KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2026
- Esas no
- 2026/215 Esas
- Karar no
- 2026/261
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 12/03/2026
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği 12/03/2026 havale tarihli dava dilekçesinde özetle ; müvekkil şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı ...A.
Ş.'ne ait ....araç arasında 05/03/2023 tarihinde trafik kazası gerçekleştiğini, kazaya istinaden müvekkil şirketin 100.000,00 TL tazminat ödediğini, kaza tespit tutanağı-hasar araştırma raporu- ifade tutanakları ve eksper raporunda müvekkil sigortalısı ... plakalı aracın kazada asli kusurlu olduğunun tespitine vardıklarını,
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın sigortacının sigortalısına rücu hakkını düzenleyen B4 hükmü uyarınca söz konusu kazada olay "yerini terk eden" davalı sigortalıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olması ve kaza gerçekleştikten sonra olay yerini terk ederek kolluk tutanaklarının düzenlenememesine neden olduğundan Genel Şartlar B4 hükmünde şartların gerçekleşmesine neden olmasıyla müvekkil şirketin sigortalısına rücu hakkı söz konusu oluştuğunu, davalıdan söz konusu alacağın tahsiline ilişkin...14.
İcra Dairesi...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını izah edilen nedenlerle resen gözetilecek sebeplerle binaen fazlala ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulüne, 100.000,00 TL tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işlenmiş olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı şirketlerin tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ile talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına ödediği araç hasar tazminatının, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... tarih ve .... sayılı kararında, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilerek "halefiyet" ilkesi benimsenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) "Halefiyet" başlıklı 1472'nci maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davalılar arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; araç tescil plakalarının dosya arasına alınması neticesinde, davacı sigorta şirketinin kaza tarihinde sigortalısı olduğu... plakalı aracın malikinin ... olduğu tespit edilmiştir. Nitekim dava dilekçesi ekinde yer alan kaza tespit tutanağında da söz konusu aracın anılan şahıs adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Aracın ruhsat kayıtları itibari ile hususi nitelikte olduğu sabittir.
Davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği kendi sigortalısının haklarına halef olduğu ve zarara neden olduğu ileri sürülen davalılar ile aralarındaki hukuki mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigortalısının tacir olmaması, davanın mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, bu nedenle yukarıda açıklanan YİBK uyarınca davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
(Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 40. H.D'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı)
Katip · E-imzalıdır Hakim · E-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/215, K. 2026/261, 13 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama