KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/644
- Karar no
- 2020/783
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/11/2019
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı ...Ş. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ... ile Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmelere göre davalıya iki tane kredi kartı verdiklerini, bu kredi kartlarının kullanımından kaynaklı borçlarını davalının ödemediğini bunun üzerine davalıya 30.01.2019 tarihinde iadeli mektupla hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine de .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz edilmesi üzerine de itirazın iptali davası açtıklarını belirtmiştir.
DAVALILARIN TALEBİ
Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre ticari nitelikli tüketim ödüncünden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf, .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasını, Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesini ve Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesini, hesap kat ihtarnamesini, banka kayıtlarını, ticari defterleri ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.
Davalılar cevap ve delil dilekçesi sunmamışlardır.
Davalılar HMK m. 139’a göre ön inceleme ve HMK m. 144’e göre tahkikat duruşmasına usulüne uygun şekilde çağrıldığı halde katılmamıştır.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre ticari nitelikli tüketim ödüncünden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Mahkememizde açılmış olan dava bu yasa kapsamında arabuluculuk dava şartına bağlı olup arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmakla davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Dosya içerisine alınan Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi incelendiğinde taraflar arasında 6098 sayılı TBK m. 386'ya göre ticari nitelikte tüketim ödüncü sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davalı taraf kullandığı tüketim ödüncünü aynı miktarda geri ödeme yükümlülüğü altındadır.
.... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası, hesap kat ihtarnamesi, Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi, davalı tarafın hesap özeti ve banka kayıtları getirtilerek dosya içerisine alınmış daha sonra davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının miktarının tespiti için 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosya hesap bilirkişine verilmiştir.
Hazırlanan 03.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı bankanın toplam alacaklı olduğu miktarın 39.080,82 TL olduğu, davacı bankanın icra takibinde talep ettiği miktarın ise 40.537,56 TL olduğu, raporda hesaplanan rakam ile icra takibinde davacı bankanın talep ettiği rakam arasındaki farkın sebebinin davacı bankanın hesap kat tarihine göre tahakkuk etmiş faizi de asıl alacağa ekleyerek talepte bulunmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK m. 8'e göre. "Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir.
Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz." Bu madde kapsamında bileşik faiz uygulanabilmesi için taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunması ya da her iki taraf için de ticari iş niteliğinde ödünç sözleşmesi bulunması gerekmektedir.
Davalıya kullandırılan kredi kartlarının davalı taraf için de ticari amaçlı olarak kullanıldığına ilişkin bir belge ya da bilgi dosyada bulunmadığından davacı bankanın hesap kat ihtarına kadar işlettiği faizi ana para alacağına ekleyerek icra takibinde tekrar faiz talep etmesi dolayısıyla bileşik faiz talebinde bulunması 6102 sayılı TTK m. 8'de belirlenmiş olan bileşik faiz koşullarına aykırı olduğundan hazırlanan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın doğru ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davalı tarafın kullandığı kredi kartlarından yaptığı harcamanın miktarını ve geri ödeyip ödemediğini bilebilecek durumda olması nedeniyle icra takibine yaptığı itiraz iyiniyetli görülmeyerek icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/644, K. 2020/783, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama