KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/51
- Karar no
- 2024/220
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/03/2022
Karar Metni
3.243 kelime·16 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 1993 yılından itibaren yastık, yorgan, uyku pedi ve aksesuarları ile uyku ürünleri üretimi yapmakta olduğunu, sektöründe ciddi bir tüketici kitlesi olduğunu, ve tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, davalı yanın sırf müvekkilleri ile arasında olan husumet nedeniyle müvekkillerine zarar vermek amacıyla, müvekkillleri tarafından kullanılan birçok işareti aynı anda kötüniyetli olarak tescil talebinde bulunduğunu, davalı yanın bu markaları kullanmadığını,
müvekkillerinin markalarını tescil ettirmemesinden faydalanarak davalı yanın müvekkilleri tarafından kullanılan markaları adına tescil ettirdiğini, müvekkillerinin davalı tarafından tescil edilen markalar için ana unsuru ..., ..., ...olan markalarının eskiye dayalı kullanım hakkı olduğunu, ..., ..., ..., ...kodlu markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden men edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın SMK 6/3 kapsamında hükümsüzlük talep edenin başvuru tarihinden önce yoğun markasal kullanımlar ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğini, kaldı ki SMK 6/1 kapsamında müvekkillerine ait tescilli markaların davacı tarafça kendisine ait olduğu iddia edilen işaretler ile karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzer olmadığını, SMK 6/6 kapsamında bir markanın hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için,
davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği işaretinin hükümsüzlüğü talep edilen 2 markanın içerisinde aynen yer almasının gerekli olduğu ve davacının SMK 6/6 kapsamında değerlendirilmeye alınabilecek herhangi bir başka fikri mülkiyet hakkı bulunmadığını, müvekkillerinin marka başvurusunun iyiniyetli olduğunu, markaları 5 yıl içinde kullanma zorunluluğu olduğunu, henüz bu sürenin dolmadığını, sektörde yeni olan müvekkillerinin bu markaları kullanacağını, bu nedenlerle davaların reddini, her bir hükümsüzlük talebi için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının TPE nezdinde tescilli bulunan “...”, ''...'', ''...', ''...'', markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesini, davalının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilen “...”, ''...'', ''...', ''...'', markalarını esasa ilişkin karar tarihinden itibaren kullanmasının önlenmesini, bu çerçevede davalının söz konusu markayı ürün ve/veya hizmetler üzerinde kullanmasının, bu markayı taşıyan ürünleri veya hizmetleri depolamasının, elde bulundurmasının, satışa arzının, ithal ve ihracının önlenmesini, markanın davalı tarafından reklam ve tanıtım malzemelerinde, antetli kağıtlarda,
irsaliyelerde, fiyat listelerinde, faturalarda ve sair basılı evraklarda kullanılmasının da önlenmesini, davalının davaya konu “...”, ''...'', ''...', ''...'', marka tescillerini, yargılama devam ederken, üçüncü kişilere devretmesinin önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamını, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davaların reddini, her bir hükümsüzlük talebi için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini, talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı yanın dava konusu markaları davalı yanın marka başvuruların gerçekleştirdiği tarihten önce yaptığını iddia ettiği kullanımların toplam ( 4 marka bakımından ) 14 faturaya dayandığını, sunulan unsurların davacı markaların maruf olduğuna işaret etmeye yeterli olmayacağını, davacı yanın kullanım konusu ettiği markalar ile davalı yana ait tescilli markalar üzerinde var olan farklı unsurlar da göz önünde bulundurulduğunda dosya münderecatından davalı yanın kötüniyetli olduğunun anlaşılamadığını, konu hakkında nihai takdirin yalnızca Sayın Mahkemenize ait olduğunu,
davalı yanın dava konusu markalarının SMK 6/3 hükmü gereği hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, davalı yanın marka başvurularında kötüniyetli olduğunun dosya münderecatından anlaşılamadığını, yönünde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 19/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının faturası incelendiğinde; ... Sırada ...ürünü, ... Ve ...
Sıralarda ... ürünü,...Sıralarda ise ... ürünü ile dava konusu markalar ile benzer olduğu değerlendirilebilecek olan markaların 2018 tarihli faturada davacı tarafından kullanımının yapıldığı görülmekte olduğunu, ancak kök raporumuzda da arz edildiği üzere Sayın Mahkemenizin malumunuz olduğu üzere kullanıma dayalı gerçek hak sahipliğinden bahsedilebilmesi için “gerçekleştirildiği iddia olunan markasal kullanıma marufiyet kazandırılmış olması” şartının da varlığının gerekliliği sarih olduğunu,
davacı yanın davalı yan adına tescilli dava konusu markaları birebir kullanmamasının yanı sıra yalnızca az sayıda faturanın ( başkaca herhangi bir veri ile desteklenmemesi halinde ) ilgili markasal kullanımı “maruf” hale getirdiğinden bahsedilemeyeceğini, davalı yanın dava konusu marka başvurusundan önce davacı yan ile ticari ilişkisinin varlığı ve bu gerekçe ile kötüniyetli olduğu yönündeki beyanlar bakımından ise nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu, kök raporunda arz edilen görüşlerinin değiştirmemizi gerektirir herhangi bir durumun var olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 06/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere delil niteliğine haiz olduğunu, davalı ile davacı şirketinin ek rapor 6. Sayfasında da belirtildiği üzere ‘mimarlık işleri’ hususunda ticari ilişki içerisinde olduklarını, davacının, davalı tescil tarihi öncesinde dava konusu markalara ilişkin ciddi kullanımı olduğunu, markaların tanıtımı, gelişimi için yatırımda bulunduğunu,
davacı yanın davalının marka tescilinden önceki kullanımları göz önüne alındığında davalının marka hükümsüzlüğüne ilişkin takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğunu, davalı yanın marka başvurularında kötü niyetli olduğunun dosya münderecatından anlaşılamadığı yönünde görüş ve kanaatlerinin sundukları anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan defter incelemelerinin ardından kök ve 1. Ek rapordaki görüşlerinden ayrılmak sureti ile; davalının ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için havalı yastıklar, yastıklar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu, sair hizmetler bakımından ise hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davalının... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için havalı yastıklar, yastıklar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu, sair hizmetler bakımından ise hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davalının... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için havalı yastıklar, yastıklar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu, sair hizmetler bakımından ise hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davalının ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markası arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olmadığını, davalının ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini,
Kötüniyetli başvuru iddiaları bakımından ise önceki raporlarındaki görüşlerinin devam ettiği yönünde görüş ve kanaatlerinin sundukları anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık davalı adına TPMK nezdinde ..., ...,... ve ... numaraları ile 35. Sınıfta tescilli markaların hükümsüzlüğü ilişkin istemine ilişkindir.
Dava konusu markaların TPMK nezdinde ... başvuru numaralı 05.05.2021 başvuru tarihli “...” ibareli görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıfında aşağıda bildirilen hizmetler bakımından davalı adına tescilli olduğu, ... başvuru numaralı 29.04.2021 başvuru tarihli “...” ibareli görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ...
Sınıfında aşağıda bildirilen hizmetler bakımından davalı adına tescilli olduğu, ...başvuru numaralı 05.05.2021 başvuru tarihli “...” ibareli görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıfında aşağıda bildirilen hizmetler bakımından davalı adına tescilli olduğu, ...başvuru numaralı 29.04.2021 başvuru tarihli “...” ibareli görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ...
Sınıfında aşağıda bildirilen hizmetler bakımından davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.
Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar."
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru,
marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,
marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,
benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu,
önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
Bilindiği üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3 hükmüne göre, “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir”.
Yine aynı kanunun 6/6 hükmüne göre; “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir”.
Sınai Mülkiyet Kanunun 25/1 inci maddesine göre Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ıncı maddesinde belirtilen hallerde markanın hükümsüzlüğü mahkemeden talep edilebilir. Bir marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istismal eden ve piyasada maruf hale getiren gerçek hak sahibine aittir. Markayı tescil ettirmeden piyasada ilk kez kullanan ve maruf hale getiren kişi, gerçek hak sahipliğine dayalı olarak hükümsüzlük davası da açabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca, markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile oluşur ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayını tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Önce tescil ettiren kişi, o işaret üzerinde marka ile ilgili mal ve hizmetler için inhisar ve daha sonra başkasının marka olarak tescil ettirmesini men etme hakkını kazanır. Öncelik ilkesi şöyle ifade edilebilir: daha önce tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir işaret yada ondan ayırt edilemeyecek kadar onunla ayniyet içinde bulunan bir işaret ,aynı mal veya hizmetler yahut aynı türdeki mal ve hizmetler için bir kere daha başkası tarafından marka olarak tescil edilemez; önce yapılan tescil sonrakileri önler.
Marka tescil başvurusu ile idari nitelikte bir inceleme süreci harekete geçer ve başvuru ile marka hukuku anlamında öncelik hakkı elde edilir . Bu hak, başkasının aynı işareti aynı mal ve hizmet için marka olarak tescil ettirmesine engel olduğu gibi, başvuru sahibine, mirasla geçen, kabili devir, haciz, rehin ve lisans konusu yapılabilen tescili hedefleyen bir bekleme hukuki durumu sağlar . Bu bekleme hukuki durumundan doğan hak, marka tescil işlemlerinin takibi, gereğinde itiraz, yanlışlıkların düzeltilmesi, başvurunun geri çekilmesi haklarını kapsar, ancak başvuru sahibine işareti marka olarak kullanma ve marka olarak korumak hakkı vermez, başvurusu yapılmış marka haksız rekabet hükümlerine göre korunur .
Önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez.
Başka bir deyişle önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez .
Somut olaya dönüldüğünde, dosya kapsamına sunulan ilk bilirkişi raporunda önceye dayalı kullanım iddiası kapsamında davacı yanın ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin kullanımların gerçek hak sahipliğine yeterli olmadığına yönelik rapor tanzim edildiği; bilirkişi heyetine bir mali müşavir bilirkişi eklenmek sureti ile davacı yanın itirazlarını karşılar nitelikte dosyanın yeniden heyete tevdi ile davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelemesine karar verilmiş olup,
mali bilirkişinin ilk incelemesini davacının ticari defter kayıtlarının 28/03/2023 tarihli talep dilekçesi ile mali bilirkişiden yerinde inceleme yapmasını talep edildiği halde incelemenin dosyadaki faturalar ile sınırlı yapıldığına yönelik itiraz da dikkate alınarak davacı vekilinin dava dosyası içerisindeki 28/03/2023 tarihli talep dilekçesi de dikkate alınarak mali bilirkişiye HMK m.278/4 gereğince yerine inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş, bu hali ile davacı tarafın ticari defter ve kayıtları da incelenmek sureti ile ek rapor tanziminin istenmiş;
dosya kapsamına sunulan mali inceleme rapor içeriğinde davacı tarafından 2016 tarihinden itibaren dava konusu markaların yer aldığı ürünlerin yoğun bir şekilde kullanıldığı, davalının marka tescil tarihinden önce davacının dava konusu markalara ilişkin katalogların bulunduğu; davalı tescil tarihi öncesinde dava konusu markalara ilişkin ciddi kullanımı olduğu, markaların tanıtımı, gelişimi için yatırımda bulunduğu, bu şekliyle ..., ..., ..., ...; ..., ..., ...; ..., ..., ..., ...;
..., ...;. ..., ... şeklindeki kullanımların davalı markalarının başvuru tarihinden önce davacı yan tarafından yoğun bir şekilde kullanılmasına yönelik ispatı sağlar nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu markalardan ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markası ve... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markası davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu ... ibaresini aynen ihtiva ettiği, davacı gerçek hak sahibi olduğu değerlendirilen ... unsurunu Yastık, Yorgan, Bebe Yastık ve Bebe Yorgan emtialarında kullandığı,...başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markası davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu ... ibaresini aynen ihtiva ettiği, davacının gerçek hak sahibi olduğu değerlendirilen Woolla unsurunu (Elyaf Boncuk) Yastık, (Yün Boncuk) Yastık, Yorgan, Yatak Alezi emtialarında kullandığı;
bu haliyle SMK'nun 6/3. maddesine göre eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hak hangi mal ve/veya hizmetler için elde edilmiş ise, sadece bu mal ve/veya hizmetler ile benzer sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescil engeli söz konusu olduğundan ve sadece bu mal ve/ veya hizmetler ile benzer sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği de dikkate alınarak;
davalıya ait...başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için havalı yastıklar, yastıklar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından;
...başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için havalı yastıklar, yastıklar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından;
... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markasının ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için havalı yastıklar, yastıklar, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir.
... başvuru numaralı markası “...” ibaresini ihtiva ettiği; davacı ise bu markanın başvuru tarihinden önce ... ibaresini yoğun bir şekilde kullandığı davalı markasının farklı kelime unsurları içermesi sebebiyle ... markası ile davalının ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markası arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olmadığı, SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü şartlarının bu marka yönünden oluşmadığı;
yine davacının marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden ise haksız fiilin hukuka aykırı fiil unsuru dosya kapsamına göre davalının tescil işlemi dışında ilgili markaların SMK'nın 29/1 maddesinde sayılmış şekliyle tecavüze sebebiyet verecek bir kullanımına yönelik herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı.
SMK sistematiğine göre de tescilli markaların kullanılmama halinin de düzenlenmiş olduğu (SMK m.9); markanın tescil edilmesinin tek başına hukuka aykırı kullanım olarak değerlendirilemeyeceği de dikkate alınarak davacının markaya tecavüz yönünden taleplerinin tecavüze konu markaların davalı yanca markasal olarak kullanıldığına yönelik ispatın bulunmaması nedeniyle reddine, yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/51, K. 2024/220, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama