İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/889 K.2025/1093

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

Esas2022/889Karar2025/1093Tarih9 Aralık 2025Okuma19 dk · 3.767 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Aralık 2025
Esas no
2022/889 Esas
Karar no
2025/1093
Dava
Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
Dava tarihi
12/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.767 kelime·19 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

ASIL DAVA AÇISINDAN TALEP

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil faturaya konu adresindeki ticari faaliyetlerinin yürütülmesi amacı ile ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi Davalı taraftan temin etmiş ve bu enerjinin karşılığını da her ay düzenli olarak ödemiştir.

Son olarak ise Karşı taraf yetkilileri tarafından "Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı" düzenlenmiştir. bu tutanağın bir nüshası müvekkile verilmediği gibi, tarafımızca kuruma yapılan başvuruya rağmen de bu tutanak tarafımızla paylaşılmamıştır.

Davalı tarafından sonradan sunulacak tutanağa ilişkin tüm itirazlarımız baki kalmak kaydı ile şifahen öğrenildiği kadarı ile "P.st fazlarına ait A1 uçlarının çıkık olduğu sayacın kayıt yapmadığı" Tespiti yapılıp Müvekkil aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde “Kaçak ve Usulsüz Enerji Tüketim Bedeli” adı altında son olarak .... no’lu 23.11.2022 Tarihli 88.635,76-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli ve ... no’lu 23.11.2022 Tarihli 117.256,95-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli faturalar tanzim edilmiştir.

Öncelikle belirtmek isteriz ki. Müvekkilin herhangi bir fiil ile usulsüz/kaçak bir tüketim ile menfaat elde etmesi söz konusu değildir. Karşı Taraf Şirket yetkilileri ve çalışanları kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermeksizin gelinen son noktada Müvekkile fahiş tutarda “Kaçak ve Usulsüz Enerji Tüketim Bedeli” faturası yansıtmışlardır.

Müvekkilin söz konusu olay nezdinden bir kusurunun olmaması, kaçak/usulsüz kullanıma ilişkin verilerin doğru ve şüpheye mahal vermeyecek nitelikte olmaması, hesaplamaların ve son tahlilde fatura bedellerinin fahiş olması sebebi ile iş bu davanın açılması zaruri hale gelmiştir.

Kaçak ve usulsüz elektrik enerji tüketimi yapıldığının kabulü ve manası anlamına gelmemesi şartı ile; Bir an için Kaçak ve Usulsüz Enerji Tüketimi olduğunun kabulü halinde dahi söz konusu fatura bedeli fahiştir. kaçak/usulsüz kullanıma tespit tutanağında ve buna istinaden düzenlenen faturada kaçak tüketimin başladığı tarih doğru bulgu ve belgeye dayalı olarak tespit edilememiştir.

yukarıda açıklamış olduğumuz hususların dikkate alınması halinde müvekkilin kullanım amacına göre bir hesaplama yapıldığında yani önceli kullanımları dikkate alındığında ve bu sürenin 180 günlük bir süre üzerinden değerlendirilmesi halinde Karşı taraf arafından faturada gösterilip kullanıldığı kabul edilen enerji tüketimleri arasında ciddi fark bulunmaktadır.

Müvekkilin daha önceli kullanımları dikkate alınmaksızın “Kaçak/Usulsüz Kullanım Tespit Tutanağı’nda” gösterilen , faturaya konu ticarethanede olduğu ve kullanıldığı iddia edilen yerde bir kullanım olduğunun kabulü halinde dahi faturalarda gösterilen enerji miktarından çok daha az bir kullanım söz konusu olup, bu kullanımdan elde edilecek tüketim tutarı da hesaplanan toplam fatura bedellerinin çok altında bir rakama tekabül etmektedir.

Kaldı ki; kaçak ve usulsüz bir kullanımın söz konusu olması halinde dahi tüketimin ne şekilde faturalandırılacağı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 46/2 fıkrasında aşağıdaki şekilde hüküm altına alınmıştır.

Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.Karşı Şirket kaçak tutanağını hukuka aykırı olarak tutmuştur.

Kaldı ki yine aynı kararda görüleceği üzere kaçak işleminin Karşı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Kamu kudretini kullanan Karşı Tarafın kaçak elektrik iddialarında daha titiz hareket etmesi gerektiği açıktır, tutanakların karışıklığa mahal vermeyecek şekilde düzenlenmesi, tüketicileri ikna etmesi hukuk devlet ilkesinin bir gereğidir. Ancak Karşı Taraf Şirket hiçbir açıklama yapmadan, kamu kudretini kullanarak kaçak elektrik tutanağı düzenleyerek Müvekkile fatura kesmiştir.

Müvekkilin enerji tüketim bedeli ve bu bedeller karşılığında ödemiş olduğu tutarlar karşısında bir an için isnat edilen iddiaların kabulü halinde dahi kanun hükümleri gereği yansıtılması gerekmektedir. Ancak huzurdaki davaya konu faturanın bedeli fahiştir. Hangi gerekçelere ve hangi nedenlere göre ve hangi usuller ile bu bedelinin yansıtıldığının izahatı gerekmektedir.

ihtiyati tedbir talebimize ilişkin; dilekçemizde açıklanan sebepler ile; müvekkilin gelinen aşamada yargılamaya muhtaç fatura içeriğindeki tutarı ödeyemeyecek olması ve bu halde de elektrik temin edilmemesi halinde ticari faaliyetinin durma noktasına geleceği HMK 389. maddesindeki tedbir şartlarından olan 'gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağının izahtan vareste olduğu ve HMK.391. maddesi gereğince 'bir şeyin yapılması yönünde sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir' hükmü gözetilerek davanın esası hakkında karar verilinceye kadar elektrik enerjisinin kesilmemesi, enerji kesilmişse enerjinin yeniden verilmesine ilişkin tedbir kararı verilmesi ve bu kararın Karşı Taraf’a tebliğini talep etme zarureti doğmuştur.

Karşı Taraf tarafından Müvekkile fatura edilen ... no’lu 23.11.2022 Tarihli 88.635,76-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli ve ... no’lu 23.11.2022 Tarihli 117.256,95-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli faturalardan Müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ilişkin sürecek yargılama boyunca Müvekkilin elektrik enerjisinin kesilememesi, kesilmiş ise yeniden bağlanması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise 205,892,71-TL

'lik kısmın %15’inden fazla olmamak üzere depo edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu kararın ivedilikle Karşı Taraf’a tebliğine,

2.Davamızın kabulüne, Davalı Şirket tarafından fatura edilen ... no’lu 23.11.2022 Tarihli 88.635,76-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli ve ... no’lu 23.11.2022 Tarihli 117.256,95-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli faturalardan Müvekkilin borçlu olmadığının tespitine,

3.Tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı’ya tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVA AÇISINDAN SAVUNMA

Davalı ... Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Huzurdaki davanın ticari dava olduğunun kabulü gerekmektedir. Ticari davalarda somut uyuşmazlık yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi dava şartı olup davacı tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı açıkça görülmektedir. Huzurdaki yargılamada davacının ticarethane vasıflı işletmesinde kullandığı kaçak kullanımına ilişkin olup davanın ticari dava olduğu kuşkusuzdur. Bu kapsamda ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemiş olması göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir.

Dava konusu adreste kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkil saha ekiplerince 18.11.2022 tarihinde yapılan kontrollerde ... fazına ait akım trafosunun S1 ucunun çıkarılarak enerji kullanımında bulunulduğu tespit edilmiştir.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin tespit edilen durumu açıklayan Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri başlıklı 42. Maddesinde, gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; "a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.

Anılan hüküm doğrultusunda, söz konusu tüketim noktasında nitelikli olarak ... fazına ait akım trafosunun ... ucunun çıkarılarak kaçak enerji kullanımında bulunulduğu tespiti ile saha ekiplerimizce ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edilmiştir. İşbu tutanağa istinaden

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda tahakkuk hesabı yapılarak 05.12.2022 son ödeme tarihli 17.556 kWh karşılığı 117.256,95-TL kaçak faturası ve 05.12.2022 son ödeme tarihli 20.595 kWh karşılığı 88.635,76-TLtutarında ek tahakkuk faturası oluşturulmuştur.Davacı taraf her ne kadar faturalarını düzenli ödediğinden bahisle; aleyhine tahakkuk ettirilen faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de huzurdaki uyuşmazlığın normal dönem faturalarından kaynaklanmayıp kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması sebebiyle işbu iddianın geçerliliği bulunmamaktadır.

Fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirilmiştir. Tespit ve tahakkukta hata bulunmamaktadır. Şirketimizce uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkil Kurumun herhangi bir tasarrufu söz konusu değildir. Konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurum EPDK'dır.

Kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olmakla davacı atrafça da ikrar olunduğu üzere dava konusu kaçak tespitinin yapıldığı tarihte mahalin fiili kullanıcısı davacı taraftır. Kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterlidir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabilecektir.

Kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterlidir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabilecektir.

Söz konusu tespit neticesinde tutulan tutanağa istinaden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve işbu kanuna müstenit Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği tüketimi doğru kaydetmiş sayaçtaki gösterge işareti üzerinden kaçak kullanım faturası tahakkuk ettirilmiştir. Davacı hakkında hesaplanan kaçak elektrik tutanağı ve tahakkuku usulüne uygun şekilde hazırlanmıştır.

Davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamamıştır. Davacı tarafından eğer ki kaçak tespit tutanağında tespiti yapılan maddi olgunun aksi ve bu nedenle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olunmadığı iddia ediliyorsa buna dair somut argümanlarını sunarak davasını ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

İhtiyati tedbir, bir tür hukuki korumadır, uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık sürecince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla geliştirilmiş olan bir hukuki güvence sistemidir. Bu hukuki güvence/koruma karşı tarafın tasarruf hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan alelade bir talep üzerine yerine getirilecek bir koruma sistemi olmamalıdır.

6100 sayılı HMK ’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin talep edilebilmesi kanunda belirtilen şartların varlığına bağlıdır. İhtiyati tedbir kararı verilmesinin şartları HMK m.389'da açıkça düzenlenmiştir.

Kanundaki haliyle: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Kanunun lafzında “verilebilir’’ hükmü yer aldığından bu şartların varlığı başlı başına ihtiyati tedbir kararı sonucunu doğurmayacaktır.

Zira bu husus mahkemenizin takdirine bırakılmıştır. Ancak dava konusu olayda hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansız hale gelme ihtimali söz konusu değildir.

haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, aksi kanaat halinde esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini" talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: "Müvekkil Şirket, faturaya konu adresindeki ticari faaliyetlerinin yürütülmesi amacı ile ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi Davalı taraftan temin etmiş ve bu enerjinin karşılığını da her ay düzenli olarak ödemiştir.

Son olarak ise Karşı taraf yetkilileri tarafından "Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı" düzenlenmiştir. ... tarafından, açmış olduğumuz Tespit Davasında sunuları tespit tutanağından görüldüğü üzere, "P.st fazlarına ait A1 uçlarının çıkık olduğu sayacın kayıt yapmadığı" tespiti yapılmış, Müvekkil Şirket aleyhine ise haksız ve hukuka aykırı şekilde “Kaçak ve Usulsüz Enerji Tüketim Bedeli” adı altında son olarak ... no'lu 23.11.2022 Tarihli 88.635,76-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli ve ... no'lu 23.11.2022 Tarihli 117.256,95-TL bedelli 05.12.2022 son ödeme tarihli faturalar tanzim edilmiştir.

Tarafımızca bu faturalara karşı herhangi bir geçerliliğinin ya da borcumuzun olmadığının tespiti amacıyla Tespit Davası açılmıştır. Davanın açılmasını takiben, dava değeri üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, Müvekkil Şirket'in elektrik kullanımının engellenmesi çabasının önüne geçilmiş ve bunları takiben ise ... tarafından icra takibine girişilmiştir. Girişilmiş olunan ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı İcra takibi ise itirazlarımız neticesinde durdurulmuştur.

Karşı tarafça işbu takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebiyle söz konusu birleşen dava açılmıştır. Karşı Tarafın, Menfi Tespit Davası devam etmekteyken İtirazın İptali için dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu sebeple, işbu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden (Dava Şartı Yokluğundan) reddedilmesi gerekmektedir. Mahkemeniz nezdinde açılmış olan Menfi Tespit davamız sürmekteyken ... Tarafından ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı icra takibine girişilmiş, tarafımızca itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. Takibin durması sonrası işbu birleşen dava açılmak suretiyle itirazın iptali talep edilmiştir.

Gerek dava konularının gerekse de taleplerin aynı olması ve sonucunda aynı karara varılacak olması nedenleriyle, önceden açmış olduğumuz Menfi Tespit Davası ile işbu Birleşen İtirazın İptali Davası arasında derdestlik ilişkisi bulunmakta ve bu nedenle de kötü niyetli bir şekilde sonradan açılmış olan Birleşen İtirazın İptali Davasının usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ...'ın mesnetsiz iddialarının aksine, Müvekkil Şirket tarafından sayaçlara ve ölçü sistemine müdahale edilmesi ve bu şekilde eksik ölçüme sebebiyet verecek şekilde usulsüz bir tüketim ile menfaat elde edilmesi söz konusu değildir. Zira, Müvekkil Şirket bütün faturalarını düzenli bir şekilde ödemiş, haksız bir şekilde tanzim edilen tutanağa kadar ise daha önce hiç bu şekilde bir ithamla karşı karşıya kalmamıştır.

Söz konusu tespitten önce herhangi bir kaçak elektrik kullanıldığı iddiası söz konusu olmamakla birlikte, karşı tarafça ileri sürülen kaçak kullanımın alışkanlık haline getirildiği iddiası da bu hususta son derece yersiz olmaktadır. Kaldı ki, karşı tarafın iddialarının temelini oluşturan Tespit Tutanağı, tespit davasının açmamızdan önce tarafımıza tanzim edilmemiş, tarafımızca da imzalanmamıştır.

Müvekkil Şirket'in bilgisi dışında gerçekleştirilen bu işlem, hukuka aykırı olmakla birlikte, Müvekkil Şirketçe imzalanmış bir tutanak söz konusu olmadığından, ... tarafından sunulmuş tutanağın da salt cezayı ispat niteliğine haiz olmadığı aşikardır. ... yetkilileri ve çalışanları tarafından gelinen son noktada Müvekkil'e fahiş tutarda “Kaçak ve Usulsüz Enerji Tüketim Bedeli” faturası yansıtmışlardır.

Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine ilişkin olarak, davaya söz konusu olan alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı söz konusu olmayacaktır.

Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin öngörülebilir olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Söz konusu durumda da likit bir alacak olarak tanımlanabilecek bir alacak söz konusu değildir.

Herhangi bir sözde kaçak kullanım cezası dahi henüz kanıtlanmamışken, alacağın likit olduğu iddiasıyla icra inkar tazminatı talep edilmesi yerinde değildir. Dilekçemizde açıklanan sebepler ile. Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini ve Davalı/Birleşen Davacı'nın alacaklı olduğunu iddia ettiği alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN TALEP

Davalıların kullanımında bulunan ... hizmet numaralı "..." adresinde bulunan tüketim noktasında 18/11/2022 tarihinde müvekkil şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirildiğini, kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, borçluların kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirmiş olduğunu, mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğunu ve yine müvekkil şirket ekiplerince 08/06/2023 tarihinde yapılan kontroller neticesinde davalı aleyhine ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini,

toplamda 205.892,71-TL kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiğini, faiz ve faizin KDV'si ilave edilerek 207.917,23-TL nin tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapılan iş bu itirazın iptalini talep etme zaruretlerinin hasıl olduğunu, bu nedenlerle davalının taşınır taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK. M.

257 maddesi gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Mahkememizde görülmekte olan esas dava usulsüz düzenlenen elektrik kullanım faturasına ilişkin menfi tespit istemi, birleşen dava ise davalı-birleşen davacı tarafından aynı faturanın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine davacı-birleşen davalı tarafından yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.

... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve... Karar ve 22/01/2024 tarihli kararı ile dosyalanın mahkememizin esas sayılı dosyasının tarafları ve dava konusu itibari ile bağlantı bulunması nedeniyle birleştirilmesine dair karar verilmiştir.

Mahkememizde görülen esas dava bakımından yapılan değerlendirmede;

Mahkememizin 06/05/2025 tarihli celsesinde davacı birleşen davalının davayı takip etmemesi nedeniyle davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

HMK.m.150/1 hükmünde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede;

Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Tutanak tanzim esnasında düzenlenen video kaydında akım trafosunun sekonder ucunun çıkartılmış olduğu hususu sabittir. Bu durumda sayaç eksik tüketim kayıt edecektir. — Yine tutanak esnasında tespit edilen akımlara göre (30 amper * 35 amper * 21 amper) x 220 Volt < 189201 watt güç tespit edilmiştir.

Bu güç değeri, davalı görevlilerince tespit edilen makine toplam gücü (62500 watt) uyumsuz olup, bu durum tüketilen elektriğin tamamının sayaçtan geçmediğinin açık göstergesidir. Tutanak — tarihi itibariyle — sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça tutanak tarihi itibariyle tüketilen elektrik, yukarıda detayı verilen mevzuat madde 42 — c hükmü gereği kaçak elektrik tüketimidir.

Yukarıda “GÜÇ” başlık altında yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda. Sayaç üzerinden 3,8 kw x 15 (akım trafo oranı) - 57 kw güç tespit edilmiştir. Davalı kurumca bu değere ulaşabilmek için 0,6 kullanma faktörüne bölüm yapılarak 57 kw / 0,6 - 95 kw. güç değerine ulaşılmıştır. Oysa ki, davalı tarafça ulaşılabilen en yüksek güç değeri 57 kw olup bu değer 0,6 kullanma faktörü ile çarpılmalıdır.

Yukarıda mevzuat hükmüne yer verilmiş olup mevzuatta “,..Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir. açıklamasına yer verilmiştir.

Davalı kurum görevlilerince tespit edilen kurulu güç 3,8 kw x 15 (akım trafo oranı) > 57 kw. olup bu değer 0,6 kullanma faktörü ile çarpılmalıdır. : Hesaplamalarda dikkate alınacak güç 57 kw x 0,6 — 34,2 kw olmalıdır. kaçak ek tahakkukuna konu, Sayacın 23.08.2022 — 27.10.2022 tarihler arasında mahalde tespit edilen güce göre normal tüketim kayıt ettiği anlaşılmakla davalı kurumun 88.635,76 TL. kaçak ek tahakkuk talebi olamayacağı değerlendirilmiştir.

Yukarıdaki değerlendirmelerimden çıkan sonuç; davacı kurumca sadece 27.10.2022 — 18.11.2022 tarihler arasındaki 22 gün boyunca akım trafosunun sekonder ucu çıkartılarak tüketim miktarı engellenecek şekilde kaçak elektrik kullanıldığı yönündedir. Dava konusu 18.11.2022 tarihli tutanak nedeniyle davacı tarafın 67.920,11 TL. kaçak tahakkuku + 00,00 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 67.920,11 TL. sorumluluğunun olabileceği. ¸

Davacı tarafın 137.972,.60 TL. menfi tespit talebinin olabileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişiden 1. ve 2. ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporlarında özetle: "Taraf vekillerinin itirazları yukarıda ayrı başlık ve maddeler altında değerlendirilmiş olup, kök raporumdaki kanaat aynen devam etmektedir. Birleşen dosya bakımından takibin, 67.920,11 TL. (asıl alacak) * 622,60 TL. (gecikmiş gün faizi) * 112,07 TL. (faiz KDV si) - 68.654,78 TL. tutar üzerinden birleşen dosyada davalı ...Şti. adına devam edebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Öncelikle ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı-birleşen davacı şirket tarafından ... numaralı sözleşme için takip başlatıldığı, davacı-birleşen davalılar ... ve ...vekilinin ise borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinde ...'ün davacı-birleşen davalı şirketin yetkilisi olduğu ve bahse konu fatura ile ilgili olarak pasif husumet itirazı bulunduğu belirtilmiştir. Yerleşik Yargıtay ve İstinaf uygulamalarına göre kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde bulunduğundan, şirketlerce kaçak elektrik kullanılması hâlinde şirketlerin yöneticilerinin de şahsi sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sebeple davacı-birleşen davalı ...'ün şirket yetkilisi olduğunun vekilince de ikrar edilmiş olduğu dikkate alınarak pasif husumet itirazına itibar edilmemiştir.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; tutanak tanzim esnasında düzenlenen video kaydında akım trafosunun sekonder ucunun çıkartılmış olduğu dikkate alınarak sayacın eksik tüketim kaydedeceği bilirkişilerce tespit edilmiştir. Yine tutanak esnasında tespit edilen akımlara göre (30 amper + 35 amper + 21 amper) x 220 Volt = 189201 watt güç tespit edildiği, davalı-birleşen davacı görevlilerince tespit edilen makine toplam gücü (62500 watt)

uyumsuz olup, bu durum tüketilen elektriğin tamamının sayaçtan geçmediğinin açık göstergesi olduğu da yine bilirkişilerce tespit edilmiş ve tutanak tarihi itibariyle sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Sayaç üzerinden 3,8 kw x 15 (akım trafo oranı) = 57 kw güç tespit edilmiştir. Davalı-birleşen davacı kurumca bu değere ulaşabilmek için 0,6 kullanma faktörüne bölüm yapılarak 57 kw / 0,6 — 95 kw. güç değerine ulaşılmıştır.

Oysa ki, davacı-birleşen davalı tarafça ulaşılabilen en yüksek güç değeri 57 kw olup bu değer 0,6 kullanma faktörü ile çarpılması gerektiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Nitekim bu husus yönetmeliğin 44/2-b maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda bilirkişi tarafından hesaplamada dikkate alınacak güç 57 kw x 0,6 = 34,2 kw olarak tespit edilmiştir.

Yine mevzuatın 45/1-c hükmü uyarınca davalı-birleşen davacı görevlilerince tutanak tarihinden 22 gün önce davacı-birleşen davalının sayacında okuma işlemi yapıldığından davacı-birleşen davalının kaçak elektrik kullanımının 22 gün üzerinden ve günlük kullanım süresinin ise 14 saat üzerinden hesap edilmesi gerektiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.

Bilirkişi tarafından ayrıca yapılan hesaplama ve değerlendirmelerde tahakkuka esas sürede davacı-birleşen davalıya ait sayacın kayıt ettiği tüketim miktarlarının normal olduğu tespit edildiğinden davalı-birleşen davacı tarafından kaçak ek tahakkuku düzenlenemeyeceği tespit edilmiş ve tutanak tarihinden evvel davacı-birleşen davalı adına başkaca bir kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenmediğinden ulusal tarifedeki birim fiyatının 1,5 katı kadar ceza enerji bedelinin davacı-birleşen davalı aleyhine tahakkuk ettirilebileceği tespit edilmiştir.

Bilirkişi tarafından yapılan tüm bu tespitler doğrultusunda davalı-birleşen davacı tarafından davacı-birleşen davalı aleyhine 67.920,11 TL kaçak tahakkuku yapılabileceği, takip tarihine kadar ise 622,60 TL işlemiş faiz ve 112,06 TL faizin KDV'sinin davalı-birleşen davacı tarafından talep edilebileceği hesap edilmiştir.

Bu doğrultuda bilirkişi raporunun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olduğu, usul ve yasaya uygun tanzim edildiği ve hükme esas alınabileceği kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davacı-birleşen davalının 22 gün süre ile sayacın sekonder ucunun çıkarılmış olması ve davalı-birleşen davacı görevlilerinde tutanak tarihi itibariyle tespit edilen güç ile uyumsuz olması sebebiyle kaçak elektrik kullanımının sabit olduğu ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda davalı-birleşen davacı tarafça başlatılan icra takibine yapılan itirazın 67.920,11 TL asıl alacak ve 622,60 TL işlemiş faiz ve 112,06 TL faizin KDV'si bakımından

iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ile alacağın muayyen olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. .

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1-Mahkememizde açılan esas davanın HMK 150 uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;

2-A-Davacı-birleşen davalılar tarafından ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 67.920,11 TL asıl alacak ve 622,60 TL işlemiş faiz ve 112,06 TL faizin KDV'si üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-B-Davalı-birleşen davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,

*Esas Dava Açısından;

1-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 3.516,14 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.900,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı birleşen davalı ...'a iadesine,

2-Davacı birleşen davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3-Davalı birleşen davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 205.892,71 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davacı birleşen davalı ...'dan alınarak davalı birleşen davacı ...'a verilmesine,

4-Davalı birleşen davacı tarafından yapılan her hangi bir masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

*Birleşen Dava Açısından

5-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.689,81 TL harçtan peşin alınan 2.511,12 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.178,69 TL harcın davacı-birleşen davalılar ... ve ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,

6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin toplantıya katılmayan davacı-birleşen davalılar ...ve ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,

7-Davacı tarafından yatırılan 2.511,12 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.938,72 TL harcın davacı-birleşen davalılar ... ve ...'den alınarak davalı birleşen davacı ...'a verilmesine,

8-Davacı karşı davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 68.654,77 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davacı-birleşen davalılar ... ve ...'den alınarak davalı birleşen davacı ...'a verilmesine,

9-Davacı-birleşen davalılar ... ve ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 139.262,55 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalı birleşen davacı ...'tan alınarak davacı-birleşen davalılar ... ve ...'e verilmesine,

10-Davalı birleşen davacı ... tarafından yapılan 535,00 TL tebligat, posta giderinden kabul ve red durumuna göre 176,65 TL'nin davacı-birleşen davalılar ... ve ...'den alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, bakiyesinin davacı karşı davalının üzerinde bırakılmasına,

11-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

12-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 0912/2025

Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/889, K. 2025/1093, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava Açısından Talep
  4. Asıl Dava Açısından Savunma
  5. Birleşen Dava Açısından Talep
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/889
Karar No
2025/1093
Tarih
9 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/893 K.2025/958
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/894 K.2025/965
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/894 K.2025/981
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/899 K.2025/957
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2022/901 K.2025/1429
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/901 K.2025/1788

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.