KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/297
- Karar no
- 2024/244
- Dava
- Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 19/04/2021
Karar Metni
1.538 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kozmetik-parfümeri sektöründe Dünyada önde gelen tanınmış markalan ile kozmetik ürünlerin imal ve ticareti ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkillerinin tüm faaliyetlerini, hepsi de usulünce tescil ettirilmiş bulunan markalar ile sürdürmekte olduğunu, bu çerçevede, tüm kullanım hakları müvekkillerine ait olan "...” esas unsur/ana markaları ve tüm sözcük ve/veya şekil alt markaları altında üretilen, yoğun reklam ve tanıtım ile bugün Dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye'de parfüm ve kozmetik alanında tanınmış markalan arasında, tartışmasız yer almakta olduğunu, müvekkillerinin ...;
- 03, 06, 14, 18, 20 ve 21. sınıflara dâhil, parfüm ve kozmetik ürünlerinde kullanılmak üzere. 23.05.2018 tarihinden muteber olmak üzere halen, ... sayı ile tescilli "..." esas unsur markasının,- 03 sınıfa dâhil, parfüm ve kozmetik ürünlerinde kullanılmak üzere.
13.06.2013 tarihinden muteber olmak üzere halen, 2013 ... sayı ile tescilli esas unsur markasının ve diğer birçok parfüm ürünleri İçin tescilli diğer alt markaların da sahibi olduğunu, 03 sınıfa dâhil, parfüm ve kozmetik ürünlerinde kullanılmak üzere.
31.12.2015 tarihinden muteber olmak üzere halen, ... sayı ile tescilli şekil markasının sahibi olduğunu, müvekkillerinin usulünce tescil edilmiş tanınmış markalarından doğan haklarına tecavüz etmekte olduğunu, bu fiillerini Türkpatent nezdinde ... sayıyla tescil ettirdiğini, müvekkillerinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer "..." markası çerçevesinde gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkilleri adına tescilli "..." markası "...” esas unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan davalıya ait sonraki tarihli markanın hükümsüzlüğünün tespit edilmesi sicilden terkin edilmesi gerekmekte olduğunu,
müvekkillerinin incelemeleri doğrultusunda ... alan adlı internet sitesi üzerinden müvekkillerine ait tescilli markaları ve bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikteki ibareleri ihtiva eden çok sayıda taklit parfüm ürünlerinin satışa sunulduğu tespit edilmiş olduğunu, akabinde taraflarınca .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen ... D.
İş sayılı dosya kapsamında delil tespit başvurusunda bulunulmuş ve davalının haksız kullanımları bu dosya kapsamındaki 13.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olduğunu, bilirkişi incelemesi neticesinde ürünlerin karıştırılma tehlikesi oluşturduğu da tespit edilmiş olduğunu, müvekkilleri adına ... sayıyla tescilli "..." markası "..." esas unsurlu markalarıyla görsel ve işitsel anlamda benzerlik taşımakta olduğunu, zira sözcükler son derece benzer olduğunu, yalnızca ilk harfleri bakımından birbirinden ayrılmakta olduğunu, "..." ibaresinde yer alan "E" ve "A" harfleri "..." sözcüğüne nazaran yer değiştirmiş olsa da;
ilgili ibarelerin bu kısmı kelimelerin sonunda yer aldığından karıştırma ihtimaline yol açacak nitelikte olduğunu, müvekkillerinin "..." ibaresini müvekkillerine ait "..." esas unsurlu markalarının tanınmışlığından yararlanarak ve müvekkilleri adına ... sayı ile tescilli şekil markasını da aynen taklit etmek suretiyle ve onunla birlikte haksız olarak kullanarak tüketici nezdinde karışıklığa yol açmakta olduğunu, müvekkillerinin yukarıda sözü edilen markalan da, müvekkilleri adına tescil edilmiş işbu davaya konu marka da 03. sınıfta tescil edilmiş olduğunu, her iki marka da aktif olarak parfüm ürünleri üzerinde kullanılmakta olduğunu,
her iki marka da aynı sınıfa ve aynı tüketici kitlesine yönelik olup benzerlik taşımakta ve karıştırma ihtimaline yol açmakta olduğunu, müvekkillerinin ... internet sitesi ile .../ sosyal medya hesaplarında başka birçok tanınmış markanın ayırt edilemeyecek kadar benzeri şekil ve ibareler kullandığını, bu markalarla özdeşleşmiş tescilli veya tescilsiz şekil markalarını doğrudan taklit etmek suretiyle haksız kullanımlarda bulunduğu anlaşılmış olduğunu, bu durum ...
D.İş sayılı dosya kapsamında dosya kapsamındaki 13.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olduğunu, söz konusu parfüm ürünleri ile ilgili olarak yapılan karşılaştırmalı incelemelerde, dilekçede yer alan tablodan da açıkça anlaşıldığı üzere müvekkillerine ait pek çok tescilli ve/veya uzun yıllardır kullanılan tanınmış parfümlerin birebir ya da çok benzer olacak şekilde taklit edildikleri görülmekte olduğunu, dilekçedeki yer alan ve ...'e ait ürün görselleri tespite konu ... internet sitesinde yer alan ve .../....html linkinden ulaşılan katalogdan alınmış olduğunu, ayrıca, hiçbir gözetim ve kontrol olmaksızın,
yukarıda belirtilen internet sitesi üzerinden satışı gerçekleştirilen ve müvekkillerinin çok tanınmış tescilli marka ve logolarını taşıyan taklit parfüm ürünlerinin başta insan sağlığını tehdit edebileceği ve aynı zamanda davacı şirketin imajına da zarar verdiğini, ürünleri, üretilmesinin, kullanılmasının, satışa sunulmasının, satışa arzının önlenmesini, ticari amaçla bulundukları her yerden toplatılmasını, el konulmasını ve imhasını, müvekkillerinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla,
10.000.(bin) TL maddi tazminat ve 10.000.-(onbin) TL manevi tazminat olmak üzere toplam 11.000.-(onbirbin) TL tazminatın, dava tarihi itibariyle bankaların uyguladığı en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, gideri davalıdan alınmak üzere mahkeme hükmünün kesinleşmesinden sonra,
TTK m. 61. ve 556 sayılı KHK m. 72. hükümleri uyarınca, "başlangıç", "gerekçe özeti" ile "hüküm" bölümlerinin, ülke çapında yayın yapan, tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilânını, huzurdaki dava dosyası kapsamında yapılacak her türlü yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretimizin davalıya yükletilmesini her türlü talep ve tazminat talep haklarının saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
02/06/202 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından belirtilen ilgili “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğunu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 27.11.2007 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içeriğinde güncel olarak davaya konu “...” isimli “Kozmetik” ürünlerin tanıtımların yapıldığını, dosyaya sunulan “.... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.
İş” sayılı dosyası kapsamında alınan 13.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait olduğu belirtilen “...” internet sitesinde “...” isimli ürünlerde davacı şirket adına tescilli bulunan "..." nolu şişe “ ” şeklindeki markaya benzer kullanımların tespit edilmiş olunduğunu, ancak güncel olarak davalının internet sitesinde “...” isimli ürünlerde davaya konu şişe şeklindeki benzer kullanımlara rastlanılmadığını, kaldırılmış/silinmiş olunduğu anlaşıldığını,
davacı tarafından belirtilen bahsi geçen “@...” isimli ... ve ... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğunu ve genel profil sayfaları ve paylaşımlar kontrol edildiğinde ”...” sayfasıyla ilişkili olduğunu, ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun kanaati oluştuğunu ve bahse konu sosyal medya içeriklerinde güncel olarak “...” isimli ürünlerde davacı şirket adına tescilli bulunan "..." nolu şişe şeklindeki markaya benzer kullanımların bulunduğunu ve detaylı bir şekilde bilişim değerlendirme kısmında karşılaştırılarak sunulduğunu,
davacının ... başvuru nolu ... mtl ... dezign ibareli şekilli 3. Sınıftaki tescilli markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle davalı adına tescilli 2015/... başvuru nolu ... ibareli markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davacının tescilli markaları ... ... mtl ... dezign ,... mtl ... ve ... tescilli markaları ile davalının ...+yardımcı unsurlar ve özel tasarımlı şişe üzerine ...+yardımcı unsurlar ile kullanımlarının karıştırabileceğini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluştuğunu,
davalı kullanımlarının tecavüz ve haksız rekabet oluşturması halinde davacının SMK 151/2-b maddesi uyarınca tazminat hesaplanması talep edilmiş olmakla birlikte, dosya münderecatında davalı tarafa ait ticari defter, beyanname, fatura, stok, envanter listeleri gibi herhangi bir bilgi, belge ve dokümana ulaşılamadığından tazminat tutarının hesaplanamadığı yönünde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
Bilirkişi ek raporunda özetle; konu ile ilgili olarak, davalı şirket ile irtibata geçilerek aşağıdaki bilgi, belge ve dokümanlar istenmiştir. 2021 yılı ve öncesine ait KDV Beyannameleri 2021 yılı ve öncesine ait Defter Tasdik Bilgileri (Yevmiye, Kebir, Envanter) 2021 yılı ve öncesine ait Gelir Tabloları (Excel) 4- 2021 yılı ve öncesine ait ... markasına ait kâr hesaplamaları, ayrıntılı stok hareketleri (alış-imalat-satış) ve imalat bilgileri (EXCEL) 2021 yılı ve öncesine ait detaylı mizan (Excel) ... markasına ait kârı hesaplayabilecek diğer veri veya belgeler. ancak, daha sonra Davalı ile Davacı şirketler arasında sulh yapıldığı belirtilmiş olup, ticari defter, belge ve dokümanlar tarafıma ibraz edilmediği yönünde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunduğu 23/12/2024 tarihli dilekçe ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerinin, davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 23/12/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin sunduğu 23/12/2024 tarihli dilekçe ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerinin, davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 23/12/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/297, K. 2024/244, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama