KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/312
- Karar no
- 2024/248
- Dava
- MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MADDİ TAZMİNAT, MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 24/07/2020
Karar Metni
3.563 kelime·18 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi Tazminat, Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tescil numaralı "..." markasının müvekkiline ait olduğunu, ancak davalı ... 'ın kötü niyetle müvekkilinin markasını "..." ismi ile halk tarafından ilişkilendirilecek ve karıştırılacak şekilde kullandığını, davalının kullandığı "..." markasının müvekkilinin ...sınıfta tescilli olduğu "..." markası ile benzer olduğunu, halk tarafından ilişkilendirildiği, seri marka ve zincir işletme olarak düşünülüp karıştırılacağını, davalının haksız olarak kullandığı "..." markası ile, müvekkilinin yarattığı markadan haksız şekilde faydalandığı ve tüm faaliyetleri ile haksız rekabet oluşturduğunu, davalının;
güzellik hizmetlerinin sağlanması faaliyetlerinin her bir ayrıntısına kadar tıpkı müvekkili konseptini kopyaladığı ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalıya taraflarınca noter kanalıyla ihtarname gönderilmişse de, ihtarnameye verdikleri cevapta markaların benzer olmadıklarını iddia ederek markaya tecavüz etmeye devam ettiğini, mahkemenin malumu olduğu üzere benzerlik değerlendirmesi yapılırken;
markaların bıraktığı genel intibaya bakılarak bütüncül bir değerlendirme yapılması gerektiğini, markaların benzerliği değerlendirmesinde ortalama tüketicinin dikkate alınarak bu iki markayı birbiri ile karıştırırlar mı sorusunun sorulması gerektiğini, ... ve ... markalarını duyan, gören bir ortalama tüketicinin bunları zincir işletme olarak değerlendireceğini, group kelimesinin birkaç aynı isimde işletmenin topluluğu anlamına geldiğinden davalının kullandığı ... ibaresinin de müvekkilinin bir şubesi olarak değerlendirileceğini,
marka hukukunda Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere ortalama tüketici nezdinde seri marka izlenimi yaratacak şekilde marka tescillerine izin verilmediğini, bu sebeple ... markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, sosyal medyada sürekli müvekkilinin işletmesi aleyhine yorumlar paylaştığı, müvekkilinin işletmesini ve markasını karalamaya çalıştığını, mahkemenin malumu olduğu üzere eğer tescil kötü niyetli ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının halihazırda oluşturulmuş, tüketici tarafından sevilmiş, tutmuş,
kar eden bir işletmeyi ve özgün marka ve konseptini kopyalayarak haksız kazanç elde ettiğini, açıkladıkları nedenlerle: davalının kullandığı markası eğer tescilli ise hükümsüzlüğüne, davalının faaliyetlerinin marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden dava konusu tüm faaliyetlerinin durdurulmasını, önlenmesini, davalının kullandığı markanın davalının mağaza tabelalarından, broşürlerinden, sosyal medya hesaplarından kaldırılmasını, SMK'nın 151/3. maddesi kapsamında.
Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiş, vekil aracılığıyla dava takip edilmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
10/11/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya kapsamında iddia, delil, internet ve TÜRKPATENT nezdinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı tarafa ait ... tescil numaralı "..." ibareli markanın "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.
İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." kapsamında tescilli olduğu, davacı vekilince, dosyaya delil olarak, davalı marka kullanımını gösterir instagram sayfa görüntüsü sunulduğu, ilgili görselde hesap sahibi ve görselin yayınlandığı tarihin görünmediği, bu durum Mahkemenin takdirine bırakılmak suretiyle, görsel üzerinde kullanılan ve asli unsuru ... olan markasal kullanımın, davacı markasıyla kısmi düzeyde görsel, yüksek düzeyde işitsel ve kavramsal olarak benzer olması,
tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebi ile ortalama hizmet alıcıları açısından karışıklığa yol açarak iltibas yarattığı, davacı vekilince, dosyaya delil olarak, davalı marka kullanımını gösterir instagram sayfa görüntüsü sunulduğu, ilgili görselde hesap sahibi ve görselin yayınlandığı tarihin görünmediği, bu durum Mahkemenin takdirine bırakılmak suretiyle, görsel üzerinde kullanılan ve asli unsuru ... olan markasal kullanımın, davacı markasıyla karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai hizmet alıcıların nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı işletme tabanından hizmet verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir hizmet yerinde başka bir hizmeti almak istediklerinde değil, alıcıların hizmetlerin birbirinde farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı, haksız rekabetin varlığından bahsedilebileceği, mali yönden yapılan incelemede;
davacı tarafın, maddi tazminat açısından seçimlik hakkını SMK 151/2-c maddesinde "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli." seçeneğinden yana kullanmış olduğunun görüldüğü söz konusu lisans bedeli seçeneğine göre maddi tazminat hesabı yapılabilmesi için, davalı ... - ...'ne ait raporda mali inceleme bölümünde belirtilen ticari defter ve belgelerin dosyaya sunulması halinde, değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir.
12/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda; davalının toplam 22.160,59 TL olarak hesap edilen cirosu üzerinden, davacının SMK 151/2-c maddesinde "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli," seçeneğine göre talep edebileceği maddi tazminat tutarının; ...
Ticaret Odası tarafından bildirilmiş olan %15 lisans bedeli oranı uygulanmak suretiyle 3.324,00 TL olarak hesap edildiği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu ... tescil numaralı markanın sicile kayıt tarihi, lisans sayısı (yok), davalının cirosu, hizmet satış kapasitesi, coğrafi durumundan kaynaklı verebileceği hizmet miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerektiği, bu itibarla, somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, hizmet kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun,
makul bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti nazara alınarak, heyetçe öngörülen %7 lisans bedeli oranı uygulanmak suretiyle 1.551,00 TL olarak hesap edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, SMK 151/2-c maddesi kapsamında maddi tazminat ile davalının kullandığı marka tescilli ise hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 1.551,00 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K.
58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz.
Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı markanın, davacı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde: "...davalının kullandığı markası eğer tescilli ise hükümsüzlüğüne..." ibarelerin yer aldığı, yani davalı ...'a ait markanın tescilli olması halinde hükümsüzlüğünün talep edildiği, TPMK'nın 09.06.2021 havale tarihli cevabi yazısında; "...... adına ...kod numarasıyla yapılan başvurunun markanın tesciline karar verildikten sonra, tescil için gerekli eksik olan belgeler verilen süre içerisinde tamamlanmadığından başvurunun hükümden düşmüş ve sahibi adına geçerliliğini yitirmiş olduğu..." bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen TPMK başvuru kaydı incelendiğinde:... başvuru numaralı "..." markasına ilişkin olduğu görülmüş, davalı adına tescilli marka bulunmadığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kök/ek raporunda belirtildiği üzere: Davacı adına tescilli ...numaralı "..." markanın. "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.
İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." kapsamında tescilli olduğu, davacı tarafça sunulan instagram hesabında; davalı tarafından kullanılan ve asli unsuru ... olan markasal kullanımın, davacı markasıyla kısmi düzeyde görsel, yüksek düzeyde işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebiyle ortalama hizmet alıcıları açısından karışıklığa yol açarak iltibas yarattığı kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı SMK 151/2-c maddesi, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında maddi tazminat talep etmiştir. Bilirkişiler tarafından maddi tazminat miktarı 1.551,00 TL olarak tespit edildiğinden maddi tazminatın kabulüne; 1.551,00 TL'nin 05/11/2024 tarihinden (harcın tamamlandığı tarih) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştikten sonra "..." ibaresinin davalının mağaza tabelalarından, broşürlerinden, sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalının eyleminin; davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,
2-1.551,00 TL maddi tazminatın; 05/11/2024 tarihinden (harcın tamamlandığı tarih) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar kesinleştikten sonra "..." ibaresinin davalının mağaza tabelalarından, broşürlerinden, sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına,
4-Hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından; peşin harç ve ıslah harcın mahsubu ile eksik 118,71 TL harcın davalıdan alınarak hazine irad kaydına,
6-Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Maddi Tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.551,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 254,49 TL ıslah harcı, 408,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.771,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/12/2024
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/312, K. 2024/248, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama