KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/869 Esas
- Karar no
- 2026/42
- Dava
- Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
- Dava tarihi
- 26/11/2025
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ...' nde bulunan 500,00 TL nominal bedlelli 1 payı (0,1) ...
30. Noterliğince 02/12/2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylı limited şirket pay devir sözleşmesi ile diğer ortak ...' e devrettiğini, hisse devrinin şirket genel kurulunun 02/12/2021 tarihli ve 2021/2 sayılı kararı ile onanmış ve şirket pay defterine işlenmesine karar verildiğini, şirketin müdürü tarafından bu hisse devri ve karar süresinde tescil ve ilan ettirilemediğini, tek ortak ...
06/08/2023 tarihinde vefat ettiğini, bu kararın tescil ve ilan edilmediğini müvekkili tesadüfen öğrenmiş ve derhal İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bir dilekçe ekinde söz konusu evrakları da ekleyerek kararın tescil ve ilan edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin başvuru sırasında kararın tescil ve ilanı için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu hatta harcın dahi yatırıldığını,
ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kararın tescil ve ilan edilmediğini öğrendiklerini ,davalı tarafından başvurusuna herhangi bir cevap verilmemesi üzerine müvekkilinin birçok kez yazılı ve sözlü olarak kararın tescil ve ilanı için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğun hatta harcın dahi yatırıldığını, ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kararın tescil ve ilan edilmediğini öğrendiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17/09/2025 tarih ve .../...-... sayılı Red Kararının iptali ile limited şirket pay devir sözleşmesi ve onama genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, asıl husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davacının şirketi temsile yetkili ilgili olmadığını, mevzuata göre işlem yaptıklarını, T.C. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ...
Uygulama Grup Müdürlüğü Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 07/06/2013 tarih ve ...-80.20/... sayılı ‘Haciz Bildirisi ve Bilgi İsteme' konulu yazısında, söz konusu şirketin kanuni temsilci veya ortak değişimi (hisse devri nedeniyle) veya tescilli haklarının devrine ilişkin hususların engellenmesi bildiriminde bulunulduğu tespit edilmiş olup;
yalnızca bildirici mahiyette kaydını yapan müvekkili Müdürlüğe hacze ilişkin kurucu işlemi yapan ve bunu da bildiren ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, konulduğu bildirilen haczin kaldırıldığının da bildirilmesi gerektiğini, şirketin diğer pay sahibinin de vefat ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin red kararının doğru olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller toplanmış, ticaret sicil kaydı ve şirket karar defteri celbedilmiş, bilirkişi incelemesini gerektiren bir husus görülmediğinden mahkememizce resen değerlendirme yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17/09/2025 tarih ve .../...-... sayılı Red kararının iptali ile limited şirket pay devir sözleşmesi ve onama Genel Kurul Kararının tescil ve ilanına ilişkindir. İncelenen kayıtlardan, şirketin iki ortaklı olduğu, davacının yönetim yetkisinin olmadığı, diğer ortağın tek başına müdür olduğu, şirket borçları nedeniyle vergi dairesince haciz konulduğu, davacının payını diğer ortağa devrettiği ve ortaklar kurulu kararı alınarak deftere işlendiği ancak ticaret sicile tescil edilmediği, diğer ortağın sonradan vefat ettiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevabında, davacının ilgili olmadığını ileri sürmüş ise de, payı devreden ve ortaklıktan çıkanın davacı olduğu, ticaret sicili bu bildirimin kurucu değil bildirici olduğu, şirketin bildirim yapmaması halinde davacının ilgili olarak başvuru yapma ve tescili ile ilanını isteme hakkı ve hukuki yararı olduğu, şirkete dava yöneltilmesinin şart olmadığı, zira şirketçe ortaklar kurulu kararı alındığı ve yazıldığı, sadece ticaret sicile tescil ve ilanının kaldığı, pay üzerinde vergi dairesi haczi bulunmasının da devrin tesciline engel olmadığı, vergi dairesinden de bu yönde cevap verildiği,
diğer ortak ve müdürün vefatı nedeniyle bildirim yapacak kimse bulunmadığı, şirket tüzel kişiliği devam ettiğinden davacının ticaret sicil müdürlüğünden tescil istemesine engel bir durum olmadığı, yönetici ortağın vefatının sadece şirketi temsilcisiz bıraktığı, payların terekeye intikal edeceği, tereke temsilcisi atanması veya şirkete kayyım atanmasının davamız açısından zorunlu olmadığı, bu haliyle davanın kabulüne ve dava açılmasına sebep olan davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/869, K. 2026/42, 20 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama