KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/263 Esas
- Karar no
- 2024/727
- Dava
- Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/04/2024
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirkette, ... isimli kişinin, yaklaşık 3 yıl önce bir süre istihdam ettiğini, bu sayede bu kişinin İran vatandaşları tarafından tanındığını, daha sonra kapalı çarşıda bir sarrafta çalışmaya başlayacağını söyleyerek işten ayrılmak istediğini ifade etiğini, müvekkilinin ise iletişimine devam ettiğini, ...'nin kapalı çarşıda çalıştığını ifade ettiği dönemde, ülkemizde yaşayan İran vatandaşlarının yaşadığı zorluklardan hareketle bu işi de yapmaya başladığını ve uzun bir dönem kimseyi dolandırmadan bu işi yaptığını ve güven kazandığını,
...tarafından ilan ve reklamı verilen bazı gayrimenkuller satılırken alıcılar zaman zaman paralarını Türkiye'de ... aracılığı ile getirildiğini, müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra İran vatandaşlarıyla bu şekilde çalışan ve müvekkilinin İran vatandaşları nazarındaki itibarının da katkısıyla herkesin güvenini ...'nin ödeme yapmadığı bir süre sonra müvekkili şirketinin gelen kişiler tarafından söylenince müvekkili dava dışı ... ile iletişim kurduğunu, ... sürekli olarak ödeme yapacağını söyleyerek geçirdiğini, ...'ye ya da onun İran'daki ortağına para teslim eden kişilerin,
...'nin kaçması ve kendisine ulaşılmaması sebebiyle en yakında olan ve itibarı kendisi için önemli olan müvekkilinin hedef alıp, organize olarak bize bu kişiyi sen refere ettin, sen reklamını verdin, biz seni biliriz, seni tanırız diyerek müvekkilinin Şişli'deki şirket merkezini istila ettiğini, müvekkilinin, bu kişilerin bazılarının ...'ye faiz karşılığı para verdiklerini bildiği için bir yandan da ola ki ... ile danışıklı da olabileceği ihtimalinden dolayı bu kişilere ... hakkında suç duyurusunda bulunmalarını, davalının,
müvekkilinden yukarıda bahsedilen şartlar altında 2.380,00 USD almışsa da sözleşmenin kendisine yüklediği ... isimli kişiyi dava etme ve bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunma taahhüdünü yerine getirdiklerini, taraflarına bu yönde bir işlem tesis ettiğini, yazılı ve sözlü bir bildirimde bulunmadığını, sözleşmede tüm şartların yerine geldikten sonra taksite bağlanan miktarların ödenmemesi halinde alacağını devredenin taksitlerinin TL olarak ve faizsiz talep edebileceği de hükme bağlanmasına rağmen icra takibi de kötü niyetli bir şekilde USD üzerinden açıldığını,
yapılan icra takibini müvekkilinin yurt dışında olması münasebetiyle süresini kaçırdığını, davanın kabulünü, ....
İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı icra dosyasında takip dayanağı olan belgeye ilişkin geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitini, sözleşmenin geçerlilik şartı olan ... hakkında suç duyurusunda bulunma ve alacağı talep etme şartlarının gerçekleşmediği davalının UYAP kayıtlarına bakılmak suretiyle anlaşılmasının mümkün olduğundan icra takibinin teminatsız olarak,
mahkememiz aksi kanaatte ise uygun görülen teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasını, icra veznesine girmiş ve girecek paranın davalıya ödenmemesini bankalardaki hacizlerin ve dosyadaki diğer hacizlerin kaldırılmasını, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderlerinin kötü niyettli davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu temlik sözleşmesi ile sözleşmeye konu tüm haklarını davacıya devrettiğini, her ne kadar davacı dava konusu temlik sözleşmesinde temlik konusu alacağa istinaden temlik konusunun borçlusu ... hakkında müvekkilinin önce şikayetçi olması gerektiğinin ileri sürsede davacının iddiasının aksine ödeme alındıktan sonra şikayet edileceği sayfa 7 de karar altına alındığını, gene dava konusu icra takip borcunun henüz tamamı ile ödenmemiş ve dosya infaz olmadığını, müvekkili ... hakkında ödeme tamamlanınca şikayetçi olacaklarını, öncelikle davacı ...Dış Tic.
Ve Gayr. Ltd. Şti., bakımından zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığından ve ayrıca icra takip dosyasında taraf olmadığından husumet ve menfaat yokluğundan davanın usulden reddini, diğer davacı bakımından ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden dosya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih 2017/15-2141 Esas., 2019/442 Karar)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Somut olayın incelenmesinden; Mahkememizce resen yapılan araştırmada davalının tacir kaydı olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın mutlak ticari dava kapsamında olmadığı gibi her iki tarafın tacir ve her iki tarafın ticari işletmelerine ilişkin bir kapsamda da olmadığı görülmüştür. Mahkememiz eldeki uyuşmazlığa bakmakla görevli olmayıp görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/263, K. 2024/727, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama