KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/320
- Karar no
- 2024/257
- Dava
- MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MADDİ, MANEVİ, İTİBAR TAZMİNATI, ÜNVAN TERKİNİ, MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 18/08/2020
Karar Metni
4.708 kelime·24 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz-Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi, İtibar Tazminatı, Ünvan Terkini, Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya ait ... başvuru tarihli ve ... sayı ile tescilli "..." markasının, dava sırasında üçüncü şahıslara devrinin veya başkaca hukuki işlemlere konu olmasının önlenmesi amacıyla, tedbir kararı verilmesini ve dava kesinleşinceye kadar marka üzerine devir yasağının konulmasını, davalı tarafça gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, ..., ...,
... ve ... alan adlarına Türkiyeden erişimin engellenmesine dair verilen tedbir kararının kalıcı nitelikte uygulanmasını ve alan adlarına erişimin kalıcı biçimde engellenmesini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla 30.000 TL manevi tazminat, 10.000 TL itibar kaybına bağlı tazminat ve belirsiz alacak niteliğinde olması sebebiyle şimdilik 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne, davalı ... tek kurucu ve yönetim kurulu başkanı/üyesi olduğu ...
Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... ŞİRKETİ'nin unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacılar vekilinin cevap ve KARŞI DAVA dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle, davacı/karşı davalı adına tescilli ..., ..., ...,..., ... numaralı "..." ibaresini içeren markaların hükümsüzlüğünü, davacı/karşı davalı tarafından kullanılan ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesini, davacı/karşı davalının haksız ve hukuka aykırı "..." markasını kullanmasının önlenmesi için yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili adına tescilli ..., ..., ..., ... numaralı ... sınıflarda tescilli "..." markalarının karşı tarafça hukuka aykırı olarak,
tescilli markalarına zarar verecek ve iltibasa yol açacak şekilde kullanıldığının tespitini, durdurulmasını, önlenilmesini, markaya tecavüz ve haksız rekabetin sona erdirilmesi için ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesini, davacı/karşı davalaya ait internet siteleri, mobil uygulamaları ve her türlü platformlarda ... ibaresinin kullanılmasının tedbiren durdurulmasını, D.İş dosyası ile verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
... 1. FSHHM nin ...D.İş sayılı dosyası ve TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
22/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya kapsamında .... sınıflarda davalının, davacı marka tescillerinin önüne geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğu tespitinin yapılamayacağı, davacı ve davalı markaları karşılaştırılmış olup davacı ve davalı markaları işitsel ve kavramsal olarak birebir aynı olmakla farklı sınıflarda, davacı markaları ... sınıfta tescilli iken davalı markası ise ...sınıfta tescilli olduğu,
davalının kötü niyetli olduğuna dair değerlendirmenin mahkemeye ait olmakla birlikte, davacının "..." tanınmış çatı markası ile kullandığı "..." markası için kısa sürede yüksek marka yatırımları yaptığı ve Türkiye'de genel olarak birçok büyükşehirlerinde yaygın bir moto kurye ağı kurmuş olduğu, davacının çatı markası olan ... markasının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında davacıya ait "..." markasının da belirli bir tanınmışlığa ulaştığı, davacı markası ile davalı markasının tescil başvuru tarihlerinin birbirine çok yakın olduğu, bunun yanı sıra davacıya ait "..." markasının ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi... D. İş dosyasından yer alan 19.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda: Davacıya ait ...sayfasının 08.01.2019 tarihinde oluşturulmuş olduğu, davalıya ait ... alan adlı internet sitesinde ise 2019 yılında satış yapılmadığı tespiti yapıldığı, davalının markasını ....sınıfta tescilli iken ... alan adlı internet sitesinden davacı ile aynı sınıflarda kullandığı,
markasını tescilli olduğu sınıftan farklı olarak davacı markaları ile aynı sınıflarda kullanan davalının, davacı markasını bildiği içeriğinden anlaşılmakta olup, davacı markasının tanınmışlığı da dikkate alındığında bilmemesinin de düşünülemeyeceği, davalı taraf davacının tescilli olduğu sınıflar yönünden üstün hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de ... sınıflarda davalının, davacı marka tescillerinin önünde geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğu tespiti yapılamadığı,
tüm bunlar dikkate alındığında davalının ... web sitesi ile markasını, davacı markası ile aynı sınıftaki kullanımlarının markalar arası benzerlik dikkate alındığında marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varıldığı, dava dışı şirket ticari faaliyette bulunmadığından tazminat hesaplamasının mümkün olmadığı, davacı sistemlerinde yapılan incelemede, davalı tarafından 25.03.2020-15.04.2020 tarihleri arasında ... illerinde farklı teslimat adresleri oluşturmak suretiyle toplamda 106 (YÜZ ALTI) adet tamamlanmış ve 14 (ON DÖRT) adet iptal siparişinin bulunduğu,
tamamlanmış siparişlerin toplamının 8,014.44(SEKİZ BİN ON DÖRT LİRA KIRK DÖRT KURUŞ) tutarında olduğu, davalıya ait olarka belirtilen www.....com.tr alan adının 18.02.2019 tarihinde tescil ettirildiği, söz konusu alan adı sahiplik bilgilerinin açıkça "..." bölümünde yer almadığı, ancak dosya içindeki değişik iş dosyasında söz konusu alan adlı web sitesinin Hakkında ve Gizlilik İletişim bölümlerinde "... " ibaresinin yer aldığı, buradan ... alan adının davalı ... tarafından işletildiğinin tespit edildiği,
... alan adının mevcut durumda davacıya ait olduğu tespit edilmiş olup, alan adı Whois sorgusunda alan adı tescil tarihinin 2003 tarihli olduğu görülmüş olsa da, alan adının tescil edildiği 22.11.2003 tarihinden 11.01.2019 tarihine kadar dava dışı yabancı ülke menşeili "..." ve "..." isimli şirketler tarafından işletildiği anlaşılmış, arşiv sisteminden elde edilen bulgulara göre söz konusu alan adının, davacı tarafından 11.01.2019 - 01.11.2020 tarihleri arasında bir tarihte kullanılmaya başlandığının tespit edildiği bildirilmiştir.
17/02/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davalı tarafça kök rapora ilişkin itirazların değerlendirilmiş olup, kök rapora ilave edilecek bir husus bulunmadığı bildirilmiştir.
23/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu 2.ek raporunda özetle: Dosya kapsamında ... sınıflarda davalının, davacı marka tescillerinin önünde geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğu tespiti yapılamadığı, davacı ve davalı markaları karşılaştırılmış olup davacı ve davalı markaları işitsel ve kavramsal olarak birebir aynı olmakla davacı markaları ... sınıfta tescilli iken davalı markasının ise ... sınıfta tescilli olduğu, davacının "..." tanınmış çatı markası ile kullandığı ... markası için kısa sürede yüksek marka yatırımları yaptığı ve Türkiye genelinde birçok büyükşehirde yaygın bir moto kurye ağı kurmuş olduğu,
davacının çatı markası olan ... markasının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında davacıya ait "..." markasının da belirli bir tanınmışlığa ulaştığı, davacı markası ile davalı markasının tescil başvuru tarihlerinin birbirine çok yakın olduğu, bunun yanı sıra davacıya ait "..." markasının ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.
İş dosyasında yer alan 19.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait ... sayfasının 08.01.2019 tarihinde oluşturulmuş olduğu, davalıya ait ... alan adlı internet sitesinde ise 2019 yılında satış yapılmadığı tespiti yapıldığı, davalının markasını ...sınıfta tescilli iken ... alan adlı internet sitesinden davacı ile aynı hizmet sınıfında kullandığı, markasını tescilli olduğu sınıftan farklı olarak davacı markaları ile aynı sınıflarda kullanan davalının, davacı markasını da bildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmakta olduğu, davalı taraf;
davacının tescilli olduğu sınıflar yönünden üstün hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de .... sınıflarda davalının, davacı marka tescillerinin önüne geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğu tespiti yapılamadığı, tüm bunlar dikkate alındığında davalının ... web sitesi ile markasını, davacı markası ile aynı hizmet sınıfında kullanmasının markalar arası benzerlik dikkate alındığında marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiği, ...sınıfta tescilli markasını tescilli olduğu sınıftan farklı olarak davacı markaları ile aynı sınıflarda kullanan davalının,
davacı markasını bildiği dosya içeriğinden anlaşılmakta olup davacı çatı markasının tanınmışlığı da dikkate alındığında davalı markasına ilişkin olarak hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dava dışı şirket ticari faaliyette bulunmadığından tazminat hesaplamasının mümkün olmadığı, davacı sistemlerinde yapılan incelemede, davalı tarafından 25.03.2020 - 15.04.2020 tarihleri arasında... illerinde farklı teslimat adresleri oluşturmak suretiyle toplamda 106 (YÜZ ALTI) adet tamamlanmış ve 14 (ON DÖRT) adet iptal siparişinin bulunduğu, tamamlanmış siparişlerin toplamının 8,014.44 (SEKİZ BİN ON DÖRT LİRA KIRK DÖRT KURUŞ) tutarında olduğu,
davalıya ait olarka belirtilen ... alan adının 18.02.2019 tarihinde tescil ettirildiği, söz konusu alan adı sahiplik bilgilerinin açıkça "..." bölümünde yer almadığı, ancak dosya içindeki değişik iş dosyasında söz konusu alan adlı web sitesinin Hakkında ve Gizlilik - İletişim bölümlerinde "..." ibaresinin yer aldığı, buradan ... alan adının davalı ... tarafından işletdiliğinini tespit edildiği,
... alan adı mecut durumda davacıya ait olduğu tespit edilmiş olup, alan adı Whois sorgusunda alan adı tescil tarihinin 2003 tarihli olduğu görülmüş olsa da, alan adının tescil edildiği 22.11.2003 tarihinden 11.01.2019 tarihine kadar dava dışı yabancı ülke menşeili "..." ve "..." isimli şirketler tarafından işletildiği anlaşılmış, arşiv sisteminden elde edilen bulgulara göre söz konusu alan adının davacı tarafından 11.01.2019 - 01.11.2020 tarihleri arasında bir tarihte kullanılmaya başlandığının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava: Davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i, maddi, manevi ve itibar tazminatı, TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü, davalı ...A.Ş.' nin ünvanında yer alan "..." ibaresinin terkini ile ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Karşı dava: TPMK nezdinde ... A.Ş. adına tescilli..., ..., ..., ..., .... numaralı markaların hükümsüzlüğü, davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i ile ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım
amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ...,... numaralı markaların, ...ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ... numaralı markanın; ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
ASIL DAVADA
Davalı marka kullanımlarının; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu iddia edilmiş, davalı taraf ise önceye dayalı hak sahibi olduğunu iddia etmiştir.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, Davalının; ...sınıflarda, davacı marka tescillerinin önüne geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı, taraf markaları karşılaştırıldığında: Davacı ve davalı markaları işitsel ve kavramsal olarak birebir aynı olmakla farklı sınıflarda, davacı markaları ...sınıfta tescilli iken davalı markasının ise ...sınıfta tescilli olduğu, davacının "..." tanınmış çatı markası ile kullandığı "..." markası için kısa sürede yüksek marka yatırımları yaptığı ve Türkiye'de birçok şehirde yaygın bir moto kurye ağı kurduğu,
davacının çatı markası olan "..." markasının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında, davacıya ait "..." markasının da belirli bir tanınmışlığa ulaştığı, davacı markası ile davalı markasının tescil başvuru tarihlerinin birbirine çok yakın olduğu, davacıya ait "..." markasının ... 1. FSHHM'nin...D.
İş dosyasında alınan 19.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait ... sayfasının 08.01.2019 tarihinde oluşturulduğu, davalıya ait "..." alan adlı internet sitesinde ise 2019 yılında satış yapılmadığının tespiti edildiği, davalının; markasını ... sınıfta tescilli iken ... alan adlı internet sitesinden davacı ile aynı sınıflarda kullandığı, markasını tescilli olduğu sınıftan farklı olarak davacı markaları ile aynı sınıflarda kullanan davalının, davacı markasını bildiğinin anlaşıldığı, davacı markasının tanınmışlığı da dikkate alındığında bilmemesinin düşünülemeyeceği, davalı taraf;
davacının tescilli olduğu sınıflar yönünden üstün hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de ... sınıflarda, davacı marka tescillerinin önüne geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı, davalının ... web sitesi ile markasını, davacı markası ile aynı sınıftaki kullanımlarının, markalar arası benzerlik dikkate alındığında marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığından, davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı SMK 151/2-c maddesi, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında maddi tazminat talep etmiştir. Maddi tazminat miktarı bilirkişiler tarafından net olarak belirlenemediğinden, B.K. hükümlerine göre tazminat miktarı belirlenmiştir.
Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; uğranılan zararın miktarı tespit edilirken, hakim olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Davanın açıldığı tarih ve somut olayın özelliğine göre maddi tazminat talebinin kabulüne.
Borçlar Kanunu 50. - 51.madde hükümlerine göre takdiren 10.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir.
Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan ve davacının manevi tazminata hak kazanacağından, somut olayın özelliği, hak ve nesafet ilkesi gereği manevi tazminat talebinin kabulüne. 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı itibar tazminatı talep etmiştir. Davacıya ait markanın itibarının zedelendiğine dair delil sunulmadığı ve markanın itibarının zedelendiğinin tespit edilemediği, bu nedenle itibar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir. ... sınıfta tescilli markasını, tescilli olduğu sınıftan farklı olarak davacı markaları ile aynı sınıflarda kullanan davalının, davacı markalarını bildiği ve davacı çatı markasının tanınmışlığı da dikkate alındığında, davalıya ait markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ'nin unvanında yer alan "..." ibaresinin terkini talep edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 52/1. madde hükmüne göre; ticaret ünvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi bunun tespitini, yasaklanmasını, haksız kullanılan ticaret ünvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir.
Davalı şirketin, 18/06/2020 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı adına tescilli markaların esas unsurunun "..." ibaresi olup, bu ibarenin tescilli olduğu sınıflarda tanımlayıcı ibare olmadığı, ancak ayırt edici bir ibare olduğu, davacıya ait ..., ..., ..., ..., ... numaralı "..." esas unsurlu markaların tescil tarihlerinin, davalı şirketin kuruluş tarihinden önce olduğu dikkate alındığında, davalı şirketin ticaret unvanının; Sınai Mülkiyet Kanununun 7/3-e maddesi kapsamında davacı adına tescilli markalara tecavüz teşkil ettiği ve bu nedenle davalı şirketin ticaret ünvanının terkini koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, davalı şirketin ünvanından "..." ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ticari hayattaki güven ilkesi gereği bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kararın bildirilmesine karar verilmiştir.
KARŞI DAVADA
TPMK nezdinde ...A.Ş. adına tescilli ..., ..., .., ..., ... numaralı markaların hükümsüzlüğü, davalının eyleminin; davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i ile ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
Davalının,.... sınıflarda davacı marka tescillerinin önüne geçebilecek önceye dayalı hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı, taraf markaları karşılaştırıldığında: Davacı ve davalı markalarının işitsel ve kavramsal olarak birebir aynı olmakla, farklı sınıflarda; davacı markalarının ... sınıfta tescilli iken, davalı markasının ... sınıfta tescilli olduğu, davacının "..." tanınmış çatı markası ile kullandığı "..." markası için kısa sürede yüksek marka yatırımları yaptığı ve Türkiye'de genel olarak birçok şehirde yaygın bir moto kurye ağı kurduğu,
davacının çatı markası olan "..." markasının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında, "..." markasının da belirli bir tanınmışlığa ulaştığı kanaatine varıldığından,... A.Ş. adına tescilli markaların, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ve davalının eyleminin, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı kanaatine varıldığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-Davalıların eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,
3-Maddi tazminat talebinin kabulüne; B.K hükümlerine göre takdiren 10.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-İtibar tazminatı talebinin reddine,
6-TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,
7-Davalı şirketin ünvanından "..." ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ticari hayattaki güven ilkesi gereği bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kararın bildirilmesine,
8-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararlarının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra;"...", "...", "..." ve "..." alan adlarına Türkiye'de kalıcı olarak erişimin engellenmesine,
9-Alınması gereken 2.732,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 1.878,52 TL harcın davalılardan alınarak hazine irad kaydına,
10-Davacı tarafça yatırılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 908,28 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
11-Markaya Tecavüz- Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi, Ünvan Terkini talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı verilmesine,
12-Markanın Hükümsüzlüğü talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı verilmesine,
13- Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı verilmesine,
14-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
15-Reddedilen İtibar Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
16-Davacı tarafça yapılan 840,95 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.840,95 TL yargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına göre 3.072,76 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
17-Davalı tarafça yapılan 200,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.200,00 TL yargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına göre 640,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
18-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
KARŞI DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/12/2024
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/320, K. 2024/257, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama