KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/827 Esas
- Karar no
- 2024/658
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
2.181 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine ...
9. lera Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü İcra takibi başlatıldığını, icra takibinin müvekkilinin yazlık olarak kullandığı adresinde muhtarlığa yapılarak kesinleştirildiğini, müvekkilinin tüm banka hesaplarına ve araç ve evine haciz konulduğunu, müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulması sebebiyle işlerinin aksadığını, işlerini devam ettirebilmek amacıyla dosya borcunu menfi tespit ve istirdat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla ödemek zorunda kaldığını, ardından da bu davayı açtıklarını, takibe dayanak gösterilen 08/09/2022 tanzim tarihli,
30/10/2022 vade tarihli 19.000.00- TL bedelli bononun müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle düzenlendiğini, takibe konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, mahkemece yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu bono üzerindeki imzanın müvekkilire ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin imzasının yer almadığı,
sahte imza ile düzenlenen işbu bonodan dolayı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, davalının imzanın müvekkiline ait olmadığını bildiği ve bilebilecek konumda olduğunu, aksi düşünce hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davalı hakkında resmi evrakta sahtecilik ve bedelsiz senedi işleme koyma suçları sebebiyle ...
Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, davalı tarafla uzlaşmak amacıyla arabuluculuk müracaatının olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, ... 9. lcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... 9. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından icra tehdidi altında tahsil edilen toplam 29.000.00 TL. nin dava tarihinden ibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile ...adresinde bulunan ve ... Ticaret Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Vergi Dairesinin ... vergi sicil numarasına kayıtlı olan ... Şirketi ünvanlı şirketin devrine ilişkin müvekkili ile görüşmelerine 15.06.2022 tarihinde başlandığını, devir alan ...'in ödemelerdeki gecikmeleri sebebiyle Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi 08.09.2022 tarihinde sonuçlandığını, ...
32. Noterliğinde ...tarihinde ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile adı geçen şirketin bütün aktif ve pasifi ile hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte ...'e devredildiğini, devir alan ...'in noterdeki işlemlerden hemen önce, 08.09.2022 tarihinde kalan borcu olan 19.000 TL'sini (OndokuzbinTürkLirasını) 30.10.2022 tarihinde senetle ödemek istediğini, çek kullanmadığını belirten davacının 19.000 TL lik borcuna karşılık 30.12.2022 tediye tarihli bir senet düzenlenmesini ve bunu imzalayacağını önerdiğini, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin aksamaması ve devir işlemlerinin tamamlanabilmesi için davacının,
kalan borcuna karşılık senet verme önerisinin müvekkili tarafından kabul edildiğini, adı geçen Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin yapıldığını ve aynı tarihte, yani 08.09.2022 tarihinde notere gitmeden hemen birkaç saat önce, 30.10.2022 tediye tarihli 19.000 TL tutarlı davaya konu senedin ... tarafından kendi el yazısı ile senedin üstüne isim soyismini altına TC kimlik numarasını yazarak imzalandığını, söz konusu senetteki isim soyisim ve TC kimlik numarası ve imzanın ...in el ürünü olduğunu, senedin imzalanmasından hemen sonra aynı gün, ...
32. Noterliğinde ... tarihinde ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile adı geçen şirketin bütün aktif ve pasifi ile hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte ...'e devredildiğini, daha sonra ...'in eli ürünü olan söz konusu senedin ...Bankası A.Ş. ...Şubesine tahsil edilmek üzere, Barkod numarası ..., Senet No: ... olarak teslim edildiğini, ...'e, "şirketin kendisine devredildiği,
en son bakiye alacak olan 19.000 TL'lik borcun tarafımıza ödenmesi gerektiği" gerek yüz yüze gerek telefon ile defalarca hoşgörülü bir şekilde istenildiğini, tam 10 ay davacının borcunu ödemesinin beklenildiğini, ...'nin basiretli bir ticaret insanına yakışmayan bir şekilde borcunu ödemeyeceğini bildirdiğini, senet tediye tarihinden 10 ay sonra 06.09.2023 tarihinde ... 9. İcra Dairesinde ...
Esas Nolu dosya ile icraya konu edildiğini, ...'in eli ürünü olan, kendi kalemi ve el yazısı ile adını, soyadını ve TC kimlik numarasını yazıp imzaladığı senetteki imzasını kötü niyetle inkar ettiğini, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının yazı ve imza örneklerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesini, fazlaya ilişkin bütün hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla davacı taraf aleyhine alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile İİK 72 maddesi uyarınca icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı davasıdır.
Mahkememizce ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve dava konusu senet celp edilip incelenerek dosya arasına alınmıştır. İncelenmesinde 08/09/2022 tanzim tarihli, 30/10/2022 vade tarihli 19.000.00- TL bedelli bonodan kaynaklı davalı tarafça davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça 12.12.2023 tarihinde takip dosyasına 28.999 TL ödenerek takibin infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.
Senede (belgeye) karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun. “Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi; “(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır.
(3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir”.
“Yazı veya imza inkârının sonucu” başlıklı 209. maddesi; ''(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir” “Sahtelik incelemesi” başlıklı 211. maddesi ise;“(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir.
Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir.
İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir.
Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir” şeklinde düzenlemeler içermektedir.
Buna göre, 6100 Sayılı HMK'nın 211/a. maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 Sayılı HMK'nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan ilgili kişiye ait mukayeseye elverişli yazı ve imzalar temin edildikten sonra sahtelik iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerekir (Yargıtay HGK'nın ... esas ve ...karar sayılı kararı). Mahkememizce de anılan karara istinaden davacının imza incelemesine esas imza örnekleri ( ...
Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak ... 32. noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu imza sirküsü, ... 32. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ...
9. noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletname asılları) ilgili kurumlardan celp edilmiş akabinde Mahkememiz 26/03/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince davacı asil ...'in isticvabına karar verilmiş, mahkememiz 12/06/2024 tarihli duruşmasında davacı asilin hazır bulunarak isticvabında. "Dava konusu edilen icra takibindeki senet altındaki imza bana ait değildir", beyanında bulunmuştur. Usuli eksikliklerin tamamlanmasının ardından dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
"....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ... E. ...
K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, bonoda sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün bonoda imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır.
Nitekim Mahkememizin 12/06/2024 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın dosyada celp edilen evrak asılları ve icra takibine konu senet üzerinde inceleme yapılmak üzere takibe konu senetteki imzanın davacı asile ait olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Bilirkişi Grafolofi Uzmanı Hulusi Korkmaz'ın sunmuş olduğu 30/09/2024 tarihli raporunda, DEĞERLENDİRME: İnceleme konusu senet aslında davacı adına atılı bulunan borçlu imzaları ile davacının dosya içerisine toplanmış mukayese belgeleri ve huzurda alınmış imza örneklerinde atılı bulunan imzalarının yapılan detaylı karşılaştırmalarında;
imzaların başlangıç noktaları, başlangıçta yapılan şekilsel hareketlerin yapılış tarzları, buklesel hareketlerin yapılış tarzları, imzanın içerisinde yer alan çizgisel hareketlerin birbirlerine bağlantıları, dönüş hareketleri, noktalama işaretlerinin konumlandırılışları, meyilleri, istikametleri, seyirleri, süratleri, alışkanlıkları, tersimleri ve bitim hareketleri yönünden farklılıklar tespit edilmiş olup, bu farklılıklar mukayese tablolarında karşılaştırmalı olarak işaretlerle gösterilmiştir.
SONUÇ: İnceleme konusunu oluşturan; alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 08/09/2022 - İstanbul tanzim tarih ve yerli, 30/10/2022 ödeme tarihli 19.000 TL bedelli senet aslının ön yüzünde Yer alan borçlu imzalarıyla, Davacı ...”e ait dava dosyası içerisinde var olan mukayese konusu belge asıllarında atılı bulunan samimi ve huzurda alınmış imzalarının göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, meyil, sürat,
seyir ve bitiriliş şekilleri gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından incelenmiş ve senet aslıı izünde atılı bulunan borçlu imzalarıyla mukayese konusu Davacı ...'in imzalarının birbirlerine KIYASEN FARKLI YAPI VE GÖRÜNÜMDE OLMASI nedeniyle senet aslının ön yüzünde davacı adına atılı bulunan borçlu imzalarının Davacı ...'in İMZASI OLMADIĞI, görüş ve kanaatine varılmış olup, tetkiki biten dava dosyasında yer alan davaya konu senedin ön yüzünde atılı bulunan borçlu imzaları optik aletler (Ultraviyole, Kızılötesi, Beyaz, Mavi vb. ışık) altında incelendiğini bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafça, takibe konu edilen bonodaki imzanın inkar edildiği, mahkememizce yapılan tahkikat sonucunda davacının sözleşmenin tanzim tarihinden önceki tarihlerdeki imzalarının da celp edilmesi sonucunda aldırılan bilirkişi raporunda, atılı imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, dayanak icra takibinden kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı,
her ne kadar davalı tarafça senetteki yazıların davacı eli ürünü olduğu belirtilerek yazılar üzerinde inceleme yapılarak yazı ve imzanın aynı kalemden çıkıp çıkmadığının araştırılması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de, senetteki kurucu unsur imza olup, yazının davacıya aidiyetinin başlı başına davacının senetten dolayı borçtan sorumlu olacağını göstermeyeceği, bu nedenle yazının davacıya aidiyetinin tespitinin, imzanın davacıya ait olmaması karşısında uyuşmazlığın çözümüne bir katkısı olmayacağından bu itiraza itibar edilmemiş olup,
netice itibari ile takibe konu senetteki kurucu unsur olan imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından, icra takibinde ödenen 28.999 TL'nin İİK 72/6 maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takibe konu bonoda şeklen davacının borçlu davalının ise lehtar olarak gösterilmesi nedeniyle davalının, imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle şartları oluşan kötü niyet tazminatı isteminin kabulü ile ...
9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına konu asıl alacağın %20'si oranında 3.800-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/827, K. 2024/658, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama