İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/333 K.2024/1004

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

Esas2021/333Karar2024/1004Tarih24 Aralık 2024Okuma23 dk · 4.536 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Aralık 2024
Esas no
2021/333 Esas
Karar no
2024/1004
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
17/05/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.536 kelime·23 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

TALEP

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile 28.06.2019 tarihinde ... katılımından (Bu katılım yolu iki şeriti ile emniyet şeridinden oluşmaktadır) ... gişelerine doğru emniyet şeridinde seyir halinde iken, ...

İl Emniyet Müdürlüğü’ne ait olan ve davalı ...’nün sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü ....yolda iken Ispartakule... bağlantı yolunun emniyet şeridine aniden geçmeye çalışmıştır.

Davalı ..., ... ana yolun emniyet şeridinde seyir halinde iken Ispartakule mevkine geldiğinde katılım nedeniyle kendi seyir ettiği emniyet şeridi sonlandığı için bu son noktadan Ispartakule bağlantı yolunun emniyet şeridine ani bir şekilde iki şerit ihlal ederek geçmeye çalışmıştır.

Sigortalı araç sürücüsü emniyet şeridindeki araçlara bakmadan ve dikkat etmeden önündeki trafiği atlatmak için iki şerit birden değiştirerek emniyet şeridine geçmiş ve bu esnada emniyet şeridinde seyir halinde olan müvekkilin tüm uyarı ve ikazlarına rağmen (korna, sellektör) müvekkile ait motosiklete orta göbekten çarpmıştır.

Söz konusu kazada kusurlu sigortalı araç sürücüsü, aracının sağ ön kısmı ile müvekkile ait motosikletin orta kısmına çarpmış ve müvekkilin ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Bu kazada müvekkil sol kaburgaları parçalanmış akciğer hasar almış ve ödem oluşmuş sağ omuzu altı yerden parçalanarak yoğun bakımında tedavi altına alınmıştır. Müvekkil, kaza sonrası ... Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırılmış ve ilk müdahale burada yapılmıştır.

İki gün sonra müvekkil Halkalı ...Hastanesine Kaldırılmış ve tedavisi burada devam etmiştir. Sonrasında ... (... Üniversitesi) Hastanesine kaldırılarak meydana gelen kırıklar nedeniyle 12.07.2019 tarihinde bu hastanede ameliyat olmuş 30.09.2019 tarihine kadar ağır tedavi süreci devam etmiştir. Bu tarihten sonrada üç ay fizik tedavi süreci devam etmiş olup rapor almak zorunda kalmıştır. Müvekkil söz konusu kazada ağır yaralanmış, vücudunda kemik kırıkları meydana gelmiştir.

Müvekkil 02.03.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurmuş 03.03.2021 tarihinde ... Eğitim Araştırma Hastanesine ... hasar dosya numarası ile sevk edilerek 09.03.2021 tarihli ve ... numaralı Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu alınmıştır. Verilen iş bu raporda müvekkilin sürekli bir şekilde %12 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir.

Söz konusu kazada ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü ali özcan asli kusurludur. Müvekkil davacı ise kusursuzdur. Trafik kaza tutanağında müvekkile, % 50 kusur atfedilmiştir. Bu kusur durumu, müvekkilin emniyet şeridinde seyir halinde olması nedeniyle belirtilmiştir. Oysa müvekkilin emniyet şeridini ihlal etmesi idari para cezasını gerektirir. Emniyet şeridinde olması kazanın oluşumunda bir neden veya gerekçe olarak gösterilemez.

Kazanın oluşumunda asıl kusurlu olan davalı ...'nün kendisidir. Zira davalı ..., ... ana yolun emniyet şeridinde seyir halinde iken (... istikametinden ... gişeleri istikametine seyir halinde iken) Ispartakule mevkine geldiğinde katılım nedeniyle kendi seyir ettiği emniyet şeridi sonlandığı için bu son noktadan ... bağlantı yolunun emniyet şeridine ani bir şekilde, iki şerit ihlal ederek geçmeye çalışmıştır.

Davalı araç sürücüsü, emniyet şeridindeki araçlara bakmadan ve dikkat etmeden önündeki trafiği atlatmak ve bir an önce gitmek için iki şerit birden değiştirerek emniyet şeridine geçmiş ve bu esnada emniyet şeridinde seyir halinde olan müvekkilin tüm uyarı ve ikazlarına rağmen (korna, sellektör) müvekkile ait motosiklete orta göbekten çarpmıştır. Emniyet şeridinin genişliği yaklaşık 1 metre veya 1,50 metredir.

Dolayısı ile koca münübüsün bu bir metrelik emniyet şeridine girmesi mümkün değildir. Buna rağmen davalı ..., bu emniyet şeridinden gitmek için trafik ve akışı ihlal ederek bu şeride girmiş ve müvekkile çarpmıştır. Müvekkil, seyir halinde ikin önünde beş veya altı motosiklet gitmekte ve arkasından da yine beş veya yedi motosiklet gelmektedir. Davalı, müvekkile çarpmasa dahi önünde giden veya arkasında gelen motosikletlerden birine mutlaka çarpacaktır.

Dolayısı ile müvekkilin emniyet şeridinden gitmesi trafik kuralları kapsamında emniyet şeridini ihlal etmekten dolayı idari para cezasını gerektirir. Ancak müvekkilin emniyet şeridini ihlal etmesi asla ve asala kazanın oluşumunda bir neden veya gerekçe olarak gösterilemez. ... oto yolu emniyet şeridinden katılım yolu iki şeridini ihlal ederek gelip yine emniyet şeridindeki müvekkilin aracına çarpan tümüyle davalı sürücüdür.

Dolayısı ile davalı sürücünün bu ağır kusurunu görmeden müvekkilin emniyet şeridinde olmasını kazının oluşumunda kusur kabul etmek hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşmayacaktır. Müvekkil 1970 doğumlu olup 51 yaşındadır. Müvekkilin mezkur kaza sebebiyle aldığı bedensel zarar onu işlerinden alıkoymaktadır. Maluliyeti sebebiyle gerek iş hayatı gerekse günlük yaşantısında büyük sıkıntılar yaşamış olup, bu sıkıntılar ile yaşamaya devam etmektedir.

Aynı zamanda kaza sebebiyle yaşadığı tramva, buna bağlı stres bozukluklar iş hayatını, sosyal yaşantısını ve aile hayatını etkilemiştir. İşbu sebeplerle müvekkilin iş gücü kaybı tazminatı talep etme zarureti hasıl olmuştur.

Müvekkil ..., ... Barosuna ... sicil no ile kayıtlı, 24 yıldır avukatlık mesleğini icra eden bir kişidir. Avukatların, stajyer avukatların ve sekreterlerin çalıştığı bir ofisin kuruculuğunu ve yöneticiliğini yapmaktadır. Yine başka bir avukatlık ofisine sürekli danışmanlık vermekte ve bu ofisin kurucusu ... yanında SGK’lı bulunmaktadır. İş bu nedenle müvekkil hem kendi ofisinde çalışarak gelir elde etmekte hem de danışmanlık yaptığı ofiste SGK’lı olarak çalışmaktadır.

Bu nedenlerle müvekkilin aylık geliri 18.000,00TL ile 25.000,00 TL arasındır. ... Barosu Başkanlığından ayrıca emsal ücret araştırılması yapılabilir. Tazminat hesabının da bu gelir durumu baz alınarak hesaplanmasını talep ederiz.

Gelire dair belgeler ekte sunulmaktadır.Ekte bir örneğini sunduğumuz Yüksek Mahkemenin Yerleşik kararlarında kişinin iş ve güçten geçici olarak kalması sonucu uğradığı zararın, yani kaza sebebiyle çalışamamasından doğan zararın da sigorta kapsamında olduğu vurgulanmıştır. Müvekkil kaza sonsrası vücudundaki hasarlar ve kaza sebebiyle gördüğü psikolojik tedaviler, yaşadığı tramva sebebiyle uzun bir süre çalışmamıştır.

Bu sebeple müvekkilin buradan doğan zararının da tazminat hesabında dikkate alınması gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca fatura edilmiş veya belgelendirilmiş tedavi giderleri yönünden sorumluluk 'Sosyal Güvenlik Kurumu' na geçmiştir, ancak davacı tarafından tedavi sırasında yapılması zorunlu dolaylı harcamalar mevcuttur. (..., Tazminat Davalarında Geçici İşgöremezlik Zararları ve Tedavi Giderleri, ..., 2004, 111 s.) Bu sebeple talep edilen kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan giderlerin sigorta şirketinden tanzim edilmesi talep edilmektedir.

Müvekkilin, hastanelere ödemiş olduğu katılım payları, gidiş geliş ücretleri, bunun için geçirmiş olduğu zaman kaybı gibi giderleri mevcuttur.

Müvekkilim tedavisinin büyük bir kısmını ...Hastanesi ve ... Hastanesinde yapmıştır. İş bu hastanelerde müvekkile yapılan müdahale ve ameliyatlara ilişkin ücretleri müvekkil tarafından ödenmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmemiştir. İş bu nedenle yapılan tedavi giderlerinin davalılar tarafından karşılanması gerekir. Bunun için ...Hastanesi, ... hastanesinden ilgili ödeme kayıtların celbini talep ederiz.

Karayolları Trafik Kanunu md 97.'zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir...'' şeklinde ilgili kanun maddesi değiştirilmiştir.

Müvekkil adına 10.03.2021 tarihinde ilgili sigorta şirketine başvuru yapılmış, ancak sigorta şirketi tarafından cevap verilmemiştir. Bu nedenle dava açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

Kazaya ve müvekkilin yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç kaza sırasında davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... nolu Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunmaktadır. Bu sebeple maddi tazminat bakımından teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile ... Sigorta A.Ş.'ne husumet yöneltilmiştir.Söz konusu kazada müvekkil sol kaburgaları parçalanmış akciğer hasar almış ve ödem oluşmuş sağ omuzu altı yerden parçalanarak yoğun bakımında tedavi altına alınmıştır.

Müvekkil kaza sonrası ... Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırılmış ve ilk müdahale burada yapılmıştır. İki günsonra müvekkil ... Hastanesine Kaldırılmış ve tedavisi burada devam etmiştir. Sonrasında ... (... Üniversitesi) Hastanesine kaldırılarak meydana gelen kırıklar nedeniyle 12.07.2019 tarihinde bu hastanede ameliyat olmuş 30.09.2019 tarihine kadar ağır tedavi süreci devam etmiştir.

Bu tarihten sonrada üç ay fizik tedavi süreci devam etmiş olup rapor almak zorunda kalmıştır.

Müvekkil iş bu kaza dolayısıyla ağır yaralanması sonucu halen kazanın tıbbi ve psikolojik sorunlarını yaşamaktadır. Bu durum tüm ailenin huzurunu bozmuş ve neredeyse hayat kendileri için dayanılmaz hale gelmiştir. Müvekkil iş yaşantısında da bu kaza sebebiyle sıkıntılar yaşamakta eski çalışma düzenine dönmek için büyük sıkıntılar çekmiştir. Müvekkil olay sonrası ve hali hazırda psikolojik destek almak zorunda kalmıştır. Sağık Bakanlığı...

Şehir Hastanesinden 17.06.2020 tarihinde alınan sağlık kurulu raporunda müvekkilin ruh sağlığının bozulduğu ve % 20 engelli durumu oluşturduğu tespit edilmiştir. Bu tespitin gerekçesinde ise "Hasta 28.06.2019 tarihinde araç içi trafik kazası geçirmiş, sonrasında unutkanlık, uyku problemleri olmuş, 20.02.2020 tarihinde ... Hastanesinde Mirtazapin ve Ketiapin tedavisi başlanmıştır. (Epiksiz mevcuttur).

Uyum bozukluğu, (tedavi ile kısmen fayda gören) Anksiyete bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen" diyerek müvekkilin iş bu kaza nedeniyle ne derecede ruh sağlığının bozulduğu görülecektir. (EK-5 Sağık Bakanlığı ... Şehir Hastanesinden 17.06.2020 tarihinde alınan sağlık kurulu raporu) Yine raporda da görüldüğü üzere müvekkil psikolojik açıdan tedavi amaçlı ilaçlar kullanmaktadır. Bu durum maddi ve manevi tazminatla atlatılacak bir durum değildir.

Ancak davalıların, talep ettiğimiz tazminat oranlarında mahkum edilmesi bir nebze bu ızdırapların dinmesine yardımcı olacaktır. Bu nedenle bir nebze olsun ızdırapların dindirilmesi amacıyla talep ettiğimiz manevi tazminat talebimizden indirim yapılmamasını ve taleplerimiz uyarınca karar verilmesini talep ederiz.Yukarda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden ötürü.

Fazlaya Dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar sebebiyle, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca;

1- Davacıya ödenmesi gereken şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın (Maddi tazminat açısından Sürekli İş gücü kaybı için 4000,00 - TL, Geçici İş gücü kaybı için 500,00 TEDAVİ GİDERLERİ TALEBİ için 500,00 -TL olmak üzere), davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına, Müvekkilimiz için 300.000,00 TL manevi tazminat miktarının sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinde işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte alınmasına, ön inceleme tensip zabtı ile birlikte;

... sigorta a.ş.'ne müzekkere yazılarak ilgili sigorta poliçe suretlerinin ve varsa hasar dosyalarının celbine, tensip zaptı ile birlikte gerekli görülmesi halinde müvekkilin maluliyet oranın tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na müzekkere yazılarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği'ne göre maluliyet oranının belirlenmesine, İlgili tüm evraklar geldikten sonra dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmesine ve raporların taraflara tebliğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerekmektedir. Davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlamalıdır.

Doğrudan doğruya talep ve dava hakkI başlıklı 97. madde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.

Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğrar. İş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ediyoruz. Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerekmektedir.

Soruşturma ya da ceza davasında uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat, eski halin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılamaz. Açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Davacı yanın soruşturma veya ceza davasında uzlaşma yaptığının tespiti durumunda uzlaşma ile tüm hak ve alacaklarını aldığından davanın bu nedenle reddedilmesi gerekir.

Huzurdaki talep te bulunan davacı, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddi gerekir.

Davacı tarafa müvekkil şirketçe ödeme yapılmış ise söz konusu ödeme nedeniyle müvekkil şirketin sorumluluğu kalmamış olup bu nedenle davanın reddi gerekir Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, imzalanmış ibranamenin iptal edilebilmesi için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eksik ödeme iddiasının ileri sürülmesi; ayrıca hesaplama yöntemi vb. nedenlerden kaynaklanmayan açık şekilde eksik ödeme bulunduğunun tespiti gerekmektedir.

Açık şekilde eksik ödeme ise Yargıtay kararlarında, "ödenen tutarın bir tutarı veya ona yakın” bir miktar olarak açıklanmaktadır.Huzurda görülmekte olan davada kazaya karıştığı iddia edilen araç müvekkil şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ediyoruz.

HMK 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin delil örnekleri, tarafımıza tebliğ edilmemiş olup sadece dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanımız vs. yönünden davaya cevap verme imkanımız yoktur. İşbu sebeple delillerin tebliğine kadar davaya cevap verme hakkımız saklı kalmak kaydı ile söz konusu dava dilekçesi kapsamında davaya itiraz etme zarureti doğmuştur.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca; Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınmalıdır. İşbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerekmektedir. Şayet ölüm söz konusu ise bu durumda da yine illiyet bağının tespiti gerekir.

Dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerekmektedir. Ancak hukuk mahkemesi ceza mahkemesi bilirkişi raporu ile bağlı olmayacağından, kusura ilişkin incelemenin yukarıda izah ettiğimiz hususlar da dikkate alınarak resen yapılmasını talep ederiz.

Müvekkil şirket ancak sigortalısının kusuru oranında sorumludur. Müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmamaktadır. Kaldı ki kusur oranının tespiti bakımından dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerekmektedir.

Karayolları Trafik Kanunu Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.)

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde yukarıda açıklanan zorunlu sigortalara ilişkin olarak bu genelgenin yürürlük tarihinden itibaren aktüeryal hesaplamayı gerektiren tazminat ödemelerinde Güvence Hesabı ve ilgili sigorta şirketlerince aşağıdaki esaslara uyulacaktır.

Söz konusu sigortalar çerçevesinde aktüeryal hesaplamayı gerektiren tazminat ödemelerinde hesaplamanın Müsteşarlık nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması esastır.

Davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esasları açıkca belirlenmiş olup tazminat hesaplaması artık standart hale getirtilmiştir.

Hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınmalıdır; davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı (TÜİK verileri) gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir.

Hesaplamanın Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması gerekmektedir.

Ancak önemle belirtelim ki aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerekmektedir. Ancak bu şekilde yapılan hesaplamaların içeriği, kullanılan katsayıların doğru olup olmadığı taraf, mahkeme ve Yargıtay tarafından denetlenebilecektir.

Trafik Sigortası Genel Şartları Ek 2 Madde 5 uyarınca; “Belgelendirilmiş olması durumunda, hesaplamalarda ölen kişinin vergilendirilmiş geliri dikkate alınır. Vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulamaması durumunda hesaplama, asgari ücret kullanılarak yapılır. Aynı kriterler pasif dönem hesaplamasında da geçerlidir.”

01.06.2015 yürürlük ve 04.05.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında; geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtilmiştir. (Genel Şartlar A.5. c. Sürekli Sakatlık Teminatı)

Tedavisi tamamen tamamlanan ve kalıcı şekilde malul kalan davacının, bakıma muhtaç olup olmadığı hususu maluliyet raporu dışında ayrıca alınacak bir bilirkişi raporu ile tespit edilmelidir.

Tedavi süreci sona ermiş olmalıdır, Kalıcı(sürekli) maluliyet söz konusu olmalıdır, Davacının başka birinin yardımı olmadan hayatını sürdüremeyeceği, hekim bilirkişilerce açık şekilde tespit edilmelidir. Hazırlanacak raporda, davacının günlük eylemlerinden hangileri için yardımcı kişiye ihtiyaç duyduğu, bir günün kaç saatini yardımcı bir kişi refakatinde geçirmek zorunda olduğu konuları açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacının bakıcı gideri ihtiyacı olduğunun tespiti sonrasında tazminat hesaplanmasına karar verilmesi halinde; bu tazminat sürekli maluliyet oranının belirlendiği tarihten sonrası İçin hesaplanabilir.

Davacının bakıma muhtaç olduğu kesin şekilde tespit edildikten sonra yapılacak hesaplamada somut olayın özellikleri büyük önem taşımaktadır. Başvuru sahibinin bakıma ihtiyaç duyduğunun kesin şekilde tespitine ek olarak bakım ihtiyacının karşılanması için bir yardımcı kişinin fiili olarak çalışıp çalışmadığı tespit edilmelidir.

Fiili olarak çalıştırılan bir yardımcı kişi varsa; maaşına ilişkin banka dekontları ve SGK kayıtları dosyaya sunulmalıdır. Fiili olarak çalışan bir yardımcı kişi bulunmuyorsa, bakım ihtiyacının kim tarafından yerine getirildiği tespit edilmelidir.

01.06.2015 yürürlük tarihli Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan madde aşağıdaki gibidir.

”Aşağıdaki tabloya göre maluliyet oranının denk geldiği aralıktaki katsayı nispetinde asgari net ücret dikkate alınarak bakıcı gideri hesaplanır. Bakıcı tutulduğunun belgelendirilmesi durumunda asgari brüt ücret hesaplamalarda dikkate alınır."

Davacının bakım ihtiyacını karşılayan kişinin kim olduğunun yanında, bu kişinin başka bir işle meşgul olup olmadığı, bir gününün ne kadar bölümünü davacı için ayırdığı tespit edilmeli, bu veriler hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak ödenecek tazminat tutarının takdirinde dikkate alınmalıdır.

Tazminat tutarının, genel hesaplama kurallarına tabi şekilde somut olay değerlendirmesi yapılmadan hesaplanması halinde; sayın mahkemenin somut verileri değerlendirerek tazminat hesabını oransal bir değerlendirmeye tabi tutması gerekmektedir.

Özetle; hem malul kalan kişinin hem bakım ihtiyacını karşılayan kişinin; yaşı, evlilik durumu, sosyal ve ekonomik durumu, tazminat takdirinde dikkate alınmalıdır.

Yukarıda açıkladığımız ve sayın mahkemenizce re’sen nazar-ı dikkate alınacak nedenlerden dolayı;

Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine,

Davanın İhbarına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.

Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman aktüerya bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 23/09/2024 tarihli raporunda özetle: "28.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların 9050 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 9.132,27 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 5 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 228.716,56 TL.

Olduğu c)Davacının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı, d)Dosya münderecatı ve talebe göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 22.03.2021 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 28.06.2019 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Sigortalı aracın kamu hizmetinde kullanılması nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,

f)Ekte bir sureti ibraz edilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...E ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ...

E. Sayılı kararlarında özetle “kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalıya husumet tevcih edilmesi doğru değildir." demekte olup, buna göre davalı memur aleyhine dava açılıp açılamayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereği alalında uzman aktüerya bilirkişisinden aldırtılan ek raporda özetle: "28.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların 9650 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 9.132,27 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 65 maluliyeti ile ilgili maddi zararının - 228.716,56 TL.

Olduğu c)Davacının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olacağı, d)Dosya münderecatı ve talebe göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 22.03.2021 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 28.06.2019 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Sigortalı aracın kamu hizmetinde kullanılması nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,

f)Ekte bir sureti ibraz edilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...E ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ...E.

Sayılı kararlarında özetle “kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalıya husumet tevcih edilmesi doğru değildir." demekte olup, buna göre davalı memur aleyhine dava açılıp açılamayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereği maluliyet durumu için Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor talep edildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığının mahkememize göndermiş olduğu 08/03/2024 tarihli raporda özetle: "... ve ... oğlu, 30/12/1970 doğumlu, ...’in 28/06/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve .. sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde.

I.Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre Balthazard formülü ile toplam üst ekstremite özürlülük oranı %9 olup Tablo 2.3’e göre.

1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereği maluliyet durumu için Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor talep edildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığının mahkememize göndermiş olduğu 13/06/2024 tarihli raporda özetle:"28/06/2019 günü saat 08:45 sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile Edirne istikametinden ... yönüne doğru seyir halindeyken Ispartakule katılım ... mevkine geldiğinde emniyet şeridine aracını yanaştırmak istediği sırada sağ ayna kısımlarına,

sağ tarafından banket üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorlubisikletin çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.

Kaza tespit tutanağına göre olay mahallinde yol; bölünmüş, dört şeritli, şerit genişliği 3,5 metre, banket genişliği 1 metre, zemin asfalt-kuru, hava açık, vakit gündüz, azami hız limiti 120 km/h ve meskun mahal içi olduğu, çarpma noktasının banket çizgisi üzerinde gösterildiği, minibüsün çarpma noktasının 2,4 metre ilerisinde sağ şeride taşacak şekilde banket alanına girerek son konumunu aldığı, motosikletin bu minibüsün 4,20 metre ilerisinde banket içerisinde son konumunu aldığı iki araç arasında banket çizgisi üzerinde motosikletin sürtünmesine ait 60 cm boya ve ilerisinde 95 cm kazıntı izlerinin bulunduğu belirtilmiştir.

Kazanın oluşumunda; sürücü ...'in 2918 Sayılı K.T.K'nunun 46/2-f maddesini "zorunlu haller dışında emniyet şeridi ve banketi kullanmak" kuralını ihlal ettiği, sürücü ...'ın aynı kanunun 56/1-a maddesi "şerit değiştirme ve izleme" kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve dilekçeler incelendiğinde, kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, çarpma noktasının konumu, araçların darbeyi aldığı kısımlar ve son konumları dikkate alınarak aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre.

Davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki minibüs ile bankete doğru yönelmesini; gerisinden banketi takiben gelip, kendisiyle aynı istikamete doğru seyreden davacı sürücü idaresindeki aracın hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmeden sağa manevra yapması neticesi meydana gelen olayda kusurludur.

Davacı sürücü ... sevk ve idaresinki motorlubisiklet ile zorunlu haller dışında kullanılması yasak olan emniyet şeridi üzerinde seyir halinde iken, aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak kontrollü ve her an tedbir alabilecek vaziyette seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol ön ilerisinde kontrolsüzce şeridine doğru yönelen davalı sürücü idaresindeki minibüse karşı zamanın etkin fren ve direksiyon tedbirleri almadığı olayda kusurludur." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.

... aleyhine açılan dava tefrik edilerek mahkememizin 2022/290 Esas sayılı sırasına kaydı yapılmış olup ... bakımından pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve mahkememiz kararı kesinleşmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde davacı müştekinin şikayetinin bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı yazıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu kazanın 28/06/2019 günü saat 08:45 sıralarında, davalı taraf sürücüsü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile ... istikametinden İstanbul yönüne doğru seyir halindeyken Ispartakule katılım ... mevkine geldiğinde emniyet şeridine aracını yanaştırmak istediği sırada sağ ayna kısımlarına, sağ tarafından banket üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır.

Kazanın oluş şekline göre Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda da belirtildiği üzere davacının gidilmesi yasak olan emniyet şeridinden giderken emniyet şeridine kontrolsüzce giren davalı taraf sürücüsüne karşı gereken dikkat ve önemi göstermediği ve etkin şekilde fren ve direksiyon tedbirini almaması nedeniyle %50 kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsünün ise emniyet şeridine girerken aynı istikamette arkasından gelen aracın durumuna dikkat ederek manevrasını yapması gerekirken bu hususa riayet etmemesi nedeniyle %50 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.

Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli ... numaralı raporunda özetle; davacının %5 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 3 aylık geçici iş göremezliğinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı bildirilmiştir. Akabinde Adli Tıp Kurumu'ndan rapora itirazların değerlendirilmesi istenilmiş olup Adli Tıp Kurumu tarafından itirazlar gerekçeli olarak değerlendirilmiş ve 15/02/2023 tarihli 2067 numaralı raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı bildirilmiştir. Bu sebeple aktüerya hesaplamasında ATK'nın 15/02/2023 tarihli 2067 numaralı raporu hükme esas alınmıştır.

Aktüerya bilirkişisi ...'tan 20/09/2024 tarihli rapor alınmış akabinde 07/11/2024 tarihli mahkememiz ara kararı ile taraf itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ... tarafından bunun üzerine ek rapor tanzim edilmiştir. Ancak mahkememizce sehven başka bir aktüerya bilirkişisi ...'a da dosya UYAP üzerinden tevdii edilmiş ve bilirkişi tarafından rapor sunulmuştur. Yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına yönelik mahkememiz kararı bulunmadan bilirkişi incelemesi yapılmış olması, taraflarca bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması nedeniyle bilirkişi ... tarafından sunulan rapor hükme esas alınmamıştır.

Dosya kapsamında kusur durumuna ve maluliyet durumuna göre alınan bilirkişi raporları ile davacının kaza tarihi itibariyle avukatlık yapması nedeniyle sosyal, mali ve ekonomik durumuna ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde aktüerya bilirkişi ... tarafından davacının kaza tarihinde aylık elde ettiği net gelirin 6.699,27 TL olduğu ve bu rakamın asgari ücretin 3,315 katına denk geldiği dikkate alınarak yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak yapılan hesaplamalar doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatı 9.132,27 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı ise 228.716,56 TL olarak hesap edilmiştir.

Tedavi giderleri bakımından ise davacının bakıcıya muhtaç olmadığı yönündeki ATK raporu da dikkate alınarak talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Ayrıca davacı vekili tarafından sunulan değer arttırım dilekçesi ile faiz türü değiştirilmek istenilmiştir. Ancak yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca faiz türünün ıslah ile dâhi değiştirilemeyeceği dikkate alınarak dava dilekçesi doğrultusunda davalı İçişleri Bakanlığı bakımından kaza tarihi, ... Sigorta bakımından ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.

Manevi tazminat talebi bakımından ise davacının kaza tarihi itibariyle aylık net gelirinin 6.699,27 TL olması, davacının avukatlık mesleğini icra etmesi ve davalının İçişleri Bakanlığı olması nedeniyle taraflar bakımından zenginleşme ya da fakirleşmeye sebep olmayacak şekilde, olayın oluşunda meydana gelen kusur oranları da dikkate alınarak 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

1-3 aylık geçici iş göremezlik tazminatı olarak 9.132,27 TL ile %5 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olması nedeniyle daimi iş göremezlik tazminatı olarak 228.716,56 TL olmak üzere toplam 237.848,83 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

*Davalı İçişleri Bakanlığı açısından maddi tazminata kaza tarihi olan 28/06/2019 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş bakımından ise 22/03/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

2-Davacının tedavi giderleri talebinin REDDİNE,

3-Manevi tazminat olarak takdir edilen 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28/06/2019'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

*Maddi tazminat yönünden

4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.247,45 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 5.027,73 TL'den mahsup edilerek bakiye 11.219,72 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan 5.027,73 TL peşin ve tamamlama harcı ile 59,30 TL Başvurma Harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine

6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.357,00 TL'sinden davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3,00 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,

7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen ve yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 38.055,81 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen miktar üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereği takdir olunan 500,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketi ve İçişleri Bakanlığı'na verilmesine,

9-Davacı tarafından yapılan 1.281,75 TL tebligat, posta gideri ile 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 5.781,00 TL Adli Tıp Fatura Bedeli olmak üzere toplam 13.562,75 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 13.427,12 TL'nin davalı ... Şirketi ve ... İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

*Manevi Tazminat yönünden;

10-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL karar harcının davalı İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak hazineye gelir kaydına,

11-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalı İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine,

12-Davalı İçişleri Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı İçişleri Bakanlığı'na verilmesine,

Dair; Davacı vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2024

Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/333, K. 2024/1004, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Talep
  4. Savunma
  5. Deliller Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/333
Karar No
2024/1004
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/333 K.2024/914
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/337 K.2024/1113
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/338 K.2024/1002
  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/339 K.2024/247
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/342 K.2024/279
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/348 K.2024/855

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.