KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/351 Esas
- Karar no
- 2026/364
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 06/01/2026
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 06/01/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...
Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait işyerinin, müvekkili şirket tarafından ... no’lu İşyerim Sigorta Poliçesi kapsamında 31/07/2023 başlangıç - 31/07/2024 bitiş tarihli dönemler için teminat altına alındığını, 15/05/2024 günü davalı Tunahan Karafazlıoğlu yönetimindeki... plakalı aracın, ... .... gişeden geçmek isterken duramayıp bariyere çarpması neticesinde kollu bariyerde maddi hasar meydana geldiğini, bahse konu zararın meydana gelmesinde davalının sorumluluğu üstlendiğini ıslak imzası ile beyan ettiğini,
müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalı mahalde meydana gelen hasarın 7.200,00 TL hasar bedeli ödediğini, işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz akabinde Arabuluculuk Bürosu kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını, davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemenin karşı taraf kusurlu araç malikinden rücusu talepli haksız fiile dayalı tazminat davasıdır.
TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli, 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında; "...sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde belirtilmiştir
Davacı sigorta şirketinin, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, dava sigorta uyuşmazlığına dayanmayıp mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Göreve ilişkin değerlendirmede, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetine, yani davanın nispi ticari dava olup olmadığına bakmak gerekir.
Dosya kapsamından; davacı sigortacının TTK 1472.maddesine dayalı olarak açtığı rücu davasını kusurlu olduğu iddia edilen karşı araç sürücüsüne yönlendirdiği, dava konusu kusurlu olduğu iddia edilen... plakalı aracın trafik tescil kayıtlarında yapılan incelemede hususi olarak kullanıldığı, aracın ticari olmadığı, davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/351, K. 2026/364, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama