KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/282 Esas
- Karar no
- 2025/474
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 08/05/2024
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilİ aleyhine ... İcra Dairesinde ...E.
Dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde davalı tarafından dosyaya sunulan bir adet keşide yeri ..., keşide tarihi 10/11/2013 Ve ... numaralı çek bulunduğunu, varlığından haberdar dahi olunmayan çek için icra tehdidi altında borcu olmadığı halde müvekkili tarafından ödeme yapılmak zorunda kalındığını, söz konusu çekte yer alan müvekkiline ait olmayan imza ile müvekkilinin ciranta olarak gösterilmiş ve işbu sebeple kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını,
takip neticesinde müvekkilinin söz konusu icra dosyasında borçlu olması sebebiyle taşınır ve taşınmaz mallarına haciz şerhi eklendiğini ve müvekkilinin bu sebeple fazlasıyla mağduriyet yaşadığını, en sonunda müvekkilinin, maliki olduğu ev ile ilgili işlem yapabilmek için borcu olmadığı halde icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, yaptığı ödeme icra tehdidi altında olması sebebiyle işbu ödemenin geri alınabilmesi için icra iflas kanunu m. 72'de "takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde,
umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." şeklinde yer alan düzenlemesi gereği huzurdaki istirdat davasını açmaktan başka çare kalmadığını belirterek müvekkiline ait olmadığı alanında uzman bilirkişiler vasıtasıyla inceleme sonucunda tespit edilecek imza sebebiyle yapılan ödemenin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya yasaya uygun olarak TK 35.maddesi uyarınca tebligat yapılmış, davayı takip etmemiş, yazılı bildirimde de bulunmamış, bu nedenle de davalının HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takip konusu çek sebebiyle davacının davalıya borcununu bulunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, çek örneği, ödeme makbuzu ve delil olarak değerlendirilmiştir.
07/11/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 numaralı ara kararı ile "Taraf vekillerine davacının imza ve yazı örneklerinin bulunabileceği muhtemel yerlere ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde imza inkarı vakıasına ilişkin mevcut deiller ile inceleme yapılacağının ihtarına," karar verildiği,
yine aynı celsenin 6 numaralı ara kararı ile "Davacı vekiline dava konusu keşide yeri ..., keşide tarihi 10/11/2013 olan, ... numaralı ve 29.100,00 TL bedelli çekin asıllarını dosyaya sunmak yahut çek asıllarının bulunduğu merciye ilişkin beyanda bulunmak için HMK'nun 220/1.
Maddesi uyarınca 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde bu çek asıllarını sunmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" karar verildiği ancak her iki ara kararın da süresi içerisinde yerine getirilmediği tespit edilmiştir.
13/01/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacının imza ve yazı örneklerinin bulunabileceği muhtemel yerlere ilişkin beyanda bulunmak üzere davacı vekiline son kez kesin süre verildiği,
davacı vekili tarafından bu hususa ilişkin olarak 28/04/2025 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde yalnızca imza beyannamesi örneğinin sunulduğu ve 3 numaralı ara kararın ifası kapsamında çek aslının icra dosyasından celbinin talep edildiği ancak davacı vekiline iki kez kesin süre verilmesine rağmen "davacının imza ve yazı örneklerinin bulunabileceği muhtemel yerlere ilişkin" beyanda bulunulmadığı ve bu hususta gerek dava dilekçesinin deliller kısmında gerekse yargılama esnasında hangi evrakların celbinin talep edildiğinin izah edilmediği ve imza inkarı vakıasına ilişkin delillerin somutlaştırılmadığı,
davayı aydınlatma ödevi kapsamında 13/03/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline aynı hususa ilişkin son kez kesin süre verilmesine karşın davacının hangi kurumlarda ya da birimlerde hangi tarihlerde atılı imzası bulunduğuna dair somut bir açıklama yapılmadığı, davayı somutlaştırma yükümünün taraflara ait olduğu ancak davacı tarafça imza inkarına dair vakıanın somutlaştırılması bağlamında 13/03/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça imzalanmış belge asıllarının nerelerden isteneceğine dair beyanda bulunulmadığı,
kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın imza inkarı vakıasına dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafça menfi tespit ve istirdat istemli olarak açılan dava da uyuşmazlığın ...
İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasında takip dayanağı çek sebebiyle davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen 79.830,15 TL'nin davalıdan istidadına hükmedilmesi istemlerine ilişkin olduğu ve davacı tarafça dayanılan tek vakıanın takip dayanağı çek üzerinde davacıya atfen bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığı vakıası olduğu, davacı tarafa imza inkarı vakıasına ilişkin delillerini ibraz etmek ve "davacının imza ve yazı örneklerinin bulunabileceği muhtemel yerlere ilişkin" beyanda bulunulmak üzere iki kez kesin süre verildiği,
kesin süreye uyulmamasının usulü sonucu olarak da davacı tarafın imza inkarı vakıasına dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, mevcut durumda yalnızca imza inkarı vakıasına isnat edilerek açılan huzurdaki davada 03/07/2025 tarihli celse ara kararı ile davacı tarafın imza inkarı vakıasına dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmekle davacı tarafça dayanılan herhangi bir vakıanın da kalmadığı,
TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükümleri uyarınca davacı tarafça isnat edilen herhangi bir vakıa bulunmadığından ve dava açılırken dayanılan imza inkarı vakıası yargılama aşamasında ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/282, K. 2025/474, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama