK'nun 72. maddesinde gösterilen bir yıllık hak düşürücü süre icra dosyasının infazen ortadan kaldırıldığı tarihten başladığından ve somut olayda icra dosyası infazen ortadan kaldırılmadığından süre başlamadığı anlaşılmakla itirazı kabul edilmemiş olup istirdat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, dava dışı borçlu ... ... ... tarafından icra dosyalarına verilen ödeme taahhütleri dikkate alındığında yapılan ödemelerin taahhütlerle uyumlu olduğu,

02/05/2018 tarihli taahhütte açıkça dava dışı ... ... ... tarafından çalışanı ... ... tarafından adına gönderilen ödemelerin mahsubunun talep edildiği, davacının bu taahhüde herhangi bir itirazının bulunmadığı gibi ödemelerin davacı adına yapıldığının dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşılmış olup takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmaması sebebi ile takibe konu senet dolayısı ile borçlu olmadığının tespitine ve istirdat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının kötü niyet tazminatı talebi yönünden. İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre. “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.

Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.

Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.

Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %41,44 )

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; ... İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyasında davacının takibe dayanak senetler sebebi ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2-)İstirdat talebinin REDDİNE,

3-)Kötüniyet ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

4-Menfi tespit talebi yönünden alınması gereken harç 2.915,84TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 2.186,88TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-İstirdat tespit talebi yönünden alınması gereken harç 427,60TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 131,90TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 728,96TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan ATK gideri, tanık gideri ve posta giderinden ibaret toplam 5.823,35TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.413,20TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,

9-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

11-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran iadesine,

Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/127, K. 2024/786, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Hukuki Nitelendirme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/127
Karar No
2024/786
Tarih
6 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/128 K.2024/974
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/129 K.2024/965
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/130 K.2024/277
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/133 K.2024/770
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/134 K.2024/1039
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/134 K.2024/1295

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.