KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/223 Esas
- Karar no
- 2024/687
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/04/2022
Karar Metni
1.349 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında ile imzalanan 28.03.2019 tarihinde Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca ... ili, ... ilçesinde bulunan ... ... ve ... ... gayrimenkul projelerine ilişkin satış ve kiralama süreçlerinde davalıya danışmanlık hizmeti verildiğini, ancak her ne kadar müvekkili tarafından edimlerin eksiksiz olarak yerine getirilmişse de, düzenlenen faturaların tahsilinde sürekli gecikmeler yaşandığını ve en nihayetinde bir kısım faturalar ise hiç ödenmediğini, müvekkilinin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini,
ilgili projelerin satış - pazarlama çalışmalarını özveri ile yürüttüğünü, gerek firmalar arasındaki yazışmalar ve gerekse tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu hususun kolaylıkla ortaya çıkacağını, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacaklarının şimdilik 6.157,38 EURO ve 13.127,50 USD'lik kısmının davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, alacağa,
sözleşme uyarınca belirlenen muacceliyet tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca ilgili yabancı para cinsinden bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Peska vekili cevap dilekçesi ile, davacı ile müvekkili şirket arasında kurulan hizmet ilişkisinin Türk Hukuku ve yasaları çerçevesinde Türk Lirası olarak hesaplanmak ve fatura edilmek zorunda olduğunu, davacının, müvekkili şirketin kötü niyetli şekilde eski adrese ihtarname gönderdiğine ilişkin tamamen mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, davacının faturalarda belirtilen tutarlara hak kazanmasını sağlayacak hizmetleri verdiğini ispat etmesinin gerektiğini, kaldı ki ispat etmesinin mümkün olmadığını,
zira müvekkili şirketi tarafından verilen hizmetler karşılığı tüm bedelleri ödediğini ve müvekkili şirketin hiçbir borcu kalmadığını, davacının müvekkili şirketin başka acentelerle çalıştığı ve ilgili şirketlere ödemeler yaptığına dair beyanları tamamen gerçek dışı olduğunu, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla izah olunan nedenlerle ve resen tespit edilecek diğer nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi kapsamındaki alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinin ekinde davaya konu faturaların suretlerini dosyaya sunmuştur.
Taraf, BA/BS Formları ilgili vergi dairelerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili, delil dilekçesi ekinde davaya konu, mail yazışmalarını dosyaya sunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya Nitelikli Hesap Uzmanı, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "...taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının, davalıya düzenlediği hizmet ve komisyon faturalarının TL-USD-EURO para biriminden olduğu,
davacı tarafından, davalıya kesilen TL faturalarının tamamının davalı kayıtlarında işli olduğu ve itilaf ile ilgili olarak davalının, davacıdan 27.08.2019 tarihli ödemeden dolayı 25.000,00 TL alacaklı olduğu bu alacağın ise davacının Euro alacağından 3.856,60 Euro olarak mahsup edildi davacı tarafından, davalıya kesilen ve davalının kabul ederek kayıtlarına işlediği 13.127,50 USD (85.747,38 TL) alacağının tespit edildiği, davacının 13.127,50 Euro alacağına....
Noterliğinin 31.03.2021 ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün sonrasından, Devlet Bankalarınca USD para cinsinde bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi gerekeceği, davacı tarafından, davalıya kesilen ve davalının kabul ederek kayıtlarına işlediği 81.157,38 Euro alacağının tespit edildiği, davacının 81.157,38 Euro alacağına, davalı tarafından 78.569,83 Euro ödeme yapıldığı ve davacının, davalıdan kabul görmüş ve ticari defterlere işlenmiş faturalar nedeniyle 2.587,55 Euro bakiye alacağının tespit edildiği, davacının 2.587,55 Euro (41.616,34 TL) alacağına....
Noterliğinin 31.03.2021 ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün sonrasından, Devlet Bankalarınca Euro para cinsinde bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi gerekeceği, davacının, davalıya 01.09.2020 tarihinde 59.000 USD bedelli hizmet faturası kestiği, davalının bu faturayı süresinde ve Ticaret Sicili Gazetesinde kayıtlı adresine noter kanalı ile iade ettiği, ancak dosyada fesih ihtarnamesi olmaması sebebi ile sözleşmenin devam etmekte olduğu, davalı tarafın sözleşme hükümleri gereğince bu hizmet bedelinin tamamını ödemekle yükümlü olduğu,
davacının, davalıya 01.09.2020 tarihinde 31.651,14 Euro + 1.365,26 Euro = 33.016,40 Euro bedelli hizmet faturası kestiği, davalının bu faturayı süresinde ve Ticaret Sicili Gazetesinde kayıtlı adresine noter kanalı ile iade ettiği, ancak dosyada fesih ihtarnamesi olmaması sebebi ile sözleşmenin devam etmekte olduğu, davalı tarafın sözleşme hükümleri gereğince bu hizmet bedelinin tamamını ödemekle yükümlü olduğu, kanaatine varılmış olmakla birlikte nihai takdir sayın Mahkemeye ait olmak üzere iş bu bilirkişi raporunu saygılarımızla sunarız..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
İtirazlar doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 06.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile; "...kök raporumuzda dosyada fesih ihtarnamesi olmaması sebebi ile sözleşmenin devam etmekte olduğu davalının sözleşme hükümleri gereği hizmet bedelinin tamamını ödemekle yükümlü olduğu hakkında kanaat bildirildiği, ek rapor ile yapılan incelemede tarafların sözleşmeyi 28.09.2020 tarihinde sona erdirdikleri mütalaa edildiği ve bu kapsamda;
yine kök raporumuzda faturaların Yabancı para ile fatura kesilebileceği belirtilmiş ise de bu kanaatimizden dönüyor, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile buna dayanılarak çıkartılan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34) ("Tebliğ") hükümleri gereğince sözleşme bedelinin ve buna ilişkin ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiğini kanaatine varıldığı,
davalı tarafından itiraz edilen 3 adet iade faturası hariç olmak üzere, davacı tarafından, davalıya düzenlenmiş ve davalının kabulünde olan faturalara yapılan ödemelerin TL olarak değerlendirilmesi sonucu davacının, davalıya 70.368,54 TL borçlu olduğu,
davacının, davalıdan hizmet bedeli olarak kestiği faturaların üzerinde yazan para birimi üzerinde tahsil edileceğine dair sayın mahkemenin karar ittihazı halinde, davacının, dava dilekçesinde şimdilik 13.127,50 USD ve 6.157,38 Euro talep ettiği, yapılan incelemede davalının ödediği paranın ödendiği tarihte yabancı para birimine çevrilmesi sonucunda davalının, davacıya, 13.127,50 USD asıl alacak + 458,20 USD işlemiş faiz = 13.585,70 USD ( 200.308,92 TL) toplam alacak, 2.587,55 Euro asıl alacak + 41,29 Euro işlemiş faiz = 2.628,84 Euro ( 42.280,42 TL) toplam alacak olabileceği,
davacının Euro ve USD asıl alacağına dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca Euro ve USD para cinsinde bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi gerekeceği, davacının, davalıya kestiği ve davalı tarafından kabul edilmeyip iade edilen 3 adet döviz bazlı faturalar ( 59.000 USD + 31.651,14 Euro = 1.365,26 Euro) ile ilgili olarak, kesilen bu faturalara alıcı tarafından itiraz ettiğinden Dolayısıyla hizmetin yapılıp yapılmadığı hususunda davacının MK madde 6 kapsamında ispat yükü altında olduğu mütalaa edilmektedir..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
Taraf itirazları ile birlikte, önceki heyetten farklı bilirkişilere dosyanın tevdii edilmesine karar verilmiş, 21.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından davalı adına düzenlenen 3 adet toplamı 720.734,17 TL olan faturalardan kaynaklı olduğu, davaya konu olan faturaların içeriğindeki hizmetin verilip verilmediğinin tespiti için davacı tarafından her bir satış faturası için satış listelerinin paylaşılmasından sonra davalı defterlerinde yapılacak teyit ile yargı denetimine ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporun hazırlanabileceğine dair rapor saygıyla Sayın Mahkemeye arz olunur..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, 28.03.2019 tarihinde Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca ... ili, ... ilçesinde bulunan ... ... ve ... ... gayrimenkul projelerine ilişkin satış ve kiralama süreçlerinde davalıya danışmanlık hizmeti verildiğini, ancak düzenlenen faturaların tahsilinde sürekli gecikmeler yaşandığını ve en nihayetinde bir kısım faturalar ise hiç ödenmediğini, faturadan kaynaklı alacağını talep etmiştir.
Davalı ise, hizmetin verilmediğini, verilen için ödeme yapıldığını iddia etmektedir. Davalı, sözleşme kapsamında düzenlenen faturalara usulüne uygun şekilde itiraz etmiştir. Davalı, davacı tarafından hizmetin verilmediğini savunmaktadır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan son bilirkişi raporlarına göre davacının sözleşme konusu edimi yerine getirdiğine dair iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ,,, · e-imzalıdır Hakim ,,, · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/223, K. 2024/687, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama