İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/90 K.2024/235

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2024/90Karar2024/235Tarih19 Aralık 2024Okuma24 dk · 4.794 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Esas no
2024/90 ESAS
Karar no
2024/235
Dava
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Dava tarihi
12/07/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.794 kelime·24 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkiline ait olan ... markalarının ilk olarak 1996 yılında sakız, çikolata ve şekerleme ürünleri ile 1926 yılından beri sürdürdüğü faaliyetleri ile ... Tic.

A.Ş. tarafından yaratılıp, tasarlandığı, oyuncaklı sakız ürünlerinde kullanılmaya başlandığı, ...’nın 1996 yılında yenilik sunma amacı ile hiç yapılmamış olan oyuncak ve sakızı bir araya getirme fikrini bulduğu, ... markalı ürünlerin kısa sürede Türkiye’de tüketici tarafından tanınır ve sevilir olduğunu, 1996 yılından beri piyasada yoğun olarak kullanılan sayısız reklama konu edilmiş ... markalarının tek ve gerçek sahibi oldukları, ... esas unsurlu markaların ilk olarak ... tarihinde ve ...sayı ile TürkPatent nezdinde tescil ettirildiği, ... ibareli markaların ..., ... ve ...numarası ile tescilli olduğu,

Türkiye’nin yanı sıra Dünya çapında da tanınmış olan ... ibareli markalarının WIPO nezdinde de toplam 41 ülkede tescilli oldukları, ... ibareli markalarının tanınmışlığının ... arama motoru sonuçlarından da anlaşıldığı, ..., ... sosyal medya mecralarında da takipçilerinin olduğu, reklamlarının ciddi oranda izlenir olduğu,

SMK m.6/9 gereğince davalıların ... markası üzerindeki marka hakkına tecavüz teşkil eden kötü niyetli kullanımın durdurulması ve tescilin hükümsüzlüğünün gerektiği, davalıların müvekkilinin ilgili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamak suretiyle tamamen kötüniyetli olarak müvekkiline ait ... markasını özgün şekilde yarattıkları yazım stili ve renkleri ile birlikte ve renklerin sıralaması dahi bire bir olacak şekilde ... olarak kopyaladığı ve tescilsiz kullandığı,

davalıların..., ...,..., ..., ... ..., uzantılı adreslerde reklam ve tanıtımlarını yoğun şekilde yaptıklarını, 2005 ve 2008 yıllarına ait ambalaj, tanıtım afişleri, ambalajlar da , davalı şahısın marka tescil başvurularından çok önce de müvekkilinin her türlü dokümanda ... marka ibaresini kullandıkları, davalılardan ...’ya ait ... ve ... sayılı tescillerinin de kötüniyetli olup, hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, SMK m.6/5 uyarınca da davaya konu marka hakkına tecavüz teşkil eden kötü niyetli kullanımın durdurulması ve tescilin hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, müvekkili ... ibareli markalarının tanınmış olduğunu,

davalıların sonraki tarihli kötü niyetli kullanım ve tescillerinin müvekkili markasının tanınmışlığına zarar verdiği ve haksız kazanç teminine yol açtığını, davalıların ... markasını çocuk giyim sektöründe kullanmak istediği ve çocuk giyim ürünleri ile müvekkilinin ana faaliyet alanı olan çikolata, şekerleme ve oyuncak ürünlerinin aynı tüketici kitlesine hitap ettiği dikkate alındığında davalıların ... ve ....

Sınıflardaki ürün hizmetler üzerinde ... markasını kullanmasının kendisine haksız çıkar sağlamak olduğu ve müvekkilinin tanınmışlığına zarar vereceğini, davalının sonraki tarihli kötü niyetli kullanım ve tescillerinin müvekkilinin tanınmış markasının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalının müvekkilinin marka haklarına zarar verir kullanımlarının diğer fikri haklarını da ihlal edeceği,davalıların ... ve ... markaları tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte işletme olduğu iş yerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanmasını, bu markaları taşıyan ürünlerin üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının,

elde bulundurmasının , satmasının, satışa arz etmesinin , depolamasının , ithal ya da ihraç etmesinin , internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasını ve önlenmesini, davalılara ait "...", "... " , "...", "... " ve "..." ve sair adreslerdeki mağazalarında ve ilgili mağazaların depolarında , ardiyelerinde arama ve el koyma işlemi yapılarak ... ve ... marklarının tek başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullandığı ürünler, ambalajlar , ilan , reklam , broşür , afiş , tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi,

basılı evraklar , faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye el konulmasını, el konulanların toplanmasını, dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde tedbiren muhafaza altına alınmasını, davalıların .... uzantılı internet sitesindeki , ... uzantılı twitter, ... uzantılı ..., ... ve ... hesaplarında ,..., ..., ..., ..., ... uzantılı internet sitelerinde ve online platformlarda ... ve ... markalarının kullanıldığı tüm sayfalara erişimin tedbirin engellenmesini, tedbiren karar verilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının dava sonunda esas hüküm kesinleşene kadar devamına karar verilmesini,

davalıların ... ve ... markalarına ilişkin hukuka aykırı ve kötü niyetli kullanımının ve bu markalar ile ilgili her türlü ticari faaliyetinin , müvekkili aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığının tespitini, tespit edilen söz konusu hukuka aykırılıkların durdurulmasını, önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasını, davalıların ... ve ... markaları tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte işletmekte olduğu iş yerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanmasının , bu markaları taşıyan ürünlerin üretmesinin , ürettirmesinin , sağlamasının, elde bulundurmasının , satmasının , satışa arz etmesinin ,

depolanmasının , ithal ya da ihraç etmesinin , internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının durdurulmasını , davalı ... 'nın Türkpatent nezdindeki ,... ve...sayılı kötü niyetli "..." marka tescillerinin iş bu dava sonunda verilecek esas hükmün kesinleştiği tarihe kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı ... 'nın Türkpatent nezdindeki kötü niyet mahsulü ... ve ...sayılı tescilinin SMK madde 6/9, 6/5 , 6/6 uyarınca hukuka aykırı ve haksız olduğunun tespitini, bu sebeple hükümsüzlüğünü ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkinini, masraf ,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının ...A.Ş.’den markaların devralınmasına ilişkin işleminin TTK 356 hükmüne aykırı olduğunu, davacının markaların sahibi olmadığından sahip olmadığı marka hakkına istinaden işbu davayı açmasının mümkün olmadığını, davacı ürünü açısından ... ibaresinin orijinal olmadığını, ... ibaresinin İngilizce olup Türkçe karşılığının ... olduğu,

davacı ürünlerinin oyuncaklı sakız şekerleme vs. ilgili olduğundan SMK m 4 ve 5. çerçevesinde davacı ürünü yönünden özgünlüğü bulunmadığından hükümsüz Kılınacağını, davacının markasının tüm Dünya çapında özellikle oyuncak ve benzeri çocuklara yönelik ürünlerde yaygın olarak kullanıldığını, çok sayıda emtia ve hizmet yönünden de kullanıldığını, davacı markasının davacı ürünleri üzerinde hiçbir özgünlüğünün bulunmadığını, sunmuş olduğu linkler çerçevesinde davacı dışında çok sayıda kişinin alan adı olarak dahi ... ibaresini davacıdan çok önce kullandığını,

davacının dava konusu ettiği renkler ve stil ile ilgili olarak 2009’dan beri markanın tescilli olduğuna ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, ... ibareli davacı markasının ... sayı ile... başvuru tarihli ve ... Sınıf emtia nezdinde tescilli olduğu, müvekkili ...adına kayıtlı ... sayılı ... markasının faaliyette bulunduğu tekstil alanı ile ilgili ... Sınıfta yer alan emtialar için tescil ettirildiğini, 19/11/2015 koruma tarihli ... markasının da ...

Sınıf için tescilli olduğunu ve SMK m.7 kapsamında tescilli markalarına istinaden müvekkilinin markalarının kullanıldığını, markaların tescilli olduğu sürece haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin söylenemeyeceğini, dosyada SMK m.155/2 uygulanmasının mümkün olmadığını ve davacının markasının tanınmış marka olmadığını, ... markasının davacının markasından önce müvekkili tarafından tescil ettirildiğini, davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ve tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin markasının ...

Sınıf için, davacının markasının ise .. ve ...

Sınıflarda tescilli olduğunu, koruma kapsamındaki ürünlerin hiçbir biçimde aynı veya benzer olmadığını, müvekkili 19/11/2015 tarihli hizmet markasının da 35. Sınıfta tescilli olduğu ve bu hizmetlerin kullanılacağı ürünlerin davacının ürünleri ile hiçbir ayniyet veya benzerlik taşımadığını, tarafların markalarının koruma kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı olmadığını ve aralarında benzerlik bulunmadığını ve bu nedenle karıştırma tehlikesinin Bulunmadığını, davacının ürünleri ile müvekkilinin ürünleri arasında birbirlerinin yerine geçebilme, ikame edilebilirlik söz konusu olmadığını, hitap ettiği çevrenin de tümüyle farklı olduğunu,

davacının faaliyet alanında şekerleme ürünlerinin doğrudan çocuklara hitap ettiği, müvekkilinin ürettiği çocuk giysilerinin muhatap çevresinin ebeveynler olduğunu, ebeveynlerin de müvekkili ile davacının ürünlerini karıştırma ihtimali bulunmadığını, müvekkillerinin haksız rekabeti söz konusu olamayacağını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacının markasının müvekkillerinin markasından önce tanınmış marka statüsünü kazanması gerektiğini, davacının tanınmış marka olmadığını davacının tanınmışlığına ilişkin en eski tarihli delilin Ekim/Kasım 2014 tarihli faturalar olduğunu,

müvekkilinin markasını kullanmaya başladığı ve markasını tescil ettirdiği tarihin bu tarihlerden çok önce olduğunu, davacının tanınmışlığa ilişkin sunduğu faturaların bedellerinin davacının tanınmışlık iddiasını karşılamaktan uzak Olduğunu, davacının WIPO tescilleri de dahil tanınmış olduğuna dair delillerinin müvekkilinin markasını kullanmaya başlaması ve tescilinden sonraki deliller olduğunu, davacı tarafından tanınmışlığa ilişkin sunulan delillerin tanınmışlığını ispatlayamadığını, ...

A.Ş. tarafından yapılan KAP bildiriminin de davacının iddialarının doğru olmadığını gösterdiğini, davacının ticaret unvanının tescil tarihinin müvekkil markasının tescil tarihinden sonra olması sebebiyle ticaret unvanına tecavüz edildiğinden söz edilemeyeceğini, müvekkili markaların hükümsüzlüğünün talep edilmesinin yahut haksız rekabette bulunulduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememize sunulan 04/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacı tarafın kullanımları ispatlamak amacıyla dosyaya sunduğu görseller incelendiğinde, kullanım tarihini ispatlayan tarih unsurunun bu görsellerde yer almadığı, bu sebeple tanıtım görsellerinden davacının markasını kullanım tarihine ilişkin bir tespit yapılamadığı, dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde davacının 2014,2015,2016 ve 2017 yıllarında ... markasına ilişkin şekerleme ürünleri bakımından yoğun kullanımları bulunduğu, davacı taraf 28/06/2011 tarihi öncesi tanıtım faaliyetlerine ilişkin olarak dosyaya sadece renkli görseller sunduğu,

yapılan tanıtım faaliyetlerine ilişkin orijinal evrak bulunmadığı gibi , bu faaliyetlerin mali kayıtları da dosyaya sunulmadığı , farklı ülkelerdeki marka tescillerinden bahsedilmekle birlikte bu konuda ilgili evrakın dosyaya sunulmadığı, söz konusu döneme ilişkin ... markası ile gerçekleşen ticari faaliyetlere ait faturaların da dosyada bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan deliller değerlendirildiğinde 28/06/2011 tarihi itibariyle davacı markasının tanınmış marka olmadığı,

davacı markasının tanınmış marka niteliğine olmadığı tespiti doğrultsunda SMK m.6/5 kapsamında sayılan hallerin somut olay bakımından söz konusu olmadığı ve bu hüküm uyarınca davalı markalarının hükümsüzlüğünün şartlarının oluşmadığı, davacı tarafın davalı markasını kullandığı tekstil ürünleri bakımından marka tescilinin bulunmadığı ve davalının bu ürünler bakımından markasını tescil ettirdiği dikkate alındığında davacı ve davalı firmalar arasında işletmesel bağlantı bulunduğu biçimine bir algının ortalama tüketici nezdinde ortaya çıkmayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 19/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalının iddia ettiği TTK'nun hükümleri işbu davanın konusu olmadığı, davanın açıldığı tarihte TPMK kayıtlarına göre davaya konu markalar üzerinde hak sahibi davacı şirketin olduğu ve bu sebeple davaya taraf ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, davaya konu tüm görsellerde ... ibaresi markasal olarak Türkiye sınırları içinde yaygın olarak 2005 yılından beri kullandığı dosya kapsamındaki bilgilerden anlaşıldığı,

davalının ... markasının tescilini gerçekleştirdiği 2011 yılından davacının markasının ... gıda ve oyuncak sektöründe tanınmış bir marka olduğunun kabulü gerektiği gıda ve oyuncak sektörleri dışında tanındığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, somut dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davalı markasını tescil ettirdiği ... görseli ile kullanmadığı, davalının markayı yaygın kullanımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu,

bu kullanım sebebiyle de davalının kullanımının bütünsel olarak değerlendirildiğinde marka hukuka algısında zaten taklit etme niyet ve kastını işaret ettiği, davalının ...sınıfta tescil edilmiş ... ibaresini tescil ettirdiğinden farklı olarak kullanması sebebiyle davacının tanınmış markasının itibarından haksız yararlanma ve tanınmış markanın ayırt edici karakterini zedelediği,

davacının ... markası uzun süreden beri kullanma sonucu eriştiği ayırt edicilik ve özgünlük ve markanın da tanınma düzeyinin yüksek olduğundan farklı mal ve hizmetlerde koruma şartlarının oluştuğu, somut dosya kapsamında markaların yüksek benzerliği ve davalının ürettiği ürünlerin doğrudan çocuklara yönelik olması ve davacının hedef kitlesi ile aynı olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının gıda ürünleri ile davalının giysi ürünleri arasında tüketici nezdinde iki farklı ürünlerin aynı üreticilerden satıcılardan geldiği,

aynı işletmede üretildiği zannını yaratacağından işletmeler arasında ekonomik bağlantının kurulacağı yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 06/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

Davacının marka kullanımına dair dosyaya sunmuş olduğu deliller incelendiğinde , delillerin tamamının orijinalinin dosyada bulunmadığı, diğer yandan ne zaman oluşturulduklarına dair destekleyici delillerin bulunmaması sebebiyle tarih barındıran delillerin de markayı kullanıma dair tespiti sağlayamadığı, marka kullanımın hangi tarihte başladığına yönelik tespitte tarih barındırmayan delillerin açıklanan sebeplerle inceleme kapsamına alınamadığı,

davacı ambalaj görsellerinin raporda belirtilen kısmı ve iş takip formları tarih barındırsa da , bunların orijinalleri dosyada bulunmadığı gibi , hangi tarihte oluşturulduklarına yönelik destekleyici delillerin dosyada bulunmadığı , dolayısıyla ne zaman oluşturuldukları hususunda herhangi bir kanıya varılamadığı, davacı tarafından sunulan diğer delillerin de tarih barındırmadığı, dava dışı ...

A.Ş'nin tarih barındıran aldığı ödüllere dair görseller incelendiğinde ... ibaresinin yer almadığı , ... 'ye ait ibarelerin yer aldığı, katıldığı fuarlara ilişkin ... ibaresinin geçtiği stant görsellerinde de ... ibaresi yer almadığı gibi yine bu görsellere ilişkin tarih ibaresine rastlanılmadığı, dosyada yer alan fatura suretleri ise incelendiğinde , davacının ... markasını 2014-2015-2016 ve 2017 yıllarını kapsayan , düzenli ve kesintisiz ticari etki doğuracak biçimde mal niteliğine uygun tutarları kapsayacak biçimde "oyuncaklı sakız , şekerleme " ürürnlerinde yoğun ve markasal kullandığı,

davalı ilk marka tescil tarihi olan 28/06/2011 tarihi öncesinde davacının dosyaya sunmuş olduğu görsellerin iş emri formları , ambalaj görsellerinin orijinali dosyada olmadığı gibi , hangi tarihte oluşturulduklarının da tam olarak belirlenemediği tarihlerine ilişkin destekleyici delillerin de ayrıca dosyada yer almadığı, sunulmuş fatura suretlerinin de 28/06/2011 tarihi öncesini kapsamaması nedeniyle , davacı ... markasının tanınmış olup olmadığının tespit edilebilmesi için yeterli delile ulaşılamadığı,

bu sebeple davacının markasının tanınmış olup olmadığı tespit edilemediğinden haliyle tanınmışlığının gıda ve oyuncak sektörü dışına taşıp taşmadığının da tespit edilemediği, davacı ve davalılara yönelik ürünlerin çocuklara yönelik ürünler olduğu, davacının tescilli nice sınıfları ile davalının tescilli nice sınıflarının hitap ettiği tüketici kitlesinin çakışması,

taraf ürünlerinin bu nednele tamamlayıcı özelliği birlikte değerlendirildiğinde , Nis Anlaşması m.2/1 ve SMK m.11/4 uyarınca taraf ürünlerinin benzer olduğu ve ürünlerin aynı teşebbüsten geldiği ya da ekonomik yönüyle mallar arasında ortalama tüketici nazarında görsel , işitsel olarak bıraktıkları umumi intiba nezdinde iltibasa neden olacak derecede benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

KANAAT VE GEREKÇE

6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.

Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,

marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.

İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.

6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,

cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,

üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür.

Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru,

marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,

marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,

benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu,

önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.

Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.

Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 155.maddesinde "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." belirtilmiştir. Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...

Karar sayılı kararında "İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, SMK'nın 25/6.maddesi uyarınca marka sahibinin sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceği belirtildiği, davalı ... adına TPMK nezdinde ... numarası ile tescilli markanın 11/10/2012 tarihinde tescil edildiği, davanın ise 12/07/2019 tarihinde açıldığı halde, söz konusu markaya ilişkin hükümsüzlük davasının süresinde açılıp açılmadığı,

davalının marka tescili sırasında kötü niyetli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılmaksızın, SMK 6/1 ve SMK 6/5 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalılardan ...adına TPMK nezdinde ... ve ...tescil numaralı ... markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine verilmiştir.

Bu nedenle ...numaralı marka yönünden davanın süresinde açılıp açılmadığı, davalının marka tescili sırasında kötü niyetli olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hükümsüzlük talebi yönünden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yine markaya tecavüz iddiası yönünden de,... numaralı markaya karşı davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığı, söz konusu marka tescilinin kötü niyetli olup olmadığı hususları değerlendirilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. İlk derece mahkemesi tarafından hem markaya tecavüz ve hem de haksız rekabet yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, davacı marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamaz. Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ... E- ...

K.sayılı kararında; markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığına karar verilmiştir. Bu nedenle kabule göre, ilk derece mahkemesinin, eylemin hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabete neden olduğu yönündeki gerekçesi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine; kaldırma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de Dairemizin 28.12.2022 tarihli, ...E., ...

K. sayılı kararınında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, fikir ve sanat eserleri hukukunun, marka hukukunun endüstriyel tasarım ve patent hukukunun konusu, sırasıyla eser, marka, tasarım ve patent üzerindeki haklar ile bunların sahiplerinin korunması iken, haksız rekabet hukukunun konusu, dürüstlük ilkesine aykırı ticaret yöntem ve uygulamalarına karşı emek ilkesi uyarınca, işletmesel çabayı, birikimi ve yatırımı kapsayan emeğin korunmasıdır.

Yani, korumanın dayandığı ilkeler birbirinden farklıdır. (Sevilay Uzunallı, Markanın Korunmasının Kapsamı ve Tazminat Talebi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012, s. 516 vd..) İki grup hükmün öngördüğü kriterler birbirinden farklı olduğundan birinin uygulanması, diğerinin uygulanmaması veya tam tersini gerektirmez, eğer şartları varsa her iki mevzuatın yan yana veya biri diğerinin yokluğunda uygulanabilir (Şehirali Çelik, Haksız Rekabet,s. 65).

Böylece haksız rekabet koruması fikri haklar korumasını tamamlayan bir konumda olmayıp bağımsız ve kendi kurallarını takip eden bir koruma olduğundan haksız rekabet kaynaklı talepler fikri haklar korumasından bağımsız olarak ileri sürülür. O halde korumanın şartları mevcut olduğu halde haksız rekabet hükümleri fikri mülkiyet hukukuna ilişkin hükümler yanında doğrudan ve birinci dereceden uygulama alanı bulur (Ünal Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku 5. Bası s.37, 2012).

Dolayısıyla davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti halinde bu eylem aynı zamanda haksız rekabet de teşkil edecek olup Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmadığından kararın, kabul şekline göre belirtilen sebeple de bozulması gerekmiştir. " belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli "..." ibareli markalar yönünden davalılar tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun, davalı ... adına tescilli ... numaralı ve ...numaralı markalar yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, TPMK kayıtlarının incelenmesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ... tescil numaralı markanın başvuru tarihinin 28/06/2011 olduğu, markanın 11/10/2012 tarihinde ...

Sınıfta davalılardan ... adına tescil edildiği, yine davalıya ait ...tescil numaralı markanın başvuru tarihinin 19/11/2015 olduğu, markanın 22/08/2016 tarihinde ...

Sınıfta davalılardan ... adına tescil edildiği, davalı markalarının "..." ibaresinden oluştuğu, davacının hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde, davalı ... adına tescilli ... numaralı ve ... numaralı markaların 6769 sayılı SMK'nun 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlüğünün talep edildiği, hükümsüzlük talebine dayanak gösterilen davalı markalarının başvuru ve tescil tarihlerinden önce olan davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli ve... numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu, ... numaralı "..." ibareli markanın ...

Sınıflarda, ...numaralı "... " ibareli markanın ...sınıfta, ... numaralı "..." ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu, davacının bu markalarının esas ve ayırt edici unsurlarının "..." ibaresi olduğu, 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında değerlendirme yapıldığında 6/5 maddesi kapsamında öncelikle davalı markalarının başvuru tarihinde davacı markasının tanınmış marka olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, İstinaf ilamından önce de gerekçelendirildiği üzere sunulan deliller ve raporlardaki tespitler dikkate alındığında davaya konu ve davacının sonradan tescil sahibi olduğu markanın ülkemizdeki kullanım durumu gözetildiğinde,

... ibaresinin 2000'li yılların başından beri markasal olarak Türkiye sınırları içerisinde yaygın olarak kullanıldığı, her ne kadar dosya kapsamında alınan ilk ve son raporlarda davacı tarafından dosyaya sunulan ambalaj, reklam görsellerinin tarihlerinin net olmadığına dair bilirkişiler görüş bildirmiş iseler de, delillerin incelenmesinde davacı tarafından sunulan görsellerin üzerinde tarih bulunduğu gibi, dava dışı ...

A.Ş. tarafından ... numara ile marka başvurusunda bulunulduğu, ...'nın katılmış olduğu fuar ve organizasyonlarda ... markalı ürünlerinde bulunduğu ve ödül alan ürünler arasında sergilendiği, ... ibareli ürünlerin ... A.Ş.

Tarafından satışa sunulduğu tarihlerde bu ürünlerin bakkal, market vb. yerlerde satışa sunulduğu da bilinen bir gerçek olup markanın özellikle çocuklar ve ebeveynleri bakımından ciddi bir ayırt ediciliği olduğu, Türkiye çapında tanınmış bir marka olduğu gözetilerek bu husuta 19/03/2021 tarihli rapordaki tespitlere itibar edilmiş, diğer raporlardaki tanınmışlığa ilişkin yapılan tespitler yukarıda açıklanan nedenler mucibince yerinde görülmemiş ve dava konusu ... ibareli markanın davalının tescilli markalarının başvuru tarihlerinde tanınmış bir marka olduğu,

tarafların marka ibareleri karşılaştırıldığında yukarıda belirtildiği üzere davaya dayanak davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı markalarının da "..." ibaresinden oluştuğu, marka ibareleri yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının fiili olarak "..." ibaresini her bir harf farklı renkte olacak şekilde renklendirme yaparak kullandığı, bu renklendirme şekliyle "..." ibaresinin ... numaralı markada tescil edildiği,

dosyaya sunulan deliller ve raporlardaki tespitlerden davalı tarafça kullanımların davacı adına tescilli markası ve kullanımındaki gibi sıralaması aynı şekilde aynı veya benzer renklerle harflerin renklendirilerek kullanıldığı, tarafların kullanımlarının çocuk ürünlerine ilişkin olduğu, çocuklara hitap edildiği, davalının yukarıda belirtilen şekilde kullanımlarının karıştırılma ihtimalini arttırdığı, yukarıda açıklandığı üzere ... ibareli markanın davalının tescilli markalarının başvuru tarihlerinde tanınmış bir marka olduğu,

davalının fiili kullanımlarının davacı adına tescilli markası ve fiili kullanımı yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğu yönünde kanaat oluştuğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 6769 sayılı SMK'nun 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının bulunduğu,

davalı markalarının tescilli olduğu sınıf, ürün ve hizmetler, davacı markasının tescilli olduğu sınıf, ürün ve hizmetlerden farklı olsa da 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında tescilli olan ürün ve hizmetlerin aynı veya benzerliğine bakılmaksızın hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden değerlendirme yapıldığında yukarıda açıklandığı üzere davacı markasının tanınmış marka olduğu, davalının fiili kullanımlarının davacı adına tescilli markası ve fiili kullanımı yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, tarafların kullanımlarının çocuk ürünlerine ilişkin olduğu,

çocuklara hitap edildiği, davacı adına tescilli markası ve fiili kullanımı yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer şekildeki davalının fiili kullanımlarının ve hitap edilen tüketici kitlesinin aynı olmasının karıştırılma ihtimalini arttırdığı,

davalı markalarının tescilli olduğu sınıf, ürün ve hizmetler, davacı markasının tescilli olduğu sınıf, ürün ve hizmetlerden farklı olsa da 6769 sayılı 7/2-c maddesinde "Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması." düzenlendiği şekilde davalı kullanımlarının tecavüz oluşturacağı,

davalı adına tescilli markalar bulunsa bile 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesi kapsamında davacı markalarının başvuru ve tescil tarihi önce olduğundan savunma olarak ileri sürülemeyeceği, davalının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ...

Karar sayılı kararında açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesi kapsamında haksız rekabet de oluşturacağı, yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere davalının marka başvurusu ve tescilinin kötüniyetli olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı bu nedenle 6769 sayılı SMK'nun 25/6 maddesinde düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin aynı madde kapsamında somut olayda uygulanamayacağı, yine kötüniyetli başvuru, tescil ve kullanımın tespiti kapsamında sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğranıldığı yönünde değerlendirme yapılamayacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KABULÜ ile,

Davalıların tespit edilen "..." ibareli kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait işyerleri, depo ve ardiyelerde tecavüze konu ibarelerin bulunduğu ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela vs. Her türlü tanıtım malzemesi, basılı evrak, faturalara vb. malzemelere el konulmasına, toplatılmasına ve hükmün kesinleşmesini müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, ... ibareli kullanımların davalıya ait internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yer alan içeriklerinin engellenmesine,

2-Davalılardan ... adına TPMK nezdinde ...ve ... tescil numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60-TL karar harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hükümsüzlüğü talebi yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 558,10 TL posta masrafı, 5.250,00-TL bilirkişi ücreti, 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç, 6,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.903,30-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025

KATİP

¸e-imzalıdır

HAKİM

¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/90, K. 2024/235, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanaat Ve Gerekçe
  5. Katip
  6. Hakim
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/90
Karar No
2024/235
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/91 K.2024/891
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/91 K.2024/274
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/91 K.2024/830
  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/91 K.2024/93
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/92 K.2024/1020
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/92 K.2024/1284

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.