KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/390 Esas
- Karar no
- 2024/708
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 24/01/2024
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın ücreti mukabilinde davalı firmanın personel taşıma işlerini yürüttüğünü, taraflar arasında mevcut cari hesap dökümüne göre 96.712,00 TL'lik hizmet bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirket hakkında ....İcra Müdürlüğü’nün 2022/... sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı borçlu tarafından ....İcra Müdürlüğü’nün 2022/... sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu,
dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 2023/... Arb. dosya numarası ile yapılan müzakerelerde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; davanın kabulüne karar verilerek davalının yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davacı ile Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasında yapılmış olan "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi"nin Yetki başlıklı 15. Maddesinde taraflarca sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, davacının doğrudan davalı şirkete taşıma hizmeti vermediğini, davalı müvekkilinin taşıma işini yaptığı fabrika personelinin taşınması için davalı şirket aracının kiralandığını, davacının, davalı müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını,
davacının aracının çalıştığı son güne kadar ki tüm ödemelerini ya doğrudan aldığını, ya da kullanmış olduğu yakıt bedelinden mahsup edilmesi suretiyle aldığını, davacının davalı şirkete vermiş olduğu hizmet için düzenlemiş olduğu faturaları taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen birim fiyatın üzerinden ve yaptığı sefer sayından fazla şekilde düzenlediğini, davacının her bir servis için ücret hak etmesi gerekirken davacının verdiği hizmetten daha fazla fahiş miktarda fatura düzenlediğini, müvekkili şirket merkezinin İstanbul olup, ... bölgesinde hizmet verdiğini,
bu sebeple davacının düzenlemiş olduğu faturaların şirket kayıtlarında yer alan puantajlara göre fazla olduğunun daha sonra fark edildiğini, durumun davacıya bildirildiğini ve davacının bir sonraki faturalarından mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davacının bir sonraki ay faturasından fazla düzenlediği bir önceki ay faturasını mahsup etmediği gibi kendince belirlediği birim fiyat üzerinden fatura düzenlediğini, bunun üzerine davacının sözleşmeye aykırı fahiş miktardaki fatura farkları için iade faturası düzenlenip gönderildiğini,
davacının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde verdiği hizmet bedelinin kendisine ödendiğini ve herhangi bir alacağı kalmadığını, davacı tarafından takip öncesi faiz işletilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davalı müvekkilinin borcu bulunmadığı gibi, herhangi bir şekilde temerrüde düşmesinin de söz konusu olmadığını savunarak; davanın reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğü’nün 2022/... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2024 tarihli 2024/... E. 2024/... K. Sayılı ilamı ile; yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı gözetilerek münhasır yetki anlaşması nedeniyle HMK'nun 17.maddesi uyarınca yetkisizlik kararı verilmiş, yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi olmuştur.
Yetkiye ilişkin yasal düzenlemelere bakılacak olursa; 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesinde, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu açıklanmıştır. Para borçları götürülecek borç niteliğinde olduğundan alacaklının ikametgahı mahkemeleri de yetkili mahkemedir. Ayrıca sözleşmeden doğan davalarda HMK 10. Madde gereği sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi yetkilidir. Tarafların tacir olması nedeniyle aralarında yetki sözleşmesi olması halinde bu sözleşme ile belirlenen mahkemede davaya bakmaya yetkilidir.
Kesin yetki kuralına tabi olmayan davalarda yetki ilk itirazının HMK'nun 19/2,117 maddeleri gereğince cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi gerekir. HMK'nun 19/4. maddesine göre de, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. (Yargıtay 8. HD 2014/13280 E. 2016/6002K.; aynı daire 2020/3543 E, 2020/6848 K.; Yargıtay 12 HD 2022/13763 E. 2023/4430K sayılı kararı)
Somut olayda dava dilekçesinin davalı şirkete 30/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 15/02/2024 tarihli cevap dilekçesi ile yetkisizlik ilk itirazında bulunulduğu, iki haftalık süre içerisinde yetkisizlik ilk itirazında bulunulmadığı, HMK'nun 19/4. maddesine göre de, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetkisizlik ilk itirazında bulunulmazsa, davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, taraflar arasında görülen davada kesin yetki halinin sözkonusu olmadığı,
kesin yetkinin bulunmadığı hallerde yetkisizlik ilk itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı hatalı olsa dahi istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, bu kararın, yetkisizlik kararı verilen mahkemeyi bağlayacağı, ancak bu neticenin doğabilmesi için usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda ise yetki ilk itirazının süresinde olmaması nedeniyle usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik ilk itirazında bulunulmadığı ve böylelikle, davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geldiği nazara alınarak davanın ...
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 08/03/2024 tarihli 2023/2884 E. 2024/854 K. Sayılı ilamı)
6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç maddesinde, mahkemenin yetkili olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olduğu, H.M.K'nun 115.maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır.
Katip ... · e-imzalı* Hakim ... · e-imzalı*
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/390, K. 2024/708, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama