KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2018
- Esas no
- 2016/1186 Esas
- Karar no
- 2018/793
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/12/2016
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalın ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden... numaralı ve ... numaralı kredi kartlarının davalı tarafından kullanıldığını, davalı borçlunun kredi kartı borçlarını ödememesi üzerine ... 9.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, buna rağmen davalı borçlu ödeme yapmayınca ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile toplamda 92.464,09-TL talepli ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun haksız yere borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan hesap kat ihtarnamesinin müvekkilinin adresine gönderilmediği, müvekkilinin tüketici olması nedeniyle yargılamanın tüketici mahkemesinde yapılmasının gerektiğini, ayrıca müvekkilinin adresinin Kadıköy olması nedeniyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davacıya icra takibindeki kadar borcu olmadığını, talep edilen meblağ ve faizin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin düşülmediğini, müvekkilinin tacir değil tüketici olduğunu, bu sebeple tacirlere mahsus faiz işletilemeyeceğini, Medeni Kanunun 2. Maddesi ile TBK'nın 28. Maddesine aykırı takip yapıldığını, savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
DELİLLER
1- ... 9.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi. 2-... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası. 3-Genel Kredi sözleşmesi, kredi kartı hesap ekstreleri, ticari defter ve kayıtlar. 4-Mahkememizce bilirkişi ...'dan aldırılan bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 386 ve devamı maddeleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 48. Maddesine göre sağlanmış kredi kartı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK. 67. Maddesine göre iptali talebidir.
Öncelikle taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin başlığının Genel Kredi Sözleşmesi olması, davalının tacirler gibi çek taahhütnamesinde bulunması, ayrıca yapılan ticaret sicil sorgulamasında ... Ltd. Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğunun anlaşılması, ayrıca davaya konu kredi kartlarında sürekli Havayolu şirketlerine ilişkin biletleme işlemi bulunması nedeniyle davalının tüketici olduğu yönündeki itirazları dinlenmemiş, tacir gibi hareket etmesi nedeniyle davanın ticari bir dava olduğu kabulü ile yargılamaya devam olunmuştur.
Öte yandan davalının da imzaladığı dava konu ticari sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılan 49.1 maddesi nedeniyle davalının icra ve mahkeme yetkisine yaptığı itirazlar kabul görmemiştir.
Mahkememizce inceleme günü tayin edilmiş, bilirkişi ... tarafından banka kayıtları ve dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre davacı ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafından davacıya ... numaralı ve ... numaralı kredi kartlarının kullandırıldığı da ihtilaf konusu değildir. HMK 193. Maddesine göre hüküm ifade eden ve taraflar arasındaki sözleşmenin 43/1 davacı banka kayıtlarının münhasır delil olduğu kararlaştırılmıştır.
Kredi kartı yönünden yapılan incelemede;
... 9.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının davalıya 90.140,82-TL nakit, 2 adet banka çek sorumluluğu bedeli 1.480,00-TL'yi 24 saat içerisinde ödemesi noktasında ihtaratta bulunduğu, davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 gün sonra 05/08/2016 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. 5464 sayılı Yasanın 26. Maddesine göre temerrüt hali de dahi olmak üzere kart uygulamasından doğan borçlardan bileşik faiz uygulanmaz, bu sebeple asıl alacak tutarının ana para olması gerektiği kabulü ile hesaplama yaptırılmıştır.
Bu açıklamalardan yola çıkarak davacı bankanın davalı borçluya vermiş olduğu ... nolu kredi kartı ile yapılmış olan harcamalara ilişkin dosyada bulunan kredi kartı hesap özetleri incelendiğinde en son geri ödemenin yapıldığı 19/02/2016 hesap kesim tarihi itibari ile 35.987,30-TL asıl alacak, 19/02/2016 dönemi işlemiş faizler toplamı 952,41-TL 18/03/2016 dönemi işlemiş faizler toplamı 821,80-TL, 18/04/2016 dönemi işlemiş faizler toplamı 928,08-TL, böylece faizler toplamı (-) 2.702,29-TL olduğu bu hesaba göre ana para asıl alacak miktarının 33.285,01-TL olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.
... nolu kredi kartı yönünden kart tarihi itibari ile toplam borç 43.913,48-TL, 22/02/2016 dönemi işlemiş faizler toplamı 935,84-TL, 22/03/2016 dönemi işlemiş faizler toplamı 1.006,91-TL, 23/04/2016 dönemi işlemiş faizler toplamı 1.154,46-TL, böylece faizler toplamı (-) 3.097,21-TL olarak hesaplanmış ana para-asıl alacak miktarı toplamı 40.816,27-TL olarak bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.
Dolayısıyla davacı bankanın hesap kat tarihi itibari ile her iki kredi kartından dolayı(40.816,27-TL+ 33.285,01-TL) =74.101,28-TL asıl alacağı olduğu hesaplanmıştır.
Davacı bankanın kredili mevduat yönünden alacağının incelenmesinde;
Davacı banka tarafından sunulan hesap ekstresinde 29/07/2016 kat tarihi itibari ile 3.019,51-TL ana para alacağı olduğu bildirilmiştir.
Bu alacağa hesap kat tarihi olan 29/07/2016 ila temerrüt tarihi olan 05/08/2016 tarihi arasında %24,24 faiz işletilmesi sonucunda bulunan akdi faiz 16,26-TL'dir. Bu faizin BSMV'si 0,81-TL'dir. 05/08/2016 ila takip tarihi olan 10/08/2016 tarihi arasındaki işlemiş faiz 12,68-TL, bu faize işlemiş BSMV ise 0,63-TL'dir. Kat öncesi faizler toplamı 437,39-TL olup yapılan hesaplamaya göre kredili mevduat hesabı nedeniyle takip tarihindeki alacak miktarı toplam 3.487,28-TL'dir.
Davacı vekili her ne kadar çek depo talebinde de bulunmuş ise davacı tarafın dayandığı çek taahhütnamesinin 2. Maddesinde açıkça çek depo edilmesine ilişkin bir hüküm görülmemiştir. Ayrıca yeni Çek Kanunu ile baskı tarihi üzerinden 5 yıl geçmekle bankanın sorumluluğunun sona ereceği düzenlendiğinden ve davacı tarafça çek numarası bildirilmediğinden çek depo talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç itibarıyla bilirkişi marifeti ile yaptırılan bu inceleme nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip E-İmza Hakim · E-İmza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1186, K. 2018/793, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama