KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/218
- Karar No
- 2025/281
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/587 Esas
- Karar no
- 2025/298
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/08/2022
- Karar tarihi
- 22/04/2025
Karar Metni
3.064 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 25/08/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'ın 28/10/2020 tarihinde dava dışı ...'ın saldırısına maruz kaldığını, hayati tehlike atlatmış ve canlarını zor kurtardıklarını, anılan saldırının dava dışı ...'ın yönetiminde olan müteveffa ...'a ait dava dışı ... tarafından kullanılan ... plakalı traktörün davacıların üzerine sürülmesi, traktörle kovalanması ve traktörle çarpmak suretiyle gerçekleştiğini, bahsi geçen menfur saldırı üzerine davacıların dava dışı ...'dan şikayetçi olduğunu, ...
Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dava açıldığını, dava konusu olay neticesinde davacıların basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığını, davacıların uzun tedavi süreçleri başladığını, akabinde de davacı ...'ın maluliyet durumu %61, müvekkil ...'ın ise maluliyet durumunun %38 oranında olduğu T.C. Sağlık Bakanlığı... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ile tespit edildiğini, açıklanan bu nedenlerle.
100,00-TL sürekli maluliyet, 100,00-TL geçici maluliyet nedeniyle tazminat alacağının, 100,00-TL bakım masrafları ve tedavi giderlerinin, dinlenecek tanık beyanları ve yapılacak tahkikat ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek miktara artırmak üzere haksız fiil olay tarihi 28/10/2020 veya ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 14/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Başvuru konusu kazada malül kaldığı iddia edilen ... Ve ...'ın yaya olup sürücü olmadığını, bu sebeple başvuranın ... hesabından tazminat talep edebilmesi için öncelikle yaya olan ve malül kalan ...
Ve ...'nın başvuru konusu kazada kusurunun olup olmadığının tespiti gerektiğini, malul kalandavacıların yaya olarak başvuru konusu trafik kazasının oluşumunda tamamen kusurlu ise başvurunun reddi, kısmi kusurlu olması halinde hesaplanacak tazminatta kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı dolaylı zarar kavramı içerisinde değerlendirilmekte olup gelir kaybına ilişkin müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı kurumun bakıcı giderinden ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, öte yandan kazanın meydana gelmesinden itibaren 1 yıllık süre geçirilmeksizin başvurucu muayene edilmiş olup,
başvurucunun maluliyet oranı belirlendiğini, kaza ile illiyet bağı bulunan arazların kalıcı olup olmadığı kazanın üzerinden bu kadar kısa süre geçtikten sonra tespit edilemeyeceğinden söz konusu maluliyet oranına istinaden davalı Kurum aleyhine tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olacağını, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin ...
Hesabı’na karşı açmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... İl Sağlık Müdürlüğü yazı cevabı, Hasar Dosyası, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, SGK yazı cevabı, tedavi kayıtları, ATK Raporu, Bilirkişi Raporu, tanık beyanları, belirli hale getirme dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talimat ile dinlenen TANIK... 14/07/2023 tarihli duruşmada özetle; Davacılar ... ve ...'ı aynı köylü olmam sebebiyle tanırım. Ben köyde tarlada çalışırken köyde bir olay olduğunu duydum. Olay yaşanırken ben orada değildim, şahit olmadım. Benim davacılarla evim yakın değildir. Davacılar hastaneye kaldırılmış. Ben davacıları olay yaşandıktan 3-4 ay sonra köyde sokakta denk gelip gördüm. Olay yaklaşık 3 sene önce oldu diye hatırlıyorum. Davacılar çiftçilik yaparlardı. Şu anda da çiftçilik yapmaya devam ediyorlar. Sağlıkları yerindedir. Bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği görüldü.
Talimat ile dinlenen TANIK ... 11/05/2023 tarihli duruşmada özetle. "Davacı taraf benim eşimin anne ve babası olur, dava konusu olay olduğu zaman ben başka şehirdeydim yani ... İlindeydim ve birebir olaya şahit olmadım fakat olay günü bize telefon geldi, akrabalarımız bize haber verdiler ve biz bunun üzerine ...
İlçesine gittik, anlattıklarına göre yine akrabası olan ... davacıları traktör ile ezmiş ve başta onların üzerine bile bile traktör sürmüş ve bu durum karşısında davacı ... kendisini kenara iterek kısmen kurtulsa da ayağının üzerinden traktör geçti ve diğer davacı ... ise traktör çarptı ve bildiğim kadarıyla traktör onu altına aldı ve ancak kurtulmuş oldu, bu olay sonrasında traktör ile çarpan ...
112 acil servis numarasını arayarak iki kişiyi çiğnediğini ve buradan alması gerektiğini söylemiş ve bu olay sonrasında davacı taraf sağlık sorunları yaşamaya başladı ve psikolojik sorunlar ile beraber duyu - görme kaybı ve çeşitli ağrılar ve sorunlar yaşamaya devam etmektedirler, bu olay sonrasında oluşan zararı karşı taraf gidermediği gibi davacı tarafın mağduriyeti devam etmektedir, ayrıca çeşitli tedavi giderleri ödemek durumunda kaldılar ne kadar tutarda tedavi masrafları olduğunu tam bilmiyorum çünkü ödemeyi kendileri ceplerinden yapmış oldular, yapmaya da devam etmektedirler,
benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum." dediği görüldü.
Talimat ile dinlenen TANIK ... 11/05/2023 tarihli duruşmada özetle. "Davacı taraf benim anne ve babam olur, dava konusu olay olduğu zaman ben başka şehirdeydim yani ... İlindeydim ve birebir olaya şahit olmadım fakat olay günü bize telefon geldi, akrabalarımız bize haber verdiler ve biz bunun üzerine ...
İlçesine gittik, anlattıklarına göre yine akrabası olan ... davacıları traktör ile ezmiş ve başta onların üzerine bile bile traktör sürmüş ve bu durum karşısında davacı annem kendisini kenara iterek kısmen kurtulsa da ayağının üzerinden traktör geçti ve diğer davacı babama ise traktör çarptı ve bildiğim kadarıyla traktör onu altına aldı ve ancak zar zor kurtulmuş oldu, bu olaydan sonra davacı babamın vücudunda çok sayıda kırık oluşmuş ve annemin de ayağında ödem oluştu, bu olay sonrasında traktör ile çarpan ...
112 acil servis numarasını arayarak iki kişiyi çiğnediğini ve buradan alması gerektiğini söylemiş ve bu olay sonrasında davacı annem ve babam sağlık sorunları yaşamaya başladı ve psikolojik sorunlar ile beraber duyu - görme kaybı ve çeşitli ağrılar ve sorunlar yaşamaya devam etmektedirler, bu olay sonrasında oluşan zararı karşı taraf gidermediği gibi davacı tarafın mağduriyeti devam etmektedir, bu olay sonrasında hem davacı annem de hem davacı babam da psikolojik sorunlar başlamıştır, ayrıca yaşadıkları diğer sağlık sorunları henüz geçmemiş olup devam etmektedir ve tedavi olmaya çalışmaktadırlar,
bu olay nedeniyle ...hesabı ya da başka bir kişi ya da kurumdan herhangi bir para davacı taraf almamıştır ve davacı tarafın mağduriyeti devam etmektedir, ayrıca çeşitli tedavi giderleri ödemek durumunda kaldılar ne kadar tutarda tedavi masrafları olduğunu tam bilmiyorum çünkü ödemeyi kendileri ceplerinden yapmış oldular, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum." dediği görüldü.
20/08/2024Tarihli ATK Raporunda Özetle; "... kızı 1963 doğumlu ...'ın 28.10.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre;1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, 3. Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
20/08/2024 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "... oğlu 1960 doğumlu ...'ın 28.10.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre;Kulak Burun Boğaz D-Yüz Sınıf 1: Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği……% 21.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,3.Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
31/01/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle.
"İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; a) Kazazede‘nin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı,
Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
b) Dosya kapsamında Kusur mütalaası içeren raporlar tespit edilememiş olsa da, olayın meydana geliş şekli itibariyle ( tek taraflı - yaralanmalı) kusur oranlaması konusunda takdir Sayın Mahkeme ‘ye ait olmak üzere davalıların %100 (YüzdeYüz) kusuru üzerinden hesaplama yapıldığı; c) Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı, d) Davacı taraf olan ... için hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 2.368,85 TL olduğu,
kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi Teminatı Limitinin 410.000 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının OLMADIĞI Davacı taraf olan ...‘nın % 2 maluliyet oranı ve % 100 davalı kusur oranı ile hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 64.252,30 TL.
Geçici bakıcı tazminatı zararı 2.943,00 TL; ve Geçici iş göremezlik tazminatı zararının 6.720,19 TL olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 73.915,49 TL olduğu; kaza tarihinde geçerli olan teminat limitinin Kişi Başı Tedavi Teminatı Limitinin 410.000 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının OLMADIĞI e) Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın AVANS faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar kaza veya ihtarname tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de;
faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 14.03.2022 tarihinden işletilmesi gerektiği;" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız fiil nedeniyle davacılarının iş göremezliğinden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın, arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunan davacılar ve dava dışı ... arasında 20/10/2020 tarihinde davacıların olay tarihinde ihtilaflı olan arazide ekim yaptıkları sırada dava dışı ...'in kendi sevk ve idaresindeki traktörü ile annesi olan ...'ı da yanına alarak bahse konu araziye gittiği, burada taraflar arasında sözlü tartışma yaşandığı, akabinde dava dışı ...'in kendi sevk ve idaresindeki traktörü davacıların üzerine sürerek davacıları yaraladığı, meydana gelen olay neticesinde ortaya çıkan maddi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Olay nedeniyle ... Cumhuriyet Savcılığının ... tarih ve... esas sayılı iddianamesi ile ... Asliye Ceza Mahkemesinden ... Esas sayısı ceza davasının açıldığı, Mahkemece ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile dava dışı sanık Mehmet hakkında mahkumiyet hükmü verildiği, itiraz tabi hükümler yönünden hükmün kesinleştiği, diğer hususlarda Mahkememiz karar tarihi itibariyle ceza dosyasının istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür.
Meydana gelen dava dışı Mehmet'in kendi sevk ve idaresindeki traktörü müştekilerin üzerine sürerek davacıları yaraladığı, bu anlamda olayın oluş şekline göre davacıların herhangi bir kusurunun olmadığı değerlendirilmiş, bu hususun gerek Mahkememiz yargılamasında gerekse de ceza dosyasında itiraz konusu edilmediğinden kusur raporu alınmamıştır.
Meydana gelen trafik kazasında davacıların geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş;
20/08/2024 tarihli ... için düzenlenen ATK raporunda; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, bildirilmiştir.
20/08/2024 tarihli ... için düzenlenen ATK raporunda; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, bildirilmiştir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda ...’dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..., ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.
Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:22/12/2020, E:..., K:...
T:14/01/2021, E:..., K:... Karar sayılı ilamları).
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih ... Esas - ... sayılı Kararı ile.
KTK’nun 90. maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.
Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise,
"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.
Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise,
"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.
Yukarıda belirtilen kapsamda dosyamıza sunulan 31/01/2025 tarihli aktüerya hesabında; Davacı taraf olan ... için hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 2.368,85 TL olduğu, Davacı taraf olan ...'ın % 2 maluliyet oranı ve % 100 davalı kusur oranı ile hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının toplamı 64.252,30 TL; geçici bakıcı tazminatı zararı 2.943,00 TL; ve geçici iş göremezlik tazminatı zararının 6.720,19 TL olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 73.915,49 TL olduğu, belirtilmiştir. Hazırlanan raporun Mahkememiz denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, hesaplanan miktarlar yönünden dava kabul edilmiş, davacı ... yönünden ise geçici iş göremezlik, bakım ve tedavi gideri istemlerinin reddine, karar vermek gerekmiştir.
Davacı yanca 08.03.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı başvuru neticesinde ödeme yapılmadığı, bu anlamda davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcına yönelik olarak.
2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, T:04/11/2019, E:..., K:.... T:02/10/2018, E:..., K:....
T:17/06/2019, E:..., K:... sayılı ilamları), gerektiği görülmekle, davalı sigorta şirketinin davacı sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 21.03.2022 tarihinden faiz talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Davacı yan her ne kadar açılan davada avans faizi talep etmiş ise de, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada bu şartlar sağlanmamış olmakla, yasal faize hükmedilmiş (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: ..., K: ... ve T:18.05.2022 ilamı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/218, K. 2025/281, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama