KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/53
- Karar no
- 2024/1568
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2021
- Numarası
- 2019/1092 Esas - 2021/451 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan minibüs satın aldığını, minibüsün, seyir halinde iken motorunun arıza yaptığını ve yolda kaldığını, davalı şirket yetkilileri ile görüşüldüğünü, zararın giderilmesi talep edildiğinde başta mağduriyetin giderileceğinin beyan edildiğini, sonra müvekkilinin taleplerine olumsuz yanıt verildiğini, Kocaeli 3. SHM'nin 2018/70 D. iş sayılı dosyasında belirlenen araçtaki zararın her iki tarafça ortak karşılanması gerektiğini, davalı şirkete ait tutarın 23.907,50-TL olduğunun tespit edildiğini, zararın karşılanmaması üzerine müvekkilince İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının aracın 400.000 km'nin üstünde olduğunu bilerek ve isteyerek piyasa değerinin altında aldığını, davacı tarafından yaptırılan tespite müvekkilince itiraz edildiğini, tespit raporunda meydana gelen hasarın eskime nedeniyle ortaya çıktığının belirlendiğini ve davacının kötüniyetli olarak takip yaptığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, araçtaki arızanın tarafların doğrudan kusurları nedeniyle meydana gelmediği, davacı alıcı tarafından aracın 400.000 km'ye ulaştığının bilindiği, buna rağmen söz konusu araç için ekspertiz raporu aldırmadan veya aracı uzman birisine göstermeden aldığı, davalı satıcının da aracın 400.000 km'ye ulaştığını bildiği, araç alım satım işi yapan işinin ehli biri olarak bu kilometre değerinde bir aracın motor ömrünü tamamlayabileceğini tahmin edebileceği/bilebileceği, davacıyı bu yönde bilgilendirmesi gerektiği halde bilgilendirmediği,
bunun dışında davalının motor ömrünü tamamlayabileceği hususunda gerekli bilgilendirme yapmaması ve aracın satın alındığı gün motor arızası vermesinin TBKnın 223 uyarınca ayıp kapsamında değerlendirildiği; davacının ayıbı noter marifetiyle davalıya bildirdiği, zarardan satıcının ve alıcının eşit şekilde zarar görmesinin hakkaniyete daha uygun görüldüğü ve icra inkar tazminatı şartları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 13.994,07-TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,
icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 15 gün sonra ihtar gönderdiğini, iddia olunan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, zira davacının 2012 model 400.000 km üzerindeki aracı, olası masraf ve arızaları bilerek piyasa değerinin çok altında satın aldığını, aracın emsal fiyatının 125.000-TL iken davacının 75.000-TL'ye satın aldığını, aralarındaki satış sözleşmesinin 2. maddesinde aracı inceleterek noksansız ve faal satın aldığını kabul ettiğini, davacının her hangi bir tamir faturası sunmadığını, talep ettiği rakama aracı tamir ettirdiğini ispatlayamadığını belirterek,
kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davacı vekili, kabul edilen alacak miktarının hatalı olduğunu, takipte istenilen bedelin davalının payına düşen miktar olduğunu ve icra inkar tazminatı verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari araç satım sözleşmesi kapsamında davalı satıcının davacı alıcıya ayıplı araç sattığından bahisle araçtaki ayıp tutarının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır.
TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Somut olayda, davacı davalıdan ... plakalı ... marka 2012 model minibüsü 11/09/2018 tarihinde 75.000-TL'ye satın almıştır.
Davacı, aracı satın aldığı gün arıza yaptığını, telefonla davalıya bildirimde bulunduğunu, 26/09/2018 tarihinde davalıya noterden ayıp ihbarında bulunduğunu ve Kocaeli 3. SHM'de 11/10/2018 tarihinde tespit istediğini, 15/10/2018 tarihinde makine mühesindisi bilirkişi tarafından özel servisteki aracın incelendiği, aracın 431.432 km'de olduğu, motorunun ve bir çok parçasının söküldüğü ve araç motorundaki arızanın eskime sonucu meydana geldiği, hasar bedelinin 47.815-TL olduğu tespit edilmiş; tespit raporu davalıya 14/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tespite itiraz etmiştir.
Taraflar arasında resmi satışın da yapıldığı 11/09/2018 tarihinde imzalanmış satış sözleşmesinin 2. maddesi, "Alıcı aldığı vasıtayı kendi tercih ettiği bir serviste inceleterek satın aldığından tüm sorumluluk kendisine alt olacaktır. Kendisine araç ile ilgili genel bilgiler verilmiş olup aracı görüp beğenerek, noksansız ve faal olarak teslim almıştır.
Satıcıdan herhangi bir geri ödeme ve fiyat indirimi talebinde bulunmayacağını şimdiden kabul ve taahhüt eder." hükmünü içermektedir. Buna göre davacı ile davalı şirket arasındaki satım sözleşmesinin konusunu oluşturan araç, 2012 model olup sözleşme tarihi itibariyle 6 yaşındadır.
Yine kilometresi 431.000 olan aracın satışı sırasında, davacının tercih ettiği serviste incelettiği, kendisine araç ile ilgili bilgilerin verildiği, noksansız ve faal olarak teslim aldığını kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davalı satıcı tarafından araca garanti verilmemiştir.
Bu durumda davacının aracı mevcut durumu ile satın aldığını, aracın fiyatının mevcut durumuna göre belirlendiği, aracın yaşı ve kilometresi ile satıcı tarafından garanti verilmediği de dikkate alındığında, davalı satıcının satıştan sonra eskime sonucu ortaya çıkan arızalardan dolayı sorumlu tutulamayacağı kabul edilmelidir.
Kaldı ki davacı, ayıbın 11/09/2018 tarihinde çıktığını belirtmesine rağmen, davalıya 15 gün sonra 26/09/2018 tarihinde ihbarda bulunduğundan, TBK 223'e göre süresinde ihbarda da bulunmamıştır. Bu kapsamda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun reddine; davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın reddine" ve davacının kötüniyetli olarak takip yaptığı ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.
04/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/53, K. 2024/1568, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama